Oya BAYDAR
Eylül’ün 12’si, sabah alaca karanlık. Yer: Doğu Berlin; hüzünlü Spree Nehri'ne bakan bir otel odası. Telefonun uykuları delen sesi. Olamaz; kimse arayamaz beni. Bir Parti yetkilisi hariç burada olduğumu kimse bilmiyor. Telefonu açıyorum; içim kaskatı, ıssız. “Günaydın, sen Türkiye’ye ne zaman dönecektin?” diye soruyor benden sorumlu kişi. “Yarın” diyorum. “Nah dönersin! Türkiye’de darbe oldu.” Telefon kapanıyor. Ben mi kapattım, o mu, hatırlamıyorum.
Ulu atkestanesi ve akkavak ağaçlarının gölgelediği yemyeşil alana bakan pencereye yöneliyorum. Uzun boylu, pantolonlu, çizmeli bir kadın çimenlerin üzerinde köpeğini koşturuyor; elinde köpeğin kayışı ve tasması. Pencereyi açınca sarı gagalı siyah kuşların çığlıkları doluyor odaya. Köpek nehre doğru koşuyor. 12 Eylül’ün fotoğrafı acı yeşil çimenler üzerinde koşan köpekle sarı gagalı siyah kuşlar oluyor benim için. Bir de, Türkiye’den küçük bir el çantasıyla sadece üç günlüğüne ayrılırken anneme emanet ettiğim on bir aylık minik oğlumun kaygılı, hüzünlü bakışlarının anısı...
İçim kaskatı, içim ıssız. Büyük bir felaket, büyük bir acı karşısında duygularım dumura uğrar benim. 12 Mart’ta tutuklandığımda, işkencede, sorguda da böyle olmuştu; en sevdiğim insanları kaybettiğimde de böyleydim. Cesur, dirençli, dayanıklı sanılmamın nedeni, aslında bu hissizleşme, uyuşma halidir; kimse bilmese de ben bilirim. Acının yıkımına karşı bir çeşit özsavunma mekanizması belki de... Hiç hayale kapılmıyorum, dönerim diye umut etmiyorum. Geniş, yeşil çimenliğin üzerinde koşturan köpeği izlerken, “Burada, bu yabancı ellerde kaldın Oya” diyorum kendi kendime. Sürgün başlıyor, 12 yıl süreceğini, acılar getireceğini henüz bilmiyorum; öğreneceğim. Her şey belirsiz: Küçük oğlum ne olacak? Aylardan beri yurtdışında olan, ne zamandır görmediğim eşimle bir daha buluşabilecek miyim? Nerede yaşayacağım, ne yapacağım? Gizlilik koşulları yüzünden yasaklandığı halde kendimi Doğu Berlin sokaklarına atıyorum. Sosyalist ütopyamızın kalbine saplanmış bir bıçak olan Berlin Duvarı’nın böldüğü bu trajik kaderli şehrin ıhlamur ağaçlı bulvarlarında, yüzyıl başında tarihin en görkemli işçi gösterilerinin yapıldığı, sonraları Nazilerin ürkütücü resmigeçitlerine sahne olan Unter der Linden’de, sararmış ıhlamur yaprakları toplayarak, sonbahar güllerine şaşarak dolaşıyorum. Artık acıyı duyabiliyorum. Çocuk eşyaları satan bir devlet mağazasından oğulcuğuma aldığım -ve ne zaman giyebileceğini hiç bilmediğim- küçücük kırmızı patikleri okşayarak ağlayabiliyorum.
Eylülde otuz iki yıl dolacak. Yaşanan acıların üzerinden otuz iki yıl geçti. O acılar ki; asılanları, vurulanları, işkence altında ya da sorguda öldürülenleri, Diyarbakır zindanında olanları, cezaevlerinde ömür tüketenleri, işlerinden olanları, parçalanan aileleri, anasız babasız kalan çocukları, bencileyin yurtdışına kaçıp sığınmacı olarak yaşarken yabancı ülkelerde ölenleri, yani başkalarının yaşadıklarını düşündükçe yukardaki satırlarımdan, yakınmalarımdan utanıyorum. Acı ve mağduriyet yarışına gerek yok; ancak 12 Eylül faşist darbesi, lânet olası vesayetçi-darbeci geleneğin en sert, en hunhar ve de toplumsal dokumuzda en derin izler bırakmış, en ağır yaralamış uygulamasıdır. Bugün hâlâ çözemediğimiz Kürt sorunundan tutun da Türk-İslam sentezi adı altında zaten ceberrut ve vesayetçi olan devletin Türkçü faşizan tahkimine kadar, içinde debelenip durduğumuz zehirli siyasal atmosfer 12 Eylül darbesiyle ağırlaşmıştır. 12 Eylül sadece bir kuşağın, bizim kuşağın değil, sonraki kuşakların yaşamlarının akışına da müdahaledir. Darbenin caniyane uygulamalarına doğrudan maruz kalmış 68’lilerin, 78’lilerin; bugün yaşları 50 üzerinde olanların yanısıra, 80 darbesinin ürünü olan toplumsal mühendislik uygulamaları sonraki kuşakların yaşamlarını, kaderlerini, gelişme yönlerini, zihniyet dünyalarını olumsuz etkilemiştir.
