Fehim TAŞTEKİN
Hiç haber vermiyorsunuz; Türk diplomasinin başı Mevlüt Çavuşoğlu ve gizli işler prensi Hakan Fidan, Soçi’de Çeçen lider Ramzan Kadirov’la bir araya gelmiş. Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’in Müslüman liderleri ağırlarken Kadirov’u da heyetine dahil etme geleneği Türkiye sözkonusu olunca çalışmıyordu. Demek ki ilişkiler yeni bir seviyeye sıçradı. Çeçen direnişine karşı Ruslardan silahı devralan Kadirov, Kafkas diasporasının kalabalık olduğu Türkiye’de istenmeyen bir isim. Araya bir de Çeçenleri hedef alan cinayetler girdi. Hükümet, Kadirov’u muhatap almaktan kaçınıyordu. Erdoğan, Putin’le baş başa 4 saat geçirirken Kadirov da Çavuşoğlu ve Fidan’la hasbihal etmiş. Kendi Telegram hesabından paylaştı. Dışişleri’ne kalsaydı bir şey bilmeyecektik. Kadirov diyor ki; "Türkiye ile Çeçen Cumhuriyeti arasında çeşitli konularda yakın işbirliğinin kurulması gerektiği konusunda hemfikir olduğumuz gayri resmi, doyurucu ve verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Çavuşoğlu bu gayri resmi görüşmenin ilişkilerin geliştirilmesi ve temasların kurulması için bir başlangıç olması umudunu ifade etti. Ortak girişimlerden her iki tarafın da yararlanacağını kaydettim. Görüşmenin sonunda seçkin konuklar beni Türkiye'ye davet etti. Tabii ki kabul ettim."
Umarız bu işbirliği Çeçen diasporası ile Çeçenya arasındaki ilişkilerin yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel bağların gelişmesine hizmet eder. Ve umarız operasyonel boyutları olan bir işbirliğine evrilmez. Fidan ve Kadirov aynı kareye girince akla binbir şey geliyor. Kadirov, Putin’in Çeçen bedenindeki hali sayılır.
BASIN TOPLANTISI NİYE YOK, AÇIKLAMA NİYE KISA, PERDE ARKASI NİYE BOŞ?
Güya zirvenin sonuçlarını yazmak için masaya kurulmuştum, Kadirov sabote etti!
Geçelim asıl meseleye; Erdoğan’ın Putin’le 4 saatlik görüşmesinden ne çıktı?
Çetin dosyalar üzerinde bu kadar mesai uzun bir basın toplantısını, detaylı bir ortak açıklamayı ve dönüşte gazetecilere ilave değerlendirmeleri gerektirirdi. İlki olmadı, ikincisi kısa kaldı, üçüncüsü içeriksizdi.
Ortak basın toplantısının iptalini neye bağlamak lazım?
- Rus medyasının dikkat çektiği üzere hareketleri yavaşlayan Erdoğan’ın sağlık durumuna mı?
- Anlaşamadıkları konuların basının huzurunda ortalığa saçılmasından kaçınmalarına mı?
- Yoksa Ukrayna’da savaş devam ederken, Rusya’ya yaptırımlar katlanırken Batılı ortakları nezdinde yeni yerinin keyfini çıkartan Erdoğan’ın, Putin’i kurtaran adam görüntüsü vermek istememesine mi?
Bu temasların her iki lideri de tatmin ettiğini söyleyebiliriz ama bazı konular daha fazla müzakereyi gerektiriyor.
Kommersant’a göre liderler baş başa görüşürken gerek gördüklerinde heyetlerinden teknik yardım da aldı. Zorlu konular masadaydı.
Ortak bildiride ticaret hacminin dengeli bir temelde artırılması, farklı alanlarda işbirliğinin güçlendirilmesi, İstanbul Mutabakatı’nın Rus tahıl ve gübre ürünlerinin kesintisiz ihracını da kapsayacak şekilde tam uygulanmasının yanı sıra Suriye ve Libya’da beylik vurgular yer aldı.
Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak’ın imza koyduğu “Ekonomik İş Birliği Mutabakat Zabtı” tek somut netice. Onun da içeriği meçhul. Erdoğan mutabakatı ilişikler için bir yol haritası olarak nitelendirdi. Ticaret hacminde hedef 100 milyar dolar. 2021’de rakam yüzde 57 artışla 33 milyar dolardı. Artış bu yıl da sürüyor. Türkiye ambargo altındaki Rusya’nın yeni nefes borusu haline gelirken Rusların ödeme veya para transferlerini kolaylaştıracak arayışlar var. Merkez Bankası başkanları da Tahran’dan sonra Soçi’de bir araya geldiğine göre bir mekanizma üzerinde çalışılıyor demektir. Ayrıca İstanbul’un bu işlerde daha tecrübeli olan Dubai ile yarışması lazım. Ruslar için açılan kapı Erdoğan için de nefes borusu. Suudi-Emirlikler ekseninden beklentiler sade suya tirit. Rus sermayesi İstanbul’a demir atar bir de Putin, Akkuyu Nükleer Santrali için beklenen paraları aktarırsa Erdoğan belki kışı donmadan atlatıp 2023 seçimine kasveti dağıtır. Ötekinin parasıyla kendine gelecek, ne sefilce!
AKKUYA’DA EV ÖDEVİ EKSİK
Kritik konulardan biri Akkuyu Nükleer Santrali’ydi. Santralin sahibi konumundaki Akkuyu Nükleer AŞ’nin Türk-Rus ortaklığındaki yüklenici firma IC İçtaş’ın sözleşmesini feshetmesi projenin tamamen Ruslaştırıldığına dair bir kakofoni yarattı. Muhalefet partileri de bu iddia üzerinde sörf yapıyor. Ancak mesele şu ki yüzde 49’luk Türk hissesi için adım atması gereken taraf Türkiye. Erdoğan’ın dediği gibi “Putin’le bu konuyu görüşmemek olmazdı.”
Peki sonuç? 2023’e açılış hedefi konulmuş santraldeki aksaklıklar nasıl giderilecek? Yüzde 49’luk hissesini dolduramayan Türkiye’nin katılımı nasıl olacak?
Rusların argümanlarının çürütülemediğini Erdoğan’ın kendi ifadesinden çıkarıyoruz: “Akkuyu'daki çalışmaları yerinde izleyeceğim. Ondan sonra Putin'e durumu aktaracağım. Ona göre de yol haritamızı belirleyelim diyeceğim.”
Yani Erdoğan ev ödevini yapmadan Soçi’ye gitti, eli boş döndü. Türkiye günlerdir ROSATOM’un Akkuyu’nun tamamlanması için 15 milyar dolarlık yatırımın 5 milyar dolarlık kısmını Türkiye'ye aktardığına dair haberlerle yatıp kalkıyor. Bu konu da hâlâ karanlıkta; para nasıl geldi, ruble olarak mı dolar olarak mı, geldiyse nereye aktı?
Enerji krizi tırmanırken Türkiye kuvözde yaşamıyor. Türkiye doğalgaz pazarlıklarında nasıl bir yol izliyor, nasıl bir hazırlık yapıyor? Doğalgaz ödemeleri nasıl yapılacak? Ödemeleri Ruslara tahvil satarak yapma önerisi karşılık buldu mu? Belli değil. Putin, Soçi’de görüşmenin başında Türk Akımı’nın Avrupa’ya kesintisiz gaz taşıdığına dikkat çekti. “Türkiye’ye müteşekkir olmaları gerekir” diyerek Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2’deki nasibini kapatan Avrupalılara laf çaktı.
