Oya BAYDAR
Tek Tip İnsan Yetiştirmek
7.03.2012
3970
28 Şubat tartışmalarıyla ilk ve ortaöğretime getirilmeye çalışılan yeni düzen tartışmaları rastlantısal olarak mı yoksa bilerek, hesaplanarak mı eş zamanlı başlatıldı, doğrusu merak ediyorum. Başbakan ve AKP kadrolarının, bir de televizyonlarda boy gösteren bir kısım prof., bölüm başkanı, hatta rektör ünvanlı iktidar yandaşlarının konuya yaklaşımları, 28 Şubat’ın on beşinci yıldönümünde, darbecilerin “1000 yıl sürecek” diyerek posta koydukları eğitim, toplum ve insan mühendisliği projesinin rövanşının alındığı izlenimi bırakıyor.
AKP kanadı, başbakanından bakanına, İmam Hatip Mezunları Derneği Başkanı’ndan rektörüne, getirilmeye çalışılan yeni düzenlemeyi tıpatıp aynı cümlelerle savunurken, yasa taslağını eleştirenlere de hep aynı soruyu yöneltiyorlar: “Ne yani; tek tip nesiller mi yetiştirmek istiyorsunuz?” Bu soruyla 4-4-4- formülünün eğitimi çeşitlendirdiğini, çocukları ve gençleri “yüz çiçek açsın” özgürlüğüne kavuşturacağını, tek tip kullar olmaktan kurtaracağını söylemeye çalışıyorlar. Çalışıyorlar diyorum, çünkü özellikle televizyon kanallarında boy gösteren 4-4-4 teorisyen veya savunucularının çok büyük çoğunluğu meramlarını pek anlatamıyorlar. Başbakanlarının laflarını tekrar etmeye çabalıyorlar ama onun belagatine sahip olmadıkları, savunmaya çalıştıkları görüşün doğruluğuna belki kendileri de pek inanmadıkları için yetersiz, zavallı, hatta cahilane sözlerden öteye geçemiyorlar.
Eğitim Planlaması Siyasetçilerin İşi Olamaz
Ülkemizde eğitimin en temel sorunlardan biri olduğunu kabul etmeyen yok. Devasa fırsat eşitsizliği bir yana, verilen eğitimin kalitesinin -düşük falan değil- yerlerde süründüğü tartışma götürmez biçimde, örnekleriyle ortada. Yerel ve uluslararası araştırmaların en cahil ve eğitimde geri ülkeler sıralamasında hep en önlerdeyiz. Yukarda sözünü ettiğim ulemanın “Bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkündür^dedirten hali; de’lerin da’ların ne zaman bitişik ne zaman ayrı yazılacağını bilen köşe yazarlarının bile nadirattan olduğu; ülkeler bazında, kişi başına kitap okuma endeksinin en alt sıralarında yer almamız, genel kültür eksikliğimiz, vb. herkesin malûmu. “Şubat ayı kaç yılda bir 29 çeker?” sorusuna çoğu genç yirmi iki kişiden sadece üçünün doğru cevap verebildiğini, onların da ikisi kadın üç yaşlı insan olduğunu televizyonda izlediğimde içim gerçekten burkulmuştu.
Bütün ideolojik önyargılardan, siyasal yatırım hesaplarından arınmış; ulusal, yerel, bölgesel ve uluslararası verilerden yararlanarak ortaya konacak ve de bütün kaynakların seferber edileceği bir eğitim düzenlemesine ihtiyacımız olduğu apaçık. Bu konudaki eksiklerimiz, yanlışlarımız, sorunlarımız o kadar büyük ve yaşamsal ki, siyasi yatırım hesaplarıyla yada ideolojik kavgalarla atılacak her yanlış adım bugünümüzü ve geleceğimizi, genç kuşakların kaderini, insanımızın gelişmesini belirleyecek, örseleyecek, karartacak. Zaten hiç iç açıcı, umut verici olmayan durum büsbütün kötüleşecek.
