Levent Gültekin
2018 seçimlerinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti lideri Meral Akşener ve Saadet lideri Temel Karamollaoğlu arasında ortak aday çıkarma konusunda bir mutabakat oluşmuştu.
Üç lider akşam saat 9’da vardıkları mutabakat üzerinde el sıkışarak ayrıldılar.
Ertesi sabah 9’da genel merkeze gelen Akşener, ‘kararını değiştirdiğini, kendisinin de aday olmak istediğini’ söyleyerek bu mutabakatı bitirdi.
Ardından CHP’den istenen 15 vekil derken seçim “Adam kazandı” ile son bulmuştu.
Olan ülkeye olmuş; denge denetleme mekanizmalarının ve kuvvetler ayrılığının yokluğunda devletin parti devletine dönüştürülme sürecinin hız kazanmasıyla beş yıl daha kaybedilmişti.
O gün de tek bir siyasetçi halka hesap vermedi, tek bir siyasetçi sorumluluk üstlenmedi ve ‘Nerde yanlış yaptık da böyle bir sonuç çıktı?’ muhasebesine girmedi.
Yaptıklarıyla veyahut yapmadıklarıyla ülkenin beş yılını heba eden siyasetçiler hiçbir şey olmamış gibi kaldıkları yerden devam etme kararı almıştı.
Önümüzde 2023 seçimleri vardı.
Muhalefet bu sefer daha dikkatli davranacak, 2018 seçimlerinde yaptığı yanlışları yapmayacak, bütün tedbirleri alarak en doğru adayla seçime gidecekti.
Kulislerde konuşulanlara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir dönem daha kalmasını isteyen çevreler muhalefetin adayının CHP lideri Kılıçdaroğlu olmasını istiyordu.
Fakat onların bu planlarının önünde bir engel vardı.
O da yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara belediye başkanlıklarını kazanan İmamoğlu’na ve Yavaş’a toplumsal ilginin yüksekliğiydi.
Zikzaklar
Tam da bu dönemde İYİ Parti lideri Meral Akşener yeniden sahneye çıkmıştı.
Medyascope’ta Ruşen Çakır’a verdiği söyleşide anlattığına göre Akşener yardımcılarını da alarak Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etmiş, bu iki ismin cumhurbaşkanlığı adaylığında öne çıkmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş ve CHP liderinden ‘ita amiri olarak bu iki belediye başkanının adaylık iddiası sorununu çözmesini‘ istemişti.
Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, ‘iki belediye başkanının cumhurbaşkanı adayı olmayacağını, görevlerinin başında kalacağını‘ söylemişti.
Böylece Kılıçdaroğlu’nun adaylığının önündeki engellerden biri ortadan kaldırılmıştı.
Bir diğer engel ise Akşener’in aday olma ihtimaliydi.
Seçimlere yaklaşık üç yıl varken Akşener Halk TV’de bir programa katılmış, ‘bu seçimde kesinlikle aday olmayacağını‘ açıklamıştı.
Nasıl olmuşsa olmuş, ülkenin ikinci büyük muhalefet lideri durup dururken aday olmayacağını açıklayarak masadaki elini açık etme ihtiyacı hissetmişti.
Üstelik böyle önemli bir kararı partinin yetkili kurullarında konuşma ihtiyacı da hissetmemiş, bu kararını TV’den duyan partilileri şoka sokmuştu.
Akşener’in bütün bu hamleleri sonucunda Kılıçdaroğlu kamuoyunda muhalefetin tek adayı olarak öne çıkmaya başlamıştı.
Kılıçdaroğlu’nun adaylığı kamuoyunda giderek ağırlık kazanınca Akşener bu sefer soluğu TV’lerde almış, üstü kapalı açıklamalarla Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı olduğu izlenimi yaratmaya başlamıştı.
Fakat gelin görün ki TV’lerden ‘kazanacak aday‘ diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı olduğunu ima eden Akşener, altılı masa toplantılarında tek bir gün yüzüne karşı tek bir itirazda bulunmuyordu.
