Gökhan BACIK
Türkiye ve İsrail arasındaki anlaşma bir sürpriz değildir. Bir süredir taraflar sürekli görüşmekteydi.
Bundan bir ay kadar önce Tel Aviv Üniversitesi’ne bir konuşma yapmak için gittiğimde İsrail’de konuşma imkanı bulduğum bazı akademik uzmanları “anlaşma için umutlu ama bazı sorunların olduğu konusunda da gerçekçi” bulmuştum.
İşin püf noktası şudur: Hem Türkiye’de hem İsrail’de görünen aksine ideolojik önceliklerini rahatlıkla geriye itip siyasi çıkarlar için manevra yapacak siyasi aktörler etkin.
Peki temel sebep nedir? Bu sorunun cevabı basittir. Hem Türkiye hem İsrail bu anlaşmaya mecburdur. Türkiye izole olmuş durumdadır ve bu hal onun hem uluslararası politik hem ekonomik menfaatlerine onulmaz zarar vermektedir.
Dış politikada bir çıkmaz sokağa girerseniz en sonunda o sokaktan gittiğiniz gibi geri gelirsiniz! Türkiye, Rusya, İsrail, Mısır hatta Suriye gibi pek çok farklı konuda “diplomatik çıkmaz sokaklara” girmiştir. Türkiye’nin çıkmaz sokakların önünü kesen yapıları yıkmaya yani yolu açmaya gücü yoktur. O nedenle bir süre sonra geri dönecektir ve dönmektedir.
Öte yandan Türkiye’nin gücü, gücünün sınırları, coğrafyası, kültürel kapasiteleri gibi konular bellidir. Eldeki durum bu olduğu sürece kim gelirse gelsin benzer bir dış politika takip eder. AKP’de bu gerçeklikle bir şekilde yüzleşmekte ve belki de istemeyerek o çizgiye dönmektedir.
Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerin kesilmesi konusu altı yıldır devam ediyor. Bu az bir vakit değildir. Altı yıl önce 12 yaşında olan çocuklar bugün 18 yaşında olup oldukça Türkiye karşıtı bir havada yetişmiş oldular. O nedenle anlaşmaya rağmen uzun vadede iki ülke toplumlarının birbirine bakışının nasıl evirileceği de ayrı bir konudur.
Anlaşmanın basına yansıyan kadarı ile kritik içeriği var. Örneğin Gazze ablukasının devam etmesi, Hamas ile ilgili konular. Bunlar uzun vadede yönetilmesi zor konulardır. Yarın Gazze üzerinden bir İsrail-Hamas çatışması çıkarsa ne olur kestirmek zor. O nedenle bu anlaşmanın uzun vadeli etkisini görmek için beklemek gerekiyor.
Öte yandan Türk devletinin ve halkının oturup İsrail konusunda mertçe bir tavır alması gerekiyor. İsrail ile anlaşmak iyi bir şeydir ama bunu yaparken “laf oyunlarına” yönelmek mertliğe aykırıdır.
Çıkar için anlaşıyorsak bunu kendimize itiraf etmeliyiz. Gücümüz yetmediği için yapıyorsak da… Hem dans edip “ama dudaklarımla dua ediyordum” ikircikliği bir millete ve devlete yakışmaz.
Dış politika ilkeler ve çıkarlar üzerinedir. İsrail ile barış yapacaksak “adam gibi barışmalı”. İç siyasete ikirciklik mesajlar vermek hatta “maksat zaman kazanmak uzun vadede elbette bunların işini bitireceğiz” anlamına gelecek subliminal mesajlar vermek bu topluma hiç bir şey kazandırmaz.
Algı üretmek tatlı bir iştir ama gerçek ortadadır. Türkiye’nin ne Suriye’de istediğini yapacak, ne İsrail’i doğduğuna pişman edecek, ne Rusya’ya ders verecek, ne Mısır’ın Arap dünyasında etkisini dengeleyecek bir gücü yok.
Gücün yoksa diplomasini bir sörf tahtası gibi mevcut dinamiklerin içinde yüzdürmekten başka bir yolun yoktur. O zaman denizin dalgaları karşısında bir hiç olmasan bile çok hızlı ve keyifli yol alırsın.
Nihayet önemli bir konu da Ahmet Davutoğlu’dur. Kendileri son on beş yılın Türk dış politikasına damgasını olumlu yahut olumsuz vurmuş aktördür. Kamuoyunun kendisinin son gelişmeler hakkındaki fikrini bilmeye hakkı vardır. Bu anlaşma onun döneminde başlayan girişimlerin sonucu mu? Yoksa onun istifası ile önü ancak açılan bir durum mudur?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADevlet, Komün ve Demokratik Sosyalizmin İnşası; Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu... 14.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli Çamaşırhanesi -3- Videoya çektiler: ‘Cırt’ sesi geldikçe bağırıyor! “Maşallah, Maşallah!..” 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın ağzındaki bakla!... 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyük sorunları çözememe serisi bu kez bitecek mi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan’ın ötesi… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERHarakiri Bütçesi 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİKandil’in polemikçisi şampanya sosyalistlerine karşı 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraKaçıncı CHP? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENKürt Sorunu 2.0’a Hazır mıyız? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÖcalan’ın mektubu üzerine bazı gözlemler 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEABD, Suriye için neye karar verdi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2025
8.11.2025
1.11.2025
26.10.2025
19.10.2025
14.10.2025
4.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
1.09.2025