İktidarlar, partiler, siyasetler -ve de kimileri kabul etmek istemese de- devletler geçicidir. Omzu kalabalık yada sivil giyimli toplum mühendisi darbecilerin kurmaya çalıştıkları düzenler, kendi sandıkları gibi öyle 1000 yıl falan sürmez, günü gelir yıkılır. Öte yandan iktidarlar, partiler, siyasetler toplumu kendi ideolojik hatları ve tercihleri doğrultusunda biçimlendirmek isterler. Türkiye gibi toplumsal-ideolojik çelişkilerin derin ve çatışmalı olduğu yapılarda, siyasal ideolojik dayatmalar ve çatışmalar da keskin olur. 28 Şubat süreci ve şu günlerde tartışılan eğitime yeni düzen girişimleri bu çatışmanın su yüzüne yansımasıdır. Vahim olan şu ki, çatışma ve hesaplaşma, suça varan bir sorumsuzlukla Türkiye insanının geleceği üzerinden yürütülmektedir.
İşte tam da bu yüzden, bir eğitim reformu çerçevesinde eğitimin her kademede uzun vadeli olarak planlanması hükümetlerin ve siyasetçilerin değil bağımsız uzmanların işi olmalıdır. Ortaya konan modeller toplumun bütün kesimlerince tartışılmalı, fikir üretilmeli, eleştirilmelidir. İktidardaki ve muhalefetteki siyasi partiler doğal olarak bu tartışmanın ve model üretiminin parçalarıdır ama sahipleri ve buyurganları değil. Yani eğitim, sivil veya asker muktedirlere, şu veya bu ideolojik hattın takipçisi siyasetçilere bırakılamayacak kadar ciddi ve hayati bir iştir.
Benim İdeolojim Seninkini Döver
28 Şubat; asker-sivil bürokrat seçkinlerin Cumhuriyet’in palazlandırdığı büyük sermaye ve onun medyası desteğinde gerçekleştirmeye çalıştıkları siyasi-ideolojik bir darbeydi. Laik Kemalist ideolojinin restorasyonu girişimiydi. Bu nedenle de ideolojik propaganda (psikolojik harekât) ve eğitim alanı darbeci- vesayetçi güçlerin ana hedefleri oldu. 28 Şubat zihniyetini güçlendirip yaşatacak nesiller yaratılmak isteniyordu. Zorunlu eğitimin, emir demiri keser misali alelacele sekiz yıla çıkarılmasının başlıca, hatta tek nedeni İmam Hatip okullarının önünü kesmek; bir yandan iktidara uzanacak kadar güç kazanan Müslüman kesimleri iktidardan silah tehdidiyle uzaklaştırırken öte yandan resmi ideolojiye bağlı tek tip insanlardan oluşan Kemalist nesiller yetiştirmekti. 28 Şubat’a kadarki bütün darbeler siyaset ağırlıklıyken post-modern darbe ideolojik ağırlıklıydı diyebiliriz.
Herkesin bildiğini birbirimizden saklamaya, karnımızdan konuşmaya gerek yok: 28 Şubat’ın on beşinci yılında tıpkı 28 Şubatçıların yaptığı gibi alelacele ve son derece hazırlıksız şekilde gündeme getirilen 4-4-4 eğitim düzenlemesi de ideolojik karşı darbeden ibarettir. Ana amacı; dinî eğitimin resmi yaşını çocukluğun ilk yıllarına (son değişikliklerle dokuz yaşına kadar) indirebilmek, ilk dört yıldan sonra İmam Hatiplere geçişi sağlayabilmektir. Gerisi gerçekten teferruattır, teferruat olduğu da komisyondaki yasanın maddelerinin savrukluğundan, her an nabza göre değiştirilmesinden, konunun uzmanlarının ve sivil toplumun itirazlarının şu veya bu şekilde bastırılmaya çalışılmasından, yasayı papağan misali savunanların en güçlü argümanlarının “tek tip insan” yetiştirilmesinden ibaret olmasından da anlaşılmaktadır. 28 Şubatçılar laik-Kemalist-ulusalcı nesiller yetiştirmek istiyorlardı, AKP iktidarı da Başbakan’ın bir süre önce açıkladığı ve kavgasını verdiği biçimde dindar-muhafazakâr nesiller yetiştirmek istiyor. Tabii ki konunun siyasal yatırım, psikolojik tatmin, intikam duygusu gibi yanları da var ama bunlar ikincil.
