Ümit KIVANÇ
CHP “sol kanadı” kırpmak istemiş olabilir. Partiyi “merkeze çekmek” amaçlanmış olabilir. Şuna buna “iktidar alternatifiyiz” havası verilmek istenmiş olabilir. Hepsi olabilir. Fakat, izin verirseniz, memleketin siyasî gelenek ve teamüllerine ve yerleşik müesseselerinin köklü tarihine bağlı kalarak, “müdürün rahatını bozma” etkenini birinci sıraya yerleştireceğim.
CHP’nin milletvekili aday listesi, yarattığı soru işaretleri ve tepkiler, hakkındaki sayısız yorum ve değerlendirme, küstürdüğü, kızdırdığı insan sayısı ve akla getirdiği bıktırıcı hatıralarla iki gündür esas mevzu.
CHP’nin listesinde hemen göze çarpan ve haliyle ilk anda büyük gürültü koparan olgu, kamuoyunun en faal CHP’liler olarak tanıdığı bazı isimlerin dışlanmış oluşuydu. İkinci olarak, partiye bilgi birikimi, genişleyen bakış açısı ve parti politikalarına teorik derinlik ve sağlamlık getirebilecek şahısların önemsenmemiş oluşu buna eşlik etti.
(İsimler saymak riskli, zira eksikler kalabilir. Burada bazı isimler geçecek; umarım ismi anılmayanlar bundan ötürü bozulmaz. Derdimiz bir meseleyi anlamak. Hiç isim vermeden anlatamayacağım için bilerek eksikli yola başvuruyorum; kusuruma bakılmasın lütfen.)
İlk kategoriyi temsilen, özellikle gazeteci davalarında her an hazır ve nâzır Barış Yarkadaş’ı, ikincisi için ise İbrahim Kaboğlu’nu sayalım. Kaboğlu kadar sözü edilmese de, Yüksel Taşkın’ın muhtemelen seçilemeyeceği 18. sıraya konmasını es geçmemeliyiz. İlk kategoride, parti açısından işlevi ve temsil yeteneği Melda Onur kadar yüksek bir kimsenin bir defa daha dışlandığını hatırlamalı, Zeynep Altıok Akatlı’nın dışarıda bırakılmasının simgesel önemini ihmal etmemeliyiz. Selina Doğan’ı da üçüncü bir dışlananlar kategorisini temsilen saymalı mıyız? Neredeyse hiç sorulmayan bu soruyu da hatırlatmış olayım.
BENZER YORUMLAR, ORTAK TESPİTLER
CHP’den dışlananlar üzerine çok yazıldı çizildi. Haliyle. Meslektaşlarımızın önemli bölümü, listenin birtakım “şifreler” içerdiğini ileri sürdüler. Değerlendirme yapanların çoğu, parti merkezinin tercihlerini kabaca “sol kanadın dışlanması” başlığı altında topladılar. Evrensel’de Fatih Polat, partinin “marjinal yüklerden kurtulma”yı yeğlediğini yazdı. Çünkü -buna göre- parti kendini “uluslararası sermaye, dünya ve Türkiye’deki etkili egemen güç odakları açısından iktidar alternatifi” haline getirmeye, bu yüzden “merkezin sağına daha açık duran bir CHP” olmaya çalışıyor.
Artı Gerçek’te Candan Yıldız, “zengin erkek” ve “müteahhit erkek” adayların “bolluğu”na dikkat çekti, sözü meselenin başka boyutuna getirdi. “Tazminat hakları gasp edilen maden işçilerini, yoksul aile çocukları askerlerin kışlalarda yemekten zehirlenmesini takip eden, firmaları teşhir eden, peşini bırakmayan”, “siyasette taban-vekil ilişkisinin sorumluluğunu canlı tutan bir isim” diye nitelediği Tur Yıldız Biçer’in liste dışı bırakılmasını örnek olarak alıp, CHP’nin aday belirlemedeki tutumunun “siyasetin çöküşüne neden olan şey”in, yani “taban-parti arasında organik bağ kurulamayışı”nın ifadesi olduğunu ileri sürdü.
