Ergun BABAHAN
PYD Eski EşBaşkanı ve TEVDEM Dış İlişkiler Sorumlusu Salih Müslim, Ahval’in sorularını yanıtladı. Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye saldırıları hakkında “Bir Afrin daha yaşanmaz, koşullar değişti” diyen Müslim; Rusya’nın Suriye’de ‘rejimi kurtarmak’tan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
Salih Müslim; iddiaların aksine Kürtlerin Suriye’de ‘belirsiz’ bir pozisyonda olmadığını, aksine en net çizgiye sahip olduklarını dile getirdi.
Suriye ile yaptıkları görüşmelerin ise kesilmediğini ama ara verildiğini belirten Salih Müslim, Suriye rejiminin 2011 koşullarına dönmek istediğini, bunun kendileri için kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Suriye’de savaş sürüyor. Ama özellikle dünya basınında, Suriye Kürtlerinin pozisyonunun hala belirsiz olduğuna dair yorumlar yapılıyor. Hatta Suriye’deki Kürt güçlerinin ABD ile Rusya arasında sıkıştığı söyleniyor. Siz bu ‘belirsizliği’ nasıl yorumluyorsunuz?
Ortadoğu’da olup bitenler bölgenin yeniden yapılanma çatışmasıdır. Başlangıçta hesaplar yapılırken Kürtlere yer verilmemişti ancak yaşanan çatışma ve savaş içerisinde Kürtlerin örgütlü ve 3.çizgi temelinde yürüttüğü mücadelesi yeni bir aktör olarak sahneye çıkmasını sağladı.
Mevcut durumda bölgede mevcut güçler arasında perspektif ve pozisyon olarak en net, en belirgin pozisyona sahip güç konumundayız. Belli bir hedef doğrultusunda amacı net olup belli düzeyde sorunları analiz edip, bu sorunlara çözüm üreten ve proje sahibi olan tek gücüz. Bu somut projeler doğrultusunda mücadele yürüten, değişim sağlayan ve pratik anlamda sonuç ortaya çıkaran güç konumundayız. Bu anlamda çok belirginiz, çok somutuz. Siyasal olarak da böyleyiz.
Ortaya çıkardığımız bu sonuçların genel siyasal dengeler üzerinde de çok ciddi etkide bulunduğunu ifade edebiliriz. Esas belirsizlik diğer güçlerde yaşanan bir durumdur. Herkes sorundan bahsediyor, sorun olduğunu ifade ediyor fakat bu sorun nasıl çözülecek, bu konuda nasıl bir proje ile yaklaşmak istedikleri tam net değildir. Bu anlamda esasen karşımızdaki güçlerde bir belirsizlik yaşanıyor.
Diğer yönüyle biz kendi özgücümüze dayalı mücadele yürüten son derece iradeli bir gücüz. Elbette bu ortamda birçok güç var. Biz de bu ortam içerisinde politika yapan, duruş sağlamaya çalışan bir gücüz. Yani ortada bir sıkışıklık durumu yoktur ya da iki güç arasında kalma biçiminde bir durum da söz konusu değildir. Kendi özgücümüzle, irademizle mücadele yürüten pozisyon belirleyen, siyasal olarak net bir duruşa sahibiz ve şimdiye kadar ortaya çıkan sonuçlar da dikkate alındığında pozisyon olarak da çok net konuma sahip bir güç olduğumuz görülecektir.
Rusya’nın, Suriye’de daha inisiyatifli olmaya başlaması dengeleri de değiştirdi. Özellikle son dönemde, Türkiye’nin saldırılarına göz yumması Suriye Kürtlerini rejime doğru itme hamlesi olarak da değerlendiriliyor. Sizin, yakın gelecekte Rusya ile daha yakın ilişkiler kurmak gibi bir projeniz var mı?
Rusya elbette bölgede esas ve Suriye’de de etkisi olan büyük bir güç. Fakat sorunlara yaklaşımında, hem sorunları ele alma hem de çözüm geliştirme noktasında yetersiz kalıyor. Rusya sadece rejimi kollamamalıdır. Sadece ‘rejimi nasıl ayakta tutabilirim, nasıl meşruiyetini tekrardan geliştirebilirim’ diye düşünmemelidir. Suriye sorunludur, özellikle özgürlük sorunu, demokrasi sorunu, halklar sorunu vardır ve Rusya bu sorunların hepsini görmelidir.
