Sinan ÇİFTYÜREK
Mesele gittikçe ağırlaşıyor!
I - Bir halk ülkesinde beyaz bayrak açarak göçüyor! Bir aydan beri abluka altındaki Cizre ve diğer kimi ilçelerimizde halkın beyaz bayraklı göçü sürüyor! Silopi’de ise tank ve TOMA’lar gölgesinde mahalleler boşaltılıyor. Sur ilçesine gelince zaten “insanım” diyen birisinin olanları ne görmeye ne de duymaya tahammülü yok! Kısacası Cizre, Sur, Silopi’de… insanların kentinde, evinde güvenli yaşamaları bir yana her şeylerini bırakıp kaçmaları bile ancak beyaz bayrak açarak gerçekleşiyor. Yani kaçmaları bile artık güvenli değil! Bir halkın, kentinden-evinden ancak beyaz bayrakla göçmelerini düşünmek bile ızdırap verici ama acı gerçeğimiz bu!
II – Devletin ajandasında, halen Kürt ulusal meselesinde siyasal bir çözüm yönelimi yok. Halen resmi kayıtlarında mesele “terör ve güvenlik sorunudur”! Bölgedeki gelişmelerle bağlantılı olarak durum son beş aydır yaşananlardan daha beter ağırlaşabilir!. Çünkü devletin ve AKP’nin yol haritası, halen Kürt/Kürdistan meselesinin çözümü yerine sonuçlarını ortadan kaldırmaya odaklı. Meselenin kendisi ya da nedenleri yerine sonuçlarına odaklı “çözüm”lerle halkımızı bugüne kadar oyaladıkları içindir ki bu mesele yeniden karakola havale edilecek demiştik öyle de oldu.
Özellikle son yıllarda/aylarda Kürdistan meselesinde AKP’nin yeniden Ordu’nun gölgesine sığındığı dolaysıyla Ordu’nun düne göre daha fazla insiyatif aldığının da altını çizelim.
III - Devlet ve AKP hükümeti birden fazla iç ve bölgesel nedenle halkımıza savaş açtı. İzlenen gerilim ve çatışmalar üzerinden Kürdistan’ı (bu kez kentlerini) yeniden işgal ediyor. Dahası “sınır” ilçelerindeki yeniden işgal hareketiyle de Kürdistan parçalarının karşılıklı siyasal ve kültürel etkileşimlerini engellemek istiyor ki bunun türlü yollarını da deniyor. Devletin açtığı savaşa, PKK’nin de silahla yanıt vermesine ise devlet ve AKP hükümeti, “istediğimiz oldu” diyerek savaş makinesini tüm ağırlığıyla halkımıza karşı harekete geçirdi.
IV – Devletin açtığı savaşa elbette yanıt verilecek ama daha fazla silaha sarılarak cevap vermek en azından bugün Kuzey’de çözümü kolaylaştırmıyor! Ve önemlisi kentlerde gençlerimizin can feda savaşmaları da çözüm getirmiyor! Üstelik Türk devletinin propaganda olarak dillendirdiği ve BBC’den kimi yazarların da alıntıladığı binlerle ifade edilen kent ve kırsaldaki can kayıpları da dehşet verici!
Devletin tank ve TOMA’larla sürdürdüğü yeniden işgal uzadıkça “halkın tepkisi büyüyecek” gibi bir varsayımdan da hareket etmemek lazım zira bunun halka faturası ağırlaştı daha da ağırlaşabilir. Kaldı ki bir diğer acı gerçeğimiz şudur; sınırlı sayıdaki militan kitle desteği hariç halkımız da halen seyirci!
Dolaysıyla devletin ve AKP’nin açtığı savaşa yanıt vermede doğrudan silah yerine elimizde sonuç almada ısrarlı davranacağımız ve halkında aktif katılabileceği mücadele silahı olarak sivil itaatsizlik var. Bunun üzerinde düşünülmeli!
Bu açıdan Türk devletinin son beş aydır kentlerimizde yaptıklarını izleyen, dinleyen dünya kamuoyunun ve insanlığın vicdanı aydınların ve de Türkiye halklarının seyirci kalmasının üzerinde de düşünelim! Neden?
Yanı Güney ve Rojava bugün bölgesel-küresel siyaset denkleminde yer alıyorken, Kuzey ve Doğu yani iki büyük Kürdistan parçası neden halen küresel hatta bölgesel denklemin dışında tutuluyor? Küresel, bölgesel odaklar Türkiye ve İran’ı halen karşılarına alamadıkları için mi Kürdistan’ın Kuzey ile Doğu parçası denklem dışı tutuluyor ve yaşananlara seyirci kalınıyor! Daha başka ne gibi nedenleri var? Bunun üzerinde de düşünülmeli!
V - Ayrıca her kim ki AKP’nin başkanlık hedefini engellemek istiyorsa, bugün süren kent savaşını bitirerek Erdoğan’ın savaş üzerinden milliyetçi oyları konsolide etmesini engellemeli. Az çok siyaseti izleyen birisi Erdoğan’ın “çözüm başkanlık sistemindedir” hedefinde halkı ikna etmek için bilinçli bir plan izlediğini ve Kürdistan’daki savaşı da bu amaçla kullandığını görebilir. Peki, ama AKP (Erdoğan) ile PKK başkanlık meselesinde anlaşırlarsa karşılığında özerlik gelir mi? Sanmıyorum çünkü Kürdistan meselesi devletin meselesidir Dolmabahçe olayında olduğu gibi gerektiğinde bir anda masa devrilir.
VI - Türk devletine “meselenin silahla çözümü yok” çağrısını yenileyelim ama bilelim ki güçlü bir iç ve dış basınç olmadan bu ve benzeri çağrıların yararı olmayacak zira O yüzyıldan fazladır yaptığını yapıyor. Devlet, dün 1921’de, 1925’te, 1928’de, 1938’de ne yaptıysa; devlet 1990’lı yıllarda kırsalda ne yaptıysa bugün aynı amaçla Kürt ulusal potansiyelinin en yüksek olduğu kentlerimizde aynı şeyi yapıyor. Yani planlı ve amaçlı sindirme ve insansızlaştırmayı hedefliyor. Türk devleti “doksanlarda kırsalımızı boşalttı bugün kentlerimiz boşaltılarak demografik yapı değiştirilmek istenmektedir”. Can alıcı meselelerden biri budur! Buna acil çözüm bulunmalı. “Kentleri Kobanêleştireciğim” demek bugün çözüm üretmiyor zira ne Türkiye bugün Suriye’dir ne de Cizre Kobanê!
VII – Halkımız için yaşamsal olan acil adım, kentlerimiz boşalmasını engellemekle paralel zaman geçirmeden anadilde eğitim öğretimin başlatılarak asimilasyonun durdurulmasıdır. Bu acil adımı takiben çözüm olarak; halkımız özerklik, federasyon veya bağımsızlık gibi biçimi ne olursa olsun artık kendi kendini yönetmek yani UKKTH’nı özgürce kullanmak istiyor. Siyaset bunun yolunu nasıl açabilir? Üzerindedüşünülmeli!
Bu tespitlerin ışığında çözümü tartışırken;
Devlet ve hükümet, Orduyu en seçkin birlikleriyle harekete geçirip yakıp yıkarak barikatları kaldırabilir ama Kürt halkının bilincini ve ruhunu kazanamaz. Türk devleti gerek geçmişte yaptıkları gerekse şimdi yapılanlar üzerinden Kürtleri mevcut haliyle yönetmesi de zor. Tankların namlularının altında mikrofon tutulan kimi unsurların söylediklerine aldanılmasın, halkımızın, rejimden ve AKP’den beklentisi kalmadı burası açık. Ancak barikatlar üzerinde son beş aydır yaşananlar, PKK/HDP’ye de bir siyasal dönüşünün olmayacağı tersine kırılmaların olabileceğini gösteriyor. Dolaysıyla bundan böyle mesele Kürt siyasetinin hangi mücadele aracıyla sonuç almaya odaklanacağında!
Çözümü hedeflerken; Kürt siyaseti öncelikle ortaklaşıp siyasal hedeflerinde netleşerek kendi ulusal ittifakını sağlamalı. Bu amaçla DTK benzeri bir meclis veya kongrenin herkesi yani tüm parti, sivil kurumlar ile rusipileri kapsayacak şekilde yeniden oluşturulması hedeflenmeli. Bu açıdan KCK ve DTK’nın da yeni bir oluşum için adım atması gerekiyor!
