Vahap COŞKUN
Kâzım Karabekir, Şeyh Said hadisesinden devletin önceden haberdar olduğunu belirtir. İstanbul Emniyeti, Ekim 1924 ilkbaharında bir Kürt isyanı çıkacağına dair bir istihbaratı Dahiliye Vekaleti’ne bildirir. Hükümet, İngilizce bilen ve “Mister Templen” namıyla tanınan bir memurunu Kürt aşiretleri ile temasa geçirir ve onları özerklik elde etmek için isyana teşvik eder. Hatta bu zat, Kürt reislerini İngiltere tarafından desteklenecekleri konusunda da ikna eder. Şeyh Said, ilk olarak Diyarbakır’da, hükümeti ıskat edeceğini duyurur.
26 Ekim 1924’te Çapakçur (Bingöl) Başmuallimi Dündar Alp Bey, Ankara’ya Kürtlerin isyan edeceği bilgisini verir. Bütün bu malumata rağmen hükümet herhangi bir tedbir almaz. Adeta isyanın patlamasını bekler ve ardından bundan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı (TCF) mesul tutar.
Başvekil Fethi Bey, TCF liderleriyle görüşmek ister. Hadisenin nasıl geliştiğini kısaca anlatır ve onlara TCF’den ne beklediklerini iletir:
“Mesele gerçi Kürtlük cereyanı fakat irtica şekil ve mahiyetindedir. Biz biraz evvel heyet-i vekile toplandık, Gazi Hazretleri de bulundular. Netice sizinle görüşmeyi ve sizden fırkanızın teşkilat-ı hariciyesini lağvetmenizi rica etmeye karar verdik.” (s. 14)
Karabekir, evvela, Kürtler hakkında hükümeti yazılı ve sözlü olarak defalarca uyardığını, fakat hükümetin görüşlerine itibar etmediğini hatırlatır. Yine de hükümete yardım etmeyi bir vazife bellediklerini dile getirir. Akabinde, teşkilatlarını kapatmaları halinde bu isyanı üstlendikleri gibi bir mananın çıkacağını, bu nedenle makul ve meşru görmedikleri bu teklifi münakaşa bile etmeyeceklerini ifade eder.
“Gazi Paşa şiddet istiyordu”
Fethi Bey, Karabekir’in değerlendirmelerine hak verir. TCF, Gazi ile görüşmek ister ama bu istek kabul görmez. Hükümet, hemen sıkıyönetim ilan eder. Fethi Bey, Kürt isyanını Dahiliye Vekili Recep Bey’in idaresizliğine bağlar. Cumhuriyet Halk Fırkası’nın (CHF) içinde de şiddetli tartışmalar baş gösterir.
Mustafa Kemal’in “İnkılabı başlatan inkılabı tamamlayacaktır” nutkuyla hükümete geçen İsmet Paşa, iktidara sınırsız bir güç veren Takrir-i Sükûn Kanunu tasarısını Meclis’e sunar. TCF, milli iradeyi ortadan kaldıracağı ve müstebit bir iktidar yaratacağı gerekçesiyle bu kanuna muhalefet eder. Karabekir, Meclis’te, hükümetin Kürt isyanını bastırmak için alacağı her türlü tedbire taraftar olduklarını dile getirir ama bu hadiseyi kullanarak vatandaşların doğal haklarının baskı altına alınmasını asla kabul etmeyeceklerinin altını çizer.
Karabekir’in “Bu kanunu kabul etmek, Cumhuriyet tarihi için bir şeref değildir” ve Rauf Orbay’ın “Cumhuriyeti tehlikede görmüyorum ve onun için bu kanun lazım değildir” şeklindeki itirazlarına karşın CHF, kanunun gayesinin memlekette huzur ve güveni tesis etmek olduğunu belirtir. Endişeye mahal yoktur! CHF’ye göre bu kanundan korkması gerekenler sadece “namussuzlar ve memlekete kundak sokmak isteyenler” idi, diğerlerinin etrafı telaşa vermesinin bir lüzumu yoktu.
“Kürt hadisesinin sebep olduğu mühim ayrılık”
İsmet Paşa, TCF’nin tenkitlerine aynı sertlikle karşılık verir. Hatta Meclis’in kanunu kabul etmemesi halinde, bunun Meclis’in feshine neden olabileceği yönünde tehditler savurur. Nihayetinde kanun Meclis’ten geçer ve böylece daha birkaç sene önce birlikte omuz omuza savaşmış olanların arasındaki ayrılık su yüzüne çıkar. Silah arkadaşlarının yolları keskin bir şekilde ayrılır.
