Ahmet ÖZTÜRK
Bir yerel yönetim seçimleri daha yaklaşıyor… Siyasi partiler aday bulmanın, kifayetsiz muhterisler de listelerde yer kapmanın telaşında şu sıra... Karanlık mahfillerde toplanılıyor, ayak oyunlarına dayalı ucuzun da ucuzu stratejiler geliştiriliyor… Gırla giden pazarlıklarda vaatlerin bini bir para… Her şey var da, “Kim, nasıl bir yerel yönetim istiyor?”, “Göreve talip olduğu kente nasıl bir vizyon biçiyor?”, “Kentsel politikalar hangi ihtiyaçlar üzerinden şekillendiriliyor?” gibi birçok sorunun yanıtı yok ortalıklarda... Her dönem, her yere aday olup bir şekilde seçilmeyi beceren siyaset esnafının bu konuda hiçbir fikri de yok zaten... Buna gerek de görmüyorlar ayrıca… Toplumsal muhalefetin her alandaki gerilemesine koşut olarak ideolojik belirleyicilikte de irtifa kaybetmesi, siyaset alanında düşünsel geri plan yaratma gibi zorunluluğu da ortadan kaldırdı tümüyle… Bunda küresel güçlere kayıtsız şartsız biat eden egemen siyasetin, serbest piyasa ekonomisinin sonsuza değin egemen olacağı yönündeki bir palavrayı genel kabulmüş gibi topluma yutturmasının payı çok elbette… En kötüsü de şu ki, “Dünyada işler böyle gidiyor, biz neyi tartışacağız?” kıvamındaki toplum, yaşamsal önemdeki konularda bile yapılan tartışmaları gereksiz laf kalabalığı olarak görüyor… Mensup olduğu partinin lideri yada iltisaklı olduğu kanaat önderinin her şeyi bitamam dile getirdiğini ve bunların da tartışmasız gerçekler olduğuna iman ederek farklı görüşlere en başından kendini kapatıyor… Kabul etmek gerekir ki tüm meselelere evrensel ölçekten bakma gibi bir yaklaşıma sahip egemen sol anlayışın de “yerel” diye bir derdi olmadı yakın zamana kadar… İşin tuhafı kendi sokağı için fikir üretmekten aciz olan bizler, başka sokaklarda, dünyayı kurtaracağını sandığımız fikirlerle dolaşıyoruz… Devrimin ardından her şeyi düzelteceğimizi düşünerek yaşadığımız çevrenin geri döndürülemez biçimde tahrip edilmesini seyrediyoruz… Kamuoyuna mal olmuş kimi olaylar müstesna, kentlerimizin doğal, tarihi, kültürel yapısını talan eden uygulamalar sürerken, genel politikalara odaklanmış bir siyasal hat yerelde de öncelikli oluyor…
HALKIN VERECEĞİ HER YANIT KENDİ YARARINA OLUR MU
Katıldığım her toplantıda not alırım… Zaman zaman bakıp geçmişi anımsamaya çalıştığım 20-25 yıllık ajandalarım duruyor evimde… Onların sayfaları arasında gezinirken toplumun da, bizlerin de ne kadar geriye gittiğini çok daha iyi anlıyor insan… Pek çok yerel seçim arifesinde bir dolu toplantı yapmışız arkadaşlarla… Kentteki sosyalistler olarak adaylarımız olmuş, seçim bildirgeleri yayımlamışız… Bir bildirgemizin ruhuna, kıran kırana tartışmaların ardından “Avrupa Kentsel Şartı” egemen olmuş örneğin… Bir diğerinde “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”nı tartışmışız… Şart’a Türkiye’nin koyduğu çekincelerin kaldırılmasını istemiş, içindeki hükümlerin acilen hayata geçirilmesini talep etmişiz… Biraz sezgisel olsa da önemli konulara değinmişiz aslında… Şayet böyle bir siyasi iklimi yeşertebilmiş olsaydık, bugünkü “kayyım” rezaleti yaşanmayabilir, ülke nüfusunun yarıya yakın bölümünün atanmışlar tarafından yönetilmesi gibi bir garabet önleyebilirdik örneğin… Ayrımsız tüm bildirgelerimizde “katılım” çok önemsenen bir kavram olarak esaslı bir başlığı oluşturmuş… “Yerinden yönetim” sözcüğünün çokça kullanıldığı