Mehmet TIRAŞ
CHP’nin 10 Mayıs 2013 tarihinde İstanbul da gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle yaptığı basın toplantısında,Kürt sorunu ve ülkenin demokratikleşmesine yönelik;”19 maddelik özgürlük ve barış bildirgesi” yabana atılacak bir gelişme olduğu gibi, övgüyü de hak ediyor eksiklerine rağmen..
CHP’nin anadilde eğitime karşı çıkması ise;ünlü şairimiz Yahya Kemal’in veciz sözünü yazıya başlık koydurdu bana.
CHP’nin önemsediğimiz bildiriyi kamuoyuna açıkladığı gün, Taraf Gazetesinin manşetinde de; 6 CHP milletvekilinin statükodan yana tavır alan partide ulusalcı kanat olarak tanınan,barış sürecine karşı çıktıklarını manşetten veriyordu.Bu da CHP’nin bir tezatlar partisi olduğunu ortaya koymaktadır.
İşte CHP’nin öne çıkarttığı bizim de önemsediğimiz demokratikleşmenin önündeki engeller.
· Seçim barajının yüzde 10 dan 5’e inmesi.
· Siyasi partiler ve seçim kanunun değişmesi,
· Diyarbakır Cezaevinin müze olması.
· Koruculuk sistemini kaldırılması.
· Uludere katliamının aydınlatılması.
· Demokrasimizde hiç birimizin kabul etmediği lider sultası var.Milletin vekilini liderler değil,millet seçsin.
· Düşünceyi,inanç ve ifade özgürlüğünü güvence altına alalım.Kim nerede istiyorsa girsin ibadetini yapsın.Toplantı,gösteri ve örgütlenme özgürlüğü bir haktır,güçlendirelim.
· Din ve vicdan özgürlüğü tartışılamaz.İnançlar arası farklılık gözetilemez.Bunu gerçekleştirelim.
· Demokrasi ve insan haklarının önündeki engelleri temizleyelim.
· Basın hürdür,sansür edilemez.İletişim özgürlüğü esastır,onu sağlayalım.
· Tutuklu siyasetçi,bilim adamı,gazeteci ve öğrenci ayıbına son verelim.
· Faili meçhuller,yargısız infazlar cezasız bırakılamaz.Zaman aşımı engellenmelidir.
· Gizli tanık,yasa dışı dinlemelerle yargılama olamaz.
· Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve kısaca 12 Eylül hukukuna son verilmesini istiyor CHP.
Her şeye rağmen CHP’nin bu önerileri siyasi partiler ve demokrasiden yana olan güçler destek vermeli.
Hatta bu öneriler “ana dilde eğitim,ademi merkeziyetçilik,vicdani ret ve Kürt bölgesindeki isim değişikliklerine son verip orijinal isimlerinin iadesiyle zenginleştirilmeli.”
CHP BDP’den sonra Türkiye de Kürt sorununa parlamentoda en fazla kafa yoran raporlar hazırlayan parti olmasına rağmen,bir türlü parti içinde Kürt sorununun çözümü konusunda ilkesel bir siyaseti kamuoyunun önüne taşıyamıyor.
Anadilde verilecek eğitim ülkeyi böler,ayrıştırır yanıtı akıllara durgunluk veriyor.
Bu kadar önemli bir özgürlük ve barış bildirgesiyle demokrasinin önündeki engellere çözüm üreteceksin ve ardından da ;ana dilde eğitime karşıyım dediğiniz de,bir insanın doğuştan kazanmış olduğu hakkı yok saymanız; bütün demokratik taleplerinizi gölgede bırakır.
Kendisi de çok iyi biliyor ki Kılıçdaroğlu;Kürtlerin olmazsa olmazlarındandır “ana dilde eğitim.”
Anadilde birden fazla eğitim veren dünyada çok ülke var Güney Afrika da 12 dilde devlet eğitim veriliyor,bu kadar ciddi çalışma yapan bir parti bunları nasıl görmez veya görmek istemez. Sıraladığınız güzel özgürlük paketine ana dilde ve her isteyenin istediği dilde kültürünü yaşaması ve yaymasının önündeki engellerinde kalkmasını ilave etseydiniz ne kaybederdiniz,demokrasi,hukuk ve barış açısından.