Bu konudaki değerlendirmesine -bu süreçteki kişisel macerası nedeniyle- doğal olarak özel dikkat göstermek gereken Murat Aksoy, yine Artı Gerçek’te, CHP’nin “mevcut koşullar nedeniyle ‘merkez’e yöneldiği” yorumunu destekledi, partinin içindeki “çoğulculuğu” azalttığını, “parti disiplini[ni] olabildiği ölçüde artırdığını” yazdı. Aksoy, bu “merkez”e yönelip birilerinin gözünde alternatif olma meselesini fazlasıyla kibar üslûpla tasvir etti: Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “CHP’yi Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulları değiştirebilecek güçte bir partiye dönüştürme yolunda bir adım daha attığı[nı]” söyledi. Sanırım adımın “devlete doğru” atıldığını anlamalıyız.
‘MERKEZ’ KİM? NEYİ NEDEN YAPAR?
Aday belirleme sürecinin genel merkezdeki altı-yedi kişinin yetkisinde oluşunu, bu bir avuç siyaset bürokratının, şüphesiz kendi konumlarını koruma güdüsünü her şeyin önünde tutarak, “şunu attım, bunu aldım” yapabilmesini, yerel örgütlerin bu süreci sizin benim kadar uzaktan izlemek zorunda kalışını “baskın seçim” koşullarında sorun etmek lüks sayılıyor. Bunların lüks sayılmadığı zaman da pek bilmiyoruz zaten. Geçen ön seçimde en fazla oyu almış adayı hiçe sayıp, merkezden -bu adayın geride bıraktığı Deniz Baykal’ı- aday tayin ediyorsanız, partinizin zihniyeti, dolayısıyla topluma vaaz edeceği, sunacağı, eline güç geçirirse icra edeceği şeyler de buna göre şekilleniyordur. Aksini düşünmek pek tuhaf.
CHP Antalya İl Başkanına soruyorlar vaziyeti, şöyle diyor: “İl görüşleri, ilçe görüşleri soruldu. Mevcut milletvekillerin durumunu genel başkanımız kendi değerlendirdi. Bununla ilgili bizim herhangi bir bilgimiz yok. Genel Başkanımız Meclis’teki ve dört yıldaki durumları inceleyerek bu kararı almıştır.” Tek adam diktasına gidişi durdurup demokrasiyi yeniden ihya edecek parti için pek vaatkâr bir manzara değil…
Peki CHP merkezi, aday listesini merkeze kayma ve egemen güç odakları nezdinde iktidar alternatifi olma kaygısı ve hedefiyle mi düzenledi?
Şu koşullarda baş köşeye geçmesi herkese pek isabetli görünen bu soru, ne yazık ki, CHP’nin tarihine ve iç dinamiklerine bakıldığında bu gösterişli makamını elden kaçırıyor, paspal arka koltuklara sürükleniyor. Zira soru, hem CHP’nin ne oranda siyasî parti, ne oranda devlet kurumu olduğu meselesini hem de CHP’nin tepelerinde süren hayata hangi temel güdülerin yön verdiğini es geçiyor.
CHP ve MHP, parti olmalarının yanı sıra birer devlet kurumudur. Daha doğrusu, birer devlet kurumu olmalarının yanı sıra partidirler. Ne kadar siyasî partidirler? Bunlar gerçek sorulardır. Ancak bu kurumlar, varolabilmek ve işlevlerini yerine getirebilmek için aynı zamanda parti gibidavranmak durumundadırlar. İlaveten, çatıları altında topladıkları veya peşlerine takabildikleri kadrolar ve kalabalıklar bu yapılara parti muamelesi yapma eğilimindedir. Bu yüzden bu iki yapının tepesindekiler sık sık içeride birilerini hizaya sokma gereği duyarlar.
RUHEN BÜROKRATLARIN YERLEŞİK NİZAMI
CHP, devlet kurumluğunu sıyırıp kendisini siyasî parti haline getirmek isteyenleri bastırmaya, susturmaya, pasifize etmeye, dışlamaya programlı bir yapı. Merkez bürokratları var. Bunlar kendilerini her şeyden önce devletten sorumlu sayar.
CHP içerisinde, Erdoğan’ın tek adam diktası veya başka türlü bir rejimi çok da fazla ayırt etmeyecek, kafasına takmayacak, zaman zaman çıkıp iktidara yönelik sert sözler de edebilecek, milletvekilliği veya başka takım elbiseli, korumalı, siyah arabalı… Kısaca ifade edelim “itibarlı” rolleri oynayarak sıradan insana göre üstün yaşam sürecek ve hayat gayesi bundan ibaret kalacak kim bilir kaç ruhen bürokrat, ruhen devlet adamı var. Kadınlar da var şüphesiz, fakat bu türde erkekler genellikle ezici çoğunluk oluşturur.
Tek adam diktasında varolacak kