Süleyman YAŞAR
Bazı kamuoyu yoklaması yapan şirketler cumhurbaşkanlığı seçimlerini Başbakan Erdoğan’ın şimdiden kazandığı algısını yaratmaya çalışıyorlar. Ama ekonomik beklenti anketlerine bakıldığında sonuçlar kamuoyu yoklaması yapan şirketlerin yönlendirdiği gibi olmayabilir.
Niye böyle bir tespiti yapıyoruz?
Çünkü ekonomik beklenti anketleri olumlu yönde sinyaller vermiyor. Hemen belirtelim Tüketici Güven Endeksi 2008 krizinde çöküşün yaşandığı Lehman Brothers’ın iflasındaki düzeye geldi. Ve nisan ayında 78.5 olan tüketici güven endeksi, mayısta 76, haziranda 73.7 düzeyine geriledi.
Yine imalat sanayiinin beklentilerini yansıtan Reel Kesim Güven Endeksi mayıs ayında 113.3 düzeyindeyken, haziran ayında 110.7’ye azaldı. Bu arada sanayicinin genel gidişat için beklentileri olumsuza dönüşerek mayısta 109.3 düzeyindeyken haziran’da 104.9’a geriledi.
Peki, ne anlama geliyor bütün bunlar?
Şu anlama geliyor; üreticiler ve tüketicilerin cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde genel ekonomik durumdan pek memnun olmadıklarını gösteriyor bu beklenti anketleri.
Yine anketlerde yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 8,5 oranında olacağı belirtiliyor. O hâlde halkın enflasyon beklentisinin dün Merkez Bankası Başkanı’nın açıkladığı yüzde 7,6 oranındaki enflasyon tahmininin yaklaşık bir puan üzerinde olduğunu söylemekte fayda var. Tabii bu da olumsuz bir gösterge hükümet için.
Bütün bunları niye anlattığımıza gelince...
Başbakan Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ekonomiyi canlandırmak istedi. Ama olmadı. Çünkü hızla yükselen faizler yatırımların artışını ve tüketimin çoğalmasını engelledi. Hatta azalttı. Çünkü alınan makro ihtiyati tedbirler de ekonomide yavaşlama sürecine destek verdi.
Başbakan Erdoğan, makro ihtiyati tedbirleri, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde niye imzaladığını herhalde şimdi düşünüyordur.
Neden böyle söylüyoruz?
Şundan söylüyoruz; Başbakan geç de olsa ekonomide yavaşlamayı fark edince bu defa Merkez Bankası Başkanı’yla tartışmaya başladı. Faiz indirimi yapmasını istedi. Fakat Merkez direndi. Hatta Merkez faiz koridorunun üst sınırını yüzde 12’de tutarak kredi faizlerinin gerilemesini engelledi.
Bu arada Merkez’in koridorun alt sınırını ve bir haftalık repo faiz oranlarını indirmesi bankaların işine geldi. Böylece bankalar mevduat faizlerini hızla azalttılar. Böylece mevduat sahibinin gelirleri azaldı giderleri çoğaldı. Dolayısıyla bütün bunlardan faiz lobisi kazandı. Bütün bunlar olurken bir de kredi kartlarına taksit sayısı azaltılıp, taksitli satışlarda peşin ödemeler artırılınca tüketici memnuniyeti azaldı.
Unutmadan belirtelim, tüketimin kısılması imalat sanayiini de olumsuz etkilediğinden sanayicinin beklentileri de olumsuza çevrildi. Yine Suriye’ye ihracatın azalmasının ardından, bu defa IŞİD saldırıları nedeniyle 12 milyar dolar ihracat yaptığımız Irak’a ihracatın yüzde 35 oranında azalması yine Başbakan için olumsuz bir gelişme oldu. Bu nedenle, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “komşu ülkelerin iç işlerine karışmayan dış politika” önerisinin, üretici ve ihracatçılar tarafından destekleneceği kesin görünüyor.
İşte bütün bu ekonomik gelişmeler cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Erdoğan’ın aleyhine işliyor. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığı seçimleri öyle söylendiği gibi çantada keklik değil.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Darbe başarılı olsaydı herhalde not artıracaklardı
25.07.2016 - NATO, Türkiye’den para istedi
13.07.2016 - Türkiye’nin yerini İran dolduruyor
4.02.2016 - Eski Türkiye olsa şimdi para yağardı
2.02.2016 - İlk Türk devleti izolasyondan kurtulmak istiyor
1.02.2016 - AKP dönemi Cumhuriyet’in lale devri mi?
10.06.2016 - G7 zirvesinden Zarrab tedbirleri
31.05.2016 - Kılıçdaroğlu’na niye saldırıyorlar
27.05.2016 - Dolar niye yükseliyor
18.05.2016 - İşsizlikte dünya üçüncüsüyüz
17.05.2016
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























E. Canpolat
Atatürkün ilkelerine ve politikalarına sövmek için ne kadar alıyorsunuz ? Doğrusu çok merak ettim. Ben bir Selanik mübadili olarak uygulanan politikanın zaruri ve en mantıklısı olduğuna inanıyorum. Buna kaynak olarakta Kıbrısı gösterebilirim. Hatırlayacaksınız ki Britanya, Türk Cumhuriyeti kurulduğu sırada Kıbrıs Türklerine ister gidebilir, ister kalabilirsiniz demişti. Çoğunluğu kalmayı seçti. Fakat 1960lı yıllarda kıyıma maruz kaldılar. Azıcık zekası olan yazdıklarımdan anlam çıkarabilir.