Yıldıray OĞUR
1994 yılının Nisan ve Mayıs ayları o güne kadar İstanbul tarihinin en sıcak Nisan ve Mayıs ayları olarak kayıtlara geçmişti. Sıcak havalar yaz boyu sürdü. Sıcak ve kuru hava tüm Akdeniz kıyısındaki ülkeleri ve Türkiye’yi etkiledi, temmuz ve ağustos ayları boyunca Akdeniz kıyısındaki pek çok ülkede orman yangınları çıktı.
Özellikle ağustosun ortasından itibaren ardarda İskenderun, Kuşadası, Marmara Adası, Torbalı, Pazarcık ve İstanbul Beykoz’da çıkan orman yangınları gazetelerin manşetlerinde yer aldı.
İstanbul’da önce Üsküdar Bağlarbaşı’nda bir kereste deposu yanmış, ardından en büyükleri Poyrazköy’de olmak üzere Şile, Zekariyaköy, Polonezköz, Heybeliada, Burgazada, Vaniköy’de orman yangınları çıkmıştı.
İtfaiyenin söndürmekte yetersiz kaldığı yangınların sabotaj yüzünden çıktığı düşünülüyordu.
Poyrazköy’deki yangın için aralarında bir Fransızca öğretmeninin de olduğu dört piknikçi gözaltına alınmış, daha sonra delil yetersizliğinden serbest bırakılmışlardı.
Eylül ayında gazeteler nihayet aranan kundakçıların yakalandığını duyurdu: “İşte orman katili PKK’lılar.”
Gözaltına alınan dört kişi İstanbul’daki 7 ayrı orman yangını ve iki kereste deposunun yakılmasından sorumlu tutuluyordu.
Yangınları çıkardığı için esas suçlanan kişi ise İstanbul Üniversitesi’nde Coğrafya Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki İlhan Çomak’tı.
Gazetelerde çıkan haberlere göre Çomak, suçunu itiraf etmişti. Diğer suç ortaklarıyla birlikte tatbikat için ormana götürüldü, eline bir bidon verilerek ormanları nasıl yaktığı anlattırıldı.
Ertesi gün gazetelerin birinci sayfalarında elinde bir bidon olan İlhan Çomak’ın ormanları nasıl yaktığını “soğukkanlılıkla anlattığı” söylenen fotoğrafları yer aldı.

Babaannesi ve amcalarının yanında kaldığı Ümraniye’deki evden gözaltına alınan Bingöl Karlıovalı olan Çomak, ayrıca bir itirafçı ifadesiyle 1993 yılının yazında Genç-Lice-Kulp üçgenindeki çok sayıda silahlı PKK eylemine katılmakla suçlanıyordu.
Yıllarda süren ve tutuklu yargılandığı mahkeme sırasında yangınların bir kısmının mevcut olmadığı, diğerlerinin başka sebeplerden çıktığı anlaşıldı.
Çomak, aynı saatlerde İstanbul’un iki yakasında başlamış yangınları çıkarmakla suçlanmıştı.
Tutuklu olarak yargılandığı davada Devlet Güvenlik Mahkemesi altı yıl sonra kararını açıkladı:
“Sanığın Heybeliada, Burgazada, Poyrazköy, Belgrad Ayazağa Köyü, şile yolu üzerinde bulunan ormanlar, Zekeriyaköy, Polonezköy Çavuşbaşı Köyü ormanlarını yakmak eylemlerine katıldığı anlaşılamamış, bu hususta inandırıcı delil elde edilememiş, sanığın bu husustaki hazırlık soruşturması sırasında beyanları da inandırıcı bulunmamıştır.”
Günlerce gazetelerde elinde bidonlarla orman katili olarak gösterilen Çomak, orman yangını suçlamasından beraat etmişti. Yangınları çıkardığını itiraf ettiği polis ifadesini DGM bile inandırıcı bulmamıştı.
Ama aynı mahkeme “Sanığın silahlı çatışmaya girip girmediği kesinlikle belirlenememiştir” demesine rağmen Genç-Lice-Kulp üçgeninde PKK’nın silahlı çatışmalarına katılmak suçlamasından Çomak hakkında müebbet hapis cezası verdi.
AİHM, 2007’de İlhan Çomak’ın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vererek, yeniden yargılanmasına hükmetti.
Türkiye, AİHM kararını ancak 6 yıl sonra uyguladı. 2013’te aynı delillerle başlayan yargılamada karar 2016’da çıktı: İkinci kez müebbet hapis.
1994’de 21 yaşında hapse giren ve 27 yıldır hapiste olan 48 yaşındaki İlhan Çomak’ın bu karara itirazı Anayasa Mahkemesi’nin önünde.
Hapishanede çok sayıda şiir kitabı yayınlayan Çomak’ın, kitapları dört dile çevrildi. Son olarak yarısından fazlası hapiste geçmiş hayat hikayesini anlattığı kitabını bu yıl İletişim Yayınları bastı: Karınca Yuvasını Dağıtmamak...
Kitabın ikinci baskının çıkmasından kısa bir sonra, Türkiye yakın tarihinin en büyük orman yangınları başladı.
Bugün itibarıyla yangınların üzerinden 11 gün geçti.
İlk andan itibaren dillendirilen yangınların kundaklama sonucu çıktığı iddiasıyla ilgili bir şüpheli yakalamak ya da bir delil bulmak için yeterli bir süre bu.
Zaten 21 ilde 72 ayrı noktada çıkan ve bir kısmı hala devam eden yangınların çıkış nedeniyle ilgili şu ana kadar bir sabotaj delili bulunamadıysa, olay mahalli yanıp kül olduktan, üzerinden bir de yağmurlar geçtikten sonra bulunması kolay değil.
Ama şimdiye kadar sabotajcı denenlerden Ankara’da bir kişinin akli dengesinin yerinde olmadığı, Büyükada’da üç kişinin denizden atık yağ bidonu çıkardığı, Manavgat’ta az kalsın linç edilen iki kardeşin yangın söndürmeye yardıma geldiği, Aydın’da beş kişinin ise ormanda hovardalık yaptığı ortaya çıktı.
Haberlere göre orman yangınlarıyla ilgili hala gözaltında olanlar var.
Ama onların ormanı kundaklayarak yaktıkları ya da terör örgütleriyle ilişkileri olduğuyla ilgili elde bir bilgi yok.
Herhalde böyle bir bilgiye ve delile ulaşılsaydı bunu çoktan duyardık.
Yangınları PKK’nın çıkardığı ile ilgili en somut delil, kendilerine Ateşin Çocukları adı veren grubun üstlenme açıklaması. Ama o açıklamanın videosu 2019 yılına ait çıktı, ayrıca o videodakiler Ateşin Çocukları değil, PKK’nın başka bir grubu adına yapılan saldırıları üstleniyor ve o saldırılar içinde de yangın yok.
https://teyit.org/dosya-buyutec-ormanlari-atesin-cocuklari-mi-yakti
Bu eski videodan bir bölümü tekrar dolaşıma sokarak orman yangınlarını Ateşin Çocukları grubunun üstlendiğini haber yapan PKK’ya yakın Rojava Network sitesi de daha sonra bu haberi sildi.
“PKK’ya yakın Nûçe Ciwan sitesindeki “Ateşin Çocukları’ndan Temmuz ayı bilançosu: Faşizm yanıyor!” başlıklı haberde ise örgütün İstanbul, Balıkesir, Kocaeli, Gaziantep, Bursa ve Konya’daki çeşitli tekne, fabrika ve tarla kundaklamalarının üstlenilmesine karşın, Muğla ve Antalya orman yangınlarına dair bir üstlenme açıklaması görülmüyor.”.(Kaynak: Teyit.org)
PKK daha sonra bu yangınları kendilerinin çıkardığı haberlerini devletin propagandası olduğunu iddia etti.
Ormanları PKK’nın yaktığına delil olarak gösterilen son haber örgütün Almanya’da çıkardığı ve intihar saldırılarının bile övüldüğü Yeni Özgür Politika gazetesinin “Kürt’le barışmayan Kaza Dağları’nı kaybeder” manşeti.
Ama bu manşetteki haberi okumaya zahmet edenler, manşetteki sözün bir PKK’lıya değil, Polen Ekoloji adlı sivil toplum kuruluşunda çalışan ve aynı zamanda HDP Hopa sorumlusu olan Cemil Aksu’ya ait olduğunu görebilir.
Aksu, düzenleyicileri arasında olduğu “Türkiye’de Madenciliğin Politik Ekolojisi” adlı sempozyumla ilgili gazeteye dört gün süren bir röportaj vermiş.
