Akın ÖZÇER
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, aday ülkelerin Kopenhag ölçütlerini karşılama ve Topluluk müktesebatına uyum sağlama yolunda kaydettiği ilerlemeleri her yıl Ekim/Kasım aylarında yayımladığı yıllık raporlarla değerlendiriyor. Aday ülkelerin yıl içinde gerçekleştirdiği siyasi ve ekonomik reformların sıralandığı ve üyelik sürecini olumlu ya da olumsuz etkileyebilecek faktörlerle birlikte değerlendirildiği ilerleme raporlarını ilgili ülkelere tutulan birer aynaya benzetmek mümkün. Aslında Komisyon ve aday ülke yetkilileri arasındaki diyalog kanalları hep açık tutulduğu için aynadaki görüntü tümüyle olumsuz olmuyor, daha doğrusu böyle olması istenmiyor. Olumsuz gelişmeler yumuşatılarak, olumlu unsurlar ön plana çıkarılarak görüntü biraz rötuşlanıyor ve aday ülkelere en azından cesaretlendirici bir mesaj verilmeye çalışılıyor.
AB Komisyonu’nun 2013 İlerleme Raporu’na ana hatlarıyla göz atıldığında bu geleneksel dengeleyici yaklaşımın yanı sıra, Türkiye’nin notunun bu kez özellikle bir önceki yıla oranla çok daha olumlu olduğu görülüyor. 2012 raporunun Türkiye için en olumsuz raporlardan biri olduğu anımsanacak olursa, bu durum doğal karşılanabilir belki ama bu yıl çözüm sürecinin yarattığı olumlu farkı göz ardı etmemek gerekir. Nitekim 2012 raporunda haklı olarak Kürt sorununda çözüme yönelik hiçbir ilerleme kaydedilmediği vurgulanırken, bu yılki rapor, dördüncü yargı paketiyle birlikte, başta “ülkenin güneydoğusunda terörizm ve şiddetin sona erdirilmesine yönelik bir sürecin başlatılması olmak üzere” atılan bir dizi önemli adımın altını çiziyor. Kısacası hükümetin geçen yılki notu kırıksa, bu defakinin en azından orta olduğuna kuşku yok.
Aslında ilerleme raporları öncelikle aday ülke hükümetlerini değerlendiren birer karne niteliği taşıyor. Bu nedenle raporda olumlu unsurların fazla olması yani karnelerin iyi ya da pekiyi gelmesi hükümetlerin işine geliyor. Muhalefet partileri ise olumsuz noktaların üstüne parmak basarak, kendilerinin bu yolda çok daha iyi ilerleyeceklerini öne sürüyor. Genelde bu böyle, ama Türkiye’de tam olarak değil; zira muhalefet partilerimiz raporda hükümete olumlu puan verilen noktalarda karşı politikalar üretiyor. Mesela çözüm süreci veya demokratikleşme paketi gibi. O bakımdan Komisyon’un raporda ele aldığı konulardaki değerlendirmeleri, diğer siyasi partilerinin o konulardaki politikaları için de geçerli birer not oluşturuyor.
Raporda yer alan konular temelinde böyle bir çalışmayı ana muhalefet partisi için yapmakta yarar var. Çünkü üçlü koalisyon döneminden beri Kopenhag ölçütlerinin karşılanmasında fren işlevi gören diğer muhalefet partisinin AB’ye üyelik yolunda iddiası yok. Genel Başkanı da, raporla ilgili olarak “bu, bir oyundur, evrensel bir oyundur. Birbirine göz kırpmadır. Bundan sonuç çıkmaz” dedi zaten. Ama ana muhalefet partisi bu konuda iddialı, hatta Genel Başkan Yardımcılarından Erdoğan Toprak’ın yaptığı yazılı açıklamaya bakılırsa çok iddialı. Diyor ki “aslında rapor Türkiye’nin değil, AKP’nin ilerlemediğini ortaya koymaktadır.”
Bu açıklamadan çıkarılacak sonuç, CHP iktidarında Türkiye’nin AB yolunda en azından bugünkünden çok daha hızlı ilerleyeceği. Peki, CHP iktidar olsaydı, izlediği politikalar itibariyle Türkiye’nin notu daha yüksek mi olurdu acaba?
CHP’nin rapordaki başlıca olumlu noktalara yaklaşımı
Raporda öncelikle Türkiye ile PKK (Öcalan) görüşmelerine güçlü bir destek veriliyor ve bu girişimin terör ve şiddet ortamının sona ermesi ve Kürt sorununun kapsamlı bir çözüme kavuşturulması için önemli bir fırsat oluşturduğunun altı çiziliyor. Yukarıda da belirttiğim gibi, çözüm süreci, dördüncü yargı paketiyle birlikte bu yılki raporun en olumlu temel taşlarından biri. Toprak’ın açıklamasında konuyla ilgili bir satırın bile yer almaması İlerleme Raporu ile ilgili objektif bir değerlendirme yapmadığının somut bir göstergesini oluşturuyor aslında.
