Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Diyorlar ki,
“Duygusal olmayın, hislerinize kapılmayın”!
“Hrant Dink davası için verilen karara bakıp, tarihsel sebepler ve 1915’le benzerlikler aramayın”!
Diyorlar ki,
“‘Bu davaya 1915’in gölgesi ve hakikati düştü’ diyenlere inanmayın”!
“İttihatçılık zaten çoktan unutuldu” diyorlar, “bu memlekette kimse Ermenilere İttihatçıların baktığı gözle bakmıyor” diyorlar..
Sonra devam ediyorlar ve yine diyorlar ki,
“Ergenekon fikri, neo-İttihatçı bir ideolojiye dayanmıyor, Ergenekon örgütü eli kanlı bir örgüt değil ve Hrant’ı onlar öldürmedi”!
Başından beri, bu yalanları yayıyorlar ve bu yalanlara inanmamızı istiyorlardı..
Mahkeme bu yalanları karara bağladı işte..
Hrant Dink’i Ergenekon öldürmedi, kanı kaynayan bir Türk çocuğu geldi Hrant’ı vurdu!
Mahkemenin hâkimleri önlerine gelen bu davayı sadece hukuk ve adalet ilkeleri(!) açısından incelediler ve örgüt yok diye karar verdiler.
Bravo doğrusu!
Örgüt yoktu, ortada kanı kaynayan bir Türk çocuğu vardı!
“Örgüt yok, ortada bir katil ve bir azmettirici var” diyen hâkimlerin bu yüzden vicdanları rahat!
Uğur Kaymaz ve babasını öldüren polisleri oy birliğiyle ve “nefsi müdafaadan” beraat ettiren Yargıtay hâkimlerinin vicdanı nasıl rahatsa, Hrant Dink davasında, “örgüt yok” diyen hâkimlerin de vicdanı o kadar rahattır şimdi!
Hâkimler, “örgüt yok” dediler ve vicdan azabından kendilerin bir güzel kurtardılar!
Oysa öldürülenin adı Hrant’tı.
Soyadı Dink’ti.
Ve o bir Ermeni’ydi, Ermeni olduğu için öldürüldü..
Diyorlar ki,
“Hrant’ı öldüren çocuğun cinayetten sonra olay yerinden kaçarken, ‘Bir Ermeni’yi öldürdüm’ diye bağırmasının 1915’le hiç ilgisi yoktur”..
Ama gerçek çok farklı.
Gerçek şu ki, mahkeme Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı bir Ermeni’nin öldürüldüğü bir dava olarak görmedi bu davayı!.
Basit ve sıradan bir cinayet davası olarak görmek ve göstermek istedi..
Ne Hrant’ın Valiliğe çağrılıp tehdit edilmesi, ne logosunda “Türkiye Türklerindir” yazan gazetenin attığı o cinayete davet manşetleri!
Ne Savcının Ergenekon’a işaret eden mütalaası!
Bunların hiç biri önemli bulunmadı..
İnanmamızı istedikleri şey, başından beri başka, bambaşkaydı!
“Kanı kaynayan bir çocuk gelip Hrant’ı öldürdü” diyorlardı ve bu yalana inanmamızı istiyorlardı..
1915 felaketinde de örgüt yoktu, 2007 yılında da bir Ermeni’yi öldüren herhangi bir örgüt yok!.
1915’te, Ermeniler, onları Ermenistan vaadiyle kandıran Batılı ülkeler, bu vaatlerinin arkasında durmayınca, korkudan kaçıp gittiler!.
Kaçarken de yollarına çıkan Türkleri ve Kürtleri öldürdüler..
Karşılıklı mukateleler olmadı değil, ama kimse Ermenilerden kafileler oluşturup, bu kafileleri topluca katletmedi!.
Ermenilerin onbinlercesi, kötü iklim şartlarından ve henüz memlekette duble asfalt yol olmamasından ve açlıktan, yani tamamen doğal afet sayılabilecek birtakım sebeplerden öldü!.
