Esat KORKMAZ
BEKTASI MIZAHI
BOZUK DUZENDE
DOGRUYU IHBAR ETME SANATIDIR
Hakikat,
kimi kez gülerek açıklanır.
Mizah, acının ödülüyse eğer, Bektaşi mizahı, mizahla yeniden buluşmanın anahtarı olacaktır: Ne zamandır, mizah yapmayı unuttuk. Mizah da tersine dönüşüme uğradı ve ciddi durmayı öğrendi: Artık o da ağır abi. Diğer yandan tehlikeli suların gezgini mizah, yabancılaşma yolunda yeni hünerler edindi: Sırtını iktidara dayadı; iktidarı okşayan popüler kültürün elinde bir oyuncak durumuna dönüştü.
Ama unutmayalım: Mizahın karşısında ağır abilik de, oyuncak olma durumu da uzun ömürlü olamaz. Gun gelir, Bektaşi fıkrasının tersten eleştiri darbesiyle mizah inceldiği yerden kopacak-ağır abi ölecek, oyuncak kırılacak: Bundan kuşkunuz olmasın.
Çünkü mizah, bozuk düzende doğruyu ihbar etme sanatıdır: Ayrılmanın kalabalığında azalıp toplanmışlığın yalnızlığında çoğalırken ilişkilerimizi çoğunluk mizaha dökeriz: Mizah yoluyla birbirimizi kullanırken aynadaki yansımamız dışında, hep bir Bektaşi ereninin bulunduğunu öğrenmiş oluruz. Kimi kez bizler birbirimize tuzak kurarız; kimi kez de erenler bizlere tuzak kurar.
Tuzak acıtır; bu nedenle mizah, şakanın acısıdır; acının ödülüdür daha doğrusu. Kahkaha görüntüsü ardında acılı bir çözüm tasarlayarak benliğimizde coşkulu bir düşü haykırırız. Bu nedenle acıdan sakınan mizah, kendini öldürür: Sistemin eğlence mantığıyla örtüşür ya da düşünmemenin tadı durumuna gelir. Mizah doğarken acı içinde kıvranır. Doğum gerçekleştiğinde mizah yapan da mizaha konu olan da yaşarken dirilir: Artık onlar için ağız bir yaşam kapısıdır. Bu yaşam kapısından dökülen her söz, ezber bozar. Mark Twain dediği gibi; Mizahın kaynağı neşe değil, hüzündür, Cennet’te mizah yoktur.
Mizah, iyiliğin zarar gördüğü yerde, yani iyiliğin kendisinin de bir dert olmaya başladığı yerde devreye girer ve bizleri, içimizin tasallutundan kurtarır; beden dilini öne alır, sözcükleri işlevsiz kılar. Karşılıklı bir görüntü bozumu yaşanır, denge ortadan kalkar, terslikler ve aksilikler birbirini izler; mizah yapanlar birbirine, biz onlara güleriz.
Aristo insanı, gülen hayvan, diye tanımlar: Bugün, gülen kısmı iptal edildiğinden geriye, hayvan kısmı kalmıştır. Tekrar acının şakası anlamında mizahı yaşamımıza taşıyıp gülerek geleceği kuracak acının üreticisi olduğumuzda Aristo’nun dediği gibi gülen hayvanlar olacağız. Boşuna dememişler, insan olmak mizahın keşfiyle başlamıştır, diye. Öyleyse durmayalım: Sabah uyandığımızda bir kahkaha atalım ve insan olmanın sesini herkese duyuralım: Duygularını mizah deneyimiyle doğuma hazırlayan, ruhunda muhalif olmayı güncelleyen insanlara, buyrun siz öne geçin, diyelim.
Gülümsemenin verdiği güven ve denge, bozuk düzende doğruyu işaret etme anlamında bir ihbardır. Aldığımız ihbarın peşinde doğruyla karşılaşır, olayların ve durumların dilini çözeriz; açık söylemek gerekirse gelecek yaşamın hizmetlisi oluruz.
Gelecek yaşamı bugünün azınlığı, yarının çoğunluğu olacak olanlar kurar: İşte mizah, her zaman azınlıkta olan yaşaklı çoğunluğun sesi-soluğudur.; Onun için gülmek suçtur.
Gezi Direnişi’nde, direnişin ödülü mizahı, hep birlikte yaşamımıza aldık: Alır almaz bu mizah, yani gülme; yaşamımızın yasaklı yanı olup çıktı. Mizah da egemen için belâ durumuna geldi.
