Sinan ÇİFTYÜREK
Devlet ve hükümet savaş makinesinin düğmesine bastı, kan akıyor. Günlerdir içerde ve “sınır” ötesinde dağlarımız bombalanıyor. Kent varoşları savaş alanlarına dönüştü. Barış çığlıkları ile savaş naraları karşıt kutuplarda yükseliyor! Savaş baronları savaş naraları atarken, halklar ve devrimci ilerici güçler barış ve demokratik çözüm siyasetini öne çıkarıyor. Barış zemininde çözümü kimler istiyor?
İki yakada da halklar barış istiyor!
Yüz elli yıldan beri baskı, katliam, sürgün, soykırım ve faili meçhullere uğrayan halkımız ne ister: barışçıl çözüm!
Dağda vurulan her Kürt gencinin haberi duyulduğunda; “acaba oğlum-kızım mıdır” diye yüreği ağzına gelen Kürt annesi ne ister; savaş bitsin ister!
Her demokratik meşru eylemde bile polisin orantısız güç müdahalesine maruz kaldığı için yaralanan-sakatlanan-ölen halkımız ne ister: barış ortamında çözüm!
Silahların konuşulduğu her dönemde, gözü-kulağı ve yüreği Kürdistan’da görev yapan asker veya polislerle ilgili gelecek haberlere kilitlenen ve her ölüm haberinde “acaba oğlum mudur” diye yüreği daralan Türk, Çerkes, Arap, Boşnak … Türkiyeli anneler barıştan başka ne ister ki!
“Artık kan akmasın, analar ağlamasın” diye çabalayan ve bu çabalarından dolayı her defasından başta Devlet Bahçeli olmak üzere Türk siyasetçilerce hırpalanan Türkiye ve Kürdistanlı aydın ile sanatçılar ne istiyor: kan akmasın demokratik çözüm geliştirilsin!
Elinde silah dağda savaşan dahil Kürt siyasetçiler yıllardır sabah akşam neyi dile getiriyorlar: barışı, barışçıl demokratik çözümü!
Demek istediğim onca ağır bedellere rağmen iki yakadan da halkların öfkesi birbirlerine değil savaş baronlarınadır. İki yakadan da halklar barış istiyor, meselenin siyasal çözümünü istiyor.
Herkes “Barış” Derken, Savaş siyasetine neden dönüldü?
Sürdürülen görüşmeler hatta “görüşmeden müzakereye geçildi” propagandası ve önemlisi Dolmabahçe mutabakatının yayınlandığı günlerin ardından AKP hükümeti ve devlet neden savaş siyasetine döndü? Neden bizzat kendi çağrıları olan “ovada siyaset yapma”nın alanını yine kendileri daraltıyor? Neden 150 yıldır denenen ama sonuç alınmayan yola geri dönülüyor? Neden, neden, neden..?
Bunca barış dinamiğine rağmen barışçıl çözüm bugün kalıcı karşılık bulmuyorsa bunun esasta iki sebebi var:
Birincisi;devletin milli çıkarları ile sistem partilerinin siyasal çıkarlarının yarattığı engellerdir. “Devletin milli çıkarları” deyip geçmeyin, nelere kadir olduğuna günlük yaşamda sürekli yüzleşiyoruz. Siyasal partilerin hatta liderlerinin bencil siyasal çıkarlarını da küçümsemeyin! 7 Haziran seçim sonuçlarının ardında Erdoğan ve AKP’nin iktidarı bırakmamak için ne numaralar çevirdiklerini, nasıl da yaratıcı formüller (!) ürettiklerini hatta ülkeyi nasıl ateşe attıklarını gördük, yaşıyoruz!
Görüldü ki, devletin ve AKP’nin esas ürktüğü, silahların konuşması değil son seçimlerde açığa vuran Kürt siyasal iradesidir. AKP’nin Kürdistan’da silinmesi Erdoğan’ın başkanlık hesaplarını bozarken, devlet de bundan jeopolitik geleceğini “tehdit altında” görmeye başladı. İşte çözüm görüşmelerinin sonlandırılıp savaşın başlatılması devlet ile hükümetin bu çıkar örtüşmesinin sonucu belirlendi. Unutmayalım ki sistem partilerinin siyasal çıkarları ile devletin milli çıkarları çoğunlukla örtüşür, örtüşmek zorunda çünkü baki olan devlet ve milli çıkarlarıdır. Demek ki AKP ve Erdoğan’ın iktidarı bırakmamak için ülkeyi ateşe atması devletin milli çıkarları ile örtüşüyor.
Vurgulamak istediğim, devletin milli çıkarları ile AKP’nin siyasal çıkarları savaş siyasetine dönüşün esas tetikçileridir. Çünkü devlet (MGK) 8 Haziran sabahı açıklanan seçim sonuçlarını çıkarları için sürdürülebilinir olarak görmemiş. Buna, devletin çok umut bağladığı HDP’nin Türkiyelileşme siyasetinin 7 Haziran seçimlerinde tam tersi sonuçlar üretmesi; “Türkiyelileşiyoruz” denilerek Kürdistan’da daha fazla Kürdistanileşme, Batı’da da daha çok Kürdileşme gerçeğiyle yüzleşmesini de ekleyelim.