12 Eylül Bir Zihniyettir
Bugün 12 Eylül’ün hayatta kalan iki sorumlusunun yargılanmasına başlanıyor. Kimileri, özellikle de geleneksel soldan gelen bazıları, neredeyse yüz yaşındaki iki ihtiyarı yargılayacaksınız da ne olacak havasında olayı küçümsüyor, önemsizleştiriyorlar. Onları anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. 12 Eylül referandumu sırasında, darbecilerin yargılanmasına engel olan geçici 15’inci maddenin kaldırılması konusunda da benzer itirazlar ileri sürülmüş; darbe anayasasında yapılacak bu değişiklik AKP’nin aldatmacası, öksesi olarak nitelenmişti aynı çevreler tarafından. Kim olursa olsun yaşlı iki insanın mahkemelerde sürünmesini, hele de cezaevinde ölmesini istemem. Ama bu ülkenin insanlarına, halklarına, bütün bir topluma karşı suç işlemekten yargılanmalarının ve en ağır şekilde mahkûm olmalarının baş takipçisiyim. Çünkü 12 Eylül sadece acımasız ve kanlı bir darbe değil bir zihniyettir ve bu zihniyetin insanlarımızın kafalarından, ülkemizin tarihinden ve siyasetinden silinmesi, suç olduğunun sağlam ve kuşkulara yer bırakmayacak kadar güçlü biçimde kamu vicdanına kazınması gerekir. Eğer otuz iki yıl beklemeden yapılabilseydi bu yargılama, 28 Şubatların, Ergenekon ve Balyozların darbeci-vesayetçi geleneği hortlatmaları mümkün olmayabilirdi. Sadece Diyarbakır cezaevinin hesabı sorulabilseydi bile, Kürt halkının öfke ve isyanı bu kadar tırmanmayabilir, sorun bu çözümsüz noktaya gelmeyebilirdi.
12 Eylül, kimilerinin sandığı veya göstermek istediği gibi ordunun hükümeti darbeyle devirip yönetime zorbalıkla el koymasından ibaret değildir. 12 Eylül bir zihniyettir. Darbeciliğe ve askerî vesayete karşı güçlü siyasi irade gösteren, bu anlamda da geleneksel asker-sivil vesayeti yıkmakta başarılı olan AKP iktidarının sivil vesayetçi, otoriter bir yönetime kaymasındaki en önemli etken, bu yıkıcı zihniyeti askeri darbe ile sınırlı görmesi, ordu vesayetinin yıkılmasını tek başına ileri demokrasi saymasıdır.
Bugün başlayacak davaya AKP, TBMM, CHP, MHP de müdahil olacaklarmış. Çok iyi, çok güzel. Birbirinin gözünü oyan ve hiçbir konuda uzlaşamayan siyasi kanatların 12 Eylül darbecilerine karşı aynı noktada buluşmalarını küçümsemiyorum. Sembolik olarak anlamlı da buluyorum. Ancak unutmayalım; AKP, CHP, MHP, 32 yıl önce -derece derece, hatta bazıları pek az- zarar gördükleri darbenin getirdiği 12 Eylül rejiminin ve ardındaki zihniyetin mirasçılarıdır. Başbuğ Türkeş’in, 12 Eylül’ün hemen ardından dile getirdiği “Kendimiz hapisteyiz, fikirlerimiz iktidarda” sözü son derece anlamlıdır, söylemek istediğimi de çok iyi ifade etmektedir. 28 Şubat’a karşı demokratik bir duruş sergilemeyen, Balyoz ve Ergenekon davalarını, darbe teşebbüslerini önemsemeyen, darbecilere açıkça sahip çıkan eski ve yeni CHP kadroları da 12 Eylül zihniyetinden kopabilmiş değillerdir. AKP’ye gelince, özgürlükleri ve demokrasiyi sadece kendi zihniyet dünyası ve kendi ideolojik toplum modeliyle sınırlayan, giderek Türk-İslam sentezinin en başarılı ve güçlü uygulayıcısı haline gelen, İttihatçılığın 21. yüzyıl versiyonu olmaya aday bu parti -sadece İçişleri Bakanı’nın söylemini hatırlamak bile yeter- 12 Eylül’ün zihniyet ikliminin 30 yıl sonra farklı bir Türkiye ve farklı bir dünyada, başka bir aynada yansımasıdır.