Şimdi de bir belâ seçkisi sunalım. Buyrun:
KEÇİ DAVASI
Bektaşinin birine konuk gelecekmiş. Bektaşi kara kara düşünmeye baslar: Elde yok, avuçta yok… Mahcup olmak da istemiyor…
Komşusu Yahudinin bir sürü keçisi varmış.. Onlardan birini çaktırmadan alıp kesmiş.. Ama çaktırmadığını sanan kendisi.. Yahudi, ağacın arkasından görmüş durumu.. Demiş ki kendi kendine, “Kadıya gitsem… Kadı Müslüman, o Müslüman, ben Yahudi… Davayı kazanamam. Hadi kazandım, Bektaşinin nesi var ki, ondan alıp bana vere… Biz artık Allahın huzurunda hesaplaşırız…”
Yıllar geçmiş. Yahudi, Allahın huzurunda davacı olmuş Bektaşiden… Mahkeme kurulmuş. Allah, “Sen Yahudi kulumun keçisini kesmişsin…”, demiş Bektaşiye. “Kesmedim”, demiş Bektaşi. “Ben gözlerimle gördüm…”, demiş Yahudi.
“Allahım… Bir mahkemede bir adam hem şahit, hem davacı olamaz…” demiş Bektaşi. “Haklısın ama, ben her şeyi görürüm. Ben de gördüm, kestiğini…”, demiş Allah.
“Allahım… Aynı mahkemede, hem şahit, hem hakim olunmaz…”. Allah, “Gene haklısın…” demiş ve eklemiş, “O zaman getirin keçiyi ona soralım…”.
Bektaşi, “Ne!.. Keçi burada mı? Ver onu o zaman bu Yahudiye… Bitsin bu dava!..”
TARAF
Biri Bektaşiye sormuş: “Abdest almak için soyunup göle girdiğim zaman, yüzümü ne tarafa döneyim?”. Bektaşi şöyle demiş: “Elbiselerini bıraktığın tarafa!..”
BAKLAVA
Mevlevi, Bektaşi ve softa yemekten sonra ikram edilen bir tepsi baklava için rüyaya yatarlar. En hayırlı düşü gören baklavayı alacak. Öneri kabul edilir. Yatar, uyurlar. Sabah olunca sofu: “Ne düş gördünüz anlatın bakalım?” der. Mevlevi sikkesini başına geçirerek: “Hayırdır inşallah göklere çıktım” der. Hoca da: “Ben ise düşümde cennete gittim,” der.
Bektaşi: “Erenler, ben de gece birinizin göklere uçtuğunu, diğerinizin de cennette gezdiğini görünce, ‘artık bunlar fani dünyaya dönmezler’ diyerek kalkıp baklavayı götürdüm!..” der.
ŞEYTAN
Irza tecavüz davasıyla bir çapkını mahkemeye getirirler. Yargıç sorar: “Bu suçu ne diye işledin?”
Delikanlı: “Şeytana uydum. Bana yol gösterdi, bu işi yaptırdı”, der. Bektaşi olan yargıç: “Be’hey çapkın! Hz. Âdem’e bile secde etmemek için cennetten kovulmayı göze alan şeytanın işi yok da, sana pezevenklik mi yapacak!..”
SÜNNET
Koyu sofu bir adamcağızla Bektaşi, bir başka kente gitmek üzere bir kervana katıldılar. Sofu, ikindi üzeri namaz kılacağını söyledi. Bektaşi: “Geç kalırsan kervanı kaçırırsın; onun için sünneti bırak da yalnız farzı kılıver”, diye öğüt verir.
Bektaşinin sözüne uyar adam. O gece bir yerde konaklarlar. Ertesi sabah sofu, Bektaşiye sitem eder. “Dün bana sünneti kıldırmadın, gece rüyama peygamber efendimiz girdi!..” Bektaşi adamın sözünü ağzına tıkar: “Daha ne istiyorsun! Farzı da bırak rüyana bu kez tanrı girsin!..”
AT
Bir gün yolda yaya giden Bektaşinin önüne bir atlı çıkar:
-Baba, bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?
Bektaşi yanıt verir:
-Elimden gelen bir şeyse, hay hay, oğlum.
-Şunu öğrenmek istiyorum: Şu anda Allah ne yapıyor acaba?
Sualin münasebetsizliğine içerleyen derviş, hiç belli etmez:
-Yanıt veririm ama, bir şartla, sen o attan in, ben bineyim.
-Neden?
-Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan!
Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş. Adam:
- Haydi, söyle bakalım. Allah şimdi ne yapıyor?
- Ne yapacak? Atı senin gibi budalanın elinden alıp, benim gibi akıllıya veriyor.
Ve çalakamçı uzaklaşır.