Bu gelişmeden dolayı, Dolmabahçe görüşmeleri ile yol alan sürecin devletin “milli çıkarları” gereği bozulması gerekirdi. Bozuldu da! Buna Erdoğan’ın devam eden başkanlık hırsını ve AKP’nin yeniden tek başına iktidar olma hesabını de ekleyelim. Dolaysıyla harekete geçirilen devlet savaş makinesini, “askerin birikmiş gazı alınıyor”a indirgemekolup biteni izah etmez.
Bu şartlarda barış zor, çünkü devletin mevcut bölge koşullarında bir kez daha savaş üzerinden kendini şekillendirmek istediği görülüyor. Barıştan ısrar ederken hem bu durumu hem de belirttiğim gibi devletin milli çıkarları ile de örtüşen AKP’nin siyasal çıkarlarının çözüm sürecini yeniden çatışma zemine çektiğini bilelim!
PKK’ye Demirtaş üzerinden gönderildiği iddia edilen; “-Silahlı unsurlar çekilmeden çözüm süreci ilerlemez. Kamu düzeni sağlanana kadar operasyonlar devam edecek. HDP terörle arasına mesafe koymalı, terörü kınamalı. Örgüt cenazelerinin şova dönüştürülmesine izin verilmeyecek. Kürt halkı silahı değil, siyasi çözümü destekliyor” mesajıyla dazaten PKK’ye açıkça “müzakere, görüşme yok silahı bırakın sonra konuşalım” deniyor!
HDP’ye ise, Baluken ve Demirtaş’ın KCK ile HPG’ye dönük eylem tarzı eleştirileri yeterli bulunmayıp “terörü kına” demek yanı HDP’yi, PKK’ye ilişkin rejimin kullandığı “terör örgütü” dilini kullanmaya zorlamak, siyasal intiharı dayatmakla eş değerdir.
İkincisi;bölgedeki gelişmelerin özelde de Kürdistan parçalarındaki gelişmelerin basıncının da etkisiyle ABD ile varılan anlaşmaya paralel Türkiye’nin değişen, değişecek olan bölge ve özelde de Suriye politikası; Türk devletinin içerde de savaşa yönelmesinde önemli bir faktör. Çünkü Türk devleti bugün Kuzey meselesini daha çok Rojava ve bölgesel gelişmeler üzerinden okuyor. Öyle ki kendi “birlik ve bütünlüğünü” Rojava üzerinden arıyor ki bu nedenle Rojava’da Kürt halkının siyasi statü elde etmemesi, ederse de coğrafik bütünlüğe dayanmaması hedef olarak belirlemiş durumda.
Türk devleti esas bu hedefi gözeterek Üslerin kullanımı üzerinden ABD ile bölge siyasetinde anlaştı. Böylece sahada derinleşen ABD ile PYD/YPG ittifakının önünü kesmek isteyerek, “IŞİD’e karşı müttefikin PYD değil benim, Kürtlere ihtiyacınız yok” denilerek PYD denklem dışına itilmek isteniyor. Başarabilirse!
Savaş siyaseti çözüm getirmez!
AKP’nin sandıkta kaybettiğini savaş ikliminde yeniden kazanmak istediği doğruysa (ki genelde ortak kanaat budur); devlet ve AKP, yasal Kürt siyasetini, Batıya gelen asker cenazeleri üzerinden etkisizleştirmeyi hedefliyorsa; yanı muhtemel bir erken seçimde devam edecek olan çatışma ikliminde HDP’nin eli zayıflatılarak oylarının düşürülmesi amaçlanıyorsa; AKP iktidarda kalmak hırsıyla ülkeyi kan gölüne çeviriyorsa; PKK, Rojava’da IŞİD belası ile savaşırken Kuzey’de Türk devleti ile savaşmanın gücünü böleceği gerçeği ortadayken ….!
PKK bunlara hizmet edecek pratik geliştirmemeli! PKK’nin bu durumda Kuzey’de silahı kullanmayı bir değil on defa düşünmesi gerekmez mi? Bu koşullarda PKK Kuzey’de silahlı mücadeleyi devre dışı bırakmalı. Şunu da ekleyelim: savaş siyasetinden medet uman AKP’de, savaş devam ederse, gerilla ve asker cenazeleri her gün ailelere teslim edilirse ayakta durabilir mi? Çok zor! Çünkü savaş siyaseti AKP’nin hedeflediği siyasal sonuçları üretmeyeceği görülüyor.
Barış ve çözüm ama kiminle ve nasıl?
