Oktay Cansın EMİRAL
Kovid-19 salgınının tüm insanlığın başına bela olmasından sonra devletler beklenmedik refleksler göstererek halk sağlığını korumak için gerekli gördükleri önlemleri almaya başladılar. Salgın ile mücadele konusunda tarihsel deneyim sahibi olan devlet mekanizmaları geçmişteki yaşanan mücadele deneyimlerinden faydalanarak radikal kararlar aldı ve sokağa çıkma yasakları başta olmak üzere bir dizi tedbirler uyguladı. Toplumlar ve bireyler maruz kaldıkları yasaklamalar karşısında kimi ülkelerde sert tepkiler gösterdi kimi ülkelerde ise sessizce yasaklara katlanmayı seçti.
Kovid-19 salgını ile mücadele sürecinde Türkiye’de halk sağlığı kavramı toplumsal alanlarda odak noktasına yerleşti. Bireysel sağlık kavramı ile birlikte halk sağlığı kavramı da devletin temel görev alanları arasına katıldı ve bazı anlayışlara göre bireysel sağlıktan daha önemli duruma ulaştı. Bu dönemde halk sağlığının yerini, önemini ve siyasi görüşler ile ilişkisini anlamak uygulanan yasakların da faydalarını anlamak anlamına gelmektedir. Ankara Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşegül Akbay ile konunun detaylarını ortaya koyabileceğimiz bir röportaj yapmanın topluma faydalı olacağını düşünerek kendisine şu soruları yönelttim:
Sizce tam kapanma adı altında sürdürülen sokağa çıkma yasaklarının halk sağlığına etkileri nelerdir?
Kavramın özünden yola çıkacak olursak, Halk Sağlığı alanı, gerçekliğin boyutlarının, bireyin sağlığı kavramının ötesine geçtiği ve topluma tehdit oluşturduğu sosyolojik sağlık tehditlerine çözüm sunmayı hedef edinir. Bu yolda, gerekli durumlarda, toplumsal müdahaleleri, hatta devlet eliyle yapılacak girişim, müdahale ve tedbirleri yönlendirecek esaslar oluşturmayı ilke edinir. Salgın ve acil durum yönetimi, halk sağlığı alanının klasik alt başlıkları arasındadır ve müdahale yöntemlerinin tanımlanmasını içerir.
Küresel covid salgınında, münferit ülkelerin sağlık politikaları, birbirine göre ciddi farklılıklar sergilemiştir. Aslına bakarsanız, Halk Sağlığı’nın babalarının çoğu toplumcudur, ve toplum sağlığı adına önermelerinde sert bile olsa devlet müdahalelerinden kaçınmaktan çekinmemeyi esas edinir. Halk sağlığı literatürüne enine boyuna göz gezdirirseniz, halk sağlıkçıların onda dokuzunun, sosyalist felsefeyi politik yol edinmiş oldukları açıktır. Literatürde, sağlığa liberal yaklaşıma örnek gösterilen liberal parti programları bile, ılımlı devletçi, belki biraz daha ekonomi ve piyasa gerçeklerinin farkında, ama asla minarşist değil, eni konu devletçi kanattadır. AKP hükümetine, sosyalist ya da liberal diye bir yakıştırma yapılabilir mi emin değilim. Kimi yazarlar, neoliberal politikalara atıfta bulunsa da, AKP’nin sağlık alanında anlamlı bir ideolojisi hiç olmadı.
KAPANMANIN MİMARI HÜKÜMET DEĞİL
Peki politikaları kim şekillendirdi?
Salgın sürecinin başladığı günden bu yana Bakan’ın tutumlarını, bakanlıktaki, üç-beş yabancı basını, literatürü ve DSÖ önermelerini yakından takip eden bürokrat şekillendirdi. Küresel salgında, yönergeleri, tavsiyeleri, önermeleri, zamanında ve net olarak ortaya koyan Dünya Sağlık Örgütü, hükümetlerin birçoğunun işini kolaylaştırdı. İngiltere, Brezilya, İspanya gibi daha özgürlükçü ülkelerdeyse, yasak ve kapatmalar uygulanmadı.