Tam tersine Kılıçdaroğlu adaylık meselesini açmaya yeltendiğinde Akşener, “Şu anda konuşmaya gerek yok, vakti geldiğinde konuşuruz” diyerek konuyu kapatıyordu.
İYİ Parti lideri, masada söylemediği, dile getirmediği itirazlarını TV’lerde dile getirmekten, bu itirazlarıyla Kılıçdaroğlu’nu hem İYİ Parti tabanında hem de milliyetçi tabanda yıpratmaktan geri durmuyordu.
Fakat tüm bu göstermelik itirazlar da yetmemiş olacak ki o daha önce Kılıçdaroğlu’na gidip, “Bu iki belediye başkanının adaylıkta ön plana çıkma sorununu çözün” demiş olmasına rağmen bu sefer de bu iki belediye başkanından birinin adaylığını istediğini söylemeye başlamıştı.
Fakat ne hikmetse bu isteğini de masada değil, TV’lerde dile getirme yöntemini tercih etmişti.
Dahası tek bir gün bu iki belediye başkanına yüzüne karşı, “Birinizin adaylığını istiyorum” dememişti.
Diğer taraftan muhalefetin adayının kazanması için HDP’nin oyu çok önemliydi.
Fakat bu gerçeğe rağmen Akşener sıklıkla HDP’yi PKK ile eş tutan açıklamalar yapıyor, İYİ Partili yetkililerin her birinin her akşam başka bir TV’de HDP’yi kriminalize etmesine ses çıkarmıyor, hem milliyetçi seçmeni HDP ile korkutuyor hem de HDP seçmenini muhalefetten uzaklaştırıyordu.
Kılıçdaroğlu’nun adaylığını gerçekten engellemek isteseydi…
Derken süreç adayı belirlemeye kadar geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kararını alması için, yani muhalefetin adayı meselesinde ‘tatsız bir sürpriz’le karşılaşmamak için Kılıçdaroğlu’nun isminin açıklanması gerekiyordu.
Altılı masanın 2 Mart toplantısından iki gün önce basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu ‘adayın isminin bu toplantıda açıklanması gerektiğini’ söylemişti.
Yani İYİ Parti 2 Mart toplantısına aday isminin açıklanması isteğiyle gitmişti.
Masada aday ismi konuşulmaya başlayınca diğer beş parti Kılıçdaroğlu’nun adaylığına olur verdiğini açıkladı.
Meral Akşener ise ‘partisinden yetki almadığını, kendisine pazartesine kadar müsaade edilmesini, kararını pazartesi yapılacak toplantıda bildireceğini‘ söylemişti.
Yani masada herhangi bir tartışma yaşanmamıştı.
İYİ Parti adayın isminin 2 Mart’taki toplantıda açıklanmasını istemişti ama nasıl olmuşsa olmuş bunu isteyen İYİ Parti’nin genel başkanı o toplantıya partiden yetki almadan gitmiş, üstelik haftalar alabilecek anket çalışması yapılmasını önermişti.
Ne hikmetse anket çalışmasını daha önceki toplantılarda değil, aday belirleme toplantısında talep etmişti.
Sonrasında da zehir zemberek bir açıklamayla masayı terk etmişti.
Halbuki Akşener, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını gerçekten engellemek isteseydi daha yumuşak bir açıklamayla hem kamuoyunun desteğini arkasına alabilir hem de diğer liderleri daha makul bir tutuma çekebilirdi.
Yaptığı sert açıklamayla adaylık tartışmalarını tamamıyla bitirmiş, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına neredeyse kesinlik kazandırmıştı.
Fakat ne olmuşsa olmuş zehir zemberek açıklamayla terk ettiği masaya iki gün sonra dönmek zorunda kalmıştı.
Bunu da Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı yardımcılığı şartının kabul edildiği için yaptığını açıklamıştı.
Teyitli bilgi
Halbuki bütün muhataplardan teyit ettiğim bilgiye göre bu iki belediye başkanının cumhurbaşkanı yardımcısı olması fikri Akşener’den değil, Akşener’in masaya dönmesini kolaylaştırmak için bu iki isimden gelmişti.
