Kemal CAN
Muhalefet kamuoyundaki büyük kalabalık, bir süredir hayranlık verici bir itiraz performansı gösteriyor. Meydanları dolduruyor, hiç beklenmedik yerlerde sahneye çıkıyor. Korku duvarlarının -her anlamda- yakıldığını, sokakların hareketlendiğini görüyoruz. Hem kurumsal muhalefet/siyaset sokak fobisini attı, hem insanlar baskı ve yıldırma politikalarına yüksek direnç kazandı. Bir zamanlar çok kullanılan “algı yaratma” işi de fena halde tavsamış durumda. İktidarın rıza üretme kapasitesi yerlerde ama artık bir süre önce biraz işleyen rakipleri hakkındaki negatif iddialarının inandırıcılığı da ağır zafiyet geçiriyor. Ruşen Çakır’ın İzmir Mitingi sonrasındaki gözlemlerini aktardığı yayında söylediği gibi, partileri aşan bir toplumsal hareketlilik ve motivasyon ortaya çıktığı da söylenebilir.
Umutsuzluğun gerekçesi yapılan gençlerin, artık umut kaynağı sayılmaya başlamasını da unutmayalım. Bunlara ek olarak ve bütün bu olumlu havanın devamında etkili olan siyaset tarzı değişimini de not edelim. Daha önce de birkaç yazıda değindiğim üzere hadise, büyük buluşlar, kuvvetli sözler üretilmesinden ziyade, aşağıdan kopup gelen rüzgara direnmek yerine, sadece uymak. Bildik ezberlere müracaat etmemek, bazen kışkırtıcı olan tazyiklerin gazına gelmemek, kestirme genellemelerden kaçınmak, birilerini peşin ve kolay reaksiyonlara kurban vermemek gibi akıllıca işler yapılıyor. Siyasi iletişim, siyasi pazarlama işlerine fazla prim vermeyince, toplumsal dinamikler ile siyasal süreçler kendi yordamınca buluşabiliyormuş işte. Güzel bir ahenk tutturabiliyor üstelik.
Kim nereye kadar geriledi?
Bütün bunlar gayet olumlu gelişmeler ve Türkiye’nin en kötü zamanlarında hep bir yerlerden çıkıp gelen refleksin yine canlandığını görmek güzel. Bu konuda herkesin birbirini övmesinde, alkışlamasında hatta bunu biraz abartmasında hiçbir sorun yok. Direnç, cesaret ve kararlılık da elbette iltifata tabidir. Fakat böyle zamanlarda, bu canlı iklimin ciddi bir yan etkisi hemen kendini gösteriyor: Hissetmeye başladığını hakikatin tamamı olarak görmek istemek; başka bir şeyi duymaya veya düşünmeye hiç tahammül göstermemek hatta düşmanca tutum sayıp konuşmaya çalışanlara saldırmak. “19 Mart darbe girişimini püskürttük” sözü, başarı (sonuç) açlığı çeken kalabalıkların motive tutulması için çok lüzumluydu. Ancak müdahale edilmesi, püskürtülmesi, geriletilmesi ve yenilmesi gereken pek çok şey yerli yerinde duruyor.
Geçtiğimiz haftaların olaylarına bir bakalım. 19 Mart ile hızlanan İmamoğlu soruşturmaları dalgalar halinde ve çemberi genişleterek devam ediyor. Belediye bürokratlarında daha alt seviyelere inilirken, irtibatlı insan profilinde yukarı seviyelere doğru çıkma eğilimi görülüyor. Gözaltı kalabalığının, etkin pişmanlık zorlamasıyla itirafçı olmasına çalışıldığı anlaşılıyor. Fiilen belediye çalışamaz hale itiliyor. Kuşatma ve kumpasın medyaya yayılmak istendiği “haberleri” gündeme geliyor. İmamoğlu’nun önce sosyal medya erişimi engellenmeye çalışılmıştı, şimdi sesi ve resimleri yasak kapsamına alınıyor. İktidar sadece İmamoğlu soruşturmasıyla yetinmeyip çeşitli alanlarda hukuksuz baskısını sürdürüyor. Müvekkilini ziyarete gider avukatı gözaltına almak, istenen ifadeyi vermeyeni mahkum etmek, tutukluğu ceza uygulamasına çevirmek gibi.
