Hasan CEMAL
İstanbul, 19 Ekim 1984
Sabah vakti Cumhuriyet'teki
odamda çalışıyorum.
Sıkıyönetim'den telefon:
"Birinci Ordu Komutanı
Orgeneral Necip Torumtay
sizi makamında bekliyor."
"Hemen mi?"
"Derhal!"
Sıkıysa gitme...
Arabaya atlayıp Selimiye Kışlası'nın
yolunu tutuyorum. Ne olabilir?
O günkü Cumhuriyet'in birinci
sayfasında askeri kızdıracak bir
şey bulamıyorum. Hızla göz attığım
köşe yazılarında da herhangi bir
sıra dışılık yok. Sıkıyönetim Komutanı
Orgeneral Torumtay nazik ama asık
yüzle karşılıyor. Masasının üstünde
bir gün önceki Cumhuriyet gazetesi
açılmış çarşaf gibi. Zılgıtın nereden
geleceğini anlıyorum. Canı sıkkın
bir üslupla konuşuyor:
Bu fotoğraflar hiç hoş değil.
Gazetedeki bu fotoğraflar,
Türk ordusunu bir işgal ordusuymuş gibi
gösteriyor. Sanki Mehmetçik oraları
işgal etmişçesine bir hava verilmiş...

Rıza Ezer'in fotoğrafları çok güzel.
Yazı işleri de hakkını vermiş fotoğrafların,
iyi kullanmış. Cumhuriyet ofset baskıya
yeni geçtiği için güzel siyah beyaz fotoğraf
basmaya dönük merakımız daha devam ediyor.
Kadın, ihtiyar, çoluk çocuk...
Erkekler tek sıra meydanda toplanmış...
Hepsinin elleri başlarının üstünde.
Silahlı askerler tarafından çevrilmişler...
Olmaz bu fotoğraflar!
Ama bunlar nihayet fotoğraf...
Devam ediyor Torumtay Paşa:
Dış güçlere yarayacak fotoğraf çıkmasın.
Haberleri filtreden, süzgeçten geçirin.
Köy boşaltmaktan söz ediyorsunuz.
Tehcir çağrışımı yapar bu haberler...
Torumtay Paşa'dan gazeteciliğin
nasıl yapılması gerektiğini sabırla
dinlemiştim. PKK'nın adı birkaç ay önce
yaptığı ilk baskınlarla daha yeni duyuluyordu.
Eruh ve Şemdinli baskınlarının tarihi
15-16 Ağustos 1984'tü. Cumhuriyet tarihinde
irili ufaklı 28 tane "Kürt isyanı" çıkmıştı.
Sonuncusu 1938'deki Dersim İsyanı'ydı.
Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla, adı resmen
konmasa da 29. isyan başlıyordu.
PKK'nın Abdullah Öcalan tarafından
kuruluşu 27 Kasım 1978'di.
Asker de daha işin ciddiyetinin
pek o kadar farkında sayılmazdı.
Nitekim, Güneydoğu'da görev yapan
üst düzeyde bir komutan bana bir sohbet
sırasında şöyle yakınmıştı:
Biz de terör örgütünü
Özal'ın dediği gibi
"üç buçuk eşkıya" gibi
görerek başladık işe.
Oysa yılanın başı
hemen ezilmeliydi, göremedik.
Tedirgindi asker de. Genelkurmay'da
Güneydoğu konusunda Başbakan Özal'a
karşı kuşku besleniyordu. Özal'ın işi
ucundan tuttuğu görüşü yaygındı. Bu
arada PKK eylemleri sıklaşıyordu.
Ekim ayının ilk haftasında, üstelik
Cumhurbaşkanı Evren Güneydoğu'da
inceleme gezisi yaparken
Şemdinli'de pusu kurup bir subayı,
bir astsubayı ve bir eri şehit etmişti PKK.
Turgut Özal
Genelkurmay İstihbarat Daire
Başkanı Koramiral
Beyazıt: "Gerekirse
bütün gazeteler kapatılır."
1984 yılı Ekim ayının başlarında
Hakkâri'nin Şemdinli ve Çukurca
ilçelerinde askerî operasyonlar başlatılmıştı.
Dış basında haberler çıkıyordu,
"Kürtler isyan etti,
Türk ordusu bastırıyor" diye...
Türk basınının operasyonu izleme tarzı
da askeri kızdırmıştı. 12 Eylül askerî
yönetimi, ANAP'ın kazandığı 1983
seçimleriyle resmen sona ermişti
ama fiilen sürüyordu. Sıkıyönetim
henüz kalkmamıştı.
İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı,
Güneydoğu haberinden dolayı
Milliyet ve Bulvar gazetelerini kapatmıştı.
Genelkurmay'dan gelen haberler
iç açıcı değildi. Küplere binmişlerdi.