Bir anlamda Akşener’i düştüğü zor durumdan kurtarmanın formülü üretilmişti.
‘Kumar masası‘ diyerek masadan ayrılan Akşener masaya döndükten sonra bir anda başka bir insana dönüştü.
Kılıçdaroğlu’na ‘sayın cumhurbaşkanım’ diye hitap ediyor, sıklıkla ‘büyük minnet borcu olduğunu‘ söylüyor, ‘Kılıçdaroğlu’nu ailesine vasiyet ettiğini’ açıklıyordu. Sonuç hepimizin malumu.
Mutlak bir başarısızlık
Birkaç gün önce İYİ Parti kongresi oldu.
Kongrede konuşan Akşener ne bir özeleştiride bulundu ne bu süreçteki yaptığı ve yapmadıkları üzerine bir muhasebe yaptı ne de sonuçtan en küçük bir sorumluluk üstlendi.
O masadan niçin kalktı? Niçin dönmek zorunda kaldı? Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıysa bunu niçin tek bir sefer bile masada dile getirmedi? Belediye başkanlarının adaylığını istediğini söylediği halde bunu niçin bu isimlere söylemedi ve bu teklifini masada dile getirmedi?
Bu soruların hiçbirine cevap vermedi.
Esasında Meral Akşener ve İYİ Parti bana göre muhalefetin en kilit aktörlerinden biriydi.
Ama bu rolünü ne hikmetse oynamadı, daha işin başında “Aday değilim” diyerek iddiasından vazgeçti.
Diğer yandan daha merkez sağ bir politika izleyerek daha geniş kitlelere ulaşabilir, milliyetçi muhafazakâr seçmenin gözünde masanın ve adayın sigortası olabilirdi.
Dahası HDP ile korkutulan milliyetçi seçmenin bu korkusunu boşa çıkaracak bir tutum alabilirdi.
Bütün bunların hiçbirini yapmadı veyahut yapamadı.
Nereden bakarsak bakalım bir siyasetçi açısından ortada mutlak bir başarısızlık var.
Faşist bir siyasetçi edasıyla
Fakat kongrede bu başarısızlığıyla milyonlarca insanın umudunu yerle bir eden bir siyasetçi gibi değil de yüzde 50 oy alıp iktidarı kazanmış faşist bir siyasetçi edasıyla konuştu.
Bu kaba ve öfkeli diliyle önüne gelene atar, adını vermediği kimselere gider yapıyor, yanlışlarının, eksiklerinin, zikzaklarının üstünü milliyetçilik hamasetiyle örtmeye çalışıyordu.
Daha önce ailesine vasiyet ettiği, minnet borcu olduğunu ilan ettiği Kılıçdaroğlu’nu ‘mandacı’ olmakla suçluyor, dahası hayatının en büyük pişmanlığının CHP’den aldığı 15 vekil olduğunu söylüyordu.
Hiçbir şey olmamış gibi
Kaybedilen bu seçimin faturasını hiçbir siyasetçi ödemeye yanaşmıyor.
Sorumluluklarının gereğini yerine getirememiş, 50 bin sandıktan ıslak imzalı tutanak almayı bile başaramamışlar ama yaptıkları açıklamalara bakılırsa suçlu onlar değil halk.
Ne CHP’lideri Kılıçdaroğlu’nun böyle bir derdi ya da çabası var ne de İYİ Parti lideri Akşener’in.
Büyük bir sorumsuzlukla suçu sağa sola atıp hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ediyorlar.
Bütün siyasetçiler toplumda yeniden bir umut ve dirayetin oluşmasının önündeki en büyük engele dönüştü.
Ya hırsları gözlerini kör ettiği için böyle yapıyorlar ya da bizim bilmediğimiz başka bir ajandaları var ve bu ajandaları makul davranmalarına müsaade etmiyor.
Bana sorarsanız tüm bunları becerisizlikle, çapsızlıkla, siyasi hırsla açıklayamayız.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları











































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023