“Bunlar” neyin peşinde?
19 Mart’ın da devamı sayılabilecek bu hamleler, iktidar çevresindeki ısrar lobisinin (Turp ile Şalgam ekibinin) hâlâ baskın olduğunu gösteriyor. Zaten boş olması yanında, büyük bir medyatik kampanyaya rağmen inandırıcı olamayan soruşturma dosyasına malzeme temin etmek, bu olmazsa vazgeçilmeyeceğini göstermek bir başka neden. İki aydır direnci ve kararlılığı bir türlü kırılmayan itiraz potansiyelini, bir tür “Çin işkencesiyle” yıldırmak da hesapların içindedir muhtemelen. Bu arada, bu soruşturma mücavir alanında iktidar içi kanat ve ekip rekabetinin işaretlerini veren gelişmeler hayli arttı. Diğer taraftan, İmamoğlu’nu yalnızlaştırmak hatta muhalefeti “onsuz” bir alana çekme isteği hiç saklanmıyor hatta ilan ediliyor. Bu konuyla bağlantılı olarak, olağanüstü kurultay sonrası rafa kalktığı düşünülen “CHP Kongre Soruşturması” yeniden canlanıyor “haberlerine” de dikkat çekmek gerek.
Son günlerde iktidar medyasının konuk portföyündeki “muhalif” yorumcular, kongre soruşturması kulislerini hızlandırdı. Mahkemeden “mutlak butlan” (geçerli sayılmaması) gibi bir hüküm çıkması, CHP’nin Özel’den önceki yönetime geri dönmesi demek. Böyle bir ihtimal, il kongrelerini de içereceği için bir süre yönetim karışıklığı ve “duraklama” anlamına gelecek. Kılıçdaroğlu ve ekibinin, hiç izah edemeyecekleri biçimde bunun üzerine yatması belki en küçük ihtimal. Ancak böyle bir olasılığa karşı daha şimdiden açık bir irade beyanı -daha önce adı kayyım olarak dolaşıma sokulan Hikmet Çetin’in yaptığı gibi- mevcut duruma dokunulmayacağı şeklinde peşin tavır açıklanması, hem şık hem de doğru olan. Çünkü tıpkı geç gelen adaletin adalet olmadığı gibi, geç gelen tavır da tavır değildir aslında. Önleyici veya ön alıcı tavır ise gecikmeye hiç gelmez.
“Farklı gündem” arayışları
İktidarın “diğer gündem” arayışlarında ise Bahçeli ve Erdoğan, kendi önceliklerine göre farklı önerilerle pozisyon arayışında. Bahçeli, başından itibaren sürükleyicisi olduğu ve genel gidişatı, takvimi ve aşamalarını belirlediği ve büyük ölçüde uygulattığı süreç için, meclis komisyonu önerisiyle yeni bir hedef koydu. DEM partiden ve İYİP dışında neredeyse bütün partilerden olumlu tepki aldı. Fakat Erdoğan, Macaristan dönüşü uçakta yaptığı açıklamalarda, süreci değil anayasayı öne çıkaran bir karşı cevap geliştirdi. Üstelik Erdoğan açıklamasına “benim bir daha seçilme derdin yok” gibi tuhaf bir cümleyi yerleştirdi. Bunu neden yaptığı ve neyi murat ettiği üzerine çok spekülasyon yapılabilir elbette ama Bahçeli’nin gayet hızlı biçimde verdiği tepkiden bazı sonuçlar çıkarmak mümkün. Bahçeli’nin, 50+1 tartışmalarında ve 2023’te Erdoğan’ın “son kez” sözleri sonrasında yaptığını çıkışları hatırlamak gerek.
