Süleyman YAŞAR
Dünyada enerji fiyatları geriledi. Hemen rakamları verelim; 2014 yılı başında ham petrolün varil fiyatı 111,2 dolardı, 2015 yılı başında varil fiyatı 58,5 dolara geriledi, 2016 başında petrolün varil fiyatı 37,7 dolara düştü.
Böylece son iki yılda ham petrolün varil fiyatı yüzde 66 oranında geriledi. Tabii bu gerileme diğer enerji fiyatlarına da yansıdı. Doğalgaz ve elektrik fiyatları da buna bağlı olarak küresel pazarlarda düştü. Bu düşüşün ardından özellikle gıda fiyatları başta olmak üzere pek çok malın fiyatı geriledi. Çünkü enerji maliyetlerinin azalması üretim ve ulaştırma maliyetlerini doğrudan etkilediğinden hemen tüm mal gruplarının fiyatları küresel olarak geriledi. Fakat sadece Türkiye’de enerji fiyatlarındaki gerileme bir türlü iç fiyatlara yansıtılamadı. Başta gıda olmak üzere ulaştırma ve diğer mal gruplarında önemli fiyat artışları oldu. Özellikle tarımsal üretim fiyatlarında artış Kasım 2015 itibariyle yüzde 12,55 düzeyine ulaştı. Ve Türkiye yüksek enflasyonda dünya beşincisi oldu.
YATIRIM BEDELLERİ TEKRAR VATANDAŞTAN TAHSİL EDİLİYOR
Gelelim bu kısa açıklamayı niye yaptığımıza…
Yaptık, çünkü 2016’nın ilk günü elektrik fiyatları yüzde 6,8 oranında artırıldı. Gerekçesi şu; elektrik dağıtım şirketleri vatandaşa daha kaliteli hizmet vermek için yatırım yapacaklarmış. Bildiğiniz gibi elektrik dağıtımı tamamen özelleştirildi. Ve bu özelleştirmeler yapılırken şirketlerin vatandaşa kaliteli hizmet vermesi için gerekli yatırım koşulları sözleşmelere konuldu. Ve özelleştirme bedelleri bu yatırım maliyetleri dikkate alınarak belirlendi. Ama şimdi sözkonusu yatırım bedelleri tekrar vatandaştan tahsil ediliyor. Ve elektrik gibi doğal tekel özelliği gösteren şirketler sürekli zam yaparak kazançlarını çoğaltıyorlar. Güya bir de bu piyasa regülasyona tabi. Regülatörün her gelen fiyat artış teklifine evet demekten başka çaresi yok.
ENERJİ FİYATLARININ YÜKSEKLİĞİ TÜRKİYE’NİN REKABET GÜCÜNÜ AZALTTI
Hâlbuki enerji fiyatlarının gerilediği ortamda enerji fiyatlarına sürekli zam yapmak ülkenin rekabet gücünü de azaltıyor. İhracatın 173 milyar dolar olarak planlandığı 2015 yılında, 143 milyar dolarda kalmasının nedeni de işte bu yüksek enerji fiyatları oluyor. Küresel olarak düşen enerji fiyatları Türkiye’de aynı şekilde gerilemeyince üretim maliyetleri sürekli artıyor.
Şimdi aklınıza hemen özelleştiği için böyle oldu düşüncesi gelebilir. Öyle değil işte. Bir mal ve hizmet biriminin özelleştirilmesi için teknik ayrıntılar var.
ÖZELLEŞTİRMENİN FAYDASI MEVCUT DURUMDAN YÜKSEK OLMALI
Bunları elde etmek için tüketiciye yansıyacak fayda ve maliyetin tespiti amacıyla şu altı sorunun cevabı araştırılır;
- Düşük fiyat sağlanacak mı?
- Yüksek üretim elde edilecek mi?
- Daha iyi kalite ve çeşide ulaşılacak mı?
- Daha çok yenilik yapılabilecek mi?
- Fayda dağılımı değişecek mi?
- Çalışanlara, üreticilere, ihracata ve vergi mükelleflerine etkisi ne olacak?
İşte sıralanan bu soruların cevapları toplam fayda olarak mevcut duruma göre daha yüksek bir değere ulaşıyorsa o mal ve hizmetin özelleştirilmesine karar verilir. Aksi takdirde devlet bu mal ve hizmetin üretimin elinde tutar. Elektrikte yapılan sürekli zamlar ve hizmetin kalitesi bu altı sorunun cevabının olumlu olmadığını bize gösteriyor. Bu arada özelleştirmelerde; fiyat, yenilik ve kalite açısından olumlu gelişme, Türkiye’de, tekstil, radyo ve televizyon, petrokimya, havayolları, alkollü içki, sigara ve tuz tekelinin kaldırılması türünden serbestleştirme/ özelleştirme uygulamalarında görüldü. Ama enerjide özelleştirme iyi gitmiyor. Çünkü fiyat düşmüyor aksine sürekli artıyor, kalite düşük, yenilik yok, ihracata ve vergi mükellefine etkisi olumsuz daha doğrusu tüketiciye yansıyan fayda toplamı önceki duruma göre düşük.
O hâlde enerji dağıtımı ve diğer doğal tekellerde özelleştirmelerin gözden geçirilmesinde fayda var.
***
EKREM PAKDEMİRLİ
Ekrem Pakdemirli sabah dörtte toplantıya çağırırdı. Sabah dörtte başlar sekize kadar çalışırdık. Hesap makinesi kullanmazdı. Sayıların üçüncü, dördüncü kuvvetini zihninden alırdı. Mekânı aydınlık olsun. Ailesine başsağlığı diliyorum.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016