"Basın özgürlüğü bu işte! Ama bu ise
bugünleri de ararlar" diye duyumlar
ulaşıyordu bana. Selimiye Kışlası'nda
fırçayı yediğim gün Ankara'da, Genelkurmay
Başkanlığı'nda da basına brifing, bizim
deyişle "toplu fırça toplantısı" yapılıyordu.
İstihbarat Dairesi Başkanı
Koramiral Vural Beyazıt'ın mesajları
askerin "psikolojik savaş" için
düğmeye bastığını gösteriyordu:
"Gerekirse bütün gazeteler kapatılır!"
"Yayımlanan fotoğraflar,
Huzur Operasyonu'na aykırı.
Sanki vatandaşlara zulüm varmış gibi
bir hava yaratılıyor. Bu fotoğraflar karşı
tarafı güçlendirmek için yayımlanıyor.
Böyle haber ve fotoğraflar çıkar mı?
Sonra, bilgili muhabirlerinizi gönderin."
"Yok Barzani, yok Talabani.
Birleşmişler, ayrılmışlar. Neler olduğunu
Sıkıyönetim açıklıyor, oradan alın."
"Köy boşaltmak yok,
nereden çıkarıyorsunuz bunları?"
"Askerî bir harekât yapıyoruz.
Bizim karşımızda Kürt toplumu yok.
Dış güçler tarafından kışkırtılan,
Marksist-Leninist eşkıyanın
devlet otoritesini sarsmaya
yönelik hareketi var."
"Kürt deyimi de onlara ait, bize değil."
"Sizin haberleriniz bizim Kürt
kaynaklarımızı kurutuyor."
1. Ordu ve Kara Kuvvetleri komutanlıklarından sonra Genelkurmay Başkanı olan
Necip Torumtay, Turgut Özal'ın Körfez Savaşı sırasında TSK'nın Irak'a girmesi
planına tepki gösterdi. Torumtay, 'inandığı devlet anlayışına aykırı gelişmeleri'
gerekçe göstererek Genelkurmay Başkanlığı'ndan istifa etti.
Bu Genelkurmay brifinginin ertesi
günü de Diyarbakır 7. Kolordu ve
Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan gazetelere
bir bildiri geçilmişti. Bölgede gazeteciliğin
nasıl yapılacağının tarif edildiği bir duyuruydu
bu. İki noktası ilginçti:
(1) Olay bölgesinde çekilen fotoğraflar
değişik anlamlara gelmeyecek nitelikte
olacak. Örneğin bazı gazetelerde
"iki üç yaşlı kadın etrafında askerler,
meydanda toplu halde arama yapılırken
askerlerin görülmesi gibi" fotoğraflar
kullanılmayacak.
(2) Haberlerde "sınırı geçme konusu"
diye bir laf edilmeyecek. Ayrıca
köyün boşaltılması konusu var.
Hiçbir köy boşaltılmamıştır.
Birkaç gün sonra da, 25 Ekim 1984'te
bu kez Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı
gazetelerin Ankara bürolarına
şöyle bir tebligat yapıyordu:
Güneydoğu'daki operasyonlarla
ilgili haberlerin verilmesinde güvenlik
kuvvetlerine karşı yapılan öldürme,
yaralama, saldırı, baskın gibi olaylar
Genelkurmay Başkanlığı'nın müsaadesi
ve resmî açıklamalarına göre yapılacaktır.
Genelkurmay Başkanlığı'nın resmî
açıklamalarının haricine
kesinlikle çıkılmayacaktır.
Biz de basın olarak 1984 yılında henüz
farkında değildik, Türkiye'nin ne kadar
güç bir döneme girmiş olduğunun.
Bu gerçek siyaset kurumu ve asker
için de geçerliydi. Önümüzü göremiyorduk.
Devlet dahil kimse yaklaşan bela
konusunda hazırlıklı sayılmazdı.
Yeşilyurt'ta köylülere
bok yedirme...
Günlüğümün sayfaları arasında
dolaşıyorum, 32 yıl öncesi...
İstanbul, 1989 yılı Ocak ayı.
Evdeyim, telefon:
"Ne, bok mu yedirmişler?"
Celal Başlangıç gece vakti
Cizre'den arıyordu. SHP Genel
Başkanı Erdal İnönü'nün Güneydoğu
gezisini Cumhuriyet adına izlemekte
olan Celal... İdil'in girişinde köylüler
konvoyun yolunu kesmiş. O sırada
İdil'li bir avukat, Hasip Kaplan, Celal'in
eline bir mahkeme dilekçesi sıkıştırmış.
Celal de Cizre'ye gelince,
gece vakti, İpek Yolu üstündeki bir kahvede
dilekçenin altında imzası olan
dört köylüyle buluşmuş, sonra da hemen
Genel Yayın Müdürü'nü aramıştı:
"Hasan Abi galiba olay doğru. Jandarma
hem dövmüş adamları, hem bok yedirmişler."