“Bahçeli’nin iktidara mahkumiyeti” ezberi, muhalefet çevrelerinde büyük bir imanla tekrar ediliyor. Kronoloji ve pek çok gelişme, bu değerlendirmeyi ağır sakatlıyor olsa bile bu açıklama biçimi çok sevildi ve kolaylığından vazgeçilmek istenmiyorlar. Bu hadise de, “iktidara mecburiyet” yüzünden Erdoğan’ın paçasına yapışmak diye yorumlanacaktır. Ancak bence durum daha önceki olaylarda da olduğu gibi tam tersi olabilir. Yani Erdoğan’ın Bahçeli’ye ve onun çizdiği rotaya sadakat mecburiyeti ve bunun gayet diplomatik övgülerle (nazikçe) hatırlatılmasıyla çok daha ilgili gibi. Neticede uzun vadeli idari, siyasi ve toplumsal tasarım olarak “süreç” mi belirleyici olacak, yoksa daha kısa erimli pragmatik ihtiyaçların ve daha görünür menfaatlerin baskın olacağı anayasa mı? 19 Mart “Turp zorlaması” bu denkleme nasıl yerleşecek? Belki de kriz, zaten bu meselelerin birbiriyle nasıl bağlanacağıyla ya da ilişkilendirileceğiyle ilgili.
Muhalefetin imkânları ve riskleri
19 Mart, “Terörsüz Türkiye” ve Anayasa olmak üzere, kimi zaman birbiri içine giren kimi zaman birbiri aleyhine sonuçlar veren, ağırlıkları ve aktörleri değişen üç ayrı sürecin etkisi altındayız. Bazen aynı yöne esiyor gibi olan, bazen birbirinin tam aksi yönde esebilen ve dolayısıyla hava boşlukları yaratabilecek bir atmosfer bu. 19 Mart sürecinde siyaset profesyonellerin yanında toplumsal dinamikler de belirleyici özne olarak öne çıktı. Hamleler iktidar ve yargıdan geliyor, cevabını ise kimi zaman siyasetle buluşarak ama bağımsız olarak lafı olan toplumsal muhalefetten geliyor.
Bahçeli’nin sürükleyicisi olduğu “süreç” ise baştan itibaren toplumdan hatta seçilmiş aktörler dışında siyasetten bile uzakta kotarılıyordu. Kendi menzili ve takvimi içinde bir şekilde ilerliyor şimdilik. Anayasa meselesi ise hep rezervde tutulan ama daha çok pazarlık masalarının konusu olarak ele alınan bir geçmişe sahip. Erdoğan’ın çıkışında örtülü biçimde 19 Mart süreciyle bir negatif ilişki kurulması iması seziliyor. Şimdi bütün bu süreçlerin ve aktörlerinin gündem hegemonyası için girdikleri ya da girecekleri çetin mücadelenin arifesindeyiz. Belki de kavga çoktan başladı.
İktidar tarafında bu süreçlerin hangi kanatlar tarafından nasıl ele alındığı ve aralarındaki fark ve gerilimler konusunda net bilgilere sahip değiliz. Ancak oralarda bir şeyler döndüğünü düşündürecek çok sayıda gösterge mevcut. Muhalefet tarafında ise 19 Mart ve Bahçeli sürecini, tamamen iktidarın hareket sahasına bırakma yanlışına düşülmedi. Kurumsal muhalefet alandan elini çekip sadece tepki odağı olarak kalmamakla birlikte, bu süreçleri alternatif bir rotaya itme konusunda ise hâlâ bazı eksiklerle malul.
Anayasa meselesindeki ilk tepkilerde ise Erdoğan’ı -o her ne ise- kendi oyununda yalnız bırakma yaklaşımı baskın görünüyor. Bu mesele, gündemin sahibi olarak Erdoğan’ın öne çıkması dolayısıyla, müzakere-mücadele ayrımında daha net bir tutumu zorluyor. Fakat önümüzdeki günlerde, ayrı ritimde ve ayrı kulvarda akan süreçlerin daha fazla ilişkileneceği düşünülünce; müzakere imkansızlıklarının veya reddinin, ya mücadelenin yükselmesi ya da alternatif müzakere açılmasıyla tahkim edilmesi gerekecek. Bunlar üzerine yeterince kafa yorulmazsa, elde “ne güzel direnmiştik ama” nostaljisiyle kalma ihtimali var. Yine tutamadım kötümserliğimi. Yine Ruşen fanı annemden fırça yiyeceğim.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları


























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2026
5.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
15.12.2025
1.12.2025
23.11.2025
16.11.2025
3.11.2025
26.10.2025