İhsan DAĞI
7 Haziran seçimlerinin tartışmasız en başarılı partisi HDP. Başarısının gerisinde partinin‘Türkiyelileşme’ vizyonu yatıyor.
Ancak her durumda HDP’nin ‘Kürt siyasal hareketi’nin partisi olduğu gerçeğini unutmamak gerek. HDP bütün sol söylemi, Türkiyelileşme arzusu ve farklı kimlikleri temsil iddiasına rağmen esas olarak Kürt siyasal taleplerinin sözcüsü. Bunun tersini beklemek HDP’nin varlık nedeniyle ters düşmesini istemek olur.
İddia ile arayış arasındaki çelişki
Buna karşılık, yüzde 13 oy alan, özgürlükçü sol bir söylemle bütün Türkiye’ye hitap etmeye başlayan bir partinin PKK-KCK ve Abdullah Öcalan’la ilişkisini ‘eski düzen’de yürütmesini beklemek de gerçekçi değil.
HDP’nin 7 Haziran’daki başarısını sürdürmesi, ‘Kürtleri temsil’ iddiası ile ‘Türkiye partisi’ olma arayışını bir ‘çelişki’ olmaktan çıkarmasına bağlı.
‘Lider’ faktörü
Bugün HDP, Meclis’e taşıdığı 80 milletvekiliyle Türkiye siyaseti üzerinde önemli bir ağırlığa sahip. ‘Eş Genel Başkan’ Demirtaş’ın ‘liderliği’seçimlerle perçinlendi.
Şimdiye kadar siyasal partilerinde genel başkanları oldukça ‘nominal’kalan Kürt siyasal hareketinin bugün herkesin ‘başarılı’ bulduğu bir‘lider’i var. Demirtaş, PKK liderliğiyle yarışan bir lider olmayacak muhtemelen, ama siyaseten güçlü, dolayısıyla Kandil ve İmralı’ya karşı daha bağımsız bir liderlik sergilenmesi yönünde ciddi baskılar altında kalabilir.
Yol ayrımı
Kürt siyasal hareketi bir yol ayrımında: HDP’nin Kürt temsilini aşıp bütün Türkiye’yi temsil etme ve yönetme iddiasına, dolayısıyla Kandil ve İmralı’dan bağımsızlaşmasına izin mi verilecek, yoksa bu sürece dur mu denecek? HDP, Kürt temsiline odaklı, devlet ile PKK’nın diyalogunu kolaylaştırıcı bir parti olarak mı kalacak, yoksa bütün Türkiye’de siyaset yapan ve iktidara talip bir muhalefet mi olacak?
Türkiyelileşme iddiası ile Kürtlerin siyasal temsilcileri olmak arasındaki gerilimi HDP’nin aşması gerekecek. Seçim sonuçlarının HDP’yi Öcalan ve PKK karşısında güçlendirdiğini, partiye önemli bir ‘aktörlük’ statüsü verdiğini söylemek mümkün.
Taban desteği
Metropoll’ün Haziran araştırmasına göre toplumun yüzde 62’si Demirtaş’ın Öcalan ve Kandil’den bağımsız siyaset yapmasını istiyor. Daha ilginci HDP seçmeninin yüzde 59’unun da Demirtaş’ın Öcalan’dan ve Kandil’den bağımsız bir siyaset izlemesini istiyor olması.
Dolayısıyla, parti tabanında Öcalan ve Kandil referanslı siyasetin aşılmasını isteyen kaydadeğer bir topluluğun var olduğu anlaşılıyor.

Tartışma kaçınılmaz
HDP’nin zamana ihtiyacı var. Ve barışa… Silahların devreye girmediği normal bir siyaset düzleminde HDP bir yandan Kürt siyasal taleplerini‘normalleştirme’, öte yandan da ‘radikal sol’ bir alternatif siyasal güç olma imkanına sahip. Demirtaş’ın liderliğindeki HDP’nin Türkiye’de her kesimden insana ulaşma yeteneği partinin daha da büyüme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.
Ama HDP’nin yukarda belirttiğimiz gibi aşması gereken sorunları var. Önümüzdeki dönemde HDP’deki en hararetli tartışmalar Kandil ve İmralı’yla ilişkilerde yaşanacak gibi. Rojava’da olup bitenler ötelese de bu tartışma kaçınılmaz.
Ya ilerleyecek ya çekilecek
Soru şu: HDP ve Demirtaş, ‘Türkiyelileşme’ vizyonuna zarar vermeden ve Kürtleri temsil iddiasından kopmadan Kürt siyasal hareketinin bu iki güçlü ekseniyle ilişkilerini yönetebilecek mi?
Seçim sonuçları Kürt siyasal hareketine ‘silahsız mücadele’ için çok büyük bir yol açtı. HDP, ya açılan bu yolda ilerleyecek ya da yeniden Kürt siyasal hareketinin sınırlarına çekilecek.
Çözüm sürecinin muhatabı
HDP’yi bekleyen sorunlardan birisi de çözüm sürecinde oynayacağı rol. Çözüm süreci bir şekilde devam edecekse bunda HDP’nin parti olarak oynayacağı rol yukarda tartıştığımız sorunla da alakalı.
Çözüm sürecinde kimin ‘muhatap’ alınacağı hep tartışma konusu oldu. Şimdiye kadar işleyen model Öcalan’ın temel muhatap olduğu, PKK ve HDP’nin de içinde yer aldığı bir model. HDP’nin seçimlerde aldığı sonuçtan, temsil gücünden ve yeni liderliğinden aldığı güçle bu aşamadan sonra sürece daha aktif katılımı kaçınılmaz.
Yine Metropoll’ün Haziran araştırmasına göre ‘Yeni dönemde barış sürecinin muhatabı kim olacaktır?’ sorusuna toplumun toplumun yüzde 56’sı ‘HDP ve Demirtaş’ karşılığını veriyor. Yeni dönemde sürecin muhatabı olarak Öcalan-İmralı’yı görenler yüzde 12, PKK-Kandil’i görenler ise yüzde 5. İlginç olan HDP’lilerin yüzde 70’inin de çözüm sürecinde muhatabın HDP ve Demirtaş olacağını söylüyor olması.
Kararlar, engeller
Toplumun önemli bir kesimi çözüm sürecinin ana muhatabı olarak Kürt siyasal hareketinin parlamentodaki temsilcilerini görüyor. Bu, yeni dönemde sürecin ana ekseninin, zemininin ve muhataplığının Meclis’e ve HDP’ye dönmesi anlamına gelebilir; sürecin yeni aktörlerle bu şekilde‘yeniden tanımlanması’ varılacak sonucu Türk toplumuna daha kolaylıkla anlatmayı da sağlayabilir.
Kısaca hem İmralı ve Kandil’le ilişkiler hem de çözüm sürecinde muhataplık konularında ‘Türkiyelileşen’ bir HDP’nin vermesi gereken bazı kararlar, aşması gereken bazı engeller var.
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023