Doğalgaz ödemelerinin kısmen ruble ile yapılması kararlaştırıldı. Erdoğan’ın istediği ticarette belli ölçüde karşılıklı yerel paraların kullanılmasıydı, Soçi’den çıkan mutabakat bu değil. Erdoğan “Tabii bu ziyaretin bir güzel tarafı da şu; Putin'le ruble üzerinde mutabık kaldık.” Bunun iki ülkeye de güç katacağını söyledi. Erdoğan yaptırım atlatma mekanizması olarak başka bir katkıya da değindi: “Bir de Rusya'nın Mir kartı var. Beş bankamız üzerinde çalışmalarını sürdürüyor” dedi. Rus tüccarlar ve turistler rahat ödeme yapabilsin diye…
Malum ruble ile ödeme koşulu “dost olmayan” ülkeler için. Ve ruble ile ödeme mekanizması Rus parasını değerli kıldı. Bu durumda Türkiye’nin kazancı ne olacak? Rusların Türkiye’de ruble harcamaları ya da Rusya’daki Türk işadamlarına paralarını ruble olarak tahsil etmesi doğalgaz ödemeleri için gerekli miktarı karşılayacak mı? Mutabakat fiyat indirimini de kapsıyor mu? Meçhul.
Kommersant “Türkiye ile eski ödeme düzeni devam etse Avrupa için özel bir ceza varmış gibi görünecekti” yorumunu yapıyor. Putin’in bu kadar incelik gösterdiğini düşünmek göz yaşartıcı. Tabii ki değil.
PUTİN, ERDOĞAN’I SIKIŞTIRIYOR: BİZİM TAHILIMIZ VE GÜBREMİZ NE OLACAK?
Putin’le kimyasal uyum Ukrayna krizinde Erdoğan’ı Batı-Rusya arasında aranan lider yaptı. Erdoğan buğday anlaşmasıyla elde ettiği diplomatik sermayeyi savaşı durduracak arabuluculuk için kullanmak istiyor. Putin’i Ukrayna lideri Volodimir Zelenski ile buluşturma teklifini Soçi’de de yineledi. Olumlu yanıt alamadı. Putin, Batılıların Kiev için yapabileceklerinin sonunu görünceye kadar Erdoğan’ın teklifini stepnede tutuyor. Zelenski de Washington-Londra-Varşova çengelinden kurtulup kendi başına karar veremiyor. Onlar hazır olmadıkça Erdoğan bir şey yapamaz.
Buğday anlaşmasıyla ilgili olarak da bastırma sırası Ruslarda. Erdoğan, Putin’in beklentisini dile getirmiş. İstanbul Boğazı’ndan geçen ilk gemiden sonra sırada 20 civarında gemi olduğunu belirterek “Rusya diyor ki 'Benim malım çok fazla. Asgari 40 milyon ton mal çıkarabilirim. Bizdekilere ne zaman aracılık edeceksiniz?' İlgili bakanlıklarımız hızla çalışıyorlar. Tabii arada kara kediler var” demiş. Kara kedileri de açsaymış biraz…
ŞAM-ANKARA HATTINDA MUHABERATLAR DİYALOGU
Suriye’de yeni askeri harekât için de yeşil ışık yok. Fakat Erdoğan ilk kez istihbarat düzeyindeki temaslara farklı bir vurgu yaptı. Aynen şöyle dedi: “Putin, Türkiye'ye yönelik adil bir yaklaşım sürdürüyor. Terörle mücadele noktasında her zaman yanımızda olacağını ifade ediyor. Burada şunu ima ediyor; 'Mümkün olduğunca bunları, rejimle birlikte çözme yolunu tercih ederseniz çok daha isabetli olur'. Biz de diyoruz ki, istihbarat örgütümüz Suriye istihbaratıyla zaten bu konuları yürütüyor ama bütün mesele netice almak. İstihbaratımız, Suriye istihbaratıyla bu çalışmayı yürütürken, hâlâ terör örgütleri fellik fellik at oynatıyorsa bize destek vermeniz gerekiyor diyoruz. Bu konuda da mutabakatımız var.”
