Ümit KIVANÇ
Başbakanın her an bütün spotları üzerine çevirtebilme başarısını hepimizin teslim etmesi lazım. Bütün gözler kulaklar ona dikiliyor, sadece onun sesi duyuluyor. Gözünü kapatan onun yüzünden kapıyor, kulaklarını tıkayan onun yüzünden tıkıyor. İktidarı eleştirecek, suçlayacak olan ona yükleniyor, sevecek olan onu seviyor. Çünkü o başkasının ortalıkta, hele önde, hele, mazallah, dilim varmıyor, sahnede olmasına tahammül edemiyor. Sesi gitti, yine sahneyi bırakmadı. Çünkü oyunu öyle bir hale getiriyor ki, yalnız kendi oynayabiliyor. Siyasî analiz, AKP'nin, ama öncelikle liderinin ne düşündüğü, düşüneceği, ne yapacağı edeceği hakkında laf gevelemekle eş anlamlı. Seçim sonucu hakkında değerlendirme yapılacaksa, onun performansı, şöyle yapsaydı ne olacağı, böyle yaptığı için ne olduğu tartışılıyor.
Ve biz bu pek acayip durumun yalnız sonuçlarıyla ilgileniyoruz. Oysa başımızı sebeplerine çevirdiğimizde zihnimiz açılabilir, görüşümüz berraklaşabilir.
Fotoğraf 2011 Mayıs'ından, Dersim'den (Hızık).
Pek çok sebep bulunabilir şüphesiz. İlk akla gelmesi gereken, ama niyeyse artık akla bile gelmeyen, akla gelse söze dökülmeyen, söze dökülse, duyanların içini karartan, ruhunu buruşturan (evet, ruh buruşur!), insana ardarda sekiz başbakan nutku dinlemekten bile daha sıkıcı gelen sebep, elbette "ana muhalefet partisi" adına bastırılmış kartvizitle dolaşan ne idüğü belirsiz siyasetçi topluluğu. (Hemen burada kimi insanları tenzih etmek zorundayım, biliyorum. İsim isim sayamam; doğru olmaz. Hem birilerine haksızlık olur diye korkarım hem de bizler bazı milletvekillerinin devleti değil bizi temsil ettiğine inanırsak onları bir daha milletvekili yapmayabilirler. Memleketin yakın tarihindeki günahları açıkça konuşmaktan çekinmeyen, Meclis'ten "illegal" canlı yayın yapan, TOMA'ların önüne otururken parti hesabı gütmeyen, isyana "doğal olarak" katılan, "bizim adımıza" orada bulunduğunu bilen, buna göre davranan sınırlı sayıda insana saygılarımı gönderiyor ve devam ediyorum.)
Sen nesin CHP? Sahiden nesin?
"Devlet kuran parti"! Şu haline bakınca, kumsala çardak kurma ihtimaline bile inanılmaz. Ayrıca çok partili rejimdeyiz, devlet kurmuş olsan ne yazar? Zaten bu geçmişi de olmasaydı, şu anda böyle bir parti muhtemelen varolmazdı. İtirazları duyar gibiyim: "Yani hâlihazırda var mı ki?" diyeceksiniz. E, en azından bizi varolduğuna inandırabiliyor ki, birileri ona oy verilmesini istiyor, birileri oy veriyor, filan... Bu partinin mensupları normal zamanda ne yapar? Kadın kolları ne yapar? Gençlik kolları nasıl çalışır? Milletvekilleri hangi meselelerle uğraşırlar?
"Türk sosyal demokrasisi"! Ne bakımdan "sosyal"? Hani "bilmemne bey mi, çok sosyal insandır"daki gibi mi sosyal? Sosyal demokrasi Marksizmin içinden çıktı; sen Marksizmi bir kilometre öteden gördüğünde yolunu değiştirdin. İşçiler bir ara "Karaoğlan"ın kendilerini sevdiğini sandılar, ama anlaşıldı ki, milliyetçilik onu komünizm kadar rahatsız etmiyormuş. 12 Eylül'den sonra tam sosyal demokrata benzer bir şey olmaya meylediyordun ki, eski ruh şahlandı, S gitti C geldi. Onunla birlikte de, bugün AKP'nin bu kadar geniş desteğe dayalı, rakipsiz bir iktidar sürdürmesinin başlıcasuçlusu Deniz Baykal. Ergenekon'un avukatı. Deniz Baykal'ın sayesinde, AKP istediği gibi çekip büzeceği, serip uzatacağı, dilerse on adım ileri gideceği, canı çekmezse yirmi adım geri gideceği müthiş rahat bir oyun alanı buldu.
