Ümit KIVANÇ
Şu satırları yazıyorsun:
“Kurnaz Tilki’nin aklından neler geçmiş acaba? Aklını tomografik süzgeçten geçirsek fena mı?
‘Boz Ayı’dan çok çektim, öyle bir şey başına getireyim ki, ömrü boyunca unutmasın. En iyisi tecavüz! Namusunu beş paralık edeyim!’ fikri baskın çıkmış.
Boz Ayı, Kurnaz Tilki’nin aklından geçirdiği şeytanlık dürtülerini hissetmiş, ama ne fayda. Japon yapıştırıcı ile yere yapıştırılmış gibi sıkışıp kalan Boz Ayı’nın son çırpınışları da yarar getirmemiş.
Kurnaz Tilki, Boz Ayı’nın arkasına geçmiş ve çirkin emellerine kavuşmuş. Boz Ayı’nın da bakireliği son bulmuş.
Kurnaz Tilki’nin kendini ölüme çok yakın hissettiği bir sırada, şans ibresi Kurnaz Tilki’den yana ağır gelmiş.
Gerdekten çıkmış damat misali gibi, gerine gerine göğsünü kabartarak böğürtlenler arasından çıkmış, doğru kaya dibindeki dere boyuna, dere sığ ve derin değilmiş. Kurnaz Tilki derede boy abdestini aladursun, Boz Ayı ile Nasır Amca’ya dönelim.
Boz Ayının üzerine kara bulut mu desem, kâbus mu desem; bir ağırlık çöküvermiş. Mahcubiyet ve ar duygusuyla başı önünde eğik, randevu evine düşmüş fahişeler gibi, kendi kendine içerlenerek mırıldanmış:
‘Bekâretim gitti, namusum beş paralık oldu! Hangi yüzle ayı âlemine çıkacağım(?) Damgayı yedim bir kere! Boz Ayı yerine Fahişe Boz Ayı derlerse, işte o zaman…’”
Güya yayınevi olan kuruluş bunu okuyup, basıp kitap kisvesi altında piyasaya sürüyor. Ve kitap okullarda bile okutuluyor! Şükür ki birileri görüp ortalığı ayağa kaldırıyor. Çünkü neyse ki “istediğimizin arkasına geçer, istediğimizi öldürürüz” diyenler her yere hâkim değil.
Şu rezilliğin eser sahibi olarak sosyal medyada hak ettiğinin azıcığına mâruz kalan kişi, sadece ahlâksız değil, pişkinlikte de sınır tanımıyor. Rezilliğin üzerine şunları diyebiliyor: “Erdemli bir davranış sergileyerek özür diledim, kitap satış dışı tutuldu; yayınevi ve benim elimde olanları imha ettik. Hakaret ve küfürler suç teşkil ediyor. Beni tanıyan ve bilenler nasıl bir insan olduğumu herkes biliyor.”
Gel biz senin aklını, melekelerini, içinde yatanları “tomografik süzgeçten” geçirelim. Erdemin kusur kalsın. Belli ki onu arayabileceğimiz yerini başka organ işgal etmiş. Yazar olmadığın şuradaki cümlelerinden belli. Fakat buna bakacak halimiz yok. Zira çocukların oyun oynadığı yere pislediklerinin üzerine diktiğin tüy on kilometre uzaktan seçiliyor. Ve ortalığa saçtığın zincirleme dışkının yanında bu hiç ama hiç önemli değil.
Kağıda ettiklerini kitap kılığına sokup etrafa yayan yayınevinin de yayınevi olmadığı belli. İki ihtimal var. Ya okumadan kitap basıyorlar. Ya da bunu okumuş olmalarına rağmen bastılar. İlki meslek ahlâkı nâmına, ikincisi hem meslek hem insanlık nâmına rezillik. Kendileri seçsin. Zaten tam ortayere edilmiş pislik öyle feci kokuyor ki, bununla uğraşamayıp derhal öteye gitmeliyiz.
Ve koruyucu ekipmanımızla dışkı tahliline girişmeliyiz.
Çocuklara verilmek üzere şu maddeler bulunuyor, erdemli kişinin dışkısında:
1. Tecavüz birisini cezalandırmak için kullanılabilecek yöntemdir.
2. Birisine tecavüz edersem ben lekelenmem, o lekelenir. Namusu beş paralık olur.
3. Bu kurban hele aynı zamanda bekâretini kaybetmişse, namusu öylesine beş paralık olur ki, toplum içine çıkacak yüzü kalmaz.
4. Tecavüze uğrayan, “damgayı yemiştir bir kere”. Artık ona “fahişe” derler.
5. Tecavüzcü, “gerdekten çıkmış damat misâli gibi gerine gerine göğsünü kabartarak” dolaşabilir. S..miş ve zafer kazanmıştır. S..mek zaferdir. (“Misâli gibi” denmez, cahil herif!)
6. Tecavüz edebilmek, şans ibresinin senden yana dönmesi olarak görülebilir. (İbre ağır gelmez, döner, cahil herif!)
7. Tecavüzcü dindar biriyse hayatına normal cinsel ilişkiden sonraki gibi devam eder. Gider, “boy abdestini” alır.
Bırakın çocuklara belletmeyi, bunları yalnız ortalıkta başkalarının duyacağı şekilde konuşandan bile sakınmak gerekirken, bu korkunç herzeler yazılmış, kitap haline gelmiş, çocukların ulaşacağı yerlere konmuş ve, Allah bilir, kaç çocuğa okutulmuş!
Bunu yapanların ellerinin kırılmasını dilemek hafif kalır. Dilenecek şey var da, sanırım çoğumuz gibi ben de içimden tekrarlamayı tercih ediyorum.