GAREZİNDENDİR
Baba erenler, kavurucu Ağustos güneşi altında uzunca bir yolculuktan sonra İç Anadolu’nun bir köyüne vasıl olur. Aç ve susuzdur. Bir lokma yiyecek bulabilmek umuduyla kapıları çalmaya başlar. Fakat köy bomboştur. En nihayet bir kenarda oturan yaşlı bir nine görür ve nineye köylülerin nerede olduğunu sorar. Kadıncağız: “Evladım, herkes şu ilerideki meydanlıkta yağmur duasında…” deyince bizimki de oraya doğru seğirtir.
Tabi herkes huşu içinde yağmur duasında. Kimsenin bizim Bektaşinin açlığını filan taktığı yok! Bir de üstüne üstlük, “Görmüyor musun be adam yağmur duasındayız”, diye terslenince, bizim Bektaşi dervişi de boynunu büküp gider, meydanın kenarındaki küçük çeşmenin başında beklemeye başlar.
Aradan 5-6 dakika geçmeden millet bir de ne görsün? Kapkara bulutlar ve bardaktan boşanırcasına bir yağmur! Günlerdir yağmur duasında olan köylüler bu yağmur üzerine Bektaşi dervişinin uğuruna inanıp kenarda oturmakta olan dervişi omuzlarda büyük bir coşkuyla köye taşırlar..
Tabi, akşama da şölen ziyafet onun şerefine… Bir ara köylülerden biri: “Ya’u beyamca, sen ne yaptın da yağmur yağdı, anlat hele…”, diye sormayı akleder.
Baba erenler anlatmaya başlar: “Ağalar, günlerdir şu konya ovasında aç susuz yoldayım. Yaradana günlerdir bir damla su diye o kadar yalvardım, yağdırmadı! Biraz önce meydandaki çeşmede ceketimi yıkayıp, kurusun diye çalıların üstüne attım… Bana garezindendir, gördüğünüz gibi, ceketi bile kurutturmadı!..”
EL
Bir Bektaşi her ne olursa ”Allahtan…”, dermiş. Bir gün bir külhanbeyi bu Bektaşinin ensesine okkalı bir tokat patlatmış. Bektaşi arkasını dönünce külhanbeyi; “Baba erenler ne bakıyosun? Allahtan!..”, demiş.
“Eyvallah evlat… Ben de Allahtan olduğunu biliyorum, ama hangi pezevengin eliyle yaptırdı diye merak ettim; ondan baktım!..”
ÇAĞRI
Bektaşi ata binecek ama boyu kısa olduğu için sıçramaları sonuç vermiyor. “Ya Ali!..”, der, sıçrar. Bir sonuç alamaz. “Ya Hasan!..”, der bu kez. Ama sonuç değişmez. Son umudu Hüseyin’dedir. “Ya Hüseyin!..”, diyerek yeniden sıçrar. Bu kez de aşıp öte yandan düşer. Yerden kalkarken kendi kendine söylenir; “Hey kurban olduklarım!.. Teker teker çağırdım, gelmediniz. Sonunda acıyıp hep birlikte yüklendiniz!..”
NUTUK
Bektaşi babasına: “Baba erenler…”, derler, “Sen de seçim kampanyalarına katılıp, ‘Türk’e Türk propagandası’ yapa yapa oy toplamaya kalksaydın, nasıl bir nutuk söylerdin?”.
Baba erenler, şarap testisinden bir fırt çekerek hemen ayağa kalkar ve başlar nutkunu söylemeye: “Ey benim bakışı sert, yüreği mert, tarihi şanlı, kılıcı kanlı, ataları soylu, seçimleri oylu, kahramanlıkları sonsuz, kahpeleri donsuz yüce ırkımın soydaşları! Taharetlenmesini bile bilmeyen kefere; uzaya gitmeyi değil, turist olarak Antalya’ya gitmeyi dahi düşünemediği dönemlerde; biz çoktan göklerdeki kehkeşana da hükümran olmuş; Büyük Ayı’ları da, Küçük Ayı’ları da, Demirkazık’a bağlayarak uzayda rastlanmadık birer pehlivan olmuştuk.
işte size bunun belgesi: ‘Atalarım gökten yere indirdiler ay yıldızı / bir buluta sardılar ki, rengi şafaktan kırmızı!”.
Bektaşi babasını dinleyenler, hemen ayağa kalkarak yürekten alkışladılar baba erenleri: “İşte fikir özgürlüğü böyle olur”, dediler…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları







































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2016
28.11.2016
23.11.2016
16.11.2016
12.11.2016
4.01.2016
1.01.2016
12.08.2016
4.02.2016
29.07.2016