Bana sorarsanız, Türkiye’de, salgın politikasına yön veren gerçek güç de, hükümetten ziyade muhalefet ve bilakis muhalif medya oldu. Sağlık politikasında muhalif pozisyonuyla yer edinmiş, çok sayıda sosyalist kanattan halk sağlığı uzmanı ve CHP sempatizanı sağlıkçılar, muhalif medyada fikirleriyle güçlü bir baskı gurubu oluşturmayı başardılar ve kamuoyu ağırlıklı olarak başta CHP’nin savunduğu sosyal yaklaşımdan etkilenerek, devlet müdahalelerinden yana oldular. Margaret Thatcher dönemi İngiltere’sindeki muhalif sosyal politika yanlısı halk sağlığı siyasalarının etkilediği ve güçlendirdiği TTB gibi kurumların alışılagelmiş pozisyonları da bu koşulları destekledi. Ve kapatmaların mimarı aslında hükümet değil, muhalif sosyal baskıyı oluşturan CHP oldu.
Şahsi fikrimi sorarsanız, ben biraz daha özgürlükçü kanattayım. Sağlık Bakanı olsam, Boris Johnson ya da Bolsanaro’nun çizgisinde kalırdım. Unutmayınız ki, Türk hükümeti, salgın politikasında, muhalif baskıyla aldığı kararlarda da eleştirildi ve hem öyle hem de böyle sonuçta oy kaybetti. Bireyi ve piyasa hakimiyetini ön plana almaları, sol baskı sebebiyle zaten güçtü ve yine de halka yaranamadılar. Muhalefet güçlendi…
Tam kapanmaların sert bir siyasi uygulama olduğunu düşünüyor musunuz?
Şimdi, sorduğunuz bireysel pozisyonumsa, ben tam kapanmanın çok sert bir uygulama olduğunu şiddetle savunuyorum. Topluma yeterli sağlık eğitimi verilirse ve güçlü bir sağlık propagandası yapılırsa, zaten bireyler, tehlikenin farkına varır ve kendi sorumluluklarını kendileri alırlar. Unutmayınız ki, bireyin vücudu kendisinindir ve vücudu hakkında takınacağı tutumlara devlet müdahalesi, özgürlük karşıtıdır. Keza, dünyayı piyasa yönetir. Bu sağlıkta da böyledir. Yeni innovatif ürünleri, piyasa bireye sunar ve tanıtır. Piyasa üzerindeki yasaklar, piyasa özgürlüğüne olduğu kadar, bireysel fırsat eşitliğine de aykırıdır. Maskenin ve aşının piyasada bulunmaması ve devlet monopolüne sıkıştırılması, özgürlüklere engel oluşturmuştur ve bana göre yanlış ideolojik yaklaşımdır. Gerçeklerle örtüşmez.
Salgın ile mücadelede daha demokratik mücadele yöntemleri var mıydı?
Yoksul nüfusun kollanmasına karşı değilim. İmkanı olmayıp, devletten destek bekleyenlere, elbette sosyal yaklaşım gerekliydi. Ancak, sıra beklemek istemeyenlerin de zorla sıraya sokulması adil ve demokratik değildi.
Ülkedeki siyasi iklimin salgın ile mücadeleye etkisi nedir?
Rüzgar, sola doğru esiyor. Siyasal iklimi, muhalif medya destekliyor. Ne kadar devletin hışmına uğrasa da, muhalif medya büyük ve etkili ve ideolojide hükümet kanadına göre çok daha deneyimli. Salgını hükümetin ve Bakan Koca’nın değil, muhalif medyanın baskı gücünün yönettiği gerçeğini hiç kimse inkar edemez. Muhalif medyadaki oyuncuların çoğu 5 kuşaktır, İttihat ve Terakki’den, hatta Fransız İhtilali’nden bu yana sol köklerde filiz bulmuş karakterler ve rekabet güçlü. Muhalif medyada köşe bulmak, mikrofon almak çocuk oyuncağı değil. Muhalif medya risk almıyor. Ayan ve beyan…
BİDEN, SALGININ SON NEFESİNİ DE KESTİ
Kamuoyu tarafından bilinen siyasi tercihiniz uyarınca salgın ile mücadelede yapılan yanlışlıklar nelerdir?

Biliyorsunuz öncelikle minarşistim, devletin gücünün, hem oligarşiyi, hem de anarkokapitalistleri yozlaştırdığına inanırım. Ancak, dünyayı yöneten piyasadır ve piyasayı dizginlemeye çalışan kendisi yanılır. Keza özgürlükleri kısıtlamak ve yasaklar tepkiye neden olur. Piyasa salgın döneminde alabildiğine serbest bırakılmış olsaydı, bunca şikayet bunca eleştiri hedef tutmazdı. Merkez siyasette rakamları ortaya çıkaran, sosyal liberalizmin ölçüsüdür. AKP yersiz baskıcıydı ve bir sonraki seçimde bunun cezasını çekecek. AKP, bir daha iktidar olma şansını, salgında uyguladığı bireysel ve piyasa baskısıyla tamamen yitirmiştir. Göreceksiniz.