AKP’nin Kürt sorunu konusunda bir çözüm politikası yok bunu anlıyoruz da; CHP’nin 1991 yılından beri SHP’den bu tarafa yıllarca üzerinde çalıştığı Kürt sorunun çözümü çabalarını;anadilde eğitime karşı çıkarsanız; çok gülünç bir duruma düşürüyor politikanızı içeride ve dış dünyada.
Eğer CHP barış sürecine Kürt sorunun çözümüne ve demokratikleşme boyutunda evrensel bir hukukla katkı sağlamaya devam ederse, iktidar yolunda önemli bir yol alacaktır.CHP’nin barış sürecinin saydam olmadığı konusunda yani PKK ile AKP hangi konularda anlaştılar tezinin haklı yanı var..
Yalnız, CHP’nin AKP’nin PKK ile görüşmesine karşı çıkması ise karşılığı yok bunun siyasette;çünkü kiminle savaşıyorsanız onunla barışırsınız.CHP de olsa bir başka parti de olsa silahların susmasının muhatabı BDP değil PKK’dır.
Eksiklerine rağmen CHP’nin “demokrasi,barış ve özgürlükler” bildirisi veya paketi desteklenmeli; eksikler ise kervan yolda dizilir misali ele alınarak yola devam edilmelidir.
Tabi bizim burada CHP’ye bir vatandaş olarak önerimiz; sosyal,siyasal ve ekonomi politikalarını,sosyal demokrasinin evrensel ilkleriyle,siyasetini örtüştürmeli ve yürütürken de;Türkiye’nin AB’liğinin üyeliğine hız vermeli,yoksa bu mücadelesi çok güdük kalacaktır.
Muhalefet, demokratik toplumlarda her zaman iktidardan daha özgürlükçü,insan odaklı,hümanist bir siyaseti ilke edinir..Vatandaşı devletin hizmetkarı değil,tersi devleti vatandaşın hizmetkarı gören ve devletin nötr olması konusunda,devlet aklını evrensel hukukla bağlayan bir sistemi savunur..
Not.Bu yazıyı bitirdikten sonra; Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde vahim bir terörle şok olduk toplum olarak,patlatılan iki bombalı araçla 43 kişinin ölüm haberini, haber kanallarından öğrendim.Ölenlere baş sağlığı yakınlarına da sabır diliyorum.
Dileriz CHP’nin bu demokratikleşme paketi, bu terör olayıyla gündemden düşmez.
Birde şunu hatırlatalım AKP’ye; Suriye iç savaşının tarafı olup alenen Beşer ESAD muhaliflerini eğitir ve savaşa hazırlarsanız ülkenizde, karşılaştıklarımızda sürpriz olmasa gerek.AKP’nin öngörüsüz dış politikasının sonucudur bu terör olayları.Dilimiz varmıyor söylemeye ama bunun devamı gelecek gibi görünüyor,dileriz yanılırız.
Ne demişler,”camdan evde oturan başkasının penceresine taş atmasın.”
Bir taraftan ülke içinde barışı sağlamaya çalışırken; dışarıdan gelen bir sistematik terörle de kuşatılmış durumdayız.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- BİZ YOKSULLAŞIYORUZ, ANKARA ZENGİNLEŞTİĞİMİZİ SÖYLÜYOR…
2.02.2026 - TÜRK USÜLÜ “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ…”
26.01.2026 - “81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”…
19.01.2026 - MENN DAKKA DUKKA…
12.01.2026 - İKİ BÜYÜK TEHLİKE: “UYUŞTURUCU VE IŞİD” TERÖRÜ…”
5.01.2026 - YENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR…
29.12.2025 - KIRMIZI ALARM!
22.12.2025 - ABDULLAH ÖCALAN’ ın “REEL SOSYALİZMİ…”
15.12.2025 - AYM BAŞKANI AĞLIYORSA…
8.12.2025 - ZEHİRLENMELER “GIDA TERÖR” DEĞL Mİ?
