Şahin ALPAY
‘Ermeni soykırımını tanıma’ kararları ne genel olarak Türk-Ermeni ilişkilerinin iyileşmesine ne de Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine bir katkı yaptı. Ama ne yazık ki, Türkiye’de Ermenilere karşı, çeşitli yerlerde Türklere karşı husumetin körüklenmesine hizmet edebildi.
Almanya Federal Meclisi, 2 Haziran’da aldığı kararla 1915-16 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan Ermeni ve öteki Hıristiyan azınlıklara yönelik katliamları “soykırım” olarak niteledi. Böylelikle aynı kararı alan, aralarında Fransa, Rusya ve İtalya’nın da bulunduğu 26 ülkeye Almanya da katıldı. Ötekilerden farklı olarak Almanya, önlemek için hiçbir şey yapmadığı gerekçesiyle bu “soykırım”da kendi payı olduğunu da kabul etti.
Ankara, karara sert tepki gösterdi. En ileri giden Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. Kararın ikili ilişkileri “ciddi manada etkileyecek” olduğunu söyledi. “Kararın bir kıymeti harbiyesi yok. Burada da bir üst akıl var… Alman ekolü Türkiye üzerinde bazı operasyonlar peşinde…” dedi. Türk asıllı Alman milletvekilleri için “Onların kanı bozuk… Kan testi yaptırmaları gerekir…” diye konuştu. Onların “terör örgütü uzantıları” olduğunu iddia etti. Türkiye vatandaşı olmayan Ermenilerin ülkelerine geri gönderilebileceğinden söz etti. Bu ifadeler, Türkiye’de yönetimin akıl ve mantık ölçülerinden, demokratik değerlerden giderek uzaklaştığının sadece en yeni işaretleri.
Kararın bir “kıymeti harbiyesi yok” ise ikili ilişkileri niçin “ciddi anlamda etkileyecek”? Kararı aldıran “üst akıl” kimdir, “Alman ekolü” nedir? Türkiye’deki Ermenistan yurttaşlarının suçu nedir? Türk asıllı Alman milletvekillerine yönelik sözler, ırkçılığın ve nefret söyleminin tipik ifadeleri değil de nedir? Konuya normal akıl ve mantıkla yaklaşıldığı takdirde, karar hakkında şunlar söylenmeli: Osmanlı Ermenilerinin kendi hükümetleri tarafından tabi tutuldukları zorunlu göç sırasında katliamlara uğradıkları, yüz binlerin telef olduğu konusunda, bu sıfata layık hiçbir tarihçinin bir tereddüdü yok. Ama yaşananların “soykırım” olup olmadığı konusunda, saygın tarihçiler arasında da görüş ayrılığı var. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bir kararında belirttiği üzere bu, fikir özgürlüğü kapsamına giren bir konu.
Türkler değil ittihatçılar
Demokrasilerde tek tek bireyler gibi, parlamentolar da diledikleri sonuca varmakta özgür. Osmanlı Ermenilerinin başına gelen çapta bir trajedinin unutulması beklenemez. Ermeni diasporası unutulmaması için elinden geleni yapacaktır. Ne var ki tarihteki trajedilerin bir millete düşmanlığı körüklemenin vesilesi haline getirilmesi, ırkçılıktan başka bir şey değildir. Onun içindir ki, “Ermeni soykırımını tanıma” kararlarının hemen hepsinde Türkler ya da Türkiye hükümetleri değil, Osmanlı devletinin İttihatçı diktatörlerinin sorumlu olduğunun altı çiziliyor. Bu kararlar ne genel olarak Türk-Ermeni ilişkilerinin iyileşmesine ne de Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine bir katkı yaptı. Ama ne yazık ki, Türkiye’de Ermenilere karşı, çeşitli yerlerde Türklere karşı husumetin körüklenmesine hizmet edebildi.
Nasıl oldu da Almanya’da bu karar neredeyse oybirliğiyle alındı? Almanya, Yahudileri soykırıma uğratan Nazi diktatörlüğünün açtığı vicdan yarasından arınmak için uğraşan bir ülke. Kararda iç siyasetle ilgili pazarlıklar etkili olmuş olabilir. Başbakan Merkel’in önümüzdeki seçimlerden sonra Yeşiller ile koalisyona hazırlanması, mülteci anlaşması ile Ankara’nın şantajına uğradığına dair eleştirilere maruz kalması, kararın neden 100. yıl dolayısıyla geçen yıl değil de bu yıl alındığının anlaşılmasına ışık tutabilir.
Ankara eğer bu kararların yayılmasını istemiyorsa, kamuoyunun kabul edebileceği bir çözüm arıyorsa, başka bir iktidarın değil, bizzat AKP iktidarının, Cumhurbaşkanı Gül’ün 2008’de Erivan ziyaretiyle başlattığı politikalara dönülmek zorunda. Ermenistan ile 2009’da imzalanan protokoller onaylanmalı; diplomatik ilişkiler kurulmalı, sınırlar açılmalı. Bu takdirde Ankara, Azerbaycan-Ermenistan barışına katkıda bulunmak için daha güçlü bir konuma gelebilir. Çözüm arama yıllarında emekli ve kıdemli Büyükelçi Volkan Vural’ın önerdiği üzere, Osmanlı Ermenilerinin başına gelen Büyük Felaket için resmen özür dilenmesi, el konulan malların tazmin edilmesi, dileyen aile fertlerine yurttaşlık verilmesi niye mümkün olmasın? Halkın desteğine sahip olduğunu iddia eden bir iktidar bunları niye yapamasın? Evet, Erdoğan iktidarından bunları beklemek beyhude, ama Türk-Ermeni barışı için er geç atılması gerekecek adımlar bunlar.