Hükümete olumlu bir puan getiren ama çok daha önemlisi, başarılı biçimde yönetilebilirse Türkiye’nin önünü açacak olan böyle bir süreci CHP iktidar olsa başlatır mıydı? Bu konuda kamuoyunda kuşku var; zira CHP hâlâ sürece açık ve net bir destek vermiş değil. Daha önce Habur sürecinin tıkanmasında başat rol oynamış olan ana muhalefet partisi demokratikleşme bahsinde de geride kalıyor.
Demokratikleşme (paketi) İlerleme raporunun olumlu değerlendirdiği kilit noktalardan bir diğeri. Eksikleri nedeniyle elbette yeterli olmayan ama her demokratikleşme adımı gibi desteklenmeyi hak eden bu pakete de CHP, özellikle ulusalcı kanadıyla sert tepki gösteriyor. Yılbaşındaki pakette yer alan ana dilde savunma hakkına olduğu gibi bu defa da ana dilde özel okullarda eğitim imkânı verilmesine karşı çıkıyor.
Demokratikleşme paketine CHP’li ulusalcılar tarafından yöneltilen tepkiler bu konuyla sınırlı kalmıyor. Bu paketin bir karşıdevrim paketi olduğu, Türk ulusunu ve Atatürk devrimlerini hedef aldığı öne sürülüyor. Bu tepkilere ve elbette kişisel olarak benim ve çevrem için değil ama farklı yaşam tarzları olanlar için önem taşıyan başörtüsü yasağının kaldırılmasına karşı Danıştay’a yapılan başvuruya bakılırsa, CHP’nin böyle bir demokratikleşme paketini dünyada çıkarmayacağını söylemek yanlış olmaz. Dolayısıyla demokratikleşme konusunda da ana muhalefet partisinin AK Parti’den daha geri bir çizgide bulunduğu ortada.
Raporda desteklenen yeni anayasa süreci hakkında partilerin yaklaşımları temelinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılmadığı için geniş katılımın gereği üzerinde durulmakla yetiniliyor. Ama bugüne kadarki yaklaşımından biliyoruz ki CHP, yeni anayasaya 12 Eylül darbesinin iradesini yansıtan mevcut anayasanın değiştirilemez maddelerini taşıma konusunda ısrarlı. Ayrıca yukarıda da altını çizdiğim gibi bireysel bir temel hak olan ana dilde eğitim konusunda AK Parti’den çok daha geride duruyor.
Raporda asker-sivil ilişkilerinde olumlu gelişmeler olduğu tespiti de yapılıyor; her ne kadar bu konuda henüz anayasal bir güvence bulunmasa da, Genelkurmay’ın ve komutanların siyasi konularda görüş beyan etmekten kaçınması bu olumlu tespitin temelini oluşturuyor.
Raporda Ergenekon davasıyla ilgili olarak da “karar, demokratik yollardan seçilmiş hükümeti yıkmak amacını güden bir suç ağının varlığını tescil etmiştir” deniliyor. Türk yargı sisteminde mevcut eksikliklerin bu davada da gözlendiği ve bu yüzden kararın toplum katmanlarının bir bölümünde kabul görmediği dile getirilse de, davanın özü ve darbe girişiminin yargılanması destekleniyor. Silivri sanıkları ve mahkûmlarının kayıtsız şartsız arkasında duran CHP’nin bu konuda aldığı tavır Komisyon’un yaklaşımıyla hiç örtüşmüyor. CHP iktidarda olsa, yargıya müdahale etmeye ve bu davaların görülmesini engellemeye kalkar mıydı bilemeyiz ama şurası muhakkak ki bugünkü söylemi bu doğrultuda.
Raporda Suriye kriziyle ilgili ayrı bir parantez de açılıyor; Türkiye’nin “insanlık trajedisinin mağduru olan Suriyelileri kucaklama konusunda gösterdiği çaba” ve “daha birleşik bir muhalefet oluşmasına verdiği destek” olumlu değerlendiriliyor. CHP’nin Suriye konusundaki politikası böyle bir övgüye lâyık görülür müydü tartışılır elbette.
Özet olarak, bu yılki İlerleme Raporu’ndaki olumlu noktaların en önemlilerinde CHP’nin karşı görüş ürettiğini ve raporda da altı çizilen toplumdaki kutuplaşmaya en azından katkıda bulunduğunu kabul etmek gerekir. Ama Toprak açıklamasında, toplumsal kesimler arasındaki “ayırımcılık, dışlama ve ötekileştirmeyi” AK Parti’ye mal ederek özeleştiriden kaçınmakla kalmıyor, ayrıca bu değerlendirmesini Komisyon’a atfederek yanlış bilgilendirme de yapıyor. Bu dezenformasyon bile başlı başına kutuplaşmaya katkı niteliği taşıyor.