Bir şekilde Suriye’nin bu sorunlarının hepsi çözülmelidir. Demokratik bir sistem gelişmelidir. Ve Rusya bu sorunların çözümünde etkin rol oynamalıdır. Yani sadece rejimi ayakta tutma, rejimi koruma, yaşanan bu sorunları görmeme ve bu sorunların çözümünde objektif bir rol oynamama siyaseten de Rusya’yı zor bir duruma koyar. Bu durumun etkisi, Rusya’nın Suriye’deki durumuna ve oynayacağı rol üzerine çok etki yapar. Bu yüzden Rusya daha objektif olmalı ve sorunların çözümüne odaklanmalı, rahatsızlıkları görmeli ve çözüm geliştirme noktasında yaklaşım göstermelidir. İnanıyoruz ki eğer Rusya bu çerçevede bakış açısını değiştirir, rol sahibi olup rolünü oynarsa çözümde de etkili bir rolün sahibi olur.
Geçtiğimiz aylarda Suriye rejimiyle görüşmeler gerçekleştirdiniz. Ama kamuoyuna yansıyan önemli bir gelişme yaşanmadı. Görüşmeler neden durdu ya da kesildi? Tekrar bir diyalog ihtimali var mıdır?
Suriye ile yaptığımız görüşmelere ara verilmiştir ancak bu görüşmeler kesilmiş değildir. Suriye’de yaşanan sorunun çözümü için diyaloga her zaman hazırız. Ancak rejim 107. Kanun çerçevesinde sadece Yerel Yönetimler Kanunu’nda bazı değişiklikler yapmak suretiyle 2011 den önceki statüsüne geri dönmeye çalışıyor. Bizim talebimiz yeni bir anayasanın ve Suriye’de yaşayan halklar arasında ayrım gözetmeksizin demokratik bir anayasanın oluşturulmasıdır. Suriye'nin yıkılmasına neden olan tek tip rejimin değişmesi gerekmektedir, bu da küçük değişimlerle olmaz, köklü reformlarla olabilir.
2011 öncesi gibi bir Suriye kurulamaz. Ancak buna rağmen rejimin, bundan sonra nasıl bir Suriye oluşacağına ilişkin bir projesi de yoktur. Biz de diyoruz ki gelin Suriye’nin geleceğini beraber inşa edelim.
Bütün bunlar olurken, Türkiye sizi bir ‘tehdit’ olarak görmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Kobanê ve Gıre Sıpi’ye yönelik topçu atışları yaşandı. Bazı kayıplar da verdiniz. Bu saldırıları nasıl yorumluyorsunuz, yanıtınız ne olacak?
Kobanê, Gıre Sıpi (Tel Abyad) ve bütün Rojava’ya saldırılar, bir nevi uluslararası koalisyona karşı şantajdır. Birçok yönden Türkiye veya AKP iktidarı bundan yarar sağlayacağını düşünüyor.
Türkiye bir yandan iç sorunlarının üstünü örtmek için, diğer yandan İdlip’te girdiği çıkmazdan kurtulmak için, yine Suriye’deki siyasi çözüm yollarını kapatmak için bu saldırıları yapıyor. Bu oldukça tehlikeli bir yaklaşımdır, çözüm getirmez ve Türkiye halklarının geleceğini tehlikeye koyar. Türkiye halkları AKP’nin bu macerasına ‘hayır’ demelidir.
Bu saldırılar özellikle Kürt cenahında ‘Yeni bir Afrin mi’ sorusunu da düşündürtüyor. Siz ne diyorsunuz?
Yeni bir Afrin beklemiyoruz çünkü şartlar ve koşullar farklıdır ancak AKP yönetiminin her türden dengeli olmayan yaklaşımları gelişebilir bunu da uzak bir ihtimal olarak görmüyoruz.
Bu saldırıların IŞİD’e yaradığına ve IŞİD’in güçlendiğine dair de yorumlar var. Keza Demokratik Suriye Güçleri (DSG) de, saldırılar nedeniyle IŞİD operasyonlarını durdurdu. IŞİD’in hala bir potansiyeli var mı Suriye’de?
Evet, IŞİD halen potansiyel bir tehlike olarak durmaktadır. Çünkü onu yaratan etkenler, yaratanlar ve kullananlar hala vardır. Sonunu getirmek için onu besleyen ve kullananları durdurmak gerekiyor.
