Serdar KAYA
29 Temmuz 661 tarihinde Muaviye’nin halife olması ile birlikte, İslam dünyası içindeki iki başlılık sona erer. Hz. Ali‘nin anısını hedef alan Emevi siyaseti zaman zaman nüksetse [1] de, genel manada istikrar bozulmaz. Fetihler yeniden başlar.
Ancak, 676 yılına gelindiğinde, yeni bir gelişme yaşanır: Muaviye, kendisinden sonraki halife olarak oğlu Yezid‘i gösterir. Halifeliğin bir hanedana dönüşmekte olduğunu ima eden bu uygulama, o gün itibariyle bir ilktir. [2] Dahası, Yezid, günahkâr bir insan olarak tanınmaktadır. Dolayısıyla, halifelik için uygun bir seçim olarak görülmez ve böyle bir ön atama, tepki doğurur.
Konunun bir diğer önemli boyutu ise, halifeliğin Ehl-i Beyt‘in hakkı olduğu düşüncesinin de hâlâ canlı olmasıdır. Hz. Ali’nin oğlu Hasan‘ın 669 yılındaki ölümünden beri, onun küçük kardeşi Hüseyin, Ehl-i Beyt tarafının yeni lideridir. [3] Gerçi, Hasan’ın ölümünün ardından Hüseyin, Muaviye’ye karşı herhangi bir siyasi mücadeleye girmediği gibi, kendi tabanından gelen bu yöndeki kimi tekliflere de sıcak bakmamıştır.
Ancak, Muaviye’nin 676 yılındaki bu tasarrufu ile birlikte, yeni bir gerginlik ortaya çıkar. Hüseyin’in (Abdullah bin Zübeyr ve Abdullah bin Ömer ile birlikte [4]) Şam iktidarına karşı çıkması, bu noktada olur. Bu muhalefet üzerine, Muaviye, Şam’dan Medine’ye gelerek bu üçlüyü ikna etmeyi denese de, başarılı olamaz. [5]
Muaviye’den sonraki beş ay
Aradan takriben dört sene geçer. 29 Nisan 680 tarihinde, Muaviye ölür. Muaviye’nin ölümünün hemen ardından, oğlu Yezid, önceden planlandığı üzere, halifeliğini ilan ederek biat almaya başlar. Yezid, aynı gün, bir de Medine Valisi (ve aynı zamanda kuzeni) Velid bin Utbe’ye haber göndererek Hüseyin’den kendisi adına biat istemesini emreder.
Velid, konuyu Hüseyin’e açar. Ancak, Yezid’e biat etmemesi durumunda hayatının tehlikeye gireceğini sezen Hüseyin, (akrabaları ve diğer bazı yakınları ile birlikte) gizlice Medine’den ayrılır. Ölümüyle sonuçlanacak olan beş aylık süreç, bu şekilde başlamış olur.
Hüseyin ve beraberindekiler, güneye, Mekke’ye giderler. Oraya varmalarından kısa bir süre sonra, Kufelilerin ileri gelenlerinden bazı kimseler, Hüseyin’e biat etme yönündeki isteklerini iletirler. Bunun üzerine, Hüseyin, amcasının oğlu Müslim bin Akil‘i Kufe’ye gönderir.
Müslim, 9 Temmuz’da Kufe’ye varır ve 10.000′in üzerinde Kufeliden (Hüseyin adına) biat alır. Bu gelişme (doğal olarak) Yezid’in hoşuna gitmez ve Yezid, Kufe valisi Numan bin Beşir’den Müslim’e engel olmasını ister. İlgili vali, sert bir tavır almakta isteksiz davranınca da, onu azleder ve yerine acımasızlığı ile meşhur Basra Valisi Ubeydullah bin Ziyad‘ı atar – ki olayların kızışması da, yeni vali Ubeydullah’ın Kufe’ye gelmesinden sonra olur. [6]
Ubeydullah, ilk olarak, şehrin ileri gelenleri ile görüşerek Hüseyin yanlısı direnişi büyük ölçüde kırar. Ardından da, Müslim’i yakalatıp öldürtür. [7]
Kuzeni Müslim öldürüldüğünde (9 veya 10 Eylül), Hüseyin, Kufe‘ye takriben 1.500 kilometre uzakta olan Mekke’dedir. Dolayısıyla, bu gelişmeden haberdar olmaz. Dahası, Kufe halkının halen kendi yanında olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle de, (muhtemelen Müslim’in öldürüldüğü gün) Mekke’den Kufe’ye doğru yola çıkmakta bir mahzur görmez. [8] Kufe’de yaşananları ise, ancak şehre yaklaşırken alır.
