Süleyman YAŞAR
Bildiğiniz gibi Merkez Bankası, görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu söylüyor.
Peki, fiyat istikrarını sağlayabiliyor mu?
Hayır sağlayamıyor.
Çünkü belirlenen enflasyon hedefi Orta Vadeli Program’da yüzde 6,3 olarak gösterildi. Sonra yüzde 7,6’ya yükseltildi. Ama enflasyon yüzde 8,1 düzeyinde seyrediyor. Para arzındaki artış, büyüme hızı ve paranın devir sürati dikkate alındığında enflasyonun yüzde 9 olacağını söyleyebiliriz.
Peki, Merkez Bankası niye enflasyon hedefini tutturamıyor?
Tutturamıyor, çünkü para arzı milli gelirdeki artıştan çok daha hızlı artıyor. Yani üretimle para arzı artışı arasında epeyce bir boşluk oluşuyor.
Hemen rakamları verelim; geniş tanımlı para arzı 28.11.2014 tarihinde 986 milyar lira düzeyindeydi. Bir yıl sonra 27.11.2015’te 1 trilyon 189 milyar liraya yükseldi. Yani yüzde 20,5 oranında arttı. Oysa milli gelir büyümesi yüzde 3 düzeyinde kaldı.
Gelelim şimdi asıl meseleye…
Merkez Bankaları fiyat istikrarını sağlamak için para politikasını belirlerler.
Peki, nedir para politikası?
Para politikası para arzını artırmak ya da azaltmaktır. Yani enflasyon yükseliyorsa para arzını azaltacaksınız, ekonomi durgunlaşıp fiyatlar gerilemeye başlıyorsa para arzını artıracaksınız.
O hâlde enflasyon hedefi yıl başında yüzde 6,3 olduğuna göre niye artan enflasyon karşısında Merkez önlem alamıyor?
Alamıyor, çünkü para arzını kontrol edemiyor. Para arzı azalacağına artıyor. Bildiğiniz gibi eskiden Merkez, Hazine’ye para basıp verirdi şimdi böyle bir durum da yok. Çünkü Merkez’in bilançosunda iç varlık kalemi çok küçük. Sadece 1,2 milyar lira olarak görünüyor.
Peki, o hâlde para arzı niye hızla artıyor?
Artıyor, çünkü döviz mevduat hesapları yükseldiğinden yani dolarizasyon arttığından bizim Merkez, para arzını kontrol edemiyor. İşte bu nedenle geniş tanımlı para arzı sürekli artıyor.Dolayısıyla enflasyon artıyor. Bu konuyla ilgili olarak 3 Aralık 2015’te IMF’nin internet sitesinde “Evolving Monetary Policy Frameworks in Low Income and other Developing Countries” başlıklı bir çalışma yayınladı. Bu çalışmada geniş tanımlı para arzındaki değişmelerin enflasyon üzerinde baskı yarattığı önemle belirtiliyor. Yine para arzının bileşenleri hakkındaki ayrıntılı bilgi Merkez Bankaları için önem kazanıyor.
Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…
Anlattık, çünkü dolarizasyon nedeniyle Merkez’in para politikası çalışmıyor. Para arzını azaltmak istese bile azaltamıyor. Yani kontrolü kaybetmiş bizim Merkez. İşte bu nedenle dünyanın en yüksek enflasyonlu beşinci ülkesi oluyoruz. Sıralama şöyle; Venezuela yüzde 84, Rusya yüzde 15,2, Mısır yüzde 10, Brezilya yüzde 9,3, Türkiye yüzde 8,1 olarak sıralanıyor. Bir yandan da bu saydığımız ülkelerin hepsinin siyaseten sorunlu ülkeler olduğunu söyleyelim. Ve dolarizasyonun siyaseten sorunlu olan bu ülkelerde de yüksek olduğunu belirtelim.
Kısaca vatandaş yöneticilerine güvenemeyince başka ülkelerin parasını tutuyor. Buna dolarizasyon diyoruz. Dolarizasyon da milli para politikasını işlemez hâle getiriyor. Türkiye’de yaşanan işte bu.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016