Şam’la yeni bir başlangıcın ön şartı; Kürtlere karşı düşmanlıkta ortaklık. Erdoğan mealen “Benim yürüttüğüm savaşı sen de yürüteceksin” diyor. Yani fiili özerlik bitecek, Kürtlere statü verilmeyecek! Kremlin zirve öncesi Türkiye’nin kaygılarına hak verdiklerini belirtti ama olası bir harekatın iyi sonuçlar vermeyeceği uyarısında bulundu. 19 Temmuz’da Tahran’daki Astana zirvesinden çıkmayan yeşil ışığın Soçi’de yanması için yeni bir gerekçe oluşmadı. Stratejik ilişkilerin hatırı her zaman Erdoğan’ı şenlendirecek sonuçlar vermiyor.
Ortak bildiriler çözüm önerilerinde bir çakışma olduğu anlamına gelmiyor. Tarafların yol haritaları, terör örgütü tanımları ve çözüm önerileri birbiriyle uyuşmuyor.
PUTİN’DEN ERDOĞAN’A 'ŞANGHAY BEŞLİSİ'
Karabağ’da gerilim tırmanırken bu konuya ortak bildiride girilmemesi ilginçti. Ermeni tarafı Azerbaycan’ın yeni bir oldubittiyle Karabağ’ın fiili statüsünü bitirecek bir bahane aradığını düşünüyor. Azerbaycan tarafı ise Erivan’ın Bakü ve Ankara ile ilişkileri normalleştirme kararlılığını sabote etmek isteyen şahinlerin Karabağ’da oyun oynadığına inanıyor. Bu konu illaki konuşulmuştur. Fakat belli ki iki lider de Karabağ’ı aralarında bir kara kedi olarak görmek istemiyor. Erdoğan’ın Kafkasya hayalleri 9 Kasım 2020 Ateşkes Anlaşması ile Rus garantörlüğüne bağlandı. O yüzden Putin’i kızdırmaya gelmez.
Bir de Erdoğan, Putin’den eylülde Özbekistan’daki “Şanghay Beşlisi toplantısına davet aldığını” söyledi. Kast ettiği Şangay İşbirliği Örgütü. Üye sayısı 5 değil 8. İran’la “Şanghay Dokuzlusu” olacak. Erdoğan’a ‘update’ lazım.
Yol ayrımına geldiğinde Türkiye’nin Batı’dan yana olacağı Rusya’da kurumsal bir kanaat. Putin de Erdoğan’a güvenmiyor ama onu kendi limanlarında yüzdürmenin stratejik kazanımlarına inanıyor. Bugün Şanghay, belki sonra BRICS.
PUTİN, 2023’DE ERDOĞAN’I KURTARIR MI?
Putin, Erdoğan’ın çaresizliğinden keyif alıyor. Kavgalı işbirliği modeli Putin’in çok işine yaradı. Erdoğan’ın hesapsız maceraları sayesinde Suriye’ye kazık çaktı, buradan Körfez’le ilişkilere yeni yollar ekledi, Libya’da ayağına yer açtı, Suriye-Libya bağlantıları üzerinden Afrika operasyonlarını genişletti, Karabağ’a barış gücü misyonuyla Güney Kafkasya patronluğuna geri döndü. Erdoğan Suriye, Libya ve Kafkasya’da Putin’in eline bakıyor. Kim kazandı?
Ha buradan hareketle kimileri Putin’i, 2023 seçiminde Erdoğan’ı kurtaracak lider olarak görüyor. Spekülasyon sel gibi. Ruslar, Türkiye-Rusya ilişkilerinde dostluk ile düşmanlık arasında gri bir yol olduğuna inanmıştır. Bu inancın Türkiye’de de karşılığı vardır. İki taraf da bir liderin düşüşü ve ötekinin yükselişinden bir tufan çıkmayacağını bilir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları


















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025