Katliam
Kufe halkının önemli bir kısmının taraf değiştirdiğini ve de kuzeni Müslim bin Akil’in yeni vali Ubeydullah tarafından öldürtüldüğünü öğrenen Hüseyin için Kufe’nin artık bir önemi kalmamıştır. Ancak, kuzeni Müslim’in akrabaları, Kufe’ye gitmek isteyince, Hüseyin, isteyenlerin kafileden ayrılabileceğini söyler ve sonra da, geriye kalan (ve önemli bir kısmı akrabalarından oluşan) takriben 70 kişi ile yoluna devam eder. Ancak, kafiledekiler Kufe’ye yaklaştığında, şehre girmelerine izin verilmez ve Kufe’nin takriben 80 kilometre kuzeyindeki (ve Bağdat’ın takriben 100 kilometre güneybatısındaki) Kerbela’ya yönlendirilirler. [9]
2 Ekim 680 tarihinde Kerbela’ya varan kafile, kuşatma altında tutulur. 7 Ekim gününden itibaren, kafilenin Fırat ile irtibatı da engellenir. Üç gün süren susuzluğun ardından, Vali Ubeydullah’ın emriyle, Ömer bin Sa’d [10] komutasındaki takriben 4.000 kişilik ordu, saldırıya geçer. Saldırı neticesinde, Hüseyin ve beraberindekiler öldürülür. Öldürülenlerin önemli bir kısmı, Hz. Muhammed’in torunları ve yeğenleridir.
Katliamı gerçekleştirenler, Hüseyin de dahil olmak üzere, kafiledeki ileri gelen kimselerin başlarını keser [11] ve bu başları (sağ kalan ve esir alınan az sayıdaki kişiyle [12] birlikte) Şam’daki yeni halife Yezid’e gönderirler. Askerler, ölülerin bedenlerini ortada bıraktıklarından, onları daha sonra civardaki köylüler toprağa verir. İlgili mezarlık, Kerbela’daki İmam Hüseyin Camii [13] bünyesi ve civarındadır.
Bazı notlar
(1) Kerbela Savaşı olarak bilinen olay, özetle budur. Ancak bu yaşanana savaş demek pek doğru sayılmaz. Her şeyden önce, ortada bir ordu değil, kadın ve çocukların da bulunduğu ve önemli kısmı Hüseyin’in akrabalarından oluşan bir kafile vardır. Gerek İslam dünyasının özellikle belli bölgelerinde gördükleri saygınlık, gerekse Emevi ailesine olan muhalefetleri nedeniyle siyasi iktidar için bir tehdit durumunda olan peygamber ailesinin, Şam’daki halifeye bağlı olan Kufe valiliğinin güçlerince katledildiğini söylemek daha doğru bir nitelendirme sayılabilir. (Eğer olaylar farklı gelişse ve Hüseyin, Kufe’de kendisine biat eden 10.000′den fazla insanla Şam üzerine yürüseydi, o zaman Sıffin Savaşı‘na benzer bir çatışmadan söz edilebilirdi.)
(2) Hüseyin’in, amacının kazanmak değil, doğru bildiği şekilde hareket etmek olduğu ve bu nedenle 4.000 kişilik bir orduya karşı savaşmasının ölümüyle sonuçlanacağına aldırış etmemiş olduğu düşüncesi, şii kültüründe önemli izler bırakır. (Pek çok yönü itibariyle siyasi iktidara karşı daha uysal olan sünni yaklaşımı incelerken, bu siyasi arkaplan da dikkate alınabilir.)
(3) Kerbela katliamı, hicri takvimde 10 Muharrem 61 tarihine karşılık gelir. Aşure Günüolarak da adlandırılan bu gün, şiiler için bir matem günüdür. Aynı günü Nuh Tufanı (ve aslında “Tarihteki bütün önemli olaylar 10 Muharrem günü mü yaşandı?” denecek denli çok sayıda diğer şey) ile ilişkilendirerek bir tatlı festivali olarak kutlamanın nasıl bir tarihi arkaplanın ürünü olduğu da ayrıca dikkate değerdir.
