Sinan ÇİFTYÜREK
Kapitalizm, artık sadece işçilerin, sömürülenlerin, sosyalistlerin bilincinde değil giderek insanlığın bilincinde ve vicdanında da yargılanır hale geldikçe; sınıflararası eşitsizlik olağanüstü büyüdükçe; küremiz, dolu dizgin geliştirilen tüketim toplumunun yükünü kaldıramaz hale geldikçe … Gates’ler, Stiglitz’ler, Koçlar, Eczacıbaşı’lılar bile kapitalizme karşı tepki vermeye başladılar. Örneğin;
Dünyanın en zenginlerinden Bill Gates, “kapitalizm bizi iklim değişikliğinden kurtaramaz. Çare sosyalist politikalar” diyecekti.
Dünya Bankası Başekonomisti ve Clinton’ın ekonomi danışmanı Joseph e Stiglitz’de “Küreselleşme de büyük hayal kırıklığı” adlı kitabında, kapitalist düzeni özellikle serbest piyasa iddialarını ağır eleştirerek serbest piyasa iddialarına “hikâye” demişti.
Peter F. Drucker, Alvin Toffler gibi bir dizi liberal yazar ve araştırmacı da Stiglitz benzeri görüşlerle mevcut kapitalizmi eleştirerek kapitalist düzeni savundular! Şimdi Türkiye’de de bu kervana en büyük sermaye grubunun temsilcileri Koç, Eczacıbaşı, Bodur katıldı.Ali Koç, "Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir" (15 Kasım 2015) dediği iddia ediliyor.
Bülent Eczacıbaşı, "Geleceğimizi tehlikeye düşüren sonuçlar var. Bunu bugünden fark etmemiz gerekiyor. Değişme zorunluluğu yine karşımızda. Bir değişimin olması gerektiği kesin. Ancak bu değişimin ne yönde olması gerektiği konusunda çok tartışmalar var. Kapitalizm insanlık için istenen sonuçları vermedi, veremedi. Ne şekilde değişmesi ve yerini neyin alması gerektiği konusunda dünyada tartışmalar sürüyor” derken;
Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay’da, “Bir türlü azaltılamayan gelir adaletsizliği, terörün yolculuğunu hızlandırdı. Ya vahşi kapitalizme bir dur deyip refahı yeryüzüne yayacak bir kapsayıcı büyüme dönemine geçeceğiz ya da terörün yarın hangi başkentin kapısını çalacağına dair papatya falı açmaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.
Patronların bunları söylüyor fakat iş pratiğe gelince kendi eserleri olan mevcut sisteme sımsıkı sarılıyorlar. Bunları söyleyen patronlar öncelikle asgari ücreti 2000 ytl’ye çıkartsınlar! Böylece çok küçük de olsa gelir adaletsizliği uçurumunu azaltsınlar, ellerini tutan mı var! Zeynep hanım hükümetin vaat ettiği 1300 ytl asgari ücrete bile “ortaya bir rakam atıp ben yaptım oldu demek hatalıdır” diyerek karşı çıkarken hangi yüzle “vahşi kapitalizme bir dur diyelim” diye öneriyor?
Küresel kapitalizmin en tepesinde ki isimler; tam da sosyalist sistemin yıkıldığı, sosyalizmin sokaktaki işçi ve emekçiler için şimdilik görünürde alternatif olmadığı, hatta dünün komünistlerinin ve sosyalist aydınlarının çoğunlukla yeni sosyal demokrat ya da en ilerisi SYRİZA gibi sol sosyal demokrat harekete evirildikleri günümüzde neden kapitalizmi eleştiriyorlar? Adını verdiğim, vermediğim holding sahipleri ve kapitalizmin yeminli savunucuları neden kapitalizmi şimdi ağır eleştiriyorlar? Bunlar sosyalist mi oldular? Kapitalist özel mülkiyet düzeninden vaz mı geçiyorlar? Hayır! Peki ama niye, neden?