1.12.2025
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları






































































































































































yalanın yatsıya kadar omru ve akçam cılık
torosyanın uydurmalarının faş edilmesi,akçam a batmayıp da ne yapacaktı. ermeni iddialarıının ciddi bir elekten gecirildiğinde, elekte ne kadarının kaldığına dair guncel ve önemli bir gösterge oldu bu torosyanın (hayalellerinin) günlükleri. soykırım iddiaların kabulu için tüm imkanları topyekun seferber etme savaş/propoganda kampanyası konseptine dayanan maksist mobilizasyondan devşirme, amaç için her aracı mubah gören akçamcı anlayış, bilimsel ahlak ve anlayış sahibi herkesi tiksindiriyor
akçam için değmez
içine yuvarlandığı ve ekmegini de yediği soykırım müminliğiyle, bay akçamın two-state machine denk reflekse indirgenmiş beynine, on kusur yazı ile ince ince deşifre ettiğin kalpazanlık bir şey soylemedi ise, daha ne yazacaksın. zamanını vereceğin değerli birşey mi kalmadı..bu tiplere karşı, bir yaşam pratiği olarak tavsiye: h..tir diyip geçmek..
düzce
elinize yureginize saglik... Ermenilerin acisi uzerinden kariyer, guc ve para yapan Akcam ve Aktar gibilere cevabiniz az bile. ortalik onlara kalmasin...
Ali demirhan
Halil Berktay tam bir sarlatan ve muthis demogog. tipki 1970 yillarinda yoldaslari Aydinlikcilar gibi. Halil berktayin durdugu yer D.Perincekkin durdugu yerdir. Bu hareketin verdigi zarar ortadadir. Solda durup sag vuran boksordurler bunlar.
Ad Soyad Giriniz...
berktay 1970 lerde Aydınlıkçı olduğu için muteber sayılmazmış; peki akçam neymiş o zamanlarda.. akçam, alt etnik kimliğini dürüstçe açıklasın.. o zaman, soykırım papazlığı, amigoluğu yapmasını, bu ulkenin insanları anlayışla karşılar. örneğin c çandar, objektiflik kisvesi de takınıp devletin pkk ya teslim olmasını savunurken, çok tepki çekiyordu. soyunun kürt çandarlı kara husamettine dayandığını kitabında açıkladı. kendi de rahatladı. insanlar artık c candar ı anlayabiliyor..
yalanın yatsıya kadar omru ve akçam cılık
torosyanın uydurmalarının faş edilmesi,akçam a batmayıp da ne yapacaktı. ermeni iddialarıının ciddi bir elekten gecirildiğinde, elekte ne kadarının kaldığına dair guncel ve önemli bir gösterge oldu bu torosyanın (hayalellerinin) günlükleri. soykırım iddiaların kabulu için tüm imkanları topyekun seferber etme savaş/propoganda kampanyası konseptine dayanan maksist mobilizasyondan devşirme, amaç için her aracı mubah gören akçamcı anlayış, bilimsel ahlak ve anlayış sahibi herkesi tiksindiriyor
akçam için değmez
içine yuvarlandığı ve ekmegini de yediği soykırım müminliğiyle, bay akçamın two-state machine denk reflekse indirgenmiş beynine, on kusur yazı ile ince ince deşifre ettiğin kalpazanlık bir şey soylemedi ise, daha ne yazacaksın. zamanını vereceğin değerli birşey mi kalmadı..bu tiplere karşı, bir yaşam pratiği olarak tavsiye: h..tir diyip geçmek..
düzce
elinize yureginize saglik... Ermenilerin acisi uzerinden kariyer, guc ve para yapan Akcam ve Aktar gibilere cevabiniz az bile. ortalik onlara kalmasin...
Ali demirhan
Halil Berktay tam bir sarlatan ve muthis demogog. tipki 1970 yillarinda yoldaslari Aydinlikcilar gibi. Halil berktayin durdugu yer D.Perincekkin durdugu yerdir. Bu hareketin verdigi zarar ortadadir. Solda durup sag vuran boksordurler bunlar.
