Yıldıray OĞUR
“Posta”, “posta kutum” deyince artık çok az insanın aklına fiziki olanları geliyor.
Faturalar, reklam broşürleri, dergiler dışında hala posta alan bir kaç iş kolundan biri galiba gazeteciler.
Her hafta Karar’a gittiğimde posta kutumda birikmiş, fiziki postaları da alıyorum.
Çoğu tarihi geçmiş, zaten asla icabet edemeyeceğim davetiyeler, yeni çıkmış kitaplar ve tabii üzerinde ülkenin hapishanelerinin adları yazan çok sayıda mektup...
Oturup onlardan bir yazı yazmayı hem gazetecilik sınırlarını aşan aktör rolüne soyunmak hem de tembellik olarak görürdüm.
Bugüne kadar. Peş peşe açtığım postalardan fazla söze yer bırakmayan net bir Türkiye fotoğrafı çıktı.
İlk dikkatimi çeken bir dergi oldu. Üzerinde Aydınlık gazetesinin logosu vardı. “Aydınlık dergisi yeniden mi çıkıyor, çıkıyorsa da bana neden göndermiş olsunlar ki” derken, bunun Aydınlık gazetesinin bastığı bir ek olduğunu fark ettim.
Gösteri yapan Çinli kızların resmi olan kapağında; “70 yılda Çin Mucizesi” yazıyordu. Ön ve arka kapaktaki resimler Çin Halk Cumhuriyeti’nin 70’inci kuruluş yıldönümü için 1 Ekim günü Pekin’de Tianamen Meydanı’nda düzenlenen kutlamalardanmış.
Süper kalite kuşe kağıda basılmış 32 sayfalık büyük dergi boyutundaki ekin içinde tek bir ilan bile yoktu.
Ek, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping’in kutlama törenlerinde yaptığı konuşmasıyla açılıyor.
Şöyle bitiyor konuşma:
“Yoldaşlar! Arkadaşlar! Çin çoktan adını insanlık tarihine yazdırmıştır. Bugün Çin yüz milyonlarca insanın ellerinde yükseliyor... “İki Yüzyıl Hedefleri”nin gerçekleştirilmesi için mücadeleye durmadan devam etmeliyiz ve Çin milletinin Büyük Çin Rüyası’nı gerçekleştirmeliyiz. Yaşasın Çin Halk Cumhuriyeti! Yaşasın Çin Komünist Partisi! Yaşasın Büyük Çin Milleti.”
Geri kalan sayfalarda da uzun uzun Çin’in faziletleri anlatılıyor, resimler, profesyonel çizilmiş grafikler, Çinli ve Türk yazarların yazıları yer alıyor...
Peki neden ancak Çin milliyetçilerini heyecanlandıracak böyle bir şeyi biz Türkçe okuyoruz ve bu neden özel olarak insanlara postalanıyor?
Ve tabii neden sloganı “Vatan, emek, namus” olan bir Türk gazetesi bunu yapıyor, bu kadar kaliteli kağıda basıp, sıfır reklamla hepimize postalıyor?
Aydınlık’ın Maocu olduğunu biliyorum tabii, ama “Büyük Çin Rüyası”nın propagandasını Türklere yapmak Maoculukla açıklanabilir mi ondan emin değilim.
“NATO’dan çıkmayalım”, “AB adaylığı çıpasını kaçırmayalım” diyenlerin bile ezik, batıcı, hatta ajan muamelesi gördüğü, AB yetkilileriyle büyükelçilerin yazışmaları Karen Fogg’un çocukları diye teşhir edildiği, yurtdışından fon alan bütün STK’ların beşinci kola faaliyeti, sivil örümcek diye yaftalandığı bir ülkede, her akşam televizyonlarda yapıldığı yetmezmiş gibi, propaganda ekleri basıp insanlara göndererek aleni Rusya ve Çin propagandası yapmak vatanseverlikten sayılıyor.
Bu tuhaf eki, daha önce yine Aydınlık’ın Uygurların ne kadar mutlu mesut yaşadıklarının anlatıldığı 32 sayfalık kuşe kağıda basılmış ekinin yanına kaldırıp sıradaki postayı açıyorum.