Ne İttihat-Terakki Paşaları, ne Teşkilat-ı Mahsusa, ne Hamidiye Alayları!
Bunların hiçbir yoktu 1915’te!
1915’te örgüt yoktu!
2007’de de örgüt yok!
Çünkü, 1915’te yaşanan felaketlerden sorumlu tutulanları yargılayan hâkimlerle, 2007 yılında İstanbul’da bir Ermeni gazeteciyi öldürenleri yargılayan hâkimlerin zihniyeti arasında bir fark yok..
Bir milyondan fazla Ermeni’nin katliyle sonuçlanmış bir soykırımdan sonra başlayan ve 86 kişinin yargılandığı davalar nasıl sonuçlandı, bunu hatırlamadan Hrant Dink kararını anlamak mümkün değildir..
1919 yargılamalarının sonucunda üç kişi idam edildi.
Boğazlayan kaymakamı Kemal Bey, Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey ve Erzincan’da otelcilik yapan Hafız Abdullah Avni..
Hapis cezaları alanlar ise kefaletle serbest bırakıldılar..
1915’in hesabı böylece görülmüş oldu ve üstü kapatıldı..
Katliamın kefaretini bir otelci ve bir kaymakama ödettiler..
Ortada ne örgüt vardı ne bu örgütün işlediği suçlar..
Bir halkın tarihten ve yaşadığı coğrafyadan silinmiş olmasının karşılığı olarak, bir kaymakam, bir mutasarrıf ve bir otelci idam edildi!.
İttihatçıların çoğu bu davada, katliamdan değil, yağmacılıktan yargılandı..
Müzayedeye düşmüş Ermeni mallarını satın alanlara hapis cezaları verildi.
Mesela, Yozgat Jandarma Komutanı Yzb. Tevfik Bey müzayededen aldığı bir yüzük nedeniyle 15 yıl hapis cezası ile cezalandırıldı!
Dünyanın zoruyla açılmış bir dava, soykırımı dünyaya karşı gizlemeye yarayan kararların alındığı bir davaya dönüştü..
Hrant Dink cinayeti için verilen karar, 1919’da verilen kararlara ne kadar çok benziyor!.
1919 yargılamalarını, beş yıldır süren ve 2012’de sonuçlanan Hrant Dink davasına benzetmeye çok meraklı olduğumu düşüneceksiniz belki..
Ama değilim.
Sadece inancım şu ki, 1915’i hatırlamadan, halkının trajik tarihinde son sırayı alan Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de neden katledildiğini anlayamayız..
Adı Hrant’tı.
Soyadı Dink
Ve o bir Ermeniydi..
Ermeni olduğu için öldürüldü!
Yaşarken bir ‘ötekiydi’, bir gayrımüslimdi, bir Ermeniydi Hrant!
Katledildi ve bir kez daha ‘ötekileştirildi’!
Mahkeme sırf Ermeni olduğu için öldürülen Hrant’ın, Ermeni olmadığına karar verdi!
Ey bu ülkeyi yönetenler ve ey yalanları hukuk kararına dönüştürenler!
Katilleri gizlemeyi iyi beceriyorsunuz, pervasız ve cesursunuz doğrusu..
Pervasızlığınız ve cesaretiniz buna yeter mi peki?
Rakel’in yüzüne bakmaya cesaretiniz var mı sizin?
Siz, Rakel Dink’in yüzüne ve gözlerinin içine saplanıp kalmış o kedere, insanın yüreğini delip geçen o büyük acıya, utanç duymadan ve korkmadan bir defa dahi, bakabilir misiniz?
Hrant’ı bir daha öldürdünüz!
Peki, Rakel’in gözlerine ve yüzüne, sadece bir defa bakıp, bin defa ölmeyi göze alabilir misiniz?
Buna yetecek cesaretiniz ve onurunuz var mı sizin?
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012