Ad Soyad Giriniz...
berktay 1970 lerde Aydınlıkçı olduğu için muteber sayılmazmış; peki akçam neymiş o zamanlarda.. akçam, alt etnik kimliğini dürüstçe açıklasın.. o zaman, soykırım papazlığı, amigoluğu yapmasını, bu ulkenin insanları anlayışla karşılar. örneğin c çandar, objektiflik kisvesi de takınıp devletin pkk ya teslim olmasını savunurken, çok tepki çekiyordu. soyunun kürt çandarlı kara husamettine dayandığını kitabında açıkladı. kendi de rahatladı. insanlar artık c candar ı anlayabiliyor..
Onur Dinçer
Cengiz Çandarın Kürt kökenli olduğunu itiraf ettiğini nereden çıkarıyorsun? Cengiz Çandarın soyu Osmanlının erken dönemindeki önde gelen Türk ailelerinden biri olan ve tam 5 sadrazam çıkartmış olan meşhur Çandarlı ailesine dayanır ve Cengiz Çandarın kendisi de bu gerçeğe dayanarak Türklüğünün Türkiyedeki çoğu insanınkinden daha saf olduğu yönünde sözler etmiştir zaman zaman. Örneğin, Çandar şunu söylemiş bir yerde: "Türklüğünde karışıklık ve spekülasyon olmayacak birisi de benim."
Onur Dinçer
İkinci bir husus; kişinin politik görüşünün etnik kimliğinden bağımsız olamaması ancak kabile toplumlarında görülebilecek bir şey. Türkiye öyle bir toplum değil çok şükür. Mesela, ben de etnik Türküm ve ben de Ermeni soykırımını kabul ediyorum. Zaten Türklükle Ermeni soykırımının kabulü veya reddi arasında da her hangi bir mantık ilişkisi göremiyorum. Uluslararası hukukta tanımlandığı şekliyle soykırım, ya vardır ya yoktur; var ya da yok olduğu kişiden kişiye değişmez.
Onur Dinçer
Ali Demirhan adlı yorumcunun demagojinin ne manaya geldiğini bildiğinden şüpheliyim. Halil Berktayın yazdıklarının demagojiyle uzaktan yakından alakası yok, zaten o karakterde biri de değil. O sadece kendisinin bu konudaki haklılığını isbatlamak için tüm karşı argümanlara yeri yettiğince cevap vermeye çalışıyor, bunu da bilimsel metotlarla yapıyor. Ayrıca, Berktayın bugünkü Doğu Perinçekle herhangi bir fikri yakınlığını göremiyorum. İnsanları damgalamak bu kadar kolay olmamalı. Seviye lütfen.
dinçer e yanıt 1
cengiz çandar ın soyunun çandarlı kürt kara husamettin e (?) dayandığına dair kendi açıklaması kendi son kitabı mezopotamya .. da yazdığına dair bkz... http://yenisafak.com.tr/yazarlar/SalihTuna/cengiz-candar-niye-boyle-yapiyor/35234 c. çandar ın, kendi kürt feodal kökeninin sağlamlığına dayanarak, tüm kürtler arasında yuksek perdeden volta atması ve pkk misyonunu tumuyle meşrulamaya adanması sadece evrenselci sosyalıst ayaklara değil, etli kanlı kimlik sövenizmine de dayanıyor..
dincere yanıt -2
derileri altındaki etnik tortuları gizleyip toplumun başat özelliklerini her türlü hücümü yapıp, ülkeyi muz cumhuriyeti iktidarsızlığına indirgemek için genişletilmiş türklük kavramına tüneyip, bu hususiyetin hakikiliğinin içini ise boşaltırken, gerçekten saflara ise "kişinin politik görüşünün etnik kimliğinden bağımsız olamaması ancak kabile toplumlarında görülebilecek bir şey" aforizması pazarlıyorlar..
dydincer yanıt 3
buna inanan, eleştirel gözleri açılmamış, sahada işlerin nasıl donduğunu görüp de okuyamayan safların sorunu ise, bu aforizmanın tek yanlı safları saf dışı etmeye yonelik sistematik bir araç olduğunu görmemeleri.. kısacası bir dua ya sadece kendilerinin amin demesi..
