DOĞAN ÖZGÜDEN
Sonbahar hüznünün kendini hissetirmeye başladığı Eylül’ün birinci haftasında 6-7 Eylül pogromunun acısını 65. kez yaşadıktan sonra ikinci haftaya hem Türkiye’nin hem de dünyanın yakın tarihinde derin izler bırakmış bir dizi olayı anarak girdik.
Bundan tam 65 yıl önce, 6-7 Eylül 1955’te İstanbul ve İzmir şehirleri cumhuriyet tarihinin en alçakça toplu cürümlerinden birine sahne olmuş, kitleleri Türk ve Müslüman olmayan yurttaşların ev ve işyerlerini, okullarını, ibadethanelerini basmaya, kan dökmeye, ırza geçmeye ve çapulculuğa teşvik etmiş olan devlet misli görülmemiş bir yüzsüzlükle olayların sorumluluğu komünistlerin sırtına yıkmaya çalışmıştı.
Daha önce defalarca yazdığım gibi, Ankara’daki iktidar sahiplerinin ne zaman başları sıkışsa ya da emperyalist güçlerden yardım koparmaya ihtiyaç duysalar, ilk başvurdukları çare ya komünistleri ya da Ermenileri, Rumları ve Kürtleri vurmak olmuştur.
Unutmayalım… Eylül’ün ikinci haftasının en önemli olaylarından biri 10 Eylül 1920’de Türkiye Komünist Partisi’nin kurulmasıdır… Ancak bu kuruluşun üzerinden bir yıl geçmeden, TBMM‘nin 22 Ocak 1921 tarihli gizli oturumunda yaptığı konuşmada yeni kurulmakta olan devletin lideri Mustafa Kemal Paşa, milletvekillerini TKP’ye ve onun kurucusu Mustafa Suphi’ye karşı alenen tahrik etmiştir. Ondan bir hafta sonra da Azerebaycan’dan Türkiye’ye giriş yapan TKP lideri Mustafa Suphi ve yoldaşları 28-29 Ocak 1921’de Karadeniz’de katledilmiştir. (Doğan Özgüden, Sürgün Yazıları, Cilt III, s. 173).
Tek parti döneminde sık sık tekrarlanan komünist tutuklamaları, Demokrat Parti iktidara geldikten sonra sırf ABD emperyalizmine şirin görünüp daha fazla yardım alabilmek ve NATO’ya kapağı atabilmek için ünlü 1951 Tevkifatı ile daha büyük boyutlara ulaştırılmıştı.
6-7 Eylül 1955 olaylarının sorumluluğu İstanbul’da komünistlere yıkılıp başta Aziz Nesin, Kemal Tahir, Asım Bezirci, Hasan Dinamo olmak üzere 48 komünist aydın tutuklandıktan sonra da bu kirli oyun son bulmamıştı.
1958 yılında, ekonomik durumun giderek kötüleşmesi nedeniyle ABD’den yeni bir kredi kopartmaya çalışan Menderes Hükümeti, Türkiye’nin ciddi bir komünist tehdidiyle karşı karşıya bulunduğunu göstermek için, bu kez İzmir’de aralarında eski TKP liderlerinden İbrahim Topçuoğlu’nun da bulunduğu bir grup solcuyu Kıbrıs olaylarını istismar edip kışkırtıcılık yaptıkları gerekçesiyle tutuklatmıştı.
Bunun karşılığında ABD’den 234 milyon dolarlık yeni bir yardım kararı çıkmış, ardından da yeni bir ikili savunma anlaşması imzalanarak Sovyetler Birliği’ne karşı Türkiye topraklarında IRBM füze üsleri kurulmaya başlanmıştı. (Doğan Özgüden, “Vatansız” Gazeteci, Sürgün Öncesi, Cilt I, s. 201).
*
Dün Eylül’ün 9’uydu… Yılmaz Güney’in ardında mücadele dolu onurlu bir yaşam bırakarak sürgün bulunduğu Fransa’da sonsuzluğa göç ettiği gün…
Tam 36 yıl önceyi anımsıyorum… 1984’ün 9 Eylül’ünde, yerli ve göçmen demokrat dostlarımızla, Şili’deki 1973 faşist darbesinin 11’inci ve Türkiye'deki 1980 faşist darbesinin 4’üncü yıldönümü dolayısıyla bir gün arayla yapılacak etkinliklerin hazırlıklarını konuşuyorduk.
Türkiye’de parlamento yeniden açıldığı halde devlet terörü hız kesmeden devam ediyordu… Kenan Evren’in talimatıyla “Aydınlar Dilekçesi”ni imzaladıkları için başta Aziz Nesin olmak üzere 56 aydınımız hakkında dava açılmıştı… Bunun üzerine başlattığımız protesto kampanyası sonucunda sosyalisti, komünisti, hristiyanı, liberali, flaman milliyetçisiyle Belçika’daki tüm siyasal partilerin milletvekillerinden oluşan bir grup 7 Eylül 1984’te Türkiye Büyükelçiliği’nin kapısına dayanmış, ancak büyükelçi devlet terörünü orada da uygulayarak halkın seçilmiş temsilcilerinin binaya girmesini engellemişti.
