Vedat Bilgin
Türkiye’nin bugün geldiği yerde, sahip olduğu insan gücünün kalitesinin yerini anlamak için üretim yapısında rol alan aktörlere, ithalattan ihracata, uluslararası ilişkilerde faaliyetlerde bulunan insanlara bakmak yeterlidir. Neredeyse bütün yirminci yüzyıl boyunca ‘motor üretmeyi’ problem haline getirmiş bir ülkenin bugün her alanda üretim bilgisine ve pratiğine sahip nitelikli emeğe sahip olmasında, teknik okullardan üniversitelere kadar bu eğitimi veren kurumların önemli bir yeri bulunmaktadır. İyi kötü Cumhuriyetin üniversiteleri kalkınmayı, insani gelişmeyi başlatacak bir ‘insan gücünü’ yetiştirmeyi başarmıştır.
“Türk üniversitelerinin başaramadığı nedir? Üniversitelerimizin başaramadığı çok şeyden bahsedilebilir. Bunların başında ulusalararası kurumsal sıralamada bu kurumların çok gerilerde olmasıdır. Üretilen makale ve özgün araştırma sayısının düşüklüğü (bunun sayıya indirilmiş olması ayrı bir sorundur), bilimsel alanda katkı yapacak düzeyde araştırmaların ortaya çıkmaması, yayımlanan kitapların ders kitabı niteliğinin dışında bir düzeye ulaşamaması gibi birçok sebepten bahsedebiliriz.”
Üniversite ne değildir?
Peki, bunların sebepleri nelerdir? Burada kategorize ederek ele alırsak bunları iki grupta toplayabiliriz: Birincisi, üniversite sistemimizden kaynaklanan sorunlardır yani üniversitelerin örgütlenme modeliyle ve dolayısıyla üniversiteye dönük eğitim politikalarıyla ilgidir. İkinci gruptaki sebepler arasında ise, üniversitelerin kendi sorumlulukları ve akademik personel yetiştirmesinden, araştırma yapmak için sadece gerekli değil zorunlu olan, bilimsel çalışmanın niteliğini belirleyen yöntem sorunlarını aşmakla ilgili sebepler gelmektedir. Üniversitenin anlamını, bilimsel çalışmanın mahiyetini kurumsal olarak üretmede sorun yaşayan bir ‘üniversite anlayışının’, bizatihi kendisinin sorun olduğunu görmek gerekir.
“Üniversite meselesi, aynı zamanda bir özgürlük meselesidir; üniversite bir ideolojiye göre işlev üretmeye zorunlu olduğu zaman, resmi ideolojinin endokrine edildiği yere dönüştüğünde artık başka bir kurum haline gelir. Bilim, ideolojik otorite kabul etmez, çünkü hiçbir ideoloji bilimsel olamaz! Bizim üniversitelerimizde en azından sosyal bilimler alanında bu konu ciddi bir mesele olmuştur.”
Mümkün olan!
Üniversite sisteminde, yapısal bir reform ihtiyacı vardır ve bunun kapsamlı bir biçimde hazırlanması, üzerinde çalışılması gerekir fakat acil olarak yapılması gerekenleri, öncelikli sorunları çözmek için beklemeye gerek yoktur. Türkiye’de üniversite meselesini giderek içinden çıkılamaz hale getirilen konulardan başında gelen akademik kadrolar sorunudur.
12 Eylül’ün Yüksek Öğrenim Kanunu ile yapılan düzenlemeyle gelen ‘Yardımcı Doçentlik’sorunlu bir uygulamadır, kaldırılması yerinde olmuştur fakat burada birkaç mesele gözden kaçmamalıdır. “İlki, doktora eğitimi mutlaka belli üniversitelerle sınırlandırılmalı, yeni açılan üniversitelerin ve bilhassa özel üniversitelerin (yüksek lisans ve doktora programlarını yapacak yeterli kadroları olmadığı halde bu işi bir ticarete dönüştürenleri vardır) bunu yapmasına izin verilmemelidir. Diğeri, doçentlik sınavı keyfiliklerden uzak objektif bir kurala bağlanacak şekilde bir ‘doçentlik tezi’ çalışmasına bağlanmalıdır. Sonuncusu ise, doçentlik kadrosu üniversiteye ait bir statüyü ifade eder ‘dışarıdan doçentlik’ adı altında üniversiteyi bitirdikten sonra üniversitenin önünden geçmeyenlerin kullanabileceği bir statü değildir.”
Çok büyük sorunları çözmek için, mümkün olandan başlamak en gerçekçi yoldur, ne dersiniz?
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019