ALMANYA’YLA TARİHÎ BAĞLAR
Almanya ile ilişkilere gelince: Başbakan Merkel’in belirttiği üzere, “Almanya ile Türkiye’yi birbirine bağlayan çok şey var. Bir konuda farklı görüşlere sahip olsak bile, dostluğumuz ve stratejik bağlarımız derin.” Bu hususu dikkate aldığımızda, bu kararın iki ülke ilişkilerine büyük zarar vermeyeceğini umabiliriz. Kuşku yok ki, 19. yüzyıldan bu yana Türkiye’nin en yakın ilişkilere sahip olduğu Batılı ülke Almanya. Osmanlılar, Almanya’yı İslam ülkelerini sömürgeleştirmeyen, en az tehlikeli emperyalist devlet olarak gördüler. Almanya da nüfuzunu Hindistan’a kadar yayabilmek amacıyla Osmanlı’yla yakınlaşmayı fırsat olarak gördü; II. Abdülhamit’in pan-İslamist politikalarına destek verdi. İmparator II. Wilhelm, 1898’deki tarihi İstanbul ziyareti sırasında kendisini “300 milyon Müslüman’ın dostu” ilan etti.
Osmanlı’da 1908 “Hürriyet” devrimi Alman milliyetçileri arasında “Türk coşkusu”yla (“Turkenfieber”) karşılandı. Dönemin basınında Enver Paşa’dan “Türk Moltke”, Talat Paşa’dan “Türk Bismarck” olarak söz edildi. İttihatçılar, Osmanlı’yı I. Dünya Savaşı’na Almanya safında soktular. Osmanlı ordusunda çok sayıda Alman generali görev aldı. Savaş sonunda Enver, Talat ve Cemal paşalar İstanbul’dan Alman denizaltısıyla kaçtılar.
Almanya ile en yakın ilişkiler, 1933-45 arasında Naziler iktidarda olduğu dönemde yaşandı. İki ülkede de hatırlanmak istenmeyen bu dönemde Almanya’nın Türkiye’ye bakışına dair en kapsamlı araştırmayı Stefan Ihrig “Atatürk in the Nazi Imagination / Nazilerin İmgesindeki Atatürk” (Belknap-Harvard Yayınları, 2014) adlı kitabında yaptı. “Naziler ve Atatürk” başlığıyla (Alfa, 2015) Türkçeye çevrilen kitap, 1919-45 arasında Nazi basınının ayrıntılı incelenmesine dayanıyor. Vardığı sonuçları ana başlıklarıyla şöyle özetlemek mümkün:
ALGILAR DEĞİŞİR
Naziler, Kemalist Türkiye’yi “rol modeli” olarak gördüler. Türkler nasıl Sevr Anlaşması’nı yırtıp yeni Türkiye’yi kurdularsa, Almanlar da Versay Anlaşması’nı yırtıp yeni bir Almanya kuracaklardı. Atatürk tarihi kitlelerin değil, büyük önderlerin yaptığının kanıtıydı. Kemalist Türkiye nasıl bir rejim kurulması gerektiğine, muhalefet ve azınlık sorunlarının nasıl halledileceğine, din konusunda izlenecek politikaya örnekti. Türkiye “20. yüzyılın en modern devleti”ydi. Türkler üstün ırklardandı, Türkiye kesinlikle Avrupa’nın parçasıydı. Aşağı ırklardan sayılan Ermeniler “Doğu’nun Yahudileri”ydi. Almanya’da Nasyonal Sosyalizm, İtalya’da Faşizm ve Türkiye’de Kemalizm kardeş rejimlerdi. Atatürk öldüğünde Nazi basını hakkında “tek bir hata yapmayan mükemmel Führer” yorumunu yaptı. Türkiye’ye sempati 2. Dünya Savaşı süresince de devam etti. Ankara’nın tarafsız kalması anlayışla karşılandı; Hitler Türkiye’yi işgal planlarına yeşil ışık yakmadı. Ankara, 1945’te Almanya’ya savaş ilan edince, Nazi basını bunu öfke ya da hayal kırıklığıyla karşılamadı, yapmak zorunda bırakılmasıyla açıkladı.
Almanya, Nazi döneminde olduğu gibi, bugün de Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri. Almanya’da 3 milyon dolayında Türkiye yurttaşı yaşıyor. Bunların yaklaşık üçte biri Alman uyruğunu seçti. Almanlar, Türkiye’ye gelen turistler arasında en büyük grubu oluşturmakta. Ama bugün Almanya’daki Türkiye algısı Nazi dönemindekine pek benzemiyor. 1908-45 arasındaki ve AB adaylığı tartışmalarında Almanya’daki Türkiye algısını karşılaştıran Ihrig kitabını şu son derece haklı yorumla noktalıyor: “‘Öteki’ hakkındaki ulusal, toplumsal ve kişisel görüş ve söylemlerimiz, herhangi bir gerçek ‘Öteki’den ziyade kendimizle ilgilidir; zamana, mekâna, korkulara, beklentilere, planlara ve rüyalara bağlıdır… Alman tarihinde ya da milli ruhunda ‘Ebedi, değişmez Türk’ diye bir şey yoktur. ‘Türk’ algısı yüzyıllar boyunca -özellikle de 20. yüzyılda- sık değişmiştir ve yine değişecektir.”
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları














































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020