Bu nedenle de darbenin yıldönümüne denk gelen 12 Eylül’de daha etkin bir eylem koymayı kararlaştırmıştık. Bu konuda en aktif olanlar Şilili dostlarımızdı…
12 Mart 1971 darbesi sonrasında yaptığımız protesto etkinliklerinde Belçikalı demokratların yanı sıra o dönem faşist diktatörlük altında bulunan İspanya, Portekiz ve Yunanistan’ın siyasal sürgünleri bizimle birlikte olurdu, biz de onların etkinliklerine katılırdık.
Ancak devran değişmiş, bu ülkelerdeki faşist diktatörlüklerin çökmesinden ve binlerce sürgünün ülkelerine dönmelerinden sonra onların yerini giderek Şilili dostlarımız almıştı. Başkan Allende’nin hükümetinde ağır sanayi bakanlığı görevini de üstlenmiş olup darbeden sonra tutuklanarak işkenceden geçirilen havacı general Sergio Poblete ve Allende’nin özel doktoru Gaston Simon da dahil Şilili dostlarımız sadece kendi ülkelerindeki faşist yönetime karşı mücadele yürütmekle kalmıyor, Türkiye’deki 12 Eylül rejimine karşı mücadelede bize büyük destek veriyorlardı.
1980 darbesinde TİP Genel Başkanı Behice Boran Türkiye’de bir süre ev hapsinde tutulduktan sonra Bulgaristan’a geçmiş, Sofya’da eşi Nevzat Hatko’yla birlikte tedavi görmekteydi. 14 Şubat 1981 günü Brüksel’de organize ettiğimiz uluslararası protesto gecesine katılması için Sofya’ya giderek davet ettiğim Behice Boran’ın Belçika’da özel hekimliğini de Dr. Simon üstlenmişti.
Hem Şili hem de Türkiye’deki faşist darbelerin birer gün arayla art arda gelen yıldönümlerindeki etkinliklerde gösterilecek filmler konuşulduğunda bittabi hiç tartışmasız Şili için Costa Gavras'ın Kayıp (Missing), Türkiye için ise Yılmaz Güney'in Şerif Gören'le birlikte gerçekleştirdiği Yol filmi öne çıkıyordu. Fazla tartışmaya da gerek yoktu, her iki film de, iki yıl önce, 1982 Cannes Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ödülünü paylaşmıştı.
Tam da bu konuyu tartışırken Paris'ten gelen bir telefon mesajı gündeme bomba gibi düşmüştü... Yıllardır amansız bir hastalığa karşı mücadele veren Yılmaz Güney vefat etmişti. Gerek sinema sanatına, gerekse Türkiye'nin ve de dünyanın demokratikleşme mücadelesine daha birçok kalıcı katkılarda bulunabilecek olan Yılmaz Güney'i henüz 47 yaşındayken kaybetmemiz bizler için hem büyük bir acı hem de anti-faşist mücadelemiz açısından büyük bir darbeydi.
Daha önce de yazmıştım… Yılmaz Güney’in 12 Eylül darbesinden sonraki üç yıllık sürgünü ilk sürgünü de değildi.
1962 yılında, bir dergiye yazdığı yazıda komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle hapiş cezasını tamamladıktan sonra Konya'ya sürgün edilmişti. Türkiye'de uğradığı baskılar tıpkı Nazım Hikmet gibi onu da yurt içi sürgününden 20 yıl sonra, yurt dışı sürgününe mecbur edecekti.
Onunla da kalmayacak, darbeden sonra yurt dışında mücadele sürdüren ve Cunta şefi Evren tarafından "kansızlar" diye suçlanan yüzlerce muhalif gibi Yılmaz Güney de vatandaşlıktan atılacaktı…
Bunlara rağmen Yılmaz Güney’in sürgüne çıkışı, ardından da Cannes Film Festivali'nde Yol filmiyle Altın Palmiye'yi Costa Gavras'la paylaşması, Türkiye'yi büyük bir hapishaneye dönüştüren Evren faşizmine vurulan en büyük darbelerden biriydi.
Yılmaz Güney, sağlık sorunlarına rağmen anti-faşist mücadelesini zor sürgün koşullarında da son nefesine kadar sürdürdü. 1984'ün Newroz'unda yaptığı son konuşmayı anımsıyorum. Kürt özgürlük savaşının ergeç zafere ulaşacağını tüm dünyaya haykırıyordu:
"Ezilen sınıfların kardeşliği en güçlü silahlarımızdan biridir. Dost ve düşman herkes bilsin ki kazanacağız... Mutlaka kazanacağız... Bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir... Yaşasın Kürt-Türk, Acem ve Arap halklarının kardeşliği ve dayanışması..."