Birincisi;artık “mızrak çuvala sığmıyor”! Kapitalist tüketim toplumunun yükünü dünyamız artık taşıyamıyor. Vietnam-Çin-Hindistan-Mısır … da ABD, İngiltere düzeyinde tüketim toplumuna çözülürse bir değil iki dünya bu yükü kaldıramaz gerçeğini herkes kabul ediyor.
İkincisi; kapitalizm insanın ruhsal, bedensel, zihinsel dürtü, ihtiyaç ve toplumsallığını aşırı kâr hırsının, iktidar ve piyasa ilişkilerinin kuşatması altına alarak sakatlıyor, tüketiyor.
Üçüncüsü;kapitalizm mülkiyeti kutsayıp tanrı katına çıkartırken aynı süreçte toplumun ezici çoğunluğunu mülkiyetten kopartarak mülksüzleştirmesi, sistemin sürdürülebilirliğini giderek daha çok tartışılır kılıyor. Öyle ki Dünyanın en zengin %1’i toplam zenginliğin %46’sına, en zengin %10’u toplam zenginliğin % 86’ına sahipken, Dünya nüfusunun yarısı ise ancak toplam zenginliğin %1’ini almak gibi korkunç bir eşitsizlik yaşanıyor. Kısacası doludizgin zenginlik ile fakirliği karşıt uçlarda büyütmesi kapitalistleri bile korkutuyor!
Dördüncüsü; kapitalizm çalışmayı elbette iktisadi çalışmayı araç olmaktan çıkartıp kutsallaştırarak amaç haline getirdi. Aklı iktisadi akla, iktisadi aklı da akıl dışılığa vardırıp genelde insanı, özelde de ücretli emek gücünü iktisadi çalışmanın kölesi haline getirdi. Ama aynı kapitalizm insana çalışma imkânını vermeyerek işsizlikle imtihan ediyor.
Üretimde nesnelleşmiş emeğin oranının büyümesi, canlı (işçi) emeğin çalışma saatlerinin 8 saatten 6 hatta 4 saate düşmesi dolasıyla işsizliğin sıfırlanması lazımken tersi oluyor. Üretimde/işletmede devreye sokulan robotlar (teknoloji) sayesinde işçinin çalışma saatleri azaltılacağına, işçi çıkartılıp çalışma saatleri yine aynı tutuluyor hatta Kürdistan, Hindistan, Kamboçya, Çin gibi ülkelerde çalışma saatleri uzatılıyor.
Beşincisi;üretim sürecinde robotlar yani nesnelleşmiş emek payı büyüdükçe üretimde prodüktivite (verimlilik) olağanüstü artıyor ancak bununla paralel dünya da açlık sınırının altında olanlarında sayısı azalacağına artıyor. 1 milyar insan açlık sınırının altında yaşıyor ve yine 1 milyara yakın insan elektrik ve temiz suya erişim sağlayamıyor!
Altıncısı;kapitalizm en gelişkin en ileri kapitalizm olarak ABD ve İngiltere onca teknolojik gelişmeye rağmen; ne sağlık, konut, eğitim ne de işsizlik gibi yaşamsal meseleleri çözemedi. Neden çözemiyor? Çünkü kapitalizm insan değil kâr amaçlı bir düzen!
Yedincisi; kapitalizmin ve en üst ifadesi emperyalizmin savaş olmadan ayakta duramadığı gerçeği, son 20 yıldır Afganistan-Mısır-Ukrayna üçgeninde yaşanan postmodern savaş üzerinden pratikte yaşanıyor. Kapitalizmin 300-400 yıllık tarihi ülkeler ve uluslararası savaşlar tarihidir. Çünkü savaş, emperyalist kapitalizm için muazzam bir pazar yaratır. Savaş sürecinde silah sanayi tekelleri kazanırken, “barış” sürecinde ise inşaat başta olmak üzere diğer sermaye grupları kazanır. Yanı yıkarken de yeniden yaparken de kazanıyorlar!
