Nuray MERT
Gazetecinin haber değerinde olan her şeyi yayımlama hakkı bir yana, dış politikayı tartışma hakkımız var, ama işin bu yanı yeterince vurgulanmıyor. Türkiye’de hiçbir dönem dış politika hakkıyla tartışma konusu olmadı. Resmi politikalara itiraz hep“milli çıkarlar” tezi ile “hainlik”, “düşmanla işbirliği” sayıldı.
Cumhuriyet’in ilk dönemi zaten tek parti rejimi idi, hiçbir şeyi tartışma konusu yapmak mümkün değildi. Çok partili döneme geçildiğinde, durum değişmedi, sadece iktidarın “doğru”ları ve “tartışılmaz” kabul ettikleri değişti, sokak ağzı ile dış siyaset konuşma ortamı oluştu, o kadar. Burası, DP döneminde, II. Dünya Savaşı’ndan uzak durmanın “erkekliğimizle oynanmakla”, “pısırıklıkla” itham edildiği, diğer taraftan apar topar Kore’ye asker göndermenin tartışılmaz sayıldığı bir ülke. Kemalizmin ötesinde, sağ milliyetçilik, her tür itirazın önüne “milli menfaat/çıkar” bahanesini çıkardı; “milli çıkar” nedense hep iktidarlar dışında kimsenin kavrayamadığı bir şey olarak algılatıldı. Nihayetinde, CHP ve MSP koalisyonunun Kıbrıs müdahalesi, tam bir milliyetçi sentezleme oldu, her iki cenah da “Kıbrıs fatihliği”ni paylaşamaz hale geldi. O nedenle, Kıbrıs’ta olanların Soğuk Savaş dünyasındaki anlamı bugün bile “dokunulmaz, konuşulmaz” bir konu olmaya devam ediyor.
Gizli kapaklı iş çevirme
Askeri rejim dönemini mevzu bile etmiyorum, onu takip eden dönemde, Özal’ın vizyon sahibi diye kutsanan “sivil siyaset”inin ufku ise hâlâ fazlasıyla milliyetçi bir dış politika yaklaşımı idi. “Çin’den Adriyatik’e Türk Dünyası” ve Ortadoğu’da “bir koyupbeş almak” hayali dış politikada milliyetçilik ve hatta “irridentizm”in (sınırlar ötesi siyasi hedefler) aldığı yeni halin ifadesinden öte bir şey değildi. Onu daha içerde ve dışarda, koyu ve karanlık bir milliyetçi siyaset dönemi takip etti. ASALA’ya karşı Avrupa’ya paramiliter güç göndermenin içerdeki uzantısını Susurluk’ta daha iyi görmüştük. Sonradan “Ergenekon’la mücadele”ye girişen AK Parti’nin lider kadrosu o zaman REFAHYOL iktidarının siyasetçileri idi, ama o döneme kimse geri dönmek istemedi. Oysa Ergenekon meselesi, milliyetçi iddialı dış politika adına gizli kapaklı iş çevirmenin iç politikadaki bedeli açısından çok önemli bir örnek teşkil ediyordu.
Şimdi, yine “Yeni Türkiye” inşasının “yeni resmi dış politikası”, demokratik tartışma dışında tutulmaya çalışılıyor. İktidardakiler iddialı dış politika adına Suriye savaşına bulaştılar, kısaca “Neyi niçin yaptığımızı sormayın, kurcalamayın, itirazı olanı yakarız” diyorlar. Bu uğurda son olarak Rusya ile neredeyse savaşa tutuşulmuş vaziyette. Dahası, durup biraz düşünmek yerine, çivi çiviyi söker mantığı ile son olarak Musul’da yeni hamleler peşindeler. Hâlâ bizden beklenen suspus oturmamız, “Neyi, niçin yapıyorsunuz, yaptıklarınızı doğru dürüst anlatın ki tehlikeli bir macera içindeyiz kuşkusundan kurtulalım” demek “Moskof ağzı ile konuşmak”, “Putincilik”, “beşinci kol” olmakla itham ediliyor.
İktidar izahat yapmalı
Başkalarını bırakın, iktidarın çok sevdiği Suriye Türkmen Meclisi BaşkanıAbdurrahman Mustafa, Hürriyet’e verdiği röportajda (25 Kasım 2015), “TIR’lar ile silah geldi mi size Türkiye’den?” sorusuna cevaben “Bu uluslararası savaş suçudur.Bunu söyleyemem” diyor. Başkasını bilemem, ben Türkiye’nin “savaş suçu” sicilini kendi eliyle yazmasına bigâne kalamam, bugünlerin yarını da var, yarın müttefiklerinizin karşınıza savaş suçu ithamı ile çıkmayacağını nereden biliyorsunuz? Sahi Türkiye savaş suçu işliyor mu, nedir tüm bu olup bitenler? Sormayacak mıyız? Yüzde elli oy almış olmak, tüm ülke adına büyük ve sonu belirsiz maceralara girme hakkı vermez. Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz, göz göre göre bir savaşa bulaşmaya itirazı olanlarımız var ve iktidar itirazları dinlemek, izahat yapmak zorunda.
Kaygım artıyor
Son olarak, mevcut dış politikayı körü körüne destekleyen ve bir adım ötesinde savaş çığırtkanlığı yapanları gördükçe kaygım artıyor. Bu adamların çoğunun dünyadan haberi olmadığı gibi, değil ülkesi adına büyük fedakârlıklara katlanmak, kimi üç sabah erken kalk deseniz üşenecek, kimi en küçük kazanımını feda etmeye yanaşmayacak adamlar/kadınlar. Fazladan kendi nefislerine ağır geleni tüm toplumdan bekleyen, sorumsuz insanlar. Tarihin her döneminde, her ülkede böylesi hezeyan sahipleri vardır; acı olan, halihazırda bu hezeyanların rehberliğinde sonu gelmez işlere kalkıştığımız kuşkusu. Böylesi bir dönemde, her zamankinden çok ciddi bir dış politika tartışmasına girişmek ve bu hakkımızı savunmak zorundayız. Yoksa bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADevlet, Komün ve Demokratik Sosyalizmin İnşası; Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu... 14.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli Çamaşırhanesi -3- Videoya çektiler: ‘Cırt’ sesi geldikçe bağırıyor! “Maşallah, Maşallah!..” 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın ağzındaki bakla!... 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyük sorunları çözememe serisi bu kez bitecek mi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan’ın ötesi… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERHarakiri Bütçesi 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİKandil’in polemikçisi şampanya sosyalistlerine karşı 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraKaçıncı CHP? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENKürt Sorunu 2.0’a Hazır mıyız? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÖcalan’ın mektubu üzerine bazı gözlemler 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEABD, Suriye için neye karar verdi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024
5.05.2024