Taha Akyol
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu da Koca’nın kriz yönetiminden TV’de övgüyle bahsetti.
Meselenin tıbbi tarafını ben bilmem tabii. Ama ‘Kriz yönetimi’ kavramı açısından baktığımda ben de Sayın Koca’yı başarılı buluyorum. Tabii bu başarı salgını mutlak önlemek anlamına gelmiyor. Zira hiçbir yönetimin elinde mucize yok.
Salgının tabiatından (doğa kanunu) gelen hasarı, iyi kriz yönetimiyle asgariye çekilebilir ancak.
Peygamber Efendimiz de veba ve cüzzam olayları duyulduğunda, karantina uygulamış, sosyal temasları durdurmuştu...
Hz. Ömer Suriye’ye giderken, orada veba olduğunu öğrenince geri dönmüştü.
‘BİLİM’ FAKTÖRÜ
Kriz yönetimlerinde en önemli faktör “güven”dir. Problemin doğru olarak görüldüğüne, alınan tedbirlerin bilimsel olarak iyi planlandığına, idari olarak da aktif uygulandığına “güven” duyulması…
Hem görevlilerin, uzmanların, işten anlayanların güvenmesi… Hem bizim gibi sıradan insanların güvenmesi…
Sağlık Bakanı Sayın Koca evvela demagoji yapmıyor, şov yapmıyor, şuna buna bağırıp çağırmıyor, destan yazmıyor…
Ağırbaşlı, yeterince ve teknik dille konuşuyor. Güven sağlamasındaki en önemli faktörün bu olduğunu düşürüyorum.
Diğer önemli faktör, “Bilim Kurulu” oluşturarak çalışması… “Bizden” kişilerin değil, siyaseten muhalif tavırlı tıp uzmanlarının da takdir ettiği ehliyetli, liyakatli tıp profesörlerinden oluşan gerçek bir Bilim Kurulu…
Ülkemizde “bilim” referansının bir toplumsal güven faktörü haline gelmiş olması memnuniyet vericidir… Ülkemizde öteden beri tıp biliminin hayli gelişmiş olduğunu, bunun da güven arttırdığını belirtmeliyim.
TÜRKİYE’DE TIP
Tıp, Türkiye’de modernleşmenin ilk girdiği alanlardan biridir. Modern tıp öğretimi II. Mahmut zamanında başladı.
Çanakkale ve Sakarya savaşlarında da Türk ordusunda tıp hizmetleri çok iyi yönetilmişti.
2018 verilerine göre, dünya bilimsel yayın sıralamasında İran 16. Sırada, Türkiye onun üç basamak gerisinde 19. sıradadır! Fakat Tıp ve sağlık bilimleri sıralamasında Türkiye 16. sıraya çıkmakta, İran bizim bir basamak gerimizde, 17 sırada bulunmaktadır.
Salgınlar ortaya çıktığında “kriz yönetimi”nin anlamı fakülte, enstitü ve laboratuvarlarda bulunan tıp biliminin gereklerinin hayata uygulanması anlamına geliyor.
İran ve İtalya, ellerinde yeterli tıp bilimi olmadığı için değil, ‘kriz yönetimini’ gereğince yapamadıkları için virüsle mücadelede çok başarısız oldular.
Bu noktada sadece Dr. Koca’yı değil, canla başla çalışan bizim bütün sağlık personelimizi, TV’lerde ve sosyal medyada bizleri doğru yönlendiren ciddi ve dürüst tıp uzmanlarını da kutlamalıyız.
SİYASET ALANINDA
Tıp çok somut ve sağlığımızla ilgili bir alan. Bu bakımdan modern tıp bütün dünyada, mesela astronominin karşılaştığı türden büyük engellerle karşılaşmadan kabul edilmişti.
Bundan başka, sosyal ve iktisadi konularda bilim tıp ve fizik kadar ‘kesin’ değildir. İşin içine insan davranışları girdiği için ‘belirsizlik’ alanı çok daha geniştir.
Siyasi ve toplumsal konularda insani tercihler, değerler, kültürler, hayat tarzları, sempati ve antipatiler çok daha etkilidir.
Bu sebepten; tıpta demagoji yürümez ama siyasette uzun süre etkili olabilir.
Çağımızın büyük siyaset bilimcilerinden Giovanni Sartory, 1997’da yazdığı “Anayasa Mühendisliği” adlı kitabında, “video politikası ve video demokrasisi” dediği görsel propaganda cihazlarının kitlelerdeki etkisinden endişelendiğini belirtmişti… Zamanımızda popülist demagoji hareketlerinin yükselmesi, Sartory’in endişelerini doğruluyor.
Siyasette külli bir “bilimsel reçete” olamaz, siyaset çoğulculuk alanıdır. Ama bilimsel verilerin, uzmanlığa saygının, diyalog ve uzlaşmanın değeri asla inkar edilemez. Demagojiden, kutuplaşma ve öfkeden sakınmanın değeri de asla inkar edilemez.
Tıp ağırlıklı “kriz önetimi”ni başarılı kılan ılımlı, bilimsel, kapsayıcı ve her kesime güven veren tarz, siyaset için de ekmek su gibi lazım; “popülist pandemik”ten korunmak için.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025