Bir hapishane mektubu bu. Erzincan T Tipi Kapalı Cezaevi’nden yazılmış. Ama bu mektubu diğerlerinden ayıran bir fark var. Mektubun yazarı kendi tutukluluğuna ya da aldığı cezaya itiraz etmiyor. Herhalde bu koşularda adaletten şikayet etmekten vazgeçmiş. Hatta adaletten daha öncelikli bir meselesi var; Cezaevinin yakınında açılmış atık lastikleri yakarak elektrik üreten bir fabrika:
“Fabrika çalıştığı zaman etrafı lastik kokusu kaplıyor ve nefes almakta zorlanıyoruz. Avluda bulunan beyaz masaların üzeri siyah lastik toz parçalarıyla kaplanıyor. Ve biz bu lastik parçacıklarıyla dolu havayı solumak zorunda kalıyoruz. Çünkü gidecek başka bir yer yok! Bu mektubu yazdığım esnada fabrika yine çalışıyor, aynı kirli havaya yine maruz kalıyoruz. Mektubu yazarken ağzımı, burnumu tshirtüm ile kapatarak yazmak zorunda kaldım. Bu durumun düzeltilmesi için birçok kere şikayette bulunduk. Şikayetler Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gönderiliyor ama hiçbir işlem yapılmıyor... gidecek bir yeri olmayan insanları zehirli havayı solumak zorunda bırakmak insanlık suçudur.”
Fabrikanın filtresinde sorun olduğu tespit edilmiş ama artık fabrika hangi dokunulmaz müteşebbise aitse hiç bir şey yapılmamış. Ya da zaten hapishanede yatan ‘kötü’ adamların ve kadınların bir miktar zehirlenmesi kimseyi o kadar da fazla rahatsız etmemiş.
Mektubu yazan okurumu en çok üzense izleyebildikleri kanallar arasında olan TRT Haber’de nefes almalarını zorlaştıran yanı başlarındaki fabrikayı öven bir haberi izlemiş olmak.
Sonraki postadan bir kitap çıkıyor.
Ama bu yeni çıkan bir kitap değil. İlk baskısı 2005 yılında yapılmış. Yayınlayan yayınevi kapatılmış. Muhtemelen bu kitap da yasaklı kitaplar listesinde. Bir ev baskınında kitaplığından çıkınca aleyhindeki deliller klasörüne eklenecek kitaplardan. Adı; “Barış Köprüleri: Dünyaya Açılan Türk Okulları.”
Kitabın üç editörü var biri rahmetli Toktamış Ateş, diğerleri İlber Ortaylı ve Eser Karakaş.
Kitapta bahsedilen Türk Okulları’nın hangi okullar olduğunu biraz Türkiye siyasetini bilenler anlamıştır. İçeridekilerin tamamı kapatılmış, dışarıdakilerin çoğu ise Maarif Vakfı’na geçmiş o günlerin adıyla Gülen Cemaati’nin, bugünkü adıyla FETÖ’nün kolejleri hakkında entelektüellerin yazılarından derlenmiş bir kitap bu.
Bambaşka bir bağlamda, bugün bildiklerimizi bilmezken, kimsenin bu cemaati ve onların okullarını övmesinde tuhaf veya yanlış bir taraf yoktu.
Zaten bu kitabı bana postalayan okurumun da amacı böyle bir trollce teşhir değil.
Ama kitaptaki yazılardan birinin yazarının geçen haftalarda KHK’lılarla ilgili ettiği bir laf onu da kızdırmış olmalı ki, bu açıklamayı eleştirdiğim bir yazıdan sonra bana email atarak bu kitabı hatırlattı ve göndermek istediğini söyledi.
Göndermiş de. Teşekkür ederim. Şimdi önce kitaptaki o yazıdan bir bölümü okuyalım:
“Bu arada küçük bir eleştiriyi ifade etmeden geçemeyeceğim. Belki yanılıyor olabilirim, ancak bana öyle geldi ki, bu okullarda görev alan kimi insanlar, okullar aleyhine yapılan yayınlardan gerektiğinden fazla etkileniyorlar ve yaptıkları işleri anlatırken adeta akıllarının bir kenarında yazılı olan bu suçlamalara “cevap yetiştirme çalışır” bir ruh hali içinde yapıp ettiklerini dile getiriyorlar, hiç de öyle olmadıklarını anlatmaya özel bir önem veriyorlar... işin doğrusu, bir tür güvensizlik duygusunun hissedilmesine neden oluyor. Sonuçta herkes birilerine yönelik eleştiriler dile getirebilir ama bu noktalandığında herkes işinin başına döner. Bence en iyi cevap, yapılan işin kendisi ve onun tarihi sonuçları. Bunun daha ötesine herhangi bir söz düşürülebileceğine de ihtimal vermek mümkün değil.”
Bu sözleri şimdi problemli yapan, 2005’de bu cümleleri bir doçent olarak yazmış kişinin bugün AK Parti’nin Grup Başkanı olması da değil. Ama KHK’lılara af gelecek mi sorusuna şöyle bir yanıt vermiş olması:
“Öyle bir şey olmaz... Kimisine ilişkin delil bulunamamış beraat etmiş ama devlet aklında bir şüphe kalmış, onunla çalışmak istemiyor mesela... Bunlar kolay işler değil. Terörle mücadele ediyorsun, ucu bucağı belli olmayan bir örgütle mücadele ediyorsun."
Bu kitabı ve bu satırları ilginç yapan ise son olarak açtığım mektup oldu.