bildirgelerimizde, demokratik bir yerel yönetimin ancak yerel katılım yollarının her kesime açık olmasına bağlı olduğunu söylemiş, sıradan sokak düzenlemelerinden büyük kentsel dönüşüm projelerine kadar her şeyin o çevrede yaşayan halka sorularak yapılması gerektiğini ifade etmişiz… Fena da etmemişiz aslında, en azından tartışmalara zemin oluşturacak fikri bir altyapı oluşturduğumuz gibi, kente vizyon olmasa da farklı bir bakış açısı sunmuşuz… Zaman zaman bakarım o metinlere, oradaki naiflik çok çarpıcı gelir… Çarpıcı gelen bir diğer şey de artık bunları tartışamıyor oluşumuz… “Yerel yönetimlerde özerklik”, “özyönetim”, “yerinden yönetim” gibi meseleleri konuşmaya kalkmak, kimi yaftalamaları en baştan kabul edip savcılık ifadesine hazır olmanızı da gerektiriyor… Nefret söylemi ile yükselecek ulusalcı histereyi göğüsleme zorunluluğu da cabası… Zaman zaman da tartışır, başka türlü formülasyonlar geliştirebilir miydik sorusuna yanıtlar ararım… Son dönemlerde “Katılım” kavramı üzerinde yoğunlaştım mesela… Sınırlarının popülizmle nerede çakışıp, nerede ayrıştığı konusunda tereddütlerim oluştu… İnsanlığa karşı işlenen bir suç olan “İdam cezası” örneğinde olduğu gibi kente karşı işlenen suçlar ya da evrensel ölçekte kabul görmüş şehircilik uygulamaları hakkında halka sorular sorulabilir mi acaba? Biraz üstenci bir cümle olacak ama halkın vereceği her yanıt halkın yararına olur mu gerçekten? Halkın iradesini yok sayan davranışlar demokratik, katılımcı anlayışlarla çelişir mi? Böyle davranırsak “halka rağmen” davranıp düpedüz vesayetçilik mi yapmış oluruz?
SIRA DIŞI BİR BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ
Mademki yerel sorunları konuşuyoruz, yaşadığım yerelden örnekler vererek açıklamaya çalışayım o halde… Çaycuma yakın dönemlerde içinden iki il çıkarılıp yontularak fazlaca bir şeyi bırakılmayan Zonguldak’ın 92 bin nüfusuyla en büyük üçüncü ilçesi… İlçe merkezinde yaklaşık 28 bin kişi yaşıyor… İlin en önemli tarım topraklarına sahip olmasına karşın, aldığı sanayi yatırımlarıyla bir endüstri kenti kimliği de taşıyor… Anadolu’nun demografisi birbirine çok benzeyen orta halli kasabalardan biri gibi görünüm sergiliyor yani… Geçmişte sol hareketlerin çok güçlü olduğu Çaycuma’da 2014 seçimlerinin ardından iktidara gelen yönetim sözcüğün tam anlamıyla sıra dışı bir belediyecilik hizmeti veriyor… “Çağdaş dünyanın kentlerinde ne varsa Çaycuma’da da aynısı olacak” diyerek işe koyulan yeni yönetim geçen dört buçuk yılda kenti bisiklet yolu ağıyla ördü örneğin… Bisikleti bir spor ve sağlık aracı olmanın yanı sıra ulaşım stratejisinin bir parçası sayarak her türlü standarda sahip kilometrelerce yol yaptı… Seçim bildirgesinde hemşerilerine “Otomobillerinizle vedalaşma zamanı geldi” çağrısı yapan Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, bu uygulamayı trafiğin her türlü kirliliğinden arınmış bir beldeyi kurmak için hayata geçirdiklerini açıkladı. Bununla da yetinilmedi, yeni dönemde, yayalaştırılmış alanlarla tanıştı Çaycuma… Kentin en merkezi yerinde derme çatma tezgahlarda kurulan ve tam bir kentsel kaos oluşturan pazaryerinin modern şekilde yeniden inşa edilen yere taşınmasının ardından ortaya çıkan Çaycuma ölçeğine göre oldukça büyük alan yayalaştırılarak halkın kullanımına sunuldu. Ülkede örneği pek görülmeyecek şekilde yayalaştırılmış alanlarla bisiklet yolları imar planına işlenerek, sonraki yönetimler tarafından ortadan kaldırılmasının önüne geçilmeye çalışıldı…