Mesele Kürt hele de Kürdistan meselesi olunca, elbette sorunun yanıtı devlettir! Devlet ama hangi devlet! Askerin ağırlık merkezini oluşturduğu derin devlet ile İmralı’da masa yeniden kurulsa da çözüm bulunamaz. HDP ile koalisyona bile yanaşmayan sistem partilerinin hakim olduğu TBMM’ye meselenin taşınmasınin, yasallık kazanma ve propaganda değeri var ama çözüm meclisten gelmeyecek! Asker merkezli derin devlet ile yeniden bütünleşen ve “ABD ile İncirlik üssü üzerinden bölgeye dönük anlaşma yaptım dolaysıyla içerde Kürtleri ezersem Batı sesini çıkarmaz“ diyerek hareket eden AKP çözüme yanaşmayacak. Bugünkü TBMM’de grubu bulunan partilerin, Mecliste Kürt meselesinde çözümün kapısını arayacak bir anayasayı üretemeyecekleri de görülüyor.
Tarihsel olarak Kürt meselenin varoluşunun esas sahibi olan Kemalist CHP ile çözüm ise hiç hiç mümkün değil. Kürt siyaseti, AKP’nin Kürdistan’da silindiği koşullarda devlet siyaseti olarak bu kez CHP’ye bilinçli olarak devlet ile Kürt halkı arasında köprü kurma işlevi yüklenmesini doğru okumalıdır.
Bütün bunlardan çıkarılacak siyasal yönelim, silah değil! Başta KCK olmak üzere Kürt siyaseti, kalıcı ve sonuç almaya odaklanmışsivil itaatsizlik mücadele tarzına ciddi ciddi hazırlanıp kafa yormalıdır.
Barış ama neyin ya da ne için barış?
Elbette barış iklimi zemininde demokratik çözüm geliştirilmeli. Bu açıdan HDP’nin “size savaş yaptırmayacağız” şiarı doğru bir önermedir. Yoksa başta halkımız olmak üzere halklar büyük acı çeker, iki yakadan da annelerin acılarına acı yüklenir.
Barışçıl çözüm öne çıkaralım ama halen Kürtlerin varlığı bile anayasal kabul görmemişken; halkımız üzerinde tüm ağırlığıyla entegrasyon-asimilasyon devam ediyorken; en demokratik hak ve talep olarak ana dilde eğitim-öğretim yasak iken; bunlar talep eden halkımıza ve siyasetine “ölümlerden ölüm beğen”tehditleri yeniden sahneye konulmuşken…
Bu durumda kiminle nasıl çözüm geliştirilecek, ne için barış yapılacak? Demek istediğim, barışa odaklı her adım halkımızın yaşamsal ulusal taleplerini içermek zorundadır yoksa barış soyut ve anlamsız olacaktır. Barış adına Kürt halkından hiçbir hak talep etmeden adeta teslim ol deniliyorsa Kürt halkı bunu 150 yıldır kabul etmedi bundan böyle de kabul etmez!
Sonuç yerine:
I - Şu ana kadar sürdürülen İmralı merkezli çözüm sürecinin akıbetini; bir yanıyla Rojava’da ki gelişmeler ve Türkiye’nin ABD ile ortak hareket etmesinin üreteceği sonuçların içeriye yansıması belirleyecek. Diğer yandan Öcalan’ın; HDP’nin mecliste ciddi bir siyasal güç olması ve Türkiye’nin ABD ile bölgeye dönük anlaşmasının üreteceği sonuçlar gibi yeni koşullarda alacağı pozisyona bağlı olacak. Devletin Öcalan’ı kimseyle görüştürmemesinin nedeni KCK ve HDP’nin pozisyonundan çok bence Öcalan’ın alacağı tutuma bağlı olarak erteleniyor.
II - Kürt, Kürdistan meselesinin çözümü deniliyorsa öncelikle İmralı merkezli olmaktan çıkarılması gerekir. Devlet yıllardır yaptığı gibi yine Kürde demokrasi koklat ama savaşı esaslı yaşat politikasında vazgeçip halkımızın yaşamsal talepleri üzerinden inandırıcı adımlar atarak güven vermeli. “ABD ile İncirlik üssü üzerinden bölgeye dönük anlaşma yaptım dolaysıyla içerde Kürtleri ezersem Batı sesini çıkarmaz”yanlışından dönmelidir.
II – Devlet Kürt meselesinin çözümü ile PKK’nin silah bırakma meselesini birbirinden ayırt etmeli ve buna uygun muhataplar belirlemeli dolaysıyla Kürt meselesinin çözümünde tüm Kürdistanlıların temsiliyetine dayanan muhatap esas alınmalı.
III – Ve elbette bunlarla bağlantılı Kuzey’de Kürtler arası güven verici kalıcı ulusal ittifakın yaratılması, Kürt siyasetini bekleyen acil görev özelliğini koruyor.
IV – Kürdistan’da devletin işleyişini felç edecek demokratik sivil itaatsizlikle çözüme odaklanma, esas alınmalı!12-08-2015
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları





















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018