Umut ÖZKIRIMLI
Bu yazı aylar önce, örneğin Etyen Mahçupyan “‘Yeni’ Gençler ‘Diktatöre’ Karşı” başlıklı yazısını kaleme aldığı Temmuz ayında da yazılabilirdi. Bu yazı, Mahçupyan’ın otoriterleşme, kutuplaşma, vs. üzerine yazdığı taraflı, olayları tek bir perspektiften değerlendiren, buna rağmen nesnellik ve demokratlık iddasından vazgeçmeyen, hatta ahlaki üstünlük “taslayan” analizlerinden yola çıkılarak defalarca da yazılabilirdi. Yazılmadı. Yazmadım. Çeşitli nedenlerle. Ancak Mahçupyan’ın Zaman gazetesi’nde bugün (23 Mart 2014) yayımlanan “Twitter Gövde Gösterisi”başlıklı yazısını okuyunca daha fazla dayanamadım.

Yazının genel bir değerlendirmesini yapmak mümkün değil, çünkü her satırı sorunlu, çelişkili, çoğu yazısında olduğu gibi kerameti kendinden menkul varsayımlara, en ufak bir veri kırıntısıyla desteklenmeyen genellemelere ve önyargılara dayanıyor. Bu anlamda yazı en azından üslup açısından bir Mahçupyan klasiği. Muğlak, karşı görüşün en sığ versiyonunu temel alıp yazıda ifade edilenden farklı düşünen herkesi bu dar kategoriye tıkan ve elbette bu kategoriye soktuklarını sarkastik bir dille “aşağılayan”.
Mahçupyan’a göre Twitter’ın kapatılması “hükümetin düşmesini arzu edenler için” bir bayram günü olmuş. TİB’in Twitter’ı “geçici olarak” kapatması Batı’da ve içeride “muhaliflik sözcülüğüne davet edilen ve buna gönüllü talip olan kişilerin” demokrasi ve özgürlük beyanları sıralamasına vesile olmuş.
Sadece giriş paragrafında üç temel problem… Mahçupyan Wikipedia’ya bile baksa şu anda Twitter’ın Türkiye dışında yasaklı olduğu sadece üç ülke, Kuzey Kore, Çin ve kısmen İran olduğunugörürdü. Bildiğim kadarıyla bu üç ülke dünyanın en demokratik ülkeleri değil. Herhangi bir demokratik Batı ülkesinde bırakın Twitter’ı yasaklamaya çalışmayı, bunu önermek dahi “kimse arzu etmeden” o hükümetin düşmesine yol açardı.
Peki TİB Twitter’ı “geçici” olarak mı kapattı? Bildiğimiz kadarıyla Twitter’la hükümet arasındaki görüşmeler sonucu şikayete neden olan içerikler kaldırıldı. Aslında bu da bir detay çünkü Doğan Akın’ın “10 Soruda Twitter Yasağı” başlıklı yazısında belirttiği gibi, söz konusu içerikleri kaldırmama “sitenin tümüyle yayınını durdurmaya” yasal gerekçe oluşturmuyor. Durum böyleyken, “geçici” yasak genişleyerek sürüyor. Bu yazının yazıldığı saatlerde Twitter’a DNS numaralarını değiştirerek girmek de mümkün değildi.
Twitter’ın yasaklanmasını sadece “muhaliflik sözcülüğüne davet edilen ve buna gönüllü olan kişiler” mi protesto ediyor? Yasağı Ortaçağ’da kitap yakmakla eş gören ABD Dışişleri Bakanlığı, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Türkiye’nin AB üyeliğini en çok destekleyen ülkelerden İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, yakın zamana kadar Türkiye “modelini” öve öve bitiremeyen sayısız yabancı yayın organı. Mahçupyanvari bir genellemeyle bu kaynaklara bilgi aktaran herkesin “gönüllü muhalifler” olduğunu varsayalım. Bu kadar ülke, kurum, üç beş “yeminli AKP düşmanının” etkisiyle mi yasağı protesto ettiler?Genellemenin saçmalığına girmiyorum bile.
Devam edelim. Mahçupyan’a göre bu yasaktan sonra “otoriterleşme algısının pekişmesi doğal bir sonuçtu”. Ama daha önemlisi, bu yasağın pratik sonuçlarıydı ve “meydanlarda edilen ‘kökünü kazıyacağız’ sözü orantısızlık içeren, onaylanması olanaksız” bir üslup olsa da AKP’ye seçimlerde 2-3 puan kaybettirirdi. Kendisini demokrat olarak tanımlayan biri, Twitter’ın yasaklanması gibi ifade özgürlüğüne gerek pratik, gerek sembolik anlamda öldürücü bir darbe indiren, (internet yasasını kendisinin onayladığını unutmuş görünen) Cumhurbaşkanı Gül’e bile bu yasak kabul edilemez diye “tweet attıran” bir uygulamayı nasıl seçimlerde AKP’ye kaybettireceği oy oranına indirgeyebilir, bilmiyorum. Sanırım işin sırrı Mahçupyan’ın “demokrasi” ve “otoriterleşme” tanımında.