Röportajda “PKK’dan Kazdağları’na tehdit” olarak yorumlanan cümleleri şunlar:
"Kürt sorunundaki güvenlikçi politikalara ses çıkarmadan İkizdere’yi durdurmak, Kazdağları’nı kazanmak zor. Şovenizmin zehirlediği emekçi kitleler, yerelciliğe hapsediliyor; doğa talanını 'bölücülere' karşı 'milli kalkınma' görebiliyor. Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümüne yanaşmayan devlet, yıllardır 'düşük yoğunluklu savaş' yürütüyor; savaş ekonomisini de sürekli canlı tutup geliştiriyor. Güvenlik gerekçesiyle yapılan devasa barajlar, orman yakmalar, coğrafyayı çoraklaştırma... Bu ülkeye demokrasi, barış ve adalet gelmeden haklar ve özgürlükler garanti altına alınamaz. Bunun en son örneği daha yangınlar devam ederken yayınlanan Turizm Teşvik Kanununudur.”
Burada bir tehdit değil olmadığı açık.
Ama iki yıl önce aynı gazete, Sakarya’da ihmal ve kaza sonucu patlayan havai fişek fabrikasındaki patlamayı Ateşin Çocukları’nın üstlenmesini bile haber yapmıştı.
https://twitter.com/y_ozgurpolitika/status/1279022363435302912?s=20
Yani 11 gün sonra 22 ilde 71 ayrı noktada çıkan ve hala yenileri çıkmaya devam eden orman yangınlarının sabotaj sonucu ortaya çıktığını, ormanları PKK’nın yaktığını gösteren bir delil yok ortada. Ama ortada hem PKK’nın hem de PKK yaptı diyenlerin siyasi fırsatçılığı var.
Sadece yanı başımızda Lübnan’da, İtalya’da, Arnavutluk’ta çıkan yangınlar ve günlerdir Yunanistan’ın farklı noktalarında çıkan ve söndürülemeyen orman yangınları bile bu tezi yalanlamak için yeterli.
Eğer onları da PKK çıkarmadıysa, bu yangınların ortak sebebi benzer iklim ve coğrafi şartlar.
Ama Akdeniz’in yangın ayında olduğu gerçeğini, Mavi Vatan tezinin en güçlü savunucusuna bile anlatmak mümkün değil.
Hatta bunu iddia edenleri PKK ve FETÖ ile suçluyor.
Şöyle demiş emekli amiral Cihat Yaycı:
“Türkiye’de bir çevre terörü gerçeği vardır. Bunu iklim değişikliği şeklinde açıklamak, PKK, vatan hainleri ve FETÖ’nün söylemidir. Hedef iktidar değil, devlettir. Biz devletten yanayız.”
“Bugün Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü hedeftedir. Bunu da ‘çevre terörü’ ile yapmaktalar ve açıkça söylemektedirler. Bu yangınlarla ‘devletin düşeceği’ imâ edilmektedir. Devletin aciz kaldığı, vatandaşını koruyamadığı söylenmek istenmektedir.”
“Bu yangınların arkasında Yunanistan var dedik. Neden Yunanistan var dedik. PKK’nın Yunanistan’ın Lavrion kentinde kampı var. Bütün FETÖ’cüler ilk nereye gidiyor? Yunanistan’a gidiyor. FETÖ elebaşı, ‘Yunanistan kardeşliğini ispatlamıştır’ dedi. Yunanistan isminin tarihe gümüş harflerle yazılacağını söyledi.”
“Bütün bu yangınların amacı Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürmek ve yeniden bir açılım süreci gibi bir süreç başlatarak Türkiye Cumhuriyeti’nin çözülmesine zemin hazırlamaktır. Sakın oyuna gelmeyelim.”
Bunları söylerken bilimsel bir çalışmaya atıf yapıyor: Doğal Hayatı Koruma Vakfı İtalya şubesinin yangınlarla ilgili hazırladığı rapora.
Yaycı’ya göre rapor yangınların yüzde 96’sının insan kaynaklı olduğunu söylüyor. Emekli amiral bu tespiti sabotaja delil gösteriyor.
Evet rapor, orman yangınlarının yüzde 96’sı insan kaynaklı diyor ama sabotaj demiyor.