"Celal emin misiniz?
PKK'nın dezenformasyonuna gelmeyelim?
Sen istersen, yarın köye kendin git.
Köylülerle konuş, sonra beni ara."
1989 Ocak ayı. Sol başta Cizre'nin Yeşilyurt Köyü Muhtarı Abdurrahman Müştak,
Soldan ikinci, dönemin Cumhuriyet Güney İlleri Bürosu Temsilcisi Celal Başlangıç,
sağ başta SHP'li vekiller Fuat Atalay ve Cüneyt Canver. Muhtar Müştak dışkı
yedirme olayını anlatıyor. (Fotoğraf: Cengiz Mumay)
Celal Başlangıç ertesi gün akşama doğru
yeniden aradı. Cizre'nin Yeşilyurt köyüne
gitmiş, köylülerle konuşmuştu.
İlginç bir tanık vardı. Diyanet'in köye atamış
olduğu Konyalı imam.
Köyün kendi beslediği imam gibi o da
dışkı yedirme olayına tanık olmuştu.
Jandarma ona arkasını döndürmüştü,
olayı görmemesi için.
Ama neyin olup bittiğini görmüş,
Celal'e de anlatmıştı.
"Celal, PKK'lı mı bu köy?"
"Benim istihbaratıma göre değil.
Ancak sempatizanlar vardır.
Korkudan, şundan bundan
yardımcı olmuş olabilirler.
Kapalı olan köy okulunun camları
köy çocukları tarafından kırılmış,
içeri girilmiş. Buraya büyüklerini
yapmış çocuklar...
Yedirilen dışkılar da buradan alınmış."
Dışkı yedirme iddiaları sonrası köye gelen SHP milletvekilleri Cüneyt Canver ve
Fuat Atalay, yanlarında köyün muhtarı Abdurrahman Müştak çocuklarla
birlikte viraneye gönmüş okulun önünde. (Fotoğraf: Cengiz Mumay)
Ertesi gün yazı işlerinde tartıştık konuyu.
Ve yayımlamaya karar verdik.
Konu her şeyden önce insan haklarıyla
ilgiliydi. Biliyordum, Güneydoğu'da kelle
koltukta görev yapan askerlerin, güvenlik
görevlilerinin "insan hakları" deyince
tüylerinin nasıl diken diken olduğunu.
O yüzden adım adım gidecektik.
Önce Cumhuriyet'in birinci sayfasındaki
köşeme köylülerin savcılığa verdikleri
dilekçesini yorumsuz yayımlayacaktım.
Olaya burasından girecek,
sonra aşama aşama tarafların görüşlerini
alarak büyütecektik haberi.
Cumhuriyet'in birinci sayfasındaki köşemde,
23 Ocak 1989 günü "Gerçek neyse ortaya
çıksın!" başlığını taşıyan şu yazım yayımlandı:
Mardin'in Cizre ilçesinin Yeşilyurt köyünde
14 Ocak'ı 15 Ocak'a bağlayan geceyarısı
neler yaşandı? Bu sorunun karşılığı tüm
çıplaklığıyla ortaya çıkarılmalıdır. Aşağıda,
Cizre Cumhuriyet Savcılığı'na verilmiş bir
dilekçe var. Virgülüne bile dokunmadan
aynen köşeme alıyorum:
Müşteki: Abdurrahman Müştak,
Kâmil Müştak, Abdullah Gündoğan,
Bahattin Müştak. Sanıklar: 14-15 Ocak
1989 günü Yeşilyurt köyüne gelen
güvenlik kuvvetleri. Suç: Efrada
suimuamele, işkence.
Olay:
(1) 14-15 Ocak 1989 gecesi
saat 02.00'de Cizre'ye bağlı Yeşilyurt
köyümüz, jandarma, komando, özel tim
ve diğer güvenlik güçlerince sarılmıştır.
Sabaha doğru köy yakınında bir eşek ve
iki sıpa karaltı olarak görülmüştür.
Açılan ateş üzerine eşek yaralanmıştır.
(2) Köye giren güvenlik görevlileri ise
köyden üç kişinin kaçtığını söyleyerek,
tüm köylüleri kadın erkek bir araya
toplamışlardır. Evler aranmış, hiçbir suç
unsuru bulunmamıştır. Kadınların tek tek
ağızları açılarak bakılmış, üstleri aranmış,
tüm erkekler yüzükoyun yere yatırılmıştır.
Burada sürekli olarak siz PKK'yı besliyorsunuz,
düşmansınız, bu köyü yıkacağız diyerek her
türlü küfür edilmiştir. Yeşilyurt köyü merkez
olup, Kömürlü, üç tane Üzümlü, Fıstıklı,
Yukarıçeşme ve Aşağıçeşme mezraları vardır.