Bir yandan rakibine rakipsizliğin muhteşem rahatlığını sağlarken, partisini de iğdiş etti Baykal. Üstelik iki yönden birden. Hem CHP'nin halk=seçmenler içerisinde doğal olarak varolan, onlarla birlikte solup alıp veren, her gerekli durumda yaygın ve etkili çalışmalar yapan, doğru dürüst bir kitle partisi olmasına imkân tanımadı hem de ortada partinin siyasî çizgisi, görüşleri diye bir şey bırakmadı. CHP âdetâ, Genelkurmay'ın kırmızı çizgilerini korumak, devlet içindeki gizli örgütlenmelere kalkan olmak ve... üçüncü bir hedef daha: Deniz Baykal'ı ana muhalefet lideri olarak tutmak amaçlarıyla varolan bir kurumdu. Baykal, "siyasî yaklaşım" denebilecek hemen hemen tek bir cümle telaffuz etmeden yıllarca bu liderliği sürdürdü. Diyalog kapılarını küüt diye çarpan, rakibi olabildiğince uzakta tutup havaya yumruk sallayarak mesnetsiz bir gerilimi mütemadiyen sürdüren, demokrasi veya özgürlükler yönünde atılmaya kalkan adımların karşısına dikilen, Kürt sorunu son Kürt "ben Kürt değilim" dediğinde çözülecekmiş gibi davranan, en tuhafı, o partinin ve muhalefetin başında bulunmak dışında ne istediği hakikaten belli olmayan bir siyasetçiydi Baykal. Yarattığı CHP de işte bu oldu.
Baykal'ı kaset komplosuyla devirdiler. Kim devirdi? CHP'lilerin bunu hiç sormamaları, aksine, soru ortaya atıldığı anda havalara bakıp ıslık çalarak ortamdan uzamaları normal miydi? Dünyanın en anormal, en sinir bozucu olayıydı; ama öyle oldu. Üstelik, kaset komplosuyla devrilen liderin yerine gelen adamdan, başta "temiz"lik olmak üzere, ne erdemler beklendi neler!.. Normal şartlarda bir muhasebe servisi şefi ya da bilemediniz muhasebeden sorumlu genel müdür yardımcısı falan olabilecek, ses tonu sempatik, özel hayatında da mâkûl biri olduğu izlenimini uyandıran Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin içinde değil ama etrafında haliyle bir hareket ve mesnetsiz bir umut yaratmıştı. Kimse kaset komplosunun gerisinde yatanları, müsebbiplerini falan sormuyordu. Kılıçdaroğlu gelmişti, her şey şahane olacaktı. Nasıl olacaktı? Lider değişimi acayip karanlık ve kirli bir işlemin sonucuydu. Parti şahlanmış ve yeni liderle yeni ufuklara falan demiş değildi ki! Kimse bunun üstünde durmadı.
Kemal Kılıçdaroğlu da, daha ilk andan, CHP'de hiçbir şeyin değişmeyeceğinin işaretlerini verdi. Değişim diye sunulanlar ya vitrine yönelikti ya da pek sınırlı. Örgütsel faaliyet anlamında herhangi bir değişiklik oldu mu, pek şüpheli. Siyasî görüş-tavır vs. düzeyinde? Başörtüsü yasağının kalkmasına ses çıkarılmayışı belki CHP'nin az buçuk demokratlaşmasına kanıt diye gösterilebilir. Ama o saatten sonra başörtüsü direnişine kalkışılamayacağı ortada değil miydi? İktidar partisiyle arayı kapatmanın mümkün biricik yolunun muhafazakâr ve milliyetçi seçmene doğru açılmak olduğu, değiştirilmesi teklif dahi edilemez bir varsayımken?
