Barış Soydan
Gündemin yoğunluğundan Besim Dellaloğlu'nun Gazete Duvar'da yayımlanan, "Solcu Aydının Krizi" ve "Sağcı Aydının Krizi" adlı güzel yazılarını kaçırmış olabilirsiniz. Dellaloğlu sağcı aydının kriziyle ilgili şöyle diyor: "Hamur, et ve sebzeden oluşan pizzayı aynı içerikli lahmacuna, üstelik onun daha medeni olduğu iddiasıyla tercih eden birini 'oryantalist' ya da 'Batı hayranı' olmakla eleştirmek doğru olabilir. Ancak demokrasi, insan hakları, katılımcılık, kuvvetler ayrılığı gibi kavramları onların yerine daha iyisini koymadan reddetmek sizi medeniyet dışı, taşralı bir 'kendine özgü' kılabilir. Sağcılığın Türkiye'de kendini kitlediği hapishane işte burasıdır."
Evet, aynen böyle. Pizza yerine lahmacunu, Batı müziği yerine geleneksel musikiyi tercih edebiliriz ama insan haklarının Doğulusu Batılısı olmaz. İşkencenin, ifade özgürlüğünü yasaklamanın, savunma hakkını gasp etmenin, insanları düzmece delillerle hapse tıkmanın sağcılıkla solculukla, Doğu'yla Batı'yla ilgisi yok. Sadece sağ aydınların değil pek çok sağcı politikacı ve partinin de kendini kilitlediği hapishane burası.
Neyse, konumuz ekonomi, yazının başlığındaki soruya gelelim. Besim Dellaloğlu, bir yerde şöyle diyor:
"Bugün Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir 8 bin dolar civarındadır. İsveç'te ise 64 bin dolar. Bizim açımızdan mesafenin açılması özellikle 1960'lardan sonradır. Ben 55 yaşındayım. Yaklaşık 40 yıldır siyaseti takip ederim ve oy veririm. Bu kırk yıllık dönemde Türkiye'yi hakiki bir sol parti yönetseydi, milli gelirin 25 bin dolardan aşağı olmayacağını düşünüyorum. Ayrıca, Türkiye'nin kronik kadın-erkek, Alevi-Sünni, Kürt-Türk meseleleri de büyük ihtimalle çözülmüş olurdu. Ama elbette benim görüşüm bu. Benim de bir tercihim var. Yurttaş olarak da bir oyum."
Hatice'ye değil neticeye baktığımızda Dellaloğlu gerçekten de haklı: Türkiye'yi 50 yıldır sağ yönetiyor mu? Yönetiyor. 50 yılda kişi başına gelir gele gele 8 bin dolara mı geldi? Evet. (AK Parti döneminde bir ara 12 bin dolara çıkmıştı ama son yıllardaki krizlerle yine 8 bin dolara geriledi.) İsveç'i boş verelim, aynı dönemde Doğu Avrupa ülkeleri geriden gelip Türkiye'yi geçtiler, bir de üzerine tur bindirdiler mi? Evet geçtiler.
Daha önceki bir yazımda (Doğu Avrupa ülkeleri Türkiye'yi sollayıp nasıl geçti?) Doğu Avrupa ve Türkiye'de kişi başına gelirin son 50 yıldaki seyrini aktarmıştım:

Görüldüğü üzere, Çek Cumhuriyeti, Dellaloğlu'nun hayalini kurduğu 25 bin dolar gelire ulaşmayı başardı. Polonya ve Macaristan da ulaşmak üzere. Türkiye?..
Bu açıdan baktığımızda sağ iktidarların başarısız olduğunu pekala söyleyebiliriz. Bu görüşüme birçok kişinin, "Ama Türkiye çok zor bir coğrafyada" diyerek karşı çıkacağını biliyorum. "Doğu Avrupa ülkeleri Türkiye'yi sollayıp nasıl geçti?" yazıma da bu itiraz gelmişti. Tamam da, bu işin Hatice kısmı, netice ortada... Yoksa elbette her başarısızlığın nedenleri vardır. Gelin görün ki, Boğaziçi'ne, ODTÜ'ye, "Evde kavga vardı, o nedenle çalışamadım. Yoksa ben aslında çok zekiyim" diyenleri değil, en yüksek puanı elde edenleri alıyorlar. Netice önemli yani.