“Mesele yeni değildi. İstiklal Harbi’nde kol kola çalışanlar ve hatta daha ilk günlerin şüpheciliği içinde hayatlarını müşterek tehlikeye koyanların arasındaki ayrılık yoluydu. Ben, Ali Fuat Paşa, Refet Paşa, Rauf Bey İstiklal Harbi’nde, daha Erzurum, Sivas Kongreleri esnasında dahi Mustafa Kemal Paşa’yı samimi tutuyor ve ileri geri münakaşalar yapmakla beraber istikametimizi daima doğru yoldan beraber yürümeye çekiyorduk. Fakat sulhtan sonra devam eden birkaç senelik münakaşalarımız bugün millet muvacehesine intikal etmiştir. Mühim ayrılığa sebep olmuştur. Bugünki Kürt hâdisesi, ki Hükümetçe takip edilmişti, bir vesile oluyordu.” (s. 21)
Takrir-i Sükûn ile bütün matbuat susturulur. Meclis tatil edilir. Dört tezkere ile bütün ipleri eline alan İsmet Paşa İstiklal Mahkemeleri ile istediğini yapabilecek bir kudrete erişir. Tezkerelerden biri Ankara İstiklal Mahkemesine idam yetkisi verilmesine dairdir. TCF, Anayasaya aykırı olduğunu belirterek buna karşı çıkar. Karabekir, isyan sahasında idamların yapılabileceğini ama bu sahanın dışında görev yapan mahkemelere idam yetkisi verilmesinin yanlış olduğunu anlatır:
“Şark’taki hadise muayyen ve herkes tarafından görülebilir ve tel’in edilebilecek bir vaka olduğu için orada tatbik edilecek idam hükümleri bilahare bizi müteessir etmeyebilir. Fakat Meclis-i âlinizin bulunmadığı bir zamanda, Ankara İstiklal Mahkemesinden geçecek herhangi bir hükmü idamın icrası, bilahare meyus olsak dahi telafisi imkânı gayr-ı kabil olur.” (s. 33)
“Beş kişinin idamından katiyen ızdırap duymayız”
Buna mukabil Adalet Bakanı Mahmut Esat, bu yetkinin verilmesinin ne kadar hayati olduğunu anlatır. İsyanın kaynağının ve nedenlerinin yalnızca Şark’ta olmadığını, başka yerlerde de isyana destek veren unsurların bulunduğunu, bu nedenle Şark ve Garp fark etmez Cumhuriyetin gücünün her yerde, herkese gösterilmesi gerektiğine ilişkin uzun bir söylev verir:
“Vatan zaman zaman böyle şeylere muhtaçtır. Dar günlerde bulunuyoruz. Binaenaleyh vermekte hiçbir mahzur-ı kanuni ve siyasi görmüyorum. Bilakis memleketin menafi-i âliyesi nokta-i nazarından lüzum ve zaruret görmekteyim. İdam edilecek var mı, yok mu? Bunu mahkeme bilir. Fakat beş kişinin idamı endişesi karşısında memleketin menafi-i âliyesini hiçbir zaman ihmal etmek hakkını haiz değildir. Cumhuriyet’in menafi bunu emreder.
“Efendiler, yalnız Cumhuriyet için, yalnız Türk vatanı ve Türk milletinin menfaati için gözyaşı döker ve onun için ızdırap duyarız. Yoksa beş kişinin idamından dolayı katiyen ızdırap duymayız. Memleket sağ olsun. Onun yükselmesi lazımdır.” (s. 34)
Karabekir, tehlikede olanın Cumhuriyet değil şahıslar olduğunu ve Takrir-i Sükûn’da asıl maksadın TCF’yi kapatmak olduğunu vurgular. Nitekim Ankara İstiklal Mahkemesi’nin Meclis’e sormadan idamları infaz yetkisini aldıktan sonraki adım TCF’yi kapatmak olur. Programının “Fırka efkâr ve itikadat-ı diniyeye hürmetkârdır” ifadesini içeren 6. maddesi bahane edilir ve parti irticai faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla kapatılır. İsmet Paşa, 9 Kasım 1925’te Meclis kürsüsünde, TCF’nin kapısına kilit vurulduğunu CHF grubunun alkış ve bravo sesleri arasında ilan eder.
İktidar, Haziran 1926’da Mustafa Kemal’e suikast suçlamasıyla yine TCF’ye yönelir. Partinin üyelerinden bir kısmı beraat eder, bir kısmı ise suçlu bulunur. CHF’li üyelerin içinde bulunduğu bir mahkeme heyetinin kararıyla, muhalif bir partinin altı vekili idam edilir. Ezcümle CHF, Şeyh Said hadisesini kullanarak bütün muhalefeti bertaraf eder ve ülkeyi kendisi için dikensiz bir gül bahçesine çevirir.
“1927’de yeni Meclis’te artık Halk Fırkası tek vücut gibi arz-ı endam eyledi ve memleketin mukadderatını sorgusuz sualsiz idare etti.” (s. 42)
“İngilizlere harp açmak felaket bir iş olur”
Karabekir hatıralarında Ermeni meselesine, Dersim İsyanına, Şark’taki çalışmalarına ve çocukların yetiştirilmesine dair düşüncelerine de yer verir. Üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri de Musul’dur.