Rapor, “İnsanların kırsal alanları terk etmesi, kırsal alanların tarım dışı kullanımının artması (ulaşım, tatil, kentleşme) kazara ve kaza dışı yangınların tetiklenmesini kolaylaştırıyor” diyor. “Tarla açmak için ateş yakmak, anız yakmak, açık havada yemek pişirmek gibi Akdeniz’in ateş kültüründen” bahsediyor. Ve tabii “iklim değişikliğinin neden olduğu küresel ortalama sıcaklıklardaki artışın yangınların önemli bir sebebi olduğunu” söylüyor.
https://www.wwf.it/pandanews/ambiente/emergenze/incendi-apocalisse-sardegna/
Ama Cihat Yaycı ve ekibinin işine sadece ilk cümle gelince, dünyanın iklim kriziyle mücadele eden en önemli kurumlarından WWF’nin raporu sabotaj tezlerine malzeme olabiliyor.
Muhtemelen Yunanistan’da bütün fikri sermayesini Türkiye düşmanlığı üzerine kurmuş emekli bir amiral de Yunanistan turizmini baltalayan yangınlar için Türkiye’yi suçlayan benzer tezler ileri sürüyordur.
Onların elinde somut bir karine de var.
2005 yılında Hürriyet gazetesinde Emin Çölaşan, “Kahraman” adlı yazısında Sabah Ketene adlı bir devlet görevlisini anlatmıştı. Yazının bir bölümü şöyleydi:
“PKK terörünün en yoğun olduğu dönemde turistik yörelerimizde birbiri ardına bombalar patlamış ve tüm turistler kaçmıştı. O yıllarda yöredeki ormanlarımızı da cayır cayır yakıyorlardı. Bunları bir ülkenin yaptırdığı belli olmuştu. Anlatıyordu:
’Malzemeleri ayrıca gönderip o ülkeye geçtik. Onların turistik yörelerinde birkaç bomba patlattık, oraları da derhal boşaldı. Onların başkentinde, metronun önünde bir patlama oldu ve halk paniğe kapıldı. Sonra dikkat ettiyseniz, o ülkede de çok büyük orman yangınları çıktı. Güzelim ormanlarına yazık oldu. Ama bizi sabote eden yakınımızdaki ülke pabucun pahalı olduğunu ve ne ekerse onu biçeceğini görmüş oldu. Bir daha bu gibi işleri açıktan yapamadılar.”
https://www.hurriyet.com.tr/kahraman-4560486
2011 yılında Mesut Yılmaz, kendi Başbakanlığı döneminde yazdırdığı Susurluk raporuyla ilgili Birgün Gazetesi’ne verdiği bir röportajda “Susurluk raporu yeterli değildir. Bana intikal etmeyen bilgiler olduğunu düşünüyorum. Devlet sırrı dışındaki tüm bilgiler raporda var. Devlet sırrı olanlar Azerbaycan’da darbe girişimi, Yunanistan’a orman misillemesi gibi konular. Faili meçhuller için engel yok" deyiverince Yunanistan ayağa kalkmıştı.
Muhtemelen 90’lı yıllarda iki ülke karşılıklı olarak böyle sabotajların içine girdiler.
PKK da 90’lı yıllarda, 2000’li yıllarda terör yöntemi olarak orman yaktı.
Ama bu başımıza gelen bütün orman yangınlarının sabotaj sonucu çıktığı anlamına gelmiyor.
Özellikle de Akdeniz coğrafyasında binlerce yıldır yangın mevsimi olarak bilinen bir dönemde, yazın ortasında, derecelerinin 40’ı geçtiği bir ayda, Yunanistan, İtalya, Lübnan’da da ormanlar cayır cayır yanarken...
Elde bir delil, bir bilgi, istihbarat yokken sadece akıl yürütmeyle, sadece siyaseten böyle demek işinize geldiği için yangınlara sabotaj, kundaklama diyerek insanların haklı öfkesini siyaseten kullanmanın nasıl ateşle oynamak anlamına geldiğini son bir haftada yaşananlar herhalde herkese göstermiştir.
Orman yangınlarından HDP kapatılmalı sonucu çıkaran fırsatçılar, yol kesip kimlik kontrolleri yapan, insanlara doğdukları yerlere göre suç muamelesi yapan vandallar, kundakçı diye masum insanların linç etmeye çalışan öfkeli kalabalıklar...
Hadi emekli amirallerin, gazetecilerin böyle bir sorumluluk duygusu yok. Onlar için her şey siyasi pozculuk, aksi ispatlanmadıkça herkes potansiyel PKK’lı ve FETÖ’cü.
Ama kamu düzeninden sorumlu devlet yöneticilerinin bu sorumsuzluğa daha fazla ortak olmaması gerekir.
En azından İlhan Çomak’ın hikayesi herkese ders olmalı...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları




























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026