HALKTAN YANA BELEDİYECİLİKLE AKILCI ÇÖZÜMLER İÇ İÇE
Yeni dönmede topoğrafyasının verdiği avantajlar da kullanılarak, Çaycuma, sözcüğün tam anlamıyla “engelsiz bir kent” haline geldi. Yeni açılan ya da yenilemesi yapılan tüm yollar hiç yükseltisi olmayan yol tasarımıyla inşa edildi… Araç, bisiklet ve yaya yolları aynı düzlemde olan Çaycuma’da, yapılan diğer düzenlemelerle birlikte, hareket edebilir durumdaki her engelli vatandaş, şayet hizmet alacağı kurumun yapısı da uygunsa, hiç kimsenin yardımına gereksinim duymadan her türlü hizmete ulaşabiliyor artık… Dahası belediye birörnek görünümüyle kente kimlik kazandıran ahşap ve beton kent mobilyalarını kendisi üretiyor… Zorunlu haller dışında hiçbir plastik malzeme kullanılmayan ve tümüyle yörenin insanları tarafından yörenin malzemeleri kullanılarak yapılan mobilyalar, son derece ekonomik olduğu için de belediyeye büyük katkı da sağlıyor… İlçede halktan yana belediyeciliğin güzel örneklerini, akılcı çözümleri görmek de mümkün. 83 adet köyü, 5 adet beldesi bulunan ilçe, bu yerleşim birimlerinin idari olduğu kadar ticari merkezi konumunda da… Köylerden her gün yüzlerce minibüsle binlerce vatandaş ilçe merkezine geliyor... İlçe merkezinin çeşitli yerlerine park ederek hizmet vermeye çalışan minibüslerin yarattığı sorunları aşmayı önüne koyan belediye, yeni kurulan pazaryerlerinin hemen yanında, genişçe bir alanda köy minibüs terminali oluşturdu... Köylerden geldikleri araçlardan burada inen vatandaşlar kent merkezine ücretsiz taşımaya başlandı… Oluşturulan ring dahilinde çalışan otobüslerden güzergah üzerinde oturan Çaycumalılar da yararlanıyor... İlçe merkezi bir keşmekeşten arınırken, vatandaşlar da ücretsiz hizmet almanın keyfini sürüyor… Bu uygulama ile Çaycuma Belediyesi her ay ilçe nüfusunun bir buçuk katından fazla insana ücretsiz taşımacılık hizmeti veriliyor… İmar uygulamalarında ayrıksı bir yol izliyor belediye… Bölgede yer alan diğer yerleşimlerde Filyos Irmağı’nın sedde içine alınmasıyla kazanılan alanlar büyük oranda imara açılırken, Çaycuma’da tamamen rekreasyon alanı olarak kullanılıyor… Belediyenin bu alanda kazanılan 120 bin metrekare alanda planladığı Filyospark Yaşam Alanı etap etap inşa ediliyor… Yapımı ilk tamamlanan 20 bin metrekarelik alan bitkilendirmesinin tamamlanmasının ardından yakında hizmete sunulacak…
CILIZ DA OLSA TEHLİKELİ SESLER YÜKSELİYOR
Tüm bunları şunun için anlatıyorum… Bir araştırma şirketi geçtiğimiz hafta yaptığı memnuniyet anketinin sonuçlarını açıkladı Çaycuma’da… O ankete göre halkın kahir ekseriyeti belediyenin uygulamalarına destek veriyor… Ancak çarpıcı kimi sonuçlar da var… Azınsanmayacak kadar çok kişi sokak hayvanlarının toplanmasını ve kendi yaşadıkları ortamlardan uzaklaştırılmasını istiyor… Mevcut Hayvanları Koruma Yasası’na bile aykırı şekilde barınma evine kapatılmasını isteyenler olduğu gibi az sayıda da olsa itlaf edilmesini talep edenler de var… Şimdilik cılız sesler olarak duyulsa da, çağdaş şehirlerin vaz geçilmez unsuru olan bisiklet yolları bile şikâyet konusu o ankete göre… Ağırlıklı olarak yerel AKP örgütü etrafında kümelenmiş bir eşrafla bir grup esnaf kendi dükkanlarının önündeki bisiklet yolunun kaldırılıp yerine otopark yapılmasını istiyor… Kentte