Lozan’da Türkiye, Misak-ı Milli sınırları içinde bulunduğundan hareketle Musul’un kendisine bırakılmasını ister. Ancak İngiltere buna razı gelmeyince Musul sorunu Lozan’da bir çözüme kavuşturulamaz. Bölgenin geleceği, öncelikle Türkiye ve İngiltere arasındaki görüşmelere, eğer taraflar bir mutabakata varmazlarsa Cemiyet-i Akvam’ın kararına bırakılır. 1924’te Türkiye ve İngiltere, Musul’u konuşmak için İstanbul’da tertip edilen Haliç Konferansı’nda bir araya gelirler, ama burada da bir neticeye varılmaz.
Hem Mustafa Kemal hem de İsmet Paşa, Musul’u almak için çok heveslidir. Her ikisi de Karabekir’e Musul’a askeri bir harekât düzenlemesi için teklifte bulunur. Bir akşam Mustafa Kemal, Fethi Bey ve Karabekir’i evine akşam yemeğine davet eder. “Musul hakkında Haliç Konferansı’nda Fethi Bey siyaset yolu ile muvaffak olamadı. Sıra Karabekir’e geldi. O, bu meseleyi asker kuvvetiyle başaracaktır” diyerek onlara Musul’a dair planını açar. (s. 129)
Karabekir, ülkenin İstiklal Harbi döneminden daha zayıf bir halde bulunduğunu ve olası bir başarısızlığın Kürtlük mıntıkasında zararlı yansımalara neden olacağını belirterek, bu plana şiddetle karşı çıkar. Ona göre, bu şartlar altında İngilizlere savaş açmak felaketle eş anlamlıdır. Karabekir’in düşüncelerine kıymet vermediğini gören Mustafa Kemal’in hevesi kırılır, “Sen bu işleri İsmet ve Fevzi Paşalarla görüşürsün” diyerek konuyu kapatır.
“Kazım, Musul’u işgal ediversene!”
Bir keresinde de İsmet Paşa, Karabekir’e “Kazım, Musul boş! Şunu işgal ediversene” der. (s. 133) Karabekir, Lozan Antlaşması’nı onun yaptığını; meselenin siyaseten çözüleceğine, olmazsa Cemiyet-i Akvam’a gidileceğine ve askeri harekât yapılmayacağına dair hükümlerin altında onun imzasının bulunduğunu İsmet Paşa’ya anımsatır. Şimdi de Musul’u işgal etmeye kalkmasını ve hem de bunu kendisine yaptırmak istemesini garip karşıladığını açıkça onun yüzüne vurur.
“Askeri muvaffakiyet ümit etmiyorum. İç ve dış siyasi vaziyetlerin felaketli bir şekle sürükleneceğine ise hiç şüphe etmiyorum! Mustafa Kemal Paşa’ya da söyledim: Siz Musul’u, Hilafeti lağvda acele etmeyerek herhangi bir şekilde almaya belki muvaffak olurdunuz; fakat Doğu işlerini birinci derecede idare eden bir arkadaşınız sıfatıyla bana bile haber vermeden bir emr-i vaki yaptınız. Şimdi ise devlet adamlarına yakışmayacak bir tarzda ve hem de işi benim başıma dolayarak halletmek yoluna gidiyorsunuz! Ben kati olarak bu vazifeyi kabul etmem! Size de tavsiyem: Bu uçuruma milleti sürüklemeyiniz! İmzaladığınız Lozan Muahedesinin 3. maddesini tekrar tekrar okuyun ve Mustafa Kemal Paşa’ya da okutun! Bugün bu iş benden ziyade sizin birinci derecede göreceğiniz iştir.” (s.135-136)
“Kürtler tehlikeli olabilirler”
Karabekir, daha sonra Fevzi Çakmak ile görüşür. Fevzi Paşa, Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’nın Musul’u alma niyetlerinden haber olmadığını anlatır. Karabekir, bu duruma hayret eder, çünkü böylesine büyük kararların bu üç kişi arasında konuşularak kararlaştırıldığı kanaatini taşır. Ona da böyle bir girişimden kesinlikle uzak durulması gerektiğini anlatır.
Nihayetinde Türkiye Musul’a askeri bir harekât düzenlemez. Meselenin Cemiyet-i Akvam’a gitmesi ve Türkiye delegasyonunun başında da Fethi Bey’in oturması, Karabekir’i hoşnut eder: “İşin Lozan Muahedesi mucibince hallolunacağı şıkkına memnun oldum. Sözlerimin iyi kabul edilmiş olmasını düşünerek müsterih oldum.” (s. 141)
Zira Musul’da girişilecek bir maceranın başarısızlığa uğraması halinde, Kürtlerin harekete geçebileceğinden endişe eder. Kışkırtmalarla Kürtleri harekete geçirebileceğini düşündüğü İngilizlerin “Bu Kürtlerle de tehlikeli işler yapabileceğini” söyler. (s.135)
“Kürtler tehlikeli olabilirler” ifadesi, Karabekir’in hayatını çözen bir şifre gibidir; o, ömrünün büyük bir kısmını bu tehlikeyi izale etmeye adar.
* Kazım Karabekir, Kürt Meselesi, yayına hazırlayan Prof. Dr. Faruk Özerengin, Truva Yayınları, İstanbul, 2020.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları



























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025