IŞİD kendiliğinden oluşmadı, onu kendi projelerinde kullananlar tarafından yaratıldı. Dünyanın her köşesinden getirip eğittiler, silah, araç-gereçler verdiler, propagandasını çeşitli yollardan yaptılar. Türkiye’nin IŞİD ile olan ilişkileri belgelidir, herkesçe biliniyor. Herkes bu organik ilişkilerden bahsediyor, yalnızca biz söylemiyoruz.
Şu anda diğer yerlerde yani rejimin ve Rusya’nın hâkim olduğu yerlerde hala yoğun olarak varlar ve buralardan bizim olduğumuz yerlere sızıyorlar. En çok Anbar vilayetinde yoğunlaşmış durumdalar. Ve oralardan zaman zaman geçiyorlar.
DSG özgürleştirdiği alanları oranın yerli halkına teslim ediyor bu nedenle özgürleştirdiği alanlarda IŞİD bulunmuyor. Ancak bazen bu alanlarda Türkiye’nin yarattığı küçük çaplı uyuyan hücrelere de rastlanıyor.
Demokratik Suriye Güçleri’nin IŞİD’e karşı verdiği savaşı bütün dünya biliyor. Ancak özellikle son operasyonlarda büyük kayıplar da verdiğinizi duyuyoruz. Doğru mudur bu duyumlar?
DSG; IŞİD e karşı olsun, diğer çeteci gruplara karşı olsun tüm dünyaya kendisini ispatlamış ve ağır bedeller ödeyerek insanlık için önemli sonuçlar ortaya çıkarmış bir güçtür. Büyük bir deneyime sahiptir. Yine aynı şekilde IŞİD ilk defa, DSG’ye karşı yenilgiyi yaşamıştır. Kobanê’de IŞİD’in yenilebileceğini ilk gösteren DSG’nin çekirdeğini oluşturan güçtür. Bu gerçekliği herkesin bilmesi gerekiyor. Savaş ortamlarında bazen kayıp verilebilinir, bazen taktik gereği geri çekilmeler de olabilir fakat DSG Derazor bölgesinde önüne koymuş olduğu hedefe doğru bilinçli ve çok planlı bir şekilde amaçladığı tarzda mücadelesini sürdürmektedir. Bu mücadeleyi de başarılı bir şekilde sonuçlandıracağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Tabii DAİŞ de bazen mevsim koşullarından yararlanıp saldırılarda bulunabiliyor, bu saldırılar sonucunda bazen kayıplar da olabiliyor, ama bu kayıpları aşırı bir şekilde abartmak niyetle alakalı bir şeydir, doğru değildir abartılı yaklaşımlardır.
Bu savaşı isteyen ve başlatan biz değiliz. Biz kendi topraklarımızda özgür ve demokratik bir şekilde yaşamak istiyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. Karşı taraf ise, bizi yok etmeye veya onursuz yaşamaya zorluyor. Bunun için bu kadar IŞİD gibi, diğer cihatçı gruplar gibi oluşumlar yaratıp onları desteklemektedirler. Bu ancak bütün Türkiye halklarının yıkımıyla sonuçlanır ve bütün bölgeyi tehlikeye atar. Bu gidişi durdurmak gerekiyor. Açık söylemek gerekirse, Ortadoğu’da Kürt sorunu çözülmezse bölgede barış ve istikrar sağlanamaz. Kürt sorunu Ortadoğu’nun ve hatta dünyanın kangren olmuş bir sorunudur.
Ermeniler 100 küsur yıl önce öz güçlerine dayanmadılar, o dönemin çelişkilerinden yararlanmak istediler ve trajik bir şekilde ulus-devletin kurbanı oldular. Barzani ise stratejik dostlarını ve düşmanlarını tanıyamadı, hedefi de verili koşullarda gerçekçi değildi.
Bizim ayrıcalığımız kendi özgücümüze dayanmamızdır. Stratejik dostlarımızı ve düşmanlarımızı iyi tanıyoruz, projemiz gerçekçidir. Halkların kardeşliği ve ortak bir yaşam istiyoruz. Bütün Suriye halklarının demokratik haklarını elde etmesini ve beraber yaşamayı istiyoruz. Bu da herkesin özendiği bir şeydir. Sanırım bu proje Ortadoğu krizinden çıkış için en makul projedir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları






















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021