İki aydan kısa bir süre içinde kendisi ve ailesi hakkında ortaya atılan yolsuzluk ve rüşvet iddialarının soruşturulmasını engellemek için daha önceden belirlendiği anlaşılan binlerce kamu görevlisini yerinden eden;
HSYK’yı Adalet Bakanlığı’na bağlayarak güçler ayrılığını ortadan kaldıran, bu yasa geçer geçmez ilk iş yolsuzlukla suçlananları tahliye eden;
kendine bağladığı yargıyı bile devreden çıkaran bir internet yasası hazırlayarak iletişim özgürlüğünü iyice kısıtlayan;
devletin vatandaş üzerindeki kontrolünü pekiştirecek bir MİT yasası hazırlamakta olan;
bu arada medyaya, yargı kararlarına müdahale ettiği ortaya çıkan, bu müdahalelerin bir bölümünü açıkça kabullenen ve bunların normal olduğunu iddia eden;
kendisini, çıkardığı yasaları protesto etmek için sokağa çıkan herkesin üzerine polisi saldırtan;
ulusalcılara rahmet okutan komplo teorilerine ve sakil bir milliyetçiliğe sığındığı yetmezmiş gibi toplumu kendisine oy verenler ve vermeyenler olarak ikiye ayıran;
meydanlarda 15 yaşında çocuğunu kaybetmiş bir anneyi kitlelere yuhalatan, o çocuğu – eylemcilerin öldürülmesi meşruymuş gibi – “terörist” olarak niteleyen ve şehit olarak nitelendirdiği başka bir çocuğun ölümüyle kıyaslayarak açıkça kin ve düşmanlık tohumları eken bir Başbakanın otoriterleşmesi bir algıdan ibaret diye yazabiliyorsa, kusura bakmasın ama Mahçupyan farklı bir dünyada yaşıyor demektir, kendine özgü kuralları, ilkeleri, ahlaki normları olan bir dünyada.
Bu hayali Mahçupyan dünyasında yaşıyorsanız o zaman Twitter’ın kapatılmasının sorumluluğunu da bulunduğu ülkenin hukuk kurallarına uymayan ve hak ihlali yapan Twitter’a yüklemekten normal bir şey olmasa gerek. Yalnız burada kafam karışıyor. Bunları Türkiye’de hukuk olmadığına dair sayısız yazı kaleme almış Mahçupyan mı yazıyor? “Yargıya Niye Güvenelim?” (9 Ocak 2014), “Yargı, Siyaset Girdabında Savrulurken” (8 Ocak 2014) diyen Mahçupyan? Kendi hukuku meşru görmeyen, Başbakanın hukuka müdahalesini onaylayan bir Mahçupyan Twitter’ın kişilerin özel bilgilerini hukukla paylaşmasını mı savunuyor? Bu, Mahçupyan’ın kendi hayali dünyasının işleyişine bile aykırı değil mi? Çelişkiler burada da bitmiyor ve bir sonraki paragrafta Mahçupyan Twitter’ın kapatılmasının “hukuki” bir karar olduğunu savunuyor. Yani güvenilmemesi gereken, siyaset girdabında savrulan, yine de – nedense –Twitter’ın uyması beklenen hukukun tasarrufu! Aklı karışmayan kaldı mı?
Kaldıysa devam edelim. Çünkü bir sonraki paragrafta Mahçupyan mahkeme kararına dayalı bir idari tasarruf olduğunu iddia ettiği bu uygulamayı aynı zamanda hükümetin attığı bir siyasi adım olarak niteliyor. Bu riskli adımın nedenlerinden biri seçim güvenliğinin ajitasyon konusu haline getirilmesinden çekinilmesi. Öte yandan Mahçupyan’ın da belirttiği gibi, iktidar internet erişimini toptan durdurmaya kalkmadığı takdirde Twitter’ı yasaklamak mümkün değil (internet erişimini toptan durdurmak da ne kadar uygulanabilir, tartışılır).