Kürt siyaseti “Sen yanlış yaptın ben doğru yaptım, sen bana şunu dedin ben sana şunu söyledim”tartışması ile bağlantılı iç egemenlik hesapları üzerinde mesai yapmakla zaman geçirmeden ortak iradeyi yansıtacak acil adımları atmalı. Bunu başararak “makul, makul olmayan Kürt” ayrımını da devletin elinden almalıdır zira devlet cephesinden bir süredir “makul Kürt’le masaya otururum” söylemleri bilinçli olarak piyasaya servis ediliyor.
Ulusal ittifak için ilk adım ya da ilk şart daha önce de yazdığım gibi, “ Kürdün, Kürde de demokrat yaklaşması”dır! Bunun da tam zamanıdır! Kürt siyaseti bunu başarabildiği oranda başta PKK ile PDK arasında olmak üzere Kürtleri birbirine kırdırmaya can atan “büyük fesat-fitneci İran’la, “Osmanlı da oyun bitmez”i temsil eden Türkiye olmak üzere işgalci devletlerin her birinin farklı hesaplarını boşa çıkartabilir!
Çözüm hedeflerken; “Kürt siyaseti ortak tutumla; devletin silahla bir yere varamayacağını belirtirken aynı kararlılıkla meselenin salt sonuçlarını ortadan kaldırmakla da Kürt meselesinin çözümlenmeyeceğinin altı çizilmeli. Devletin fiili OHAL uygulaması ve sürdürülen operasyonları derhal durdurması; önce silahlı hareketi bitirelim, sınır dışına çıksınlar sonra çözüm başlar” nakaratını geride bırakıp çözüm yönünde adım atması yani silah meselesiyle Kürt meselesinin ayrı ayrı ele alınması öne çıkarılarak” devlet müzakere masasına davet edilmeli! Devlet de mevcut durumu sürgit sürdürebilir olarak görmüyor oda eninde sonunda masanın kurulacağını biliyor. Burada mesele masanın neyin üzerine, hangi içerikle ve kimlerle kurulacağıdır? Kürtlerin ulusal ittifakı tam da burada önem kazanır!
Çözüm hedeflerken; meselenin çözümünün halkımızın büyük demokratik isyanında yattığının altı çizilmeli! Dolaysıyla çözüm, bir yanıyla PKK’nin tek yanlı bile olsa silahları Kuzey Kürdistan’da susturarak halkın demokratik isyanının siyasal zeminin oluşumuna katkıda bulunmasında yani sivil siyasetin önünün açılmasında yatıyor. Silahları susturmakla, HDP başta olmak üzere Kürt siyaseti “barikatlardan yana mısın karşı mısın” ikileminden de kurtulmuş olur!
PKK’nin silahları tek yanlı da olsa susturduğu koşullarda, bütün Kürt partileri ortak tutumla halkımızı siyasal statü başta olmak üzere temel ulusal demokratik talepler uğruna demokratik isyana/serhildana çağırmalıdır!
Halk için savaşan PKK, halkın demokratik tepkisinin yükselebilmesi için silahları susturmalı! Devletin silahla bir yere varamayacağını herkesten daha çok PKK biliyorsa bu adımı tek yanlı da olsa atmalıdır. Buraya PKK yönetici kadroları ile Öcalan’ın da defalarca silahla varacakları yere vardıklarını, bundan böyle silahlı mücadeleyi sonlandırmak istediklerini de ekleyelim.
Sonuç olarak; Kuzey’de bugün çıkış yolu, sivil itaatsizliğe dayalı statü arayışında aranmalıydı, aranmalıdır. Halen bölgesel ve küresel denklemin dışında tutulan Kuzey Kürdistan’da sivil itaatsizlik temelindeki mücadele, uluslararası kamuoyu desteğinin alınmasının da yolu açabilirdi halende açabilir. Türkiye kamuoyunun desteğinin yanı sıra bölge ve uluslararası kamuoyunun da desteğinin sağlanması için aktif çaba harcanmalı. Bunların toplamında Türk rejimi ve hükümetinin üzerinde büyük bir demokratik basınç oluşturularak yeni bir içerikle müzakere masasına yeniden çekilebilir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları


























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018