Dünya üzerinde yeni gelişen siyasi olaylar Progressivizm ideolojisinin lehine midir; yoksa bu ideolojiye zarar mı vermiştir?
Progressivizm, sosyal politikanın ilk adı veya diğer adıdır. Bugünkü küresel gelir eşitsizliği tablosunun kısa vadede değişmesini beklemek fazla iyimserlik olur. O halde, dünya nüfusunun %99’u yoksullardan oluşmaktadır. Evet, yoksullara devlet desteğinin ekonomik tabanını zenginlerden alınan vergiler oluşturur. Ancak, malum ve açık olan şudur ki, 3. Dünya ülkelerinin yoz yöneticileri, devletin kaynaklarını sonuna kadar suistimal etmekte ve kaynaklarını da kapitalist devlere yeniden peşkeş çekerek kendi iktidarlarını sağlamlaştırmak adına kötüye kullanmaktadırlar. Progressivizm, yöneticilerin ve oligarkların değil, yoksul bireyin hakkını savunmak ve sosyal adaleti sağlamaktır. Progressivizmin ne olduğu anlaşılır ve doğru savunacak genç liderlere fırsat verilirse, progressivizm bütün dünyada iktidara gelecektir. Aksi düşünülemez…
Başta ABD’de Joe Biden yönetiminin salgınla mücadelesini başarılı buluyor musunuz?
Joe Biden, aşılanmayı destekleyen, aşı karşıtlığıyla mücadele eden sosyal bilinçlendirme ve propagandada bayraktarlık yaptı. Joe Biden döneminden sonra, Trump’un karşıtlığının aksine, ABD’de aşı olmayan kalmadı ve bunun ödülü de maske kısıtlamalarının geçtiğimiz hafta içinde son bulması ve iki dozunu olmuş her bireyin maskesini atması oldu. Joe Biden, salgının son nefesini de kesti ve ABD normal yaşama dönüyor.
BİREYSEL TERCİHLERE SAYGI, PİYASA SERBESTLİĞİ VE SOSYAL POLİTİKA
ABD ile Türkiye arasında ne gibi ortak sağlık hizmeti mekanizmaları oluşturulabilir?
Öncelikle AR-GE, inovasyon ortaklıkları ve ortak sağlık yatırımları. ABD’nin hastanecilik ve sigortacılık kapitali henüz Türkiye’yi tam olarak keşfetmiş değil. İlaçtaki fırsatlar gibi sağlık sektörünün diğer alanlarında da ABD’nin gücü Türkiye vatandaşlarının hizmetine sunulabilmeli. İşbirlikleri ve ortak yatırımlar özendirilmeli, Türkiye tanıtılmalı.
Gelecek dönemde yeni ortaya çıkacak salgınlara küresel sağlık sistemleri hazır duruma gelebilecekler mi? Bu ne kadar zaman alır?
Salgın yönetimi dersinin alt başlıkları yüzyıllardır sır değil. Ancak, politik insiyatifler iktidarlara bağlı. Sağlık siyasetinin sağı ve solu hala halk içinde anlaşılmış değil. Uzmanlar, politik tercihlerin tabanı, ideolojisi ve sonuçları konusunda daha net mesajlar verebilirse, sağlık sistemlerinin siyaseti de, partizan suistimal kapısı olmaktan çıkacaktır.
Özgürlükçü halk sağlığı sistemi denilince siz ne anlıyorsunuz ve bize bu konuda neler söyleyebilirsiniz?
Tek cümle ile bireysel tercihlere saygı ve piyasa serbestliği ile biraz daha sosyal politika. Bunun bileşenlerini sorgulamak isteyenlere, “Sağlıkta Tek Çözüm Yeniden Serbest Pazar” kitabımı okumalarını öneririm.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları





























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.07.2022
19.04.2022
8.04.2022
22.05.2021
16.03.2017
18.01.2017
8.02.2016
27.09.2016
2.02.2016