Bu mezralardaki göçebelerin iki gün içinde
terk edilmesini muhtara emir vermiştir. Köy
muhtarına sen devletin değil, PKK'nın muhtarısın
denilmiş, yere yatırılan köylünün sırtında, karda
kışta saatlerce güvenlik güçleri gezmiş,
kaba dayak atılmıştır.
(3) Muhtar Abdurrahman Müştak, amcası
Kâmil Müştak, Abdullah Gündoğan ve
Bahattin Müştak soruşturmaya alınmış,
saatlerce dayak atılarak yaralanmışlardır.
(4) Çevreden insan pisliği toplatılarak muhtarın
amcası Kâmil Müştak'a zorla, tek tek yaşlı genç
demeden pislik ağızlarına verilmiştir. Daha sonra
bu insan pisliğini Kâmil Müştak'ın oğlu Bahattin
Müştak'a zorlan babasının ağzına verilmiştir.
Yaşlı olan Kâmil Müştak, Abdurrahman Müştak,
Abdullah Gündoğan yaralanmış.
(5) 15 Ocak günü köylü bırakılmamış, şikâyet
etmeleri önlenmiş, Kâmil Müştak ve Ahmet Kaya
yalınayak karda yedi kilometre ötedeki Cizre
ilçesine götürülmüştür.
(6) Köyde hiçbir suç unsuru bulunmadığı halde,
her türlü aşağılık, yakışıksız ve yasalara aykırı
olarak bize suimuamelede bulunulmuş,
işkence yapılmıştır.
16 Ocak 1989.
Gerçek neyse derhal ve tüm çıplaklığıyla ortaya
çıkarılmalıdır. Canım şimdilik başka
bir şey yazmak istemiyor.

23 Ocak 1989 günü yayımlanan Cumhuriyet gazetesi.

Cumhuriyet'te çıkan bu yazımla birlikte
kıyamet koptu. Kopacağını zaten
bekliyorduk. Devlet ve hükûmet kaynakları
tarafından "PKK'ya alet olmak"la, "maksatlı
yayın yapmak"la, "asılsız iddialar yaymak"la
suçlandık. Olay büyümeye, haberleşmeye
başladı. Yalnız Cumhuriyet'in değil öteki
gazetelerin de manşetlerine tırmandı.
Dış basın devreye girdi. Bu tarihte Kenan Evren
Cumhurbaşkanı, Turgut Özal Başbakan, Mesut
Yılmaz Dışişleri Bakanı'ydı. Evren'in 1989 yılı
Şubat ayı sonunda Hindistan'a yaptığı dış geziyi
izliyordum. Heyette Mesut Yılmaz da vardı.
Diyarbakır'daki Olağanüstü Hal Bölge Valisi
Hayri Kozakçıoğlu Millî Güvenlik Kurulu
toplantısında bilgi verirken, "Yok böyle bir şey,
'Size bok yediririm!' demiş, hepsi o kadar..."
Yılmaz buna inanıyordu. Başbakan Özal ise dışkı
yedirme olayının gerçek olduğunu biliyordu.
Birkaç gün sonra da Özal'ın ağzından "Evet doğru,
dışkı yedirdiler!" manşeti Güneş gazetesinde
patlamıştı. Aradan beş yıl daha geçti.
17 Eylül 1993'te Sabah gazetesinde
bir haber çıktı:
Türk hükûmeti, Cizre'nin Yeşilyurt köyüne
1989 yılında düzenlenen operasyonda,
Binbaşı Cafer Tayyar Çağlayan'ın
zorla 'dışkı yedirdiği' dört köylüye
tazminat ödenmesini kabul etti.
1989 yılında ortaya çıkan işkence olayının
ardından yargılanan Binbaşı Çağlayan
suçlu bulunarak (ama dışkı yedirmeden
dolayı değil, dayak ve kötü muameleden
dolayı, HC) 12 ay hapse mahkûm olmuştu.
Cezası paraya çevrilip tecil edilince dört
köylü, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na
gittiler. Komisyon, Yeşilyurtlu köylülerin
başvurusunu kabul edip Türk hükûmetiyle
dostane çözüm bulunmasını istedi. Türkiye,
dışkı yedirilen köylülere 200'er milyon lira
tazminat ödemeyi önerdi. Köylülerin avukatı
Hasip Kaplan ise tazminatın kişi başına
birer milyar lira olmasını istedi. Kaplan
tekrar komisyona başvurdu. Komisyon şimdi
dosyayı bir raporla İnsan Hakları Avrupa
Divanı'na sevk edecek. Buradan çıkacak
karara Türkiye uymak zorunda..."
Beş yılın kısa öyküsü böyle.
Kürt sorunu notları
devam edecek.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları



















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024