Yılmaz şimdi bir direniş simgesi olarak Paris komüncüleriyle birlikte ünlü Père Lachaise'de yatıyor… Tıpkı aynı mezarlıktaki Ahmet Kaya gibi, tıpkı Moskova'daki Novodeviç Mezarlığı'nda yatan Nazım Hikmet gibi…
*
Bu yıl Şili’deki 1973 darbesinin 47’nci, Türkiye’deki 1980 darbesinin tam 40’ncı yıldönümü… Altı ay sonra da Türkiye’deki 1971 darbesinin tam 50’nci yıldönümü…
Türkiye’de 12 Mart 1971 darbesi olduğu sırada çoktandır faşist diktatörlük altında bulunan üç Avrupa ülkesinin, İspanya, Portekiz ve Yunanistan’ın bu paslı esaret zincirini parçalayıp demokratik rejimle yönetilen ülkeler safına katılması nerdeyse yarım asrı buluyor.
1973 darbesinin ardından tam 15 yıl faşist yönetimin zulmü altında yaşayan Şili ise 1989 referandumunda Pinochet yönetimine “hayır” diyerek demokrasiyi seçti, 31 yıldır özgür yaşıyor.
Ya Türkiye?
12 Eylül’ün her yıldönümünde gündeme gelen bu konuyu 6 Eylül günü Hamburg Interkulturelle Denkfabrik’te İrfan Cüre’nin yönetimindeki bir panelde Türkiye’den Eren Keskin ve Ercan Kanar‘ın, yurt dışından da Engin Erkiner’in de katıldığı bir panelde enine boyuna tartıştık.
Erkiner’e göre “En uzun 10 yıl” diye nitelediği 12 Eylül darbesinden sonraki 1980-1990 döneminin özelliği 24 Ocak kararlarıyla neo-liberalizmin uygulanmaya başlaması, yeni bir anayasa ile bugüne kadar süregelen faşizan rejimin hukuki temellerinin atılması, hapishanelerin birer işkence merkezine dönüştürülmesi, bunlara karşı kitlesel hapishane direnişlerinin ve de silahlı Kürt direnişinin başlaması, siyasal sürgünlüğün de kitlesel bir boyut kazanmasıydı.
Bu dönemde sosyalist sistemin çözülmesinin de Türkiye sol hareketi üzerinde önemli yansımaları olmuştu.
12 Eylül döneminde olduğu gibi onun devamındaki Özal, Demirel, Çiller, Yılmaz, Erbakan ve Ecevit hükümetleri döneminde, son olarak da Tayyip diktası altındaki 18 yıllık İslamcı dikta dönemindeki insan hakları ihlallerini ülkemizin yetiştirdiği en yetkin ve mücadeleci hukukçulardan Eren Keskin ve Ercan Kanar panelde bütün ayrıntılarıyla ortaya koydular.
Benim de konuşmacı olarak katıldığım bu panel 13 Eylül Pazar günü Hamburg Interkulturelle Denkfabrik’in facebook sayfasında yayımlanacak.
İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, o panelde ifade ettiği 12 Eylül darbesine ilişkin görüşlerini daha sonra Yeni Yaşam gazetesinde de büyük bir cesaretle dile getirdi.
Bir bölümünü paylaşıyorum:
“Aslında, 12 Eylül bir milat değildi. Militarizmi ve yarattığı sonuçları, T.C Devleti’nin kuruluşu ile birlikte tartışmak gerekmektedir.
1915 yılında işlenen büyük bir soykırım sonrasında kuruldu, T.C Devleti… Osmanlı döneminde, İttihat Terakki yetkililerin emri ile uygulanan soykırım ve soykırımın zihniyet sahipleri, devletin kuruluşunda, ‘karar verici’ makamdılar.
Aslında 12 Eylül ile daha da derinleşen, ‘militarizmin yasama, yürütme ve yargı kurumları üzerindeki etkisi’ kuruluş ile başladı.
Yani, sistemin kendisi, ‘asker odaklı’ olduğundan, 12 Eylül darbesi de şaşırtıcı değildi. Ama nasıl doğal felaketler ‘beklenmezse’ darbe de beklenmedi. Ama oldu ve yıktı, geçti.
Aslında coğrafyamızda, sağcı-solcu -liberal daha kim varsa, kendini nasıl tanımlıyorsa, ‘İttihatçı kodlar’ ile yetiştiler.
Bugün 2020! Ve hâlâ, bu coğrafyada kendisini ‘solcu’ olarak tanımlayanların bile (büyük çoğunlukla) 1915 soykırımı gündemlerinde bile değil.
Cumhuriyet Gazetesi okuyarak solcu olunan bir coğrafyada, ne yazık ki gerçek anlamda bir ‘muhalefet’ gelişmiyor.
…
Biz, hâlâ Kenan Evren liderliğinde yapılan Anayasa ile yönetiliyoruz. 12 Eylül’den bu yana, tüm iktidarlar darbe sisteminin uygulayıcısıydılar.
Bizim sorunumuz, muhalefettir. Gerçek anlamda, ‘yüzleşme’ talep eden, ‘Kemalizm ile İslamcılık’ arasına sıkıştırılmayı reddeden, 1915 ile, 1938 ile, 12 Eylül ile, 15 Temmuz ile mücadeleyi temel alan gerçek bir muhalefet…
Bunu başardığımızda işte, militarizm, ırkçılık, şovenizm ile mücadelede bir yol alacağız!”
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları


















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024