Ortada bir başarısızlık olduğuna göre Dellaloğlu'nun "Türkiye'yi 50 yıl sağ değil sol yönetseydi…" hayıflanması yerinde ve meşru. Acaba son 50 yılda Türkiye'yi sol yönetse ne olurdu?
Tarihte spekülasyona yer olmadığını biliyorum. Ayrıca sol derken hangi solu kastediyoruz? Radikal solu mu? Ulusalcı görüşü mü? Sosyal demokrasiyi mi?
Ekonomide sağın alternatifinden söz etmek için sanırım Avrupa tipi sosyal demokrasiye odaklanmamız gerek. Radikal solun önceliği ekonomik kalkınma değil devrim. Aynı şey, önceliği Türkiye'yi zenginler ligine taşımak değil ekonomik bağımsızlık olan ulusalcı düşünce için de geçerli.
Ayrıca unutmayalım ki, CHP'ye 1970'lerde iktidar kapısını açan Ecevit, "İskandinav tipi sosyal demokrasi"nin hayranıydı.
CHP iktidar fırsatını neden kullanamadı? Dellaloğlu'ndan başka bir ilginç yazıya geçelim. Halil Karaveli'nin Birikim dergisinin internet sitesinde yayımlanan, "Halkçılık ve Sınıflar: Atatürk ve Ecevit'ten Günümüz için Dersler" adlı yazısı bu soruyu tartışıyor. Karaveli'nin, Ecevit'in hayranı olduğu İsveç'te yaşadığını ve "İskandinav modelini" yakından tanıdığını belirteyim...
Karaveli'ye göre sanılanın aksine, Ecevit'in 1960'lar ve 70'lerdeki sosyal demokrasi anlayışıyla İsveç'i zenginliğe taşıyan sosyal demokrat partinin dünya anlayışı arasında çok fazla fark yoktu. Karaveli'nin cümleleriyle:
"Ecevit'in İsveç sosyal demokrat modelinin Türkiye'ye taşınabileceğini tasavvur etmesi genellikle aşırı 'idealist'lik, hatta 'naiflik' olarak görülmüştür. Böyle düşünmek belki anlaşılır olabilir, fakat gözden kaçırılan, Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçılık geleneği ile İsveçli akrabası arasındaki ortak noktaların varlığıdır. İsveç sosyal demokratlarının benzersiz başarının sırrı tam da bu partinin halkçılığında saklıydı."
Madem öyle CHP, İsveç sosyal demokratlarının başarısını neden tekrar edemedi? Karaveli'ye göre bunun nedeni, İsveç sermaye sınıfının, halkçı modelin alternatifinin komünizm olabileceği endişesiyle sınıf çıkarlarından taviz vermesi ve sosyal demokratların büyük sınıf uzlaşısında yerini almasıydı. Türkiye'de 1970'lerde olmayan buydu. Faşizm seçeneği varken, Türkiye burjuvazisi radikal sola set çekmek için halkçılığın öngördüğü sınıf uzlaşmasına gerek duymamıştı. Karaveli'nin cümleleriyle, "Eğer burjuvazi buna yanaşmış olsaydı Türkiye'nin de, aynı yıllarda sosyal demokrasilerin önderliğinde sağ otoriter rejimlerden demokrasiye geçiş yapan ve demokrasilerini kalıcı kılmayı başaran komşu Yunanistan ve İspanya ve Portekiz'in yolunu izlemiş olacağını düşünmemek için bir neden yok."
Ecevit Başbakanlığındaki CHP Hükümeti, 1979'da TÜSİAD'ın verdiği ilanlarla düşürüldü ve Türkiye için sosyal demokrat alternatif kapandı.