CHP’nin rapordaki olumsuz noktalara yaklaşımı
Rapordaki olumsuz noktaların başında kolluk kuvvetlerinin aşırı güç kullanması geliyor. Gezi protestoları nedeniyle gündeme gelmesi beklenen bu konuda Komisyon oldukça dengeli bir dil kullanıyor. Gezi protestolarının daha farklı taleplerle başka şehirlere yayıldığı ve daha da önemlisi protestocuların arasında “az da olsa şiddete başvuranların görüldüğü” vurgulanıyor. “İnsan hakları ihlalleri iddialarıyla ilgili olarak görevden uzaklaştırma ve idari soruşturma uygulamalarının devreye sokulduğu” da ayrıca dile getiriliyor. Dolayısıyla CHP’nin beklediği ya da Toprak’ın açıklamasında belirttiğinin aksine, Komisyon “AKP’nin Gezi Parkındaki tavrını kabul edilmez bulmuyor”. Aslında kabul edilemez olan güvenlik güçlerinin ya da mahkemelerin yerine “AKP” demek. Bu söylem “AKP düşmanlığı” üzerinden kutuplaşmaya katkı yapıyor çünkü.
Güvenlik güçlerinin orantısız ve aşırı güç kullanması ne AK Parti’nin gitmesi, ne de başka bir partinin, örneğin CHP’nin iktidara gelmesiyle sona erecek bir sorun. Demokratik ülkelerde de zaman, zaman görülen bu sorunun çözümü için öncelikle toplumda demokrasi kültürünün kök salması gerekiyor. Bu da yeni anayasa yapmaktan başlayarak demokratikleşme adımlarını sıkılaştırmayı zorunlu kılıyor. CHP, Gezi olayları üzerinden hükümeti eleştiriyor ama gel gör ki demokratikleşme konusunda arzu ettiğimiz düzeyde olmayan AK Parti’nin bile çok, çok gerisinde.
CHP iktidarında diyelim ki Gezi türü protestolar olmayacaktı. Kimse sokağa çıkıp CHP hükümetini istifaya zorlamak için şiddete başvurmak suretiyle sokak gösterileri yapmayacak ve AB İlerleme Raporu’nda da bu konuda eleştiriler yer almayacaktı. İyi güzel de yukarıdaki bölümde ele aldığımız konularda eleştirdiği AK Parti kadar demokratikleşme adımı atmadan Türkiye’yi AB yolunda nasıl ilerletecekti ki?
Bu soruyu, Toprak’ın söz konusu açıklamasında yer alan “rapor Türkiye’nin değil, AKP’nin ilerlemediğini ortaya koymaktadır” tespiti için yöneltiyorum. Yeni anayasadan darbe izlerinin kaldırılmasına, darbe girişimlerinin yargılanmasına ve demokratikleşmeye hayır diyerek, Suriye’nin diktatörüne destek verip kendi ülkesinin Başbakanı’nı diktatör ilan ederek, kısacası sadece mevcudu kötüleyerek, Türkiye’yi AB yolunda ilerletmek mümkün değil ki. Bunun için AK Parti’den çok daha fazla demokrasi önermek gerekiyor.
İlerleme Raporu’nun olumsuz noktalarına bakıldığında AK Parti’nin eksiklikleri, bundan sonra yapmak zorunda olduğu reformlar görülüyor. Son pakette yer almayan ve Komisyon’un dikkat çektiği Ruhban Okulu’nun açılması, yargı sisteminde, ifade ve basın özgürlüğünde Avrupa standartlarının benimsenmesi, Alevi sorunu, yeni anayasada vatandaşlık tanımı vb… gibi. Bu noktalarda CHP, AK Parti’den ileri bir noktada mı bulunuyor, yoksa iktidar partisi yeni paketler çıkardığında, karşıdevrim çığlıkları atan ulusalcıları marifetiyle iptal ettirmeyi mi düşünüyor?
Ana muhalefet partisinin gerçeklerden uzak açıklamalar yapmak, atıp tutmak yerine oturup bu soruların yanıtlarını bulması ve kendisine tutarlı bir yol haritası belirlemesi gerekiyor. Yoksa bu politikasıyla sadece kemikleşmiş seçmenini kutuplaştırır, yeni seçmen edinemez. Türkiye AK Parti iktidarıyla AB yolunda yavaş da olsa ilerliyor. Daha hızlı ilerlemesini arzu edenler var ama biliyorlar ki CHP iktidar olsaydı, bugünkü politikaları temelinde Komisyon’dan kırık not alırdı. Acı belki ama gerçek olan da bu.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları

























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025