Hilâl KAPLAN
Yıl 1991. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yemin töreni yapılmaktadır.
Sıra Leyla Zana'ya gelir. Ayağa kalkar ve kürsüye doğru yürümeye başlar. Tek tük alkış sesi dışında mecliste çıt çıkmaz.
Diyarbekir'de köylü bir kadının "Bunu mecliste tak" ricasıyla verdiği sarı-kırmızı-yeşil renklerdeki saç bandı, baştan ayağa siyahlara büründüğü tayyörlü kıyafetinde öne çıkan tek unsurdur.
Kürsüye çıktığında, meclisteki diğer vekiller, halkın seçtiği orta yaşlı adamlar ve kadınlar, ilkokul çocukları gibi meclis sıralarına vurup, bağırıp çağırarak Zana'yı protesto etmeye başlarlar. Merve Kavakçı'yı meclisten "Dı-şa-rı –Dı-şa-rı!"sloganlarıyla atan "aydınlık" vekillerden zerre farkları yoktur. Zana, aldırmadan gayet yüksek ve sert bir ses tonuyla o devletçi yemini eder. Sözünü Kürtçe "Bu yemini Türk ve Kürt halklarının kardeşliği adına ediyorum" diyerek noktalar. Meclis karışır.
O günün sonrasında neler olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir süre sonra, meclis kararıyla Zana ve arkadaşlarının milletvekili dokunulmazlığı kaldırılır. Polis, milletin vekillerini meclise girip göz altına alır. Başlarından ittirerek arabalara bindirir ve götürür. Zana ve arkadaşları 10 yıl kadar hapis yatarlar.
Ve bugün.
Kamuoyunun büyük çoğunluğu, başta iktidar partisi olmak üzere meclisteki tüm partiler, gazeteci-yazarlar BDP'yi yarınki yemin törenine katılmaya, meclise çağırıyorlar. Onlarsa "Gelmeyiz, şartlarımız kabul edilmezse meclisi de tanımayız" diyorlar.
Bir zamanlar meclis onları tanımamak ve gözden ırak tutup yoklarmış gibi davranmak için elinden geleni yapmışken, bugün onlar tam tersi bir uygulamayı meclise ve onun temsil ettiği Türkiye halkına reva görebiliyorlar. Öfkeliler, haksızlığa uğramış hissediyorlar. Büyük ölçüde haklılar da... Ancak öfkeden barışın hasıl olduğu nerede görülmüş? 1991 yılıyla günümüz arasında dağlar kadar fark yokmuş gibi siyaset yapmanın, Türk ve Kürt halklarının kardeşliğine getireceği herhangi bir hayır var mı?
Mevcut kanunlar var olmaya devam ettiği sürece daha nice Hatip Dicle'ler haksızlığa uğrayacak. Ancak BDP'nin yapıcı muhalefeti bu maddelerin el birliğiyle bertaraf edilmesine hizmet edebilir. Bölgenin sadece %33'ünün oyunu almış bir partinin üyeleri sanki tüm bölge kendi egemenlik alanlarıymış gibi söyleyip eyleyecekse, "gelmeyiz, tanımayız" tarzı tehditkâr bir üslupla tüm toplumu rencide eden söylemler içine girecekse; egemenlik gücünün daha fazlasını elinde bulunduranları da aynısını yapmaya kışkırtmış olmayacaklar mı? Üstelik toplumsal psikolojiyi de bunu gerçekleştirme yönünde savaşkan bir haleti ruhiyeye yöneltmiş olmayacaklar mı?
Yazdıklarım, BDP'li vekillerin sıklıkla söylediği gibi "tehdit değil, tesbit" olarak algılansın lütfen. Zaten böyle bir şey yapmaya ne gücüm ne de isteğim var. Başından beri Dicle'nin vekilliği dahil tüm seçilmişlerin hakkının demokratik yollarla verilmesini savunduğum ortada. Ancak bu krizin baş sorumlusunun da YSK olduğunu gözden kaçırmamak gerek. Bu noktada cezayı meclise kesmek ve BDP'ye oy veren herkesin iradesini meclise gelmeyerek temsil edeceğini söylemek ne kadar hakkaniyetli?
CHP ve MHP'nin çözümü, Cumhurbaşkanı Gül'ün işaret ettiği gibi mecliste arayacağı kesinleşti. Başbakan Erdoğan'ın da çözüm yolunda adımlar atmaya çalıştığı doğruysa ve özellikle çoktan olması gerektiği gibi BDP ile bu yönde temaslar kurulduysa, meclisi boykot etmek barışın partisi olduğunu iddia eden bir partinin vekillerine yakışmayacak.
Keşke Salı günü BDP'liler meclise gelse, Leyla Zana yine kürsüye çıksa ve o gereksiz metni okuduktan sonra, tam 20 yıl önce olduğu gibi, sözlerini "Ez vê sondê li ser navê biratiya gelê Kurd û Tirk dixwim" diyerek noktalasa...
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019