Mesut YEĞEN
Önceki yazıda Kürt Çalışmaları Merkezi’nin Kürtlerde Değerler ve Tutumlar 2021 araştırmasının Kürt meselesinin bugününe ve akıbetine dair işaret ettiklerini konu etmiştim. Araştırmanın bir de Kürt seçmenlere dair işaret ettikleri var. Daha doğrusu, Kürt seçmenlerin ‘ideolojilerine’ ve partilerine dair işaret edilenler. Kürtlerde Değerler ve Tutumlar 2021 araştırması Kürt seçmenlerin ideolojik olarak kabaca nerede durdukları ve büyük çoğunlukla destekledikleri HDP ve AK Parti’yle olan ilişkileri hakkında da bir şeyler söylüyor. Onlarla devam edeyim.
Araştırmanın Kürt seçmenlerin siyasi kimlik ve ideoloji itibarıyla kendilerini nasıl tanımladıkları, kendilerini siyasi yelpazenin neresine konumlandırdıkları ve siyasi partilere olan uzaklık ve yakınlıklarıyla ilgili verileri kabataslak şunlara işaret ediyor: Kürt seçmenler siyasi kimlik ve ideoloji itibarıyla Kürt olmayan seçmenlerden önemli düzeyde ayrışıyor, Kürtlerin temsili açısından bakıldığında HDP’yle AK Parti arasında neredeyse giderilemez bir fark oluşmuş durumda, buna mukabil bu iki partinin seçmenleri arasında zihniyet ve siyasi konumlanma itibarıyla önemli kesişme alanları mevcut ve son olarak her iki partinin seçmeni içinde, diğer hiçbir parti tarafından hitap edilemeyen epey büyükçe bir kesim var.
Parola-Kimlik: Özgürlükçü
Kürt ve Kürt olmayan seçmenler arasında siyasi kimlik itibarıyla önemlice bir fark olduğunu gösteren iki veri, tahmin edileceği üzere Kürt seçmenlerde ‘olanlar’ ve ‘olmayanlarla’ ilgili. Kürt olmayan seçmenler arasında epey bir yekunu oluşturan laikler ve Türk milliyetçileri, Kürt seçmenler arasında çok az. Kürt olmayan seçmenlerde olmayıp da Kürt seçmenlerde olanlara gelince, Kürt seçmenler arasında yakın bulunan iki büyük siyasi kimlikten ilki Müslümanlık, ikincisi özgürlükçülük. Kürt seçmenlerin büyük kısmı kendisini özgürlükçü olarak tanımlarken Kürt olmayan seçmenler arasında kendisini özgürlükçü olarak tanımlayan malum pek yok.
Kürt ve Kürt olmayan seçmenler arasında siyasi kimlik itibarıyla önemlice bir fark olduğunu gösteren bu durum anlaşılmaz değil. Siyasi bir kimlik olarak özgürlükçülük Kürtler açısından aslında bir tür parola-kimlik. Ağırlıkla HDP’liler olmakla beraber AK Partililer ve CHP’liler de dahil Kürtlerin epey bir kısmı kendilerini Kürt olmayan seçmenlerce itibar edilen solcu, milliyetçi, muhafazakâr, dindar, demokrat, laik vb. siyasi kimlikler vasıtasıyla tanımlamaktansa, az ya da çok bunları da içermekle beraber, bunlarca gösterilmeyen bir ‘şeyle’ ilişkili bir kimlikle tanımlamayı tercih ediyorlar. Tanımlaması zor bu ‘şey’ Kürtlerin maruz kaldıkları statükoyu değiştirme arzu ve istenciyle ilgili tabii ki. Özgürlükçülük Kürt meselesinde statüko değişikliği talebine, bu değişikliğin kültürel ve siyasi tezahürlerine işaret ediyor demek mümkün olsa gerek.
Öte yandan, Kürt seçmenleri Kürt olmayanlardan farklılaştıran sadece bir parola-kimlik olarak özgürlükçülüğün yaygınlığı değil. Kürt seçmenlerin büyükçe bir kısmının kendilerini dindarlık ve muhafazakârlıktansa Müslümanlık vasıtasıyla tanımlamaları da önemlice bir fark oluşturuyor. Müslümanlık, Türkiye seçmenlerinin büyük kısmınca özdeşilen bir siyasi kimlik olmakla beraber Kürt seçmenlerin büyük kısmı dindarlık ve muhafazakârlık gibi varyantlarındansa genel olarak Müslümanlıkla kendilerini tanımlıyorlar. Üstelik, kendilerini bu biçimde tanımlayanlar HDP’li Kürtler arasında da az değil. Hülasa, laiklik ve milliyetçiliktense özgürlükçülük, dindarlık ve muhafazakarlıktansa Müslümanlık Kürtlerin benimsediği ana siyasi kimlikler. Kürt ve Kürt olmayanlar seçmenler arasındaki önemli bir fark bu.