bu talebin olası AKP adayının seçim bildirgesine vaat olarak gireceği konuşuluyor… Yayalaştırılmış alanlar için de, çok zayıf da olsa, bu gibi talepler gelebiliyor… İmar uygulamalarında da aynı durum söz konusu… Gerçi ankete pek yansımamış ama yeni planlanan alanlarda yeşil alanların, otoparkların, yol genişliklerinin gereğinden fazla tutularak mağdur edildiğini düşünen vatandaşlar, konut alanına düşen payların yükseltilmesini, diğer alanların azaltılmasını istiyor… Bu konuda açılmış birkaç mahkeme de bulunuyor hatta… Dahası ırmak kenarında yeşil alan olarak planlanan alanların imara açılıp TOKİ’ye tahsis edilerek “ucuz konut” yapılması bile bir fikir olarak öne sürülebiliyor… Şimdilik cılız sesler olarak kalan bu taleplerin her an bir kampanyaya dönüştürülüp ciddi bir yurttaş talebine dönüşme potansiyeli taşıdığını göz önünde tutmak gerekiyor…
KENTLERİN FİZİKSEL DÖNÜŞÜMÜ, İÇİNDE YAŞAYANLARIN TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜNDEN DAHA HIZLI OLABİLİYOR
Peki, bu durumda yapılması gereken ne gerçekten? Sorunlu bir cümle olacak ama yurttaşlar böyle istiyor diye çağdaş şehircilik ilkelerinden, evrensel ölçekte kabul görmüş planlama esaslarından vaz geçilebilir mi? Katılımcılık adına bu konularda referandum yapılması doğru olabilir mi örneğin? Aslında benim yanıtım net… Bir insan hakkı sorunu olan idam konusunda referandum yapılmasına nasıl karşı çıkıyor, kahir ekseriyet istedi diye yasalara dönmesini kabul etmiyorsak aynı şeyi kentler için de düşünebiliriz pekâlâ… Belki yazmak gereksiz ama yurttaş talebi var diye sokak hayvanlarına zalimane muamele yapılamaz, yeşil alanlar imara açılamaz… Bisiklet yolu, yayalaştırılmış alanlar, trafik lambası olmayan akıllı kavşaklar gibi insan odaklı çağdaş düzenlemelerin ortadan kaldırılması kabul edilemez... Birisi insanlığa karşı işlenmiş suçsa, diğeri de kente karşı işlenmiş suçtur ve biri diğerinden daha önemsiz değildir… Öte yandan kentlerin fiziksel dönüşümü, içinde yaşayanların toplumsal dönüşümünden çok daha hızlı ve kolay olabiliyor… Çaycuma bunun açık örneği olarak duruyor önümüzde… Bir yönetim geldi, halktan yana çağdaş belediyecilik adına pek çok uygulamaya imza atarak, kentin çehresini hızla değiştirdi… Hakim anlayış devam ederse dönüşüm daha da derinleşip yeni bir Cittaslow kenti çıkacak belki de ortaya… Etmemesi durumundaysa, çağdaş belediyecilik uygulamalarının rafa kaldırılıp, ülkede pek çok örneği olan cinnet kentlerinden birine dönüşme tehlikesi zayıf bir olasılık da olsa ilçenin önünde duruyor… Çaycumalıların yapılan uygulamaları özümseme kapasitesi bu olasılığın hangi boyutta kalacağını da belirleyecek kesinlikle… Olasılığın yükselmesi durumunda kentin kazanımlarına sahip çıkılması için ciddi bir mücadele başlatılması kaçınılmaz olacak… Bu çağda hâlâ bu sorunlarla boğuşuyor olmak kabul edilebilir bir şey olmasa da insanlaşma sürecinde yol alabilmek için bu kavgayı vermek zorundayız ne yazık ki… İnsanlığın insanlaşma sürecinde kentleşme serüvenin rolünü tartışmak mümkün değil çünkü…
*Bu yazı “Yeşil Sol Gündem” dergisinin Kasım Aralık 2018 sayısında yayımlanmıştır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları


















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.11.2024
18.01.2024
14.08.2023
2.06.2022
5.07.2021
24.05.2021
18.05.2021
26.04.2021
5.04.2021
7.01.2021