Murat Sevinç
Anayasa’nın ilk üç maddesi devlet biçimini ve onun temel ilkelerini düzenler ve dördüncü madde, ilkelerin değiştirilemeyeceğini hatta teklif dahi edilemeyeceğini hükme bağlar. Söz konusu dördüncü madde, 12 Eylül darbesini yapan cuntanın, beş generalden oluşan Konsey’in (MGK) ‘talebiyle’ kabul edilmişti. Oysa Konsey’in önüne gelen metinde yalnızca ‘ilk madde’ değişmezlik kapsamındaydı, 1924 ve 1961 Anayasalarında olduğu gibi.
‘Sosyal bilimler’ ile ‘hukuk‘ alanının kesişim noktalarından birinde yer alır ‘değiştirilemez maddeler’ konusu. İlgili akademide ‘kurucu iktidar’ bağlamında tartışılır ve ‘değiştirme yasağının’ içeriği, ‘kırmızı çizgi’ söylemini benimseyen siyasetçilerin birörnekleşmiş söyleminden farklıdır. Anayasacıların ‘kırmızı çizgiden’ anladığı ile siyasetçilerinki örtüşmeyebilir, anlayacağınız. 1982 Anayasası’nın kabulünden bugüne çoğu anayasa hukukçusunun çalışmasında eleştiri konusu yapılmıştır; ancak okuduğunuz yazının konusu bunlar değil…
Anayasa’nın ikinci maddesi, Cumhuriyet’in niteliklerini sayar. İnsan haklarına saygılı, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti. Anayasaya göre ‘cumhuriyet’ kuru bir sözcükten ibaret değildir, ancak bu niteliklerle birlikte düşünüldüğünde anlam bulur. Anayasa’nın ‘temel haklar’ rejimi başta olmak üzere ‘bütünü’, ikinci maddede sayılan temel ilkeleri yaşama geçirmeye yönelir. Aksi halde ne ilk maddede yer alan ‘cumhuriyet’ ne de ikinci maddede sayılan ‘cumhuriyetin temel nitelikleri’ bir anlam ifade eder.
Eğer bugün, devletin laik olmadığını, demokratik olmadığını, sosyal olmadığını, hukuk devleti ve insan hakları ilkelerine saygı göstermediğini düşünüyorsanız, bu durumda artık temelinde ‘yasa karşısında eşitlik’ ilkesi olan bir ‘cumhuri’ nitelikten söz etmek de güç, demektir.
Bülent Ecevit’in, 1980’den önce dile getirdiği ve daha önce de birkaç kez hatırlattığım cümlesini yeniden alıntılamak istiyorum: Laiklik Cumhuriyet’in Aşil topuğudur!
Devletin biçimi ister cumhuriyet ister monarşi olsun, siyasal sistemin ‘demokratik’ niteliğinin temelinde, laik/seküler ilke var. Söz konusu ilkeye sahip olmayan bir demokrasi mevcut değil yeryüzünde ve farklı inanç topluluklarının barışçıl birlikteliklerinin başka bir yolu görünmüyor.
Laik bir sistemde ‘idare’ inançlar karşısında yansızdır ve hukuk kuralları, referansını herhangi bir inançtan almaz. Farklı ülkelerde bazı ayrıksı örneklere rastlanır kuşkusuz, ancak onlar tarihsel-geleneksel istisnalardır ve oradaki ahalinin özgürlüğüne halel getirmez. Mütemadiyen, “Efendim, örneğin İngiltere’de hükümdar Kilise’nin de başı konumunda” bilgiçliğini taslayanlara, bunun İngiliz tarihiyle ilgili olduğunu ve bugüne dek Kraliçe’nin kilisede katıldığı bir ayinin sonunda eline mikrofon alıp da ilahi okumaya başlamadığını, bir kez daha hatırlatmakta yarar var. Kişilerin inancı, devletlerin dini kurumlarla ilişkileri ve devleti temsil edenlerin tüm inançlara eşit mesafede durma gerekliliği, farklı konular.
Sistemler bir bütün olarak ele alınırsa anlamlı sonuçlara varılır; herhangi bir sistemin sonsuz sayıdaki niteliğinden bir-ikisi cımbızlanarak çözümleme yapılamayacağı gibi, üzerine konuşulan devlet yapısının gerçek hali de anlaşılamaz.
Laik/seküler sistemlerin ortak yanlarından hareketle, uzun süredir, Türkiye’nin laik/seküler niteliğinden büyük ödünler verdiğini savunuyorum. Aynı yönde düşünen, diğerleriyle birlikte. Laiklik ile teokrasi arasında koskoca bir alan var ve bir gün çıtanın bir ucuna, beriki gün diğer ucuna yaklaşmak mümkün. Türkiye idaresini temsil edenler inançlar (inançsızlık da dahil!) karşısında yansız davranmıyor. ‘Dindarlaştırma’ çabalarının genellikle aksi yönde sonuçlar veriyor oluşu, olanın-yapılanın adını koymayı engellememeli. Türkiye’yi, Necip Fazıl’ın ‘İdeolocya Örgüsü’nden etkilenmiş insanlar yönetiyor.
Bir adım atıp bekleyen, bir adım daha atan, bir engelle karşılaştığında biraz bekleyip yeniden deneyen bir siyasi ideoloji ve hareket. Yıllar içinde ‘hayallerinin’ bir kısmını gerçekleştirdiklerine kuşku yok. Dinselleştirme konusunda öylesine hevesliler ki, KKTC’yi de hayallerindeki ‘Ada’ya benzetmek için ellerinden geleni yapıyorlar. KKTC Anayasa Mahkemesi’nin, laikliğin ‘abc’sini hatırlatan kararının ‘fırsata’ çevrilmesini de bu çerçevede düşünmeli.