Onur Dinçer
Kaldı ki ben dünyanın her yerinde eşit derecede doğru olan bir gerçeği ifade ettim. Yani, kişinin politik görüşünün etnik kimliğinden bağımsız olamamasının ancak kabile toplumlarında görülebilecek bir şey olduğu, dünyanın her yerinde aklı başında olan her insanın söyleyebileceği bir şey.
Onur Dinçer
Diğer meseleye gelince, senin ideolojine ters gelen bir görüşü savunanı (bu durumda ben oluyorum) komplo teorileriyle kendi görüşüne inanmaya ikna etmeye çalışıyorsun. Sanki ortada herkesten saklanmaya çalışılan bir komplo var ve bunun da sadece sen ve senin gibi düşünenler farkında.
Onur Dinçer
Çandarlı sülalesinin baba soyunun Kürt olması eldeki o döneme ait veriler ışığında düşük bir ihtimal. Ama, devrin her önde gelen Müslüman sülalesi gibi, onlar da evliliklerinin gayrimüslim ailelerden gelen kadınlarla olanları haricindekilerini diğer önde gelen Müslüman ailelerle yapmıştır ve bunlar içinde önde gelen Kürt, Arap, Acem vs. aileler de pek tabii olabilir. Milliyetçiliğin olmadığı devirlerden söz ediyoruz.
Ad Soyad Giriniz...
olgularla teorik kılıklı dolmalar arasındaki devasa açıklığın idrak alanındaki karşılığının ne olduğuna dair olası bir sakatlığın ne sonuç verdiğini, bir okuru olduguna göre okuduğunu içselleştirebilseydin, berktay vs akçam atışmasının da ana damarı oldugunu ve berktay a hak vermekle, bu pozisyonun arasındaki çelişkiyi farkederdin. yani berktay a hak verirken, tartışmayı anlayarak degil de berktay hakkında izlenim ve imana dayalı tutum belirliyorsun ki, aynı hataya burda da dusuyorsun.
Ad Soyad Giriniz...
ideoloji ve komplo teorisi, saçmalıkların gecerli teori diye yutulduğu düşünce sakatlığının aynı yarıkuresine ait seyler..resim, sakındığını sandığın tuzaga düşmenin ta kendisi.. Burnunun dibinde bile geçerliliği olmayan bir varsayımı, dunyanın her yerinde gecerli ilan ederken, olguyu pas gecip iman alanında dolma yutmak gerçekliğe erişimde kötürüm olmak, elinin erişebildiği bir olgusallığı okuyamamak demek..
Ad Soyad Giriniz...
spekülasyona artık gerek kalıyor mu, candarın kendinin cok yakın zamanda çıkardığı kitabına rucu ediliyorsa.. okuyup anlamada sorun yoksa tabi..kaynak: http://yenisafak.com.tr/yazarlar/SalihTuna/cengiz-candar-niye-boyle-yapiyor/35234
Ad Soyad Giriniz...
berktay ın tam da eleştirdiği şey bu tutum.. ayrıca ne kürt olmak kötü birşey olarak nitelendi, ne kabile toplumu olmak inferior birsey..ne de dunyanın her yerinde gecerli düzlükler var..
Onur Dinçer
Linkini verdiğin makaleyi baştan sona okudum zaten. Bir kere, Çandarlı sülalesinin kendisinde veya devrin kaynaklarında sülalenin Kürt orijinli bir sülale olduğunda dair en ufak bir bilgi, kayıt, gelenek, şecere, belirti vs. yok. Sen Çandarlı Kara Halil Paşanın ölümünden 200 yıl sonra, Çandalıların görünürlüğünün azaldığı bir devirde, Osmanlı yanlısı bir Kürt beyi tarafından yazılmış bir kitaptaki doğruluğu gayet kuşkulu bir ifadeden hareket ederek sülalenin kökeni hakkında hüküm veriyorsun.
Onur Dinçer
Senin diğer yazdıklarına gelince, onlarda ciddiye alınacak hiçbir şey yok. O yüzden muhatap alınıp cevaplanmaya bile değmezler. Sen ne beni ne de Halil Berktayı anlayabiliyorsun.