Şu son seçim dönemi dahil, CHP'den, Türkiye'nin, demokratikleşme ve zihniyet değişimiyle ilgili birçok başka konunun da göbekten bağlı olduğu en büyük derdi olan Kürt sorunu konusunda herhangi bir söz duyan oldu mu? CHP'nin seçmen kitlesi içindeki pek çok insandan, barış süreci ve Kürt hakları aleyhinde küfür kıyamet binlerce laf duyduk ama! Öndegelen bir CHP temsilcisi, "Atatürk olmasa adınız Dimitri olurdu" cinsinden bir ırkçı teraneyi mırıldandığında partiden nasıl bir tepki gördü? Gördü mü? Görmezdi, çünkü AKP azınlık vakıflarına bazı mallarını geri vermeye kalktığında karşı çıkan, Cumhuriyet tarihi boyunca sürdürülmüş soygunculuğu temsilen Baykal'ın CHP'si olmuştu. Açıkça ırkçı olduğunu bildiğimiz CHP'liler var; çeşitli zamanlarda içlerindeki zehri kusmuş olan; bunlar CHP "aurasında" herhangi bir rahatsızlık yaratıyorlar mı? Haydi bunlardan geçtim, bana CHP'nin "seçim vaadi" olarak seçmenlere sunduğu bir-iki şey sayın. Hani? Nerede? "Efendim, bunlar yolsuzluk yapıyor! Hırsız bunlar hırsız!" Güzel; sen nesin? Onu değil seni seçerlerse ne yapacaksın? Bugüne kadar ne halt olduğunu biliyoruz, yarın ne olacaksın?
En çok tepemi attıran, CHP'nin bu hayatî seçimdeki tavrı oldu. Seçim gecesi, insanlar yana yakıla tutanak arıyorlar, sonunda sabaha karşı HDP duyuru yapıyor, "seçime girdiğimiz her yerin tutanakları bizde var, gelin bizden alın" diyor! Binlerce genç seferber olmuş, daha ne yapsınlar! Yahu hepimizin her şeyi gidip CHP'ye sorması, oradan temin edebilmesi gerekir. Ana muhalefet bu. Seçimde en hırslı, en iddialı, en örgütlü, en sistemli, en fedakâr olması gereken parti. Sandık gözlemcisi olarak çalışan gönüllüler -ki, başta başbakan, muktedirlere inat, bizzat varlıklarıyla, bu korkunç koşullarda bile bu seçimin bir demokratikleşme adımı olmasını sağladılar, helâl olsun!- geçirdikleri günü anlatıyorlar, internette sağda solda var. Okuyun da görün, sandık başlarında kimler nasıl davranıyor, hangi parti nasıl çalışıyor, neler oldu.
Velhâsıl: Tayyip Erdoğan otokrat bir lider olma yolunda; tahammülsüz, hırslı, siyaseti vicdansızlık üzerine kurmaktan hiç çekinmiyor, şu bu. AKP'li yöneticiler yolsuzluklara batmış, son derece keyfî bir yönetim mekanizması oluşturma peşinde, üstelik açgözlü neoliberal işadamları ve acımasız müteahhitler aracılığıyla memleketi berbat etmeye adaylar. Neyse, daha saymayayım, AKP hakkında buraya yüzlerce satır eklemeye hazır geniş bir kitle var nasılsa. Buna karşılık, güya iktidarın alternatifi olması gereken, olmadığında iktidara her türlü keyfîliği, astığı astık kestiği kestikliği için alan açan ana muhalefet nedir? Böyle bir ana muhalefetin olduğu yerde biz nasıl yaşamayı bekliyoruz? Hayatımız nasıl daha iyi olacak? On beş yaşında çocuklar nasıl gaz fişeğiyle kör edilmeyecek, nasıl öldürülmeyecek?
Twitter'da herhalde fazlasıyla çağdaş ve ziyadesiyle modern bir hanım şöyle diyordu: "Yani o kadar oy da verdik, dökülürüm sokağa valla!" Doğru ya; nasıl olur da onun isteğine aykırı bir sonuç çıkar! Tamam işte, bu kadın gitsin CHP'li olsun. Uyar. Demokrasi, eşitlik ve özgürlük isteyen insanın ne işi var bu CHP ile? ("Bu CHP" deyince... başka türlüsü mümkünmüş gibi anlaşılmasın.)
http://riyatabirleri.blogspot.com.tr/2014/04/chp-sen-nesin.html#more
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları





























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024