Cumhuriyetin laik niteliği -Cumhuriyet’in diğer nitelikleriyle birlikte- büyük ölçüde görmezden gelinirken, iktidarın işini kolaylaştıran, bir ölçüde muhalefet partilerinin tavrı. Muhafazakâr kesimle gerekli bağı kurma hedefiyle açıklanamayacak bir vurdumduymazlık söz konusu. Seçmenin ‘azınlıktaki’ köktenci kesimine seslenmeyi takıntı haline getirmiş gibiler.
Salgın önlemleri kapsamında ‘tam kapanma’ (!) kararıyla başlayan ‘içki yasağı’ tartışması henüz sona ermiş değil. ‘İçki’ de kuşkusuz diğer her şey gibi politiktir, hele ki Türkiye gibi bir ülkede. Siyasetin ve hukukun konusudur. Üretimi, satışı ve tüketimi (kurallar çerçevesinde) yasal olan bir içecekten söz ediyoruz. Son yirmi yılda içki, özellikle ‘kamuya ait’ ortak mekanlardan özenle çıkarıldı. İzansız vergilerle özel alana girişi de zorlaştırıldı ve görünen o ki nüfusun azımsanmayacak bir kesiminin, evlerinde kimya çalışmalarına yönelmesine neden oldu! Durumun ve güncel yasakların nedeni ‘kamu yararı’ vb. değil kuşkusuz, inşa edilmek istenen rejimin olağan sonucu.
Olup olmadığı dahi tartışmalı, açıklıkla dile getirilmeyen, “Ben şöyle bir söylerim, onlar hisseder” özgüveniyle gündemde tutulmak istendiği için olsa gerek, birkaç gün özellikle belirsiz bırakılan bir ‘yasak’ söz konusu. Ramazan ayında olduğumuz için, o belirsizliği elbirliğiyle sündürüp muhalefeti zor durumda bırakma isteği de belirgin. Nitekim bir muhalefet partisinden beklenildiği gibi “Gündem değiştiriyorlar”, diğer partiden “Allah’a havale ediyoruz!” açıklamaları geldi!
Daha önce bir kaç kez yönelttiğim bir soruyu bıkmadan, inatla yinelemekten yanayım: Bizim bir ilkemiz var mı? Muhalefetin bir ilkesi var mı?
‘İlke’ ile kastım, bir ‘kerterizin’ olup olmaması. Herhangi bir tartışmada nereye bakıyoruz, bakacağız? Eğer konu laiklik ilkesi ise, muhalefete yöneltilecek soru şu: Yönetimde temel alınması gereken ilke, herhangi bir inancın gerekleri mi, laik hukuk kuralları mı? Basit bir soru. İnancın gerekleri ile laik hukuk kuralları her durumda çelişmez; buna mukabil bağdaşmadığında hangisini tercih edeceksiniz?
Muhalefetin ‘durduğu’ bir yer, her durumda ortaklaşa savunduğu bir ‘ilkesi’ olmadığı kanısındayım. O ilkeden mahrum olunduğu için; konunun yalnızca içkiyle değil bir bütün olarak hak ve özgürlükler rejimiyle ilgisi olduğunu, hakların ‘peçete üzerine yazılmış istek parça’ nevi fermanlarla sınırlanamayacağını, örneğin dindar bir kadının kılık kıyafet özgürlüğünü savunmak ile bir diğerinin içki içme özgürlüğünü savunmanın temel haklar ve özgürlükler demetini ‘birlikte’ ayakta tutacağını anlatamıyorlar. Böyle bir dertleri var mı, doğrusu bundan da emin değilim.
Muhalefet, bugün açıkça ortaya koyamadığı ‘ilkenin’ yoksunluğunu, asıl olarak, bir gün iktidar olursa hissedecek. Sayısız sorunu kucağında bulup da milyonlarca insana somut bir şeyler söylemek zorunda kaldığında.
Diğer yandan, ‘enseyi karartmama’ gerekçemiz de yine aynı koşulların zorlamasıyla filizleniyor neyse ki. Anayasa, ancak kendisine sahip çıkıldığında yaşayabilir. Yalnızca partiler, siyasetçiler değil, yurttaş sahip çıktığında. Son bir-iki gün, büyük sermayenin zincir marketlerine yem olmak istemeyen küçük esnaf temsilcilerinin, tekel bayilerinin tepkisi ve hukuka-temel haklara yaptıkları vurgu çok önemli. İktidarın toplumsal-sınıfsal tercihleri belli, mesele yurttaşın kendi yaşamına, tercihlerine ve geleceğine sahip çıkmasında.
Keşke muhalif siyasetçiler; esnaf temsilcileri, tekel bayileri ve yüzbinlerce sosyal medya kullanıcısının sergilediği tavrın, ‘laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti’ ilkelerini koruyup kollamak bakımından nasıl can alıcı önemde olduğunu fark edebilse.
Bizi siyaset esnafı değil, ‘eşit’ yurttaşlık mücadelesinde ‘kendimizin’ ve ‘yekdiğerinin’ hakkını savunmak kurtaracak.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları









































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
10.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
7.12.2025
23.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
30.10.2025
26.10.2025