–––––
[SONRAKİ YAZI: Yezid Dönemi (680-683)]
–––––
[1] Muaviye döneminde (661-680) kimi cuma hutbelerinde Hz. Ali’ye hakaret edilmesi gibi uygulamalar, bu siyasetin niteliği hakkında bir fikir verebilir. Bu çerçevede, Hucr bin Adi‘nin başına gelenler de ayrıca önemlidir. Hz. Ali’nin hayatta olduğu dönemde kendisinin yakınlarından biri olan ve hem Cemel hem de Sıffin savaşlarında ordu komutanlığı görevlerinde bulunan Hucr bin Adi, camilerde Hz. Ali’ye hakaret edilmesine karşı çıkar. Bunun üzerine, Muaviye, hem kendisini hem de onunla birlikte hareket eden kişileri yakalatıp hapsettirir ve bir süre sonra da öldürtür. Ancak, Hucr bin Adi’nin 671 yılındaki ölümüne dair kimi dramatik detaylar, ilk dönem İslam tarihinin bir parçası haline gelir. Şöyle ki, Hucr bin Adi, idam edilmeden önce, adet olduğu üzere iki rekat namaz kılar. Sonrasında da, öldürüldükten sonra, yıkanmadan, kanlı elbiseleriyle gömülmeyi vasiyet eder. Bu şekilde, kendisini idam edenlerin zalim, kendisinin ise şehit olacağını ima eder.
[2] Hz. Ebu Bekir de kendisinden sonra gelecek halife olan Hz. Ömer’i bizzat seçmişse de, bu seçim, babadan oğula yapılan bir otorite intikali değildi. Hz. Ömer ise, kendisinden sonraki halifenin seçimi için bir şura teşkil etmişti. Her ne kadar bu seçim sistemleri de itirazsız kalmamış ise de, babadan oğula geçen halifelik, 676 yılı itibariyle (Ehl-i Beyt dışında) bir ilkti.
[3] Hz. Ali, kendisinden sonra büyük oğlu Hasan’ı işaret eder ve diğer çocuklarından ona tabi olmalarını ister. 669 yılında Hasan’ın ölümünün ardından, küçük kardeşi Hüseyin, Ehl-i Beyt’in yeni lideri olur.
[4] Abdullah bin Zübeyr, Zübeyr bin Avvam’ın, Abdullah bin Ömer ise, Hz. Ömer’in oğludur.
[5] Bu çerçevede sıklıkla atıfta bulunulan bir diğer konu ise, Hasan ile Muaviye arasında 661 yılında yapıldığı öne sürülen bir anlaşmadır. Bu anlaşmaya göre, daha fazla kan dökülmesini istemediği için halifeliği Muaviye’ye bırakmaya razı gelen beşinci halife Hasan, bunu yaparken bir şart öne sürmüştür. Şöyle ki, şayet Muaviye kendisinden önce ölürse, halifeliği yeniden kendisi alacaktır. Yok eğer, Muaviye’nin ölümü sırasında kendisi hayatta değil ise, o zaman kardeşi Hüseyin halife olacaktır.
[6] Bu kişi, Ebu Süfyan‘ın evlat edindiği çocuğu Ziyad’ın oğludur. Ubeydullah’ın acımasızlığı konusunda, bkz.: Fitne ve İnsan başlıklı yazının son paragrafı
[7] Şiiler, Müslim bin Akil’i, Kerbela’nın ilk şehidi kabul ederler.
[8] Mekke’deki pek çok önde gelen Hüseyin yanlısı, bütün aile fertlerini yanına alarak Kufe’ye gitme kararının bir parça temkinsizce bulur ve onu bu konuda uyarır. Ancak, Hüseyin’in kararı yine de gitme yönünde olur. (Hüseyin’in bu kararında, dedesi Hz. Muhammed’in rüyasında ona o yönde telkinde bulunmuş olmasının etkili olduğu da söylenir.)
[9] Vali Ubeydullah bin Ziyad’ın emriyle Hüseyin ve beraberindekileri Kufe’ye sokmayan birliğin başındaHür bin Yezid vardır. Bu kişi, daha sonra taraf değiştirecek ve Kerbela’da Hüseyin ile birlikte savaşırken hayatını kaybedecektir.
[10] Ömer bin Sa’d, aşere-i mübeşşereden Sa’d bin Ebi Vakkas‘ın oğludur.
[11] Hüseyin’i öldüren ve başını kesen kişinin adının Sinan bin Enes olduğu rivayet edilir.
[12] Sadece birkaç kişi sağ kalır. Sağ kalanlar arasında, Hüseyin’in o gün 21 yaşında olduğu tahmin edilen oğlu Zeynel Abidin ve bazı kadın ve çocuklar zikredilir.
[13] Şii inancında merkezi bir yeri olan ve 680 yılından beri ziyaret edilen ilgili mekânın farklı dönemlerde farklı müslüman siyasi liderler (ve halifeler) tarafından tahrip ya da ihya edilmesine rastlamak zor değildir.
–––––
Yazı arşivi: İslam’ın İlk Asrı konulu diğer yazılar
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları

















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.06.2019
17.06.2018
6.04.2015
23.03.2015
16.03.2015
20.01.2015
15.01.2015
17.11.2014
1.10.2014
12.08.2014