Mektup Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nden geliyordu. İki sayfalık mektubu açtığımda içinden bir fotoğraf düştü. Küçük, sevimli bir kız fotoğrafıydı bu.
Babası “isimlerimizin geçmesinde hiç bir sakınca yok” dediği için adını yazabilirim. Ama bu yazılar arşivlerde kalıyor ve küçük sevimli bir kızın böyle berbat olaylardan bahsedilen bir yazıda adı geçmemeli.
22 aylık küçük kız. Hem annesi hem de babası cezaevinde. 31 yaşındaki öğretmen babası Mustafa Kaygas ve 29 yaşındaki öğretmen annesi Semra Kaygas Antalya Cezaevi’ndeki iki ayrı koğuşta kalıyorlar. Biri 7 yıl, diğeri 9 yıl mahkumiyet almış. Onlara atfedilen suç FETÖ terör örgütü üyeliği. Peki onları bir terör örgütüne üye yapan ne?
2013-2015 yılları arasında bir FETÖ kolejinde öğretmenlik yapmak.
FETÖ koleji bile diyemeyiz, çünkü onlar orada öğretmenlik yaparken, böyle bir terör örgütü de henüz yoktu.
Bir zamanlar solcu Başbakan Ecevit’ten büyük tarihçi İlber Ortaylı’ya kadar herkesin öve öve bitiremediği, şimdinin AK Parti grup başkanvekilinin “Bunun daha ötesine herhangi bir söz düşürülebileceğine de ihtimal vermek mümkün değil” diyerek kefil olduğu okullarda iki yıl öğretmenlik.
Suçları; 17/25 Aralık’tan sonraki siyasi kavgada iktidarı değil, cemaati seçmişler. Ya da profesyonel olarak o okullarda öğretmenlik yapmaya devam etmişler.
Darbeden sonra baba Kaygas bir yıl önce istifa ettiği FETÖ’nün yine devletin izniyle kurulmuş sendikasına üye olduğu, öğretmenliğe devam ettiği devletten KHK’yla ihraç edilmiş.
Genç karı-koca her an başlarına bir iş gelecek korkusuyla iki yıl geçirmişler. Ahmet Kaygas, bu sırada Twitter hesabından KHK’nın adından bahsetmiş, ufak da olsa bir duyarlılık göstermiş bütün siyasetçilere, bütün gazetecilere yazmış, çaresizce kendini anlatmaya çalışmış.
Bu sırada çocukları dünyaya gelmiş. Geçen yıl bebekleri 11 aylıkken de önce baba sonra anne gözaltına alınmış ve tutuklanmış, sonra haklarında terör örgütü üyeliğinden mahkumiyet kararı verilmiş.
Anne, önce adi suçlar koğuşuna konunca ve koğuşta sürekli kapılara sert cisimlerle vuran bir mahkum olduğundan bebeğini yanına alamamış. Sütü için gerekli alet de verilmemiş. Hapishaneden milletvekillerine, gazetecilerine şikayet mektupları yazmış.
Mektupta yazdıkları şeyler korkunç. Küçük insanların sırtına, işlemedikleri, hakkında bir fikir sahibi olmadıkları büyük siyasi suçlar, terörist yaftası yapıştırılmış.
Devletin elinde olan bilgilerden habersiz cemaat sırlarını bilmeyen, büyük bir kavganın ortasında, yanlış tarafta kalmış iki genç öğretmen.
Şimdi bu ‘affedilemez” tercih hatası yüzünden 22 aylık küçük kızlarının en az yedi yılını kaçıracaklar. Dertlerine bir çare bulmak için tanımadıkları gazetecilere, belki kalpleri biraz yumuşar diye küçük kızlarının fotoğrafını gönderiyorlar.
Ama kimsenin kalplerini yumuşatamıyorlar. Mahkemeler hala suç değil, mensubiyet avcılığı yapıyor. Ama yukarılarda “tanıdığı” olanların mensubiyetleri tarihten silinirken, böyle sahipsiz genç öğretmenler bir anda kendilerini köprüde ateş açmış darbeci teröristlerle aynı örgüt içinde buluveriyor.
Ceza almalarına neden olan çalıştıkları kolejlere zamanında kefil olanlar iktidar partisinin Meclis grubunu yönetirken, bu adaletsizliklerden rahatsız olan son AK Partili vekil de partiden istifa ettirildi.
Üstelik bütün hayatı Almanya’da Milli Görüş teşkilatı içinde geçmiş, Türkçe olimpiyatlarında hiç coşkulu konuşmalar yapmamış belki de tek ve bu örgüte en uzak milletvekili.
2019 yılı Kasım ayına girerken posta kutumdan çıkan Türkiye fotoğrafı böyleydi...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları




















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026