İşin en vahim kısımlarını vurgulamakta yarar görüyorum. Zira, bunların es geçilmesi, günde birkaç büyük, çok sayıda küçük insanlık suçunun işlendiği şu korkunç ortamımızda bile yeni bir eşik atlama anlamına gelecek.
İlkin, kurbanın “son çırpınışları”na rağmen tecavüz suçunu işleyen kişi, ardından gidip boy abdesti alıyor. Demek ki dindar bir kurnaz tilki bu. Anlatıcı, tecavüz suçu işlemenin dindarlığa engel olmadığını mı söylemeye çalışıyor? Tecavüz edersin, gider boy abdestini alırsın. O kadar. Böyle mi?
İkinci olarak: O dışkıyı ortaya saçan herif, sosyal medyada kendisine edilen küfür ve hakaretlerin “suç teşkil ettiğini” güya özür açıklamasının arasına katıp herkesi tehdit ediyor. Neye güveniyor? Diyelim birisi ona “ben de seni çökerteyim tenhaya” mânâsına gelecek, ama böyle sansürlü değil de adlı adınca temennide bulundu. Bu da tuttu, mahkemeye verdi. Neye güveniyor? Evet, tekrar sordum. Hakim o satırları okuyup, şu yukarıda sıraladığım iğrençlikleri tesbit etmeyecek, tecavüzcü kurnaz tilkiye boy abdesti aldırdığı için yazar kılıklı herifin dinibütün, iktidar yanlısı bir kimse olduğunu düşünecek ve küfürbazı mahkûm mu edecek? Buna mı güveniyor? “Olur mu böyle saçma şey!” diyecek kimse var mı, ey müminler?
“Yarar getirmeyen son çırpınışlar” motifi aracılığıyla anlatıcının tecavüzü daha “keyifli”, “bereketli” kılmaya gayret edişini de ihmal etmeyelim. Çırpınıyor, ama buna rağmen zaptedip emeline ulaşıyor, kahramanımız. S..me zaferi, erkek gücünün zaferiyle taçlanıyor. Gerçi hikâyedeki kahraman, mağdur ayıdan çok daha güçsüz olan tilki; ancak burada da “kurnaz” oluşu kuvvet açığını telafi ediyor. Yani kurbanı tuzağa düşürmenin yolunu bulmak marifet, illâ daha kuvvetli olmak değil. Kurnazlık, erkekte, mütehakkimde aranacak özellikler arasına ekleniyor.
Anlatıcının ortaya saçtığında, kendi fikri, ruhu, muhayyilesi var. İğrenç kokuların arasından sırıtıyor muhayyile. Öyle çok gizli, karanlık köşeleri değil. Çocuklara bile anlatılabilecek kadar doğal olan, kolunu uzattığında eline ilk gelecek olan, öylece ortalıkta duruyor. Çocukların ulaşabileceği yerde.
Vahamet bununla sınırlı değil. Kişiye özgü sapıklıktan sözedemiyoruz burada. Tilki-ayı hikâyesine giydirilmiş olanlar, tecavüz, namus, erkeklik, bekâret, fahişelik, vs. konusunda yaygın erkek saplantıları. Burada s..ken pozisyonunda bulunanın kurnazlığıyla karakterize edilen tilki, tecavüz edilenin güç timsâli ayı oluşu başlıbaşına sosyoloji ve ideoloji araştırmalarının konusu. “Milletin a.. koyacağız” diyenin pek de güçlü kuvvetli görünmeyen tek kişi, buna karşılık eylemin hedefinin milyonlarca insandan meydana gelen koskoca kitle oluşu geliyor akla.
Bazen bir toplumun muhayyilesinde ne cerahat varsa işte böyle dökülüyor ortaya. Tıpkı kendi sadistçe cinsel fantezilerini ve işkence tutkusunu ırkçılıkla harmanlayıp kana bulayıp kahramanlık öykülerine dönüştürmüş Ömer Seyfettin’in ortalığa saçtığı irin gibi. Devletçe “temel eser” unvanına lâyık görülmüş, tesiri kuşaklar boyu sürebilsin diye zehri “Millî Eğitim” eliyle mütemadiyen yeniden dağıtılmış millî yazar! “Millî”si o olanın “yerli”si de bu oluyor işte.
Yayınevi güya özür diledi. “Hukukî süreç başladı” filan gibi laflar etti. Neyin özürü bu? “Okumadan bastık”ın mı? Yoksa “bize sorun var gibi görünmedi valla”nın mı? Neyin özürü? Neyin hukukî süreci? Millî Eğitim Bakanlığı da, “sırf ders kitaplarının onayını veririz, bu hikâye kitabı bizi ilgilendirmez” açıklaması yaptı. “Kontrol alanımızda değil,” dedi. Çünkü riya tabirleri… İki solcu laf, tek Kürtçe kelime içerse kitap sizin kontrolunuzdan kaçar mıydı? Hikâye anlatmayın. Bu ahlâksızlıktan elbette yetkililer de sorumlu. Ayrıca, kitap “kontrol alanınızda” olmasa da, yazarı ve yayıncısı doğrudan ortamınızın mahsûlleri.
Kadının karnını delip, kanlar ve parçalanan iç organlar arasında o delikten “nefis köreltme” sapıklıklarıyla tecavüzlü katliamlı intikam iştahı açmaca, hak yemeyelim, bugünkü iktidardan önce vardı. Bunlar ne yaptı, derseniz: Üzerine, ayıya tecavüz ettikten sonra boy abdesti alan kurnaz tilkinin macerasını eklediler.
Hayatımda bu kadar sembolik pek az olaya şahit oldum.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024