12 Eylül darbecilerini yargılarken, tabii ki sorumlu kişiler oturacaktır sanık sandalyesine ama asıl yüzleşilmesi ve hesaplaşılması gereken; toplumu kendi ideolojisi, kendi doğruları, kendi modeline göre otoriter ve buyrukçu şekilde yeniden inşa veya restore etmenin iktidardakinin hakkı ve ödevi olduğu düşüncesidir. Bu açıdan bakıldığında dindar nesiller yetiştirme projesiyle devletçi, laik, Kemalist nesiller yetiştirme projesinin özgürlükçü düşünce açısından pek farkı yoktur.
12 Eylül, bir zihniyetin ve toplum modelinin ordu gücüne ve zorbalığa dayanarak topluma empoze edilmesiydi. Öncelikle de dönemin Türkiye ve dünya koşullarında, ABD’nin komünizme karşı cephe ülkesi saydığı Türkiye’de özellikle işçi-emekçi hareketinin ve solun yükselişini engellemeye yönelikti. Sermaye kesimi, büyük burjuvazi darbenin en büyük destekçisiydi. 12 Eylül’ün hemen ardından Türkiye İşveren Sendikaları Federasyonu Başkanı Halit Narin’in “Bugüne kadar işçiler güldü, şimdi biz güleceğiz” sözlerini bugün anımsayan var mı bilmem. Büyük burjuvaziden medyaya, oradan üniversitelere ve yüksek bürokrasiye kadar çeşitli kesimler 12 Eylül’ü komünizme set çekecek, solu geriletecek bir adım olarak alkışladılar. Darbe öncesinde devletin içine yuvalanmış derin güçlerin, Maraş, Çorum, Sivas, Malatya v.b, katliamlarında kullandıkları MHP’li Ülkücü komandolar, sağcı, İslamcı vurucu güçler cephesinde yer alanlar da darbeden bir ölçüde nasiplerini aldılar, onlar da asıldı, yargılandı, zindanlara atıldı. Çünkü darbecilerin artık onlara ihtiyacı kalmamıştı ve mutlak iktidarlarına kimseyi ortak etme niyetinde değillerdi. Aradan otuz iki yıl geçtikten sonra, herkes, bütün mağdurlar davaya müdahiller. Ben ise on iki yılımı çalan, arkadaşlarımı, yoldaşlarımı, ülkemi telef eden o zihniyetin yargılanmasına müdahil olmak istiyorum.
Şimdi, kanlı 12 Eylül darbesinin hayatta kalmış iki generali yargılanırken sağıyla, soluyla, laiki İslamcısıyla, bütün siyasal güç ve kanatlar için, hepimiz için durup düşünme ve yüzleşme zamanı. Kendimizi mağdur hissedip müdahil olduğumuz bu davaya gerçekten sahip çıkabilecek miyiz? Yani, davayı iki ihtiyarla sınırlı bırakmadan, hepimize şu veya bu ölçüde bulaşmış olan zihniyetle hesaplaşabilecek miyiz? İster kişi ister siyasal örgüt, parti, iktidar olarak kendimizle de yüzleşip arınabilecek miyiz? Beceremezsek, her şey göstermelik kalacak, tiyatrodan ibaret olacak ve aynı oyun yeni aktörler ve yönetmenler tarafından yeniden sahnelenecek.
Yine de umutluyum. Düşe kalka, öğrene öğrene, adım adım yürünüyor özgürlüklere ve demokrasiye doğru. Bugün başlayan dava da o yolda atılmış, hiç küçümsenmeyecek bir adım.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları


























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024