İster dinî ister uhrevî olsun, ideoloji ideolojidir. Her ideolojik güç (Komünizm dahil) iktidarını teminat altına alabilmek için kendi insanını, kendi nesillerini yaratmak ister. Bunun başlıca aracı da eğitimdir.
İster Kemalist, ister dindar, ister komünist, vb. olsun ideolojik eğitim kendi ideolojik modelinde tek tip insan yetiştirmeyi amaçlar. “Şöyle veya böyle nesiller yetiştirmek”ten söz ediliyorsa tek tip insan modeli gündemde demektir. Kuşkusuz bu nesil yetiştirme işi her zaman başarılı olmaz, fire verir. Kimileri ayrıksı kalır, muhalif olur, baş kaldırır. Rejim bunlarla mücadele eder ve başkaldıranı ezmeye çalışır. Yine de tek tipleştirme sanıldığı kadar başarılı olmaz. Örneğin AKP kadrolarının, Fethullah Hareketi mensuplarının Kemalist rejimin bağrından çıktıkları unutulmasın.
Tek tipleştirme konusunda bütün ideolojiler arasında en yamanı, en tavizsiz olanı dinî ideoloji ve dinî eğitimdir. Çünkü burada söz konusu olan insanın inanç dünyasıdır ki; dinî inanç sorgulamayı, eleştirmeyi, kendini tartışmayı reddeder. Aşılması, başkaldırılması, özgürleşilmesi, farklılaşılması en güç olan budur.
Kısaca, yapılmaya çalışılan eğitim düzenlemesine karşı çıkanları “Tek tip insan yetiştirmek mi istiyorsunuz?” diye susturmaya çalışanlar, aslında “Artık biz kendi tek tip insanımızı yetiştireceğiz” demektedirler. Amaçlanan budur ama, bu işin öyle kolay başarılamadığını eğitim ve nesil mühendisliğine soyunan yeni muktedirler de göreceklerdir. Başaracakları tek şey şu berbat eğitim sistemimizi biraz daha içinden çıkılmaz hale sokmak olacaktır.
Eğitim; bütün siyasetler ve ideolojik dayatmalar dışında özgür, sorgulayıcı, eleştirici, ezberciliğe papağanlığa prim tanımayan, otoriteye baş eğmeyen, herkesin hakkını kendi hakkı gibi koruyan, barışçı ve yaratıcı bireyler yetiştirmeyi hedeflerse “tek tipleştirme” ortadan kalkar. Özgür ve sorgulayıcı birey tek tipleşmeye karşı çıkacak, sürünün koyunu olmayı reddedecektir. İktidarlar bundan hiç hazzetmezler.
Çeşitlilik içinde üretici-yaratıcı birey insana ulaşabilmek öyle 4-4 veya 5-9 veya 10-20 formülleriyle ve Kemalist ideolojik dayatmanın yerine dinî-muhafazakâr dayatmayı geçirerek değil bütünsel bir zihniyet değişikliği ile mümkündür. Yoksa, milyarlarca liralık yatırımla öğrencilere dağıtılması planlanan tabletler, akıllı tahtalar, vb. yandaş sermayeye avanta kazançlar sağlamaktan öteye geçmez. Mesele tablette değil o tabletin içeriğindedir. Atatürk’ün gençliğe hitabesini de yükleyebilirsiniz tabletin hafızasına, Kur’andan ayet de, Komünist Manifesto da. Hepsini birden ve daha başkalarını da yükleyip özgürce tartışılmasını sağlayabiliyor musunuz? Çocukların, gençlerin kafalarındaki bütün tabuları yıkmaya; ne Müslüman ne Kemalist, ne olacağını kendisi seçebilecek özgür insanlar yetiştirmeye cesaretiniz var mı? Varsa, işte o zaman eğitim reformunu tartışmaya başlayalım.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları













































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024