Ecevit'in ekonomide başarılı olduğunu iddia edecek değilim, onun zamanında kuyruklar ve karaborsa vardı. Ama aradan 50 yıl geçtikten sonra dönüp geriye baktığımızda, "netice"yi (25 bin dolarlık kişi başına gelir) getiren asıl etmenin, ekonomi ya da para politikaları değil başka bir şey olduğunu görüyoruz: İstikrarlı demokrasi.
Çek Cumhuriyeti'ni ve tabii ki İsveç'i, Besim Dellaloğlu'nun hayalini kurduğu 25 bin dolar gelire, uyguladıkları mucizevi ekonomi politikaları taşımadı. Demokrasi taşıdı.
Daron Acemoğlu'nun "Ulusların Düşüşü" adlı kitabında söylediği de bu değil mi: Güçlü demokratik kurumlar olmayınca ekonomik başarı da olmuyor.
TÜSİAD ve burjuvazi, kısa vadeli çıkarları için sosyal demokrasinin önünü kestiler. Bunu yaparken farkında olmadıkları şey, uzun vadede kendi çıkarlarına olan seçeneği boğduklarıydı. Bugün AK Parti'nin yönetiminden çok şikayetçiler ama astığım astık, kestiğim kestik bir rejimin ortaya çıkışında onların da büyük rolü var.
Sadede gelelim, Türkiye'yi 50 yıl sağ değil sol yönetse daha zengin bir ülke olur muyduk?
Türkiye, bir zamanlar İspanya ve Portekiz'i izleyerek demokrasiye geçmiş olsaydı evet, kişi başına gelirimiz bugün 25 bin doların üzerinde olurdu. Bence bu net. Ama bu (İspanya ve Portekiz'in peşinden demokrasiye geçmek) mümkün müydü, tartışılır. Unutmayalım ki, Avrupa Ekonomik Topluluğu'na katılmaya o tarihte bizzat Ecevit karşıydı...
Sol Türkiye'yi daha zengin bir ülke yapar mıydı, bilemiyoruz ama bir konuda kesin konuşabiliriz: Sağ veya sol, Türkiye eğer son 50 yılda kesintisiz, gerçek bir demokrasiyle (parti içi demokrasi de dahil) yönetilmiş olsaydı, kişi başına gelirimiz bugün 5.5 kat daha fazla olacaktı. Bunu nereden çıkarıyorum?
Bu, Prof. Ali Akarca'nın bulgusu: Akarca'nın hesabına göre 1950-2015 dönemi boyunca milli gelirdeki büyüme, tek-parti iktidarların ilk dönemlerindeki kadar yüksek olmuş olsaydı, bugün 5,5 kat daha fazla kişisel gelire sahip olacaktık. Olmadı çünkü sağ partiler, iktidarlarındaki ilk dönemlerinden sonra demokrasiden vazgeçtiler.
Besim Dellaloğlu ile yaşlarımız birbirine yakın. İnsan bir yaştan sonra Türkiye'nin yakın tarihine bakıp pek çok şeye hayıflanıyor. Ekonomik refahın bir ülkenin çehresini ve insanlarını nasıl değiştirdiğini Doğu Avrupalılardan biliyoruz. Bundan 30 yıl önce Sovyetler yıkılıp da ilk ekonomik göçmenler İngiltere'ye geldiğinde Londra'da yaşayan bir arkadaşımın sözleriyle Polonyalılar, "Üç kuruşun hesabını yapan, kıtipiyoz, gariban" insanlardı. Otuz yılda Polonya bir üst lige çıktı, garibanlık geçmişte kaldı. Tamam, bir Almanya değiller ama ilerledikleri yolun oraya çıkacağı belli.
Ben de ömür süremde kendi halkımın refaha kavuştuğunu görmeyi isterdim. Olmamasının hesabını sizce kime sormalıyım?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları











































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
11.05.2022
7.03.2022
17.02.2022
7.02.2022
18.11.2021
15.11.2021
8.11.2021
2.11.2021
25.10.2021