Geniş ama Bölünmüş Merkez
Araştırma verileri ideolojik konumlanma ve parti tercihleri itibarıyla da Kürt seçmenlerin epey bir kısmının kendisini solda ya da sağda değil, merkezde gördüğüne işaret ediyor. Sonuçlara göre, HDP’li, AK Partili ve CHP’li Kürt seçmenlerin yarısına yakını kendisini ideolojik olarak solda ya da sağda değil merkezde görüyor. AK Partili Kürtlerin yüzde 48’i kendilerini sağda, yüzde 50’si merkezde; HDP’lilerin yüzde 51’i solda, yüzde 42’si merkezde; CHP’lilerinse yüzde 60’ı kendilerini solda, yüzde 38’i de merkezde görüyor. Kürtlerin neredeyse yarıya yakını solda ya da sağda olmaktansa merkezde konumlanıyor. Resim bu.
Öte yandan, Kürt seçmenlerin yarısı kadarının merkezde konumlanmasını kolaylıkla sol ve sağ ya da HDP ve AK Parti arasında büyük geçiş imkânları olduğu şeklinde yorumlamak mümkün görünmüyor. En azından başka verilere bakınca. Kürt seçmenlerin ikinci parti tercihlerine bakınca görünen şu: HDP’lilerin aşağı yukarı yarısı (yüzde 40) ikinci parti olarak CHP’yi tercih ederken yüzde 45’i ikinci partidense protestocu olmayı tercih ediyor. Benzer bir resim AK Partili Kürtlerde de söz konusu. AK Partili Kürtlerin de yaklaşık yarısı (yüzde 40) ikinci parti olarak MHP’yi tercih ederken yüzde 41’i de HDP’liler gibi başka bir partiyi tercih etmektense protestocu olmaya yatkın.
Kürt seçmenler ve siyasi tercihleriyle ilgili olarak bana çok ilginç gelen bu veriyi birkaç açıdan yorumlamak mümkün görünüyor. Görünen evvela şu: AK Partili Kürtlerin neredeyse yarısı AK Parti’nin 2015 sonrası ‘güvenlikçi’ çizgisinden şikâyetçi değil. Keza, HDP’li Kürtlerin de neredeyse yarısı CHP’nin geçmişteki çizgisini unutmaya hazır görünüyor. Buna mukabil, her iki kesimin aşağı yukarı yarıya yakını “ya HDP ya hiç” ya da “ya AK Parti ya hiç” diyor. Bu durum her iki parti seçmeninin yarısından fazlasının partileriyle özdeşleşen siyasi kimliğe sıkıca bağlı olduğunu gösteriyor. Belli ki Kürtlerin epeyce bir kesimi açısından Kürt meselesini ve Kürtlüğü merkeze alan bir Müslümanlık ve yine Kürt meselesini ve Kürtlüğü merkeze alan bir ‘sekülerlik’ ya da özgürlükçülük kolayca vazgeçilebilir değil.
Kürt seçmenlerin büyük kısmının merkezde konumlanması ve Müslüman ya da özgürlükçü olsun Kürtlüğü esas almaları, ilk bakışta bir ortaklaşma durumuna işaret etse de bu ortaklaşmadan siyasi partiler arası geçişlilik hikâyesi çıkartmak mümkün değil. HDP’li ve AK Partili Kürtler açısından diğer partinin ikinci bir adres olmaktan uzak oluşu, siyasi partiler arası bir geçişlikten ziyade bir yerde bölünmüşken başka bir yerde ortaklaşan genişçe bir seçmen kesiminin mevcut olduğunu gösteriyor. Bu durum hem HDP ve AK Parti arasında geçiş ihtimalinin zayıflığına hem de bu iki grup Kürt seçmeni ortaklaştırabilecek bir aşkın program ya da vaat oluşturabilmenin hem imkânına hem de güçlüğüne işaret ediyor.