Bütün bunların toplamından hareketle Havemann’ın şu dediklerini aktarabiliriz; “Kapitalizm içsel yapısı ve bütün doğası bakımından şimdi önümüzde bulunan büyük krizi atlatabilmekten tamamen acizdir, çünkü bunun için kendi kendisinden vazgeçmek zorunda olur ki, bunu yapamaz. Sonu geldi, zamanı doldu” diyecekti (Robert Havemann Yarın sy; 31)
İşteyukardakilerin de etkisiyledir ki, Londra, Paris, Berlin varoşlarından insanlar IŞİD saflarına akın ediyorlar!
İşte, belirttiklerimin toplamından hareketle Paris, Londra, İstanbul varoşlarındaki baldırı çıplakların er geç zenginleri, diktatörleri, kralları sırça köşklerinde yakalayıp alaşağı edeceklerinden korktukları için kapitalistler kapitalizmi eleştirme gereği duyuyorlar!
İştekapitalizm tam da bu temel süreçler üzerinden kendi sonunu hızla hazırlıyorken, kapitalizmi eleştiren kapitalistler ise yeni reformlarla kapitalizmin ömrünü uzatma derdindeler.
Peki ya sosyalizm ne yapmıştı ne vaat ediyor!
Ekonomisi en zayıf, kaynakları en kıt sosyalist ülke bile toplumun aşağıdaki dört temel yaşamsal meselesini çözmüştü.
Sıfır işsizlikyanı herkese iş! Sosyalizmin topluma vaat ettiği temel hedeflerinden biriydi ve sosyalist iktidarların yaşama geçirdiği ilk icraatları arasındaydı. Herkese iş vermek, sosyalist devletin sorumlulukları arasındaydı. Amaç kâr değil insan olunca üretimde teknolojinin gelişmesiyle paralel çalışma saatlerinin kısaltılması da hedefler arasındaydı.
Diğer zorunlu temel ihtiyaç her aileye bir konut! Konutlar, modernist standartlaşmayı aşmıyordu ama herkesin başını sokacağı bir konutu vardı. Evsiz olup sokakta yatan yoktu.
Eğitim öğretimilkokuldan üniversiteye kadar bedava idi. Ailelerin “çocuğumu nasıl okutacağım” kaygısı yoktu.
Sağlık hizmetleriülkenin en ücra köşesine bedava götürülüyordu. Küresel ekonominin en gelişkini ve en büyüğü olan ABD’de bile sağlık ciddi bir meseleyken küçücük Küba’da sağlık sorunlarının olmaması tek başına güçlü bir mesaj.
Eşitsizlik asgari düzeydeydi.Maaşlar arasında “yüzde 3’ten fazla fark bulunmuyor. Doktor olmuşsun, garson olmuşsun pek fark etmiyordu.” Öyle ki Joseph e Stiglitz bile şunun altını çizecekti; “komünist sistem, kolay bir yaşam sağlamazken, aşırı yoksulluğu önlemiş ve eğitim, barınma, sağlık, çocuk bakımı hizmetleri için yüksek bir ortak payda sağlayarak yaşam standartlarını nispeten eşit tutmuştu.” (Küreselleşme büyük hayal kırıklığı sy; 178)
Bütün bunların başarılmasının altında, sosyalizmin insanı merkezine alan sistem olması yatar.
“İyi de bütün bunlara rağmen sosyalizm neden yıkıldı” diye sorulacaktır?
Sosyalizm bunları ve daha birçok yaşamsal olanı başardı ama esasta iki noktada tıkandı;
Bir,temel siyasal hak ve özgürlüklerde, sosyalist devletler iç ve esas dış emperyalist kapitalist düşmanlar nedeniyle baskıcı davrandılar. Sosyalist devlet adım adım eriyerek temel hak ve özgürlükler alanının genişlemesi gerekirken iç ve esas dış koşullar nedeniyle tersi oldu. Devlet güçlendikçe siyasal hak ve özgürlükler alanı daraldı.