Asıl neden, hükümetin “mücadele zeminini halka onaylatmak istemesi”. “Eğer bu tedbire rağmen AKP oyları düşmezse, hükümet seçim sonrasında daha ‘rahat’ davranabilir”miş. Twitter yasağını halka onaylatmak isteyen, mücadele zeminini yasaklar üzerine kuran bir iktidar. Neydi, otoriterleşme “algısı” mıydı?
Bir diğer neden ise Başbakanın yeni bir güç gösterisinde bulunmak istemesi. Başbakan Twitter’a diz çöktürecek, bu da “güçlü liderlik hanesine artı olarak yazılacak”. Aksi takdirde Başbakan Twitter’ı “gayrı milli” koalisyonun parçası yapacak ve iktidar değiştirme komplosuna destek vermekle suçlayacak. Böylelikle de oylarını arttıracak. Tartışmanın, kullanılan terimlerin ne kadar “demokratik” olduğunun farkındasınız değil mi? Mahçupyan açıkça ve pervasızca Başbakanın güç gösterisini, komplo teorileri yoluyla oylarını arttırma çabasını – üslubunu kaba saba bulmakla birlikte – “siyasetin” parçası olarak görüyor, meşrulaştırıyor! İyi de o zaman bu yazının başlığı neden “Twitter’ın Güç Gösterisi?” Bu apaçık “Erdoğan’ın Güç Gösterisi” değil mi?
Bir adım daha atalım ve soralım: Yukarıdaki saydığım, iki ay gibi kısa bir sürede gerçekleşen tüm uygulamaları bir kenara bıraksak bile, sadece bu bile (Twitter üzerinden bir güç gösterisine girmek, bu yolla komplo teorilerine malzeme toplamak) o seçimlerin güvenliğinden kuşku duymamıza yetmez mi?Seçimleri geçtik, bu tutum siyasetse, örneğin Mahçupyan’ın aylardır yazı üstüne yazı yazarak eleştirdiği Cemaatin taktikleri neden siyaset değil? (Mahçupyan’ın bu noktada artık bıkkınlık veren Cemaat gayrımeşru, iktidar meşru argümanına sarılacağını tahmin etmek güç değil. O zaman biz de aynı derecede bıkkınlık veren “iyi de AKP yıllarca bu yapıyla, üstelik aynı gayrımeşru yöntemleri kullanarak siyasi rakiplerine karşı mücadele etmedi mi?” karşılığını verir geçeriz).
Oy uğruna kuralları esnetmek, yok saymak, yeniden yazmak sadece AKP’ye tanınmış bir ayrıcalık mı? Mahçupyan dünyasında tek siyasi aktör AKP mi? Tüm bunlara tepki duyan kitlelerin şiddete başvurmadıkları sürece haklarını sokakta aramaları da siyaset değil mi?
Lafı daha fazla uzatmayalım. Mahçupyan yazısını Başbakanın üslubuna fazla takılırsak bizzat siyaseti gözden kaçırabiliriz diye bitiriyor. Bir kere siyaseti gözden kaçıran “biz” değiliz, sizsiniz. Çünkü size göre siyaset yapma hakkına sahip olan sadece AKP; bunun dışında her aktör hükümeti devirmeye çalışan gayrımeşru bir yapının parçası. Dahası, seçmen desteğine sahip olduğu için AKP’nin her yaptığı meşru.
Otoriterleşme dediğimiz ise sadece bir algıdan ibaret. Bu iddianız da başlı başına siyasi. Yani siz aslında analiz yapmıyor, siyaset yapıyorsunuz. Uzunca bir süreden beri AKP’nin politikalarını destekleyen, onları meşrulaştıran, dolayısıyla sözünü ettiğiniz otoriterleşme “algısının” pekişmesini kolaylaştıran, hatta buna katkıda bulunan bir “organik aydın” ya da “ideolog” gibi davranıyorsunuz. Belki siz kendinizi hayalinizdeki özel dünya içinde öyle görmüyorsunuz ama hazır laf algılardan açılmışken hakkınızdaki algı hem AKP’yi eleştiren, hem AKP’yi destekleyen çevreler gözünde böyle. AKP’nin “vitrin demokratı” olarak görülüyorsunuz.
Elbette bu onların sorunu deyip geçebilirsiniz. Kimsenin de buna itiraz etmeye hakkı olmaz. Yine de kişisel tanışıklığımıza da dayanarak bir soru sormak istiyorum (elbette cevap vermekle yükümlü değilsiniz): Bu yazdıklarınıza gerçekten inanıyor musunuz?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları


























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
25.02.2020
10.02.2020
16.12.2019
5.01.2019
19.10.2019
12.10.2019
6.08.2019
2.07.2019
24.03.2020