HDP’nin Farkı
Kürtlerde Değerler ve Tutumlar 2021 araştırmasının işaret ettiği bir fark da Kürt seçmenlerin tercih ettiği partiler arasında. Veriler, Kürt seçmenlerin temsili açısından HDP’yle başta AK Parti olmak üzere diğer partiler arasında giderilemez bir farkın oluştuğunu gösteriyor. Söz konusu fark, nicelikle, büyüklükle de ilgili olmakla beraber, daha ziyade nitelikle ilgili. Malum, 2002 seçimlerini takiben HDP (selefleri) ve AK Parti haricindeki partiler Kürt seçmenlerin radarından neredeyse tamamıyla çıkmış, Kürt seçmenlerin büyük kısmı bu iki parti arasında tercih yapar olmuştu. 2015’ten sonra bu durum değişti ve bir ara neredeyse her iki Kürt seçmenden birinin oyunu alan AK Parti’nin Kürt seçmenler arasındaki desteği yüzde 25 civarına indi. Bugün itibarıyla, AK Parti haricindeki partiler de Kürtlerin radarına girmiş olmakla beraber, HDP dışındaki partilerin hiçbiri HDP’nin seçmen büyüklüğünün yanına yaklaşamıyor.
Bu büyüklük farkının hem nedeni hem de sonucu olarak görülebilecek niteliksel farksa şu: HDP farklı ağırlıklarda olmakla beraber Kürtlerin neredeyse bütün kesimlerinden rağbet görüyor. Buna mukabil, AK Parti de dahil olmak üzere HDP harici partilerin Kürtler arasındaki temsil kabiliyeti sınırlı. Araştırma sonuçlarına göre her dört Kürt seçmenden birinin oy verdiği AK Parti, kendisini Müslüman, muhafazakâr ve demokrat olarak tanımlayan Kürtlerin temsiline sıkışmışken, esas olarak kendisini özgürlükçü olarak tanımlayan Kürtleri temsil etmekle beraber, HDP kendisini Müslüman, demokrat, Kürt milliyetçisi, solcu, sosyal demokrat, sosyalist olarak tanımlayan Kürtlerin de desteğini alıyor. Diğer bir deyişle, farklı siyasi kimliklerden Kürtleri kapsama kabiliyeti açısından HDP ve diğer partiler arasında önemli bir fark oluşmuş durumda.
Kürt seçmeni çeşitliliğiyle temsil edebilme kabiliyeti HDP’yle diğer partiler arasında önemli olduğu kadar enteresan da farkın olduğuna işaret ediyor. Önemli, çünkü söz konusu fark HDP’nin diğer partilerde olmayan bir vasfa sahip olduğunu gösteriyor. Enteresan da, çünkü bu durum muhalifi Kürt partileri tarafından yeterince ‘milli’ ve ‘Kûrdî’ bulunmayan HDP’nin temsil kabiliyeti itibarıyla epey ‘milli’ ve ‘Kurdî bir parti hüviyetinde olduğunu gösteriyor. Siyasi olarak ‘Kurdî olmak için özel bir çaba sarf etmiyor görünen HDP sosyolojik olarak epey kapsayıcı, diğer bir deyişle epey ‘Kurdî’ bir parti hüviyetinde.
Bu durum enteresan olmakla beraber izah edilemez değil. Belli ki, Kürt meselesinin neredeyse yegâne taşıyıcısı olduğu için ya da Kürtler, Kürt meselesinin taşıyıcı partisi olarak gördüğü için HDP Kürtleri çeşitliliğiyle bihakkın temsil ediyor, Kurdî bir parti olduğu için değil. Diğer bir deyişle, HDP’yi Kürtlerin partisi kılan Kürt meselesinin taşıyıcısı olması. Belli ki, Kürtlerin büyük kısmı HDP haricindeki partileri Kürt meselesinin taşıyıcısı olarak görmüyor ya da Kürt meselesinin taşıyıcılığının parçalanmasından, bölünmesinden yana değil. Bu da Kürt meselesinin kültürel bir farkla ilgili olmakla beraber Kürt seçmenlerin büyük kısmınca esas olarak siyasi bir mesele olarak görüldüğüne işaret ediyor. HDP’yi en Kurdî, en kapsayıcı parti kılan Kürt seçmenlerin bu içgörüsü. HDP, Kürt seçmenler için Kürt meselesinde statükonun değişmesini talep edenlerin birliğini temsil ediyor. Görünen bu.
https://www.perspektif.online/kurt-secmenler-parti-ve-ideoloji/
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları










































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025