İki,yaşamsal olmayan ama sosyalizmde özellikle de komünizmde olmazsa olmaz olan giyim, yiyecek, kültür sanatta estetik, özgünlük gibi alanlarda ihtiyaca cevap veremedi ve fosil enerji kaynakları üzerinde de veremezdi. Sosyalist iktidar yaşamsal ihtiyaçları karşıladı ama estetik, farklılık, özgünlük gibi alanlarda toplumun ihtiyaçlarına yanıt vermekten uzaktı.
Zaten Mihail Gorbaçov’un başlattığı Glasnost (açıklık) ile Perestroyka (yeniden yapılanma) bu tıkanmayı aşmak için uygulamaya konulmuştu ki Alman sosyal demokrasinin babası Willy Brand; “Gorbaçov'un başlattığı glasnost ve perestroyka eğer tutarsa Avrupa olarak biz daha sola gidemeyiz” diyecekti. Sosyalist sistemin basıncıyla Avrupa sola kaymıştı ama Brand “daha fazla sola kayamayız” diyordu. Brand’ın korktuğu gerçekleşmedi çünkü Gorbaçov'un başlattığı glasnost ve perestroyka erken çöktü.
Sonuç olarak; sürgit Batı ileri, zengin, Doğu aç ve yoksul mu kalacak? Küresel eşitsizlik hep Batı lehine mi sürecek? Hayır! Bu kabul edilemez. Edilmediği için de ya büyük Doğu, Batı düzeyindeki israf ve tüketim toplumuna evirilecek dolaysıyla küremiz ekolojik felakete sürüklenecek. Ya da Doğu ile Batı yaşamsal olan ihtiyaçlar çizgisinde yani sınırlı üretim sınırlı tüketim üzerinde ortaklaşacak ve Dünya rahat bir nefes alacak. Sınırsız kâr ve özel mülkiyet hırsına dayalı kapitalizm temel ihtiyaçlarla sınırlı üretim-tüketimi başaramayacağına göre tek alternatif sosyalizm kalıyor. Gates’in ekolojik meselelerin çözümünde çareyi sosyalist politikalarda görmesi bundandır.Çünkü kapitalizmde ki tüketim ve kâr için üretimin aksine sosyalizm de insanın yaşamsal ihtiyaçlarıyla sınırlı üretim yapılır.
Zengin ile fakirin yaşadığı dünya tek ve aynı! Egemenler, sermaye sahipleri yaşanabilir yeni bir dünya keşif etseydiler, bu dünyanın içine ederek “baldırı çıplaklar aha size bırakıyorum” deyip defolup gidebilirdi ama daha öyle bir dünya keşfedemediler. Dolaysıyla, kendilerinin de yaşamak zorunda kaldıkları dünyayı hızla ekolojik felakete sürükleyen kapitalizmi timsah gözyaşlarını dökerek eleştirmek zorunda kalıyorlar.
Kapitalistler, kapitalizmi eleştiriyorken, komünistlerin yeniden dağın ötesini yani kapitalizm sonrası toplumu daha bir öz güvenle tarif etmeleri gerekiyor.
Kuzey Kürdistan’da kapitalizmi aşma ufkuna sahip tek parti olarak ÖSP’nin daha fazla sokakta, antikapitalist mücadele de kendini göstermesi gerekiyor. Çünkü
“Her şeyin metalaştığı, birikim bunalımının derinleştiği, otomasyonun sınırlarına dayandığı, kültürel yozlaşmanın büyüdüğü koşullarda, kapitalizmin sınırları ufukta gözüküyor. Dünya çapında gelişen süreç ve sürecin verileri ufukta kapitalizmin tarihsel ve fiziksel sınırlarını her açıdan bize gösteriyor. Kapitalizme kesin ömür biçilmez ama artık önemli olan ufukta sınırlarının görünmesidir. Görmek isteyen bu sınırları görebilir” demiştim. (S. Çiftyürek, Kapitalizmin Tarihsel Fiziksel Sınırları sy; 210)
Kısacası, emeğin, insanın ve dünyamızın sorunlarına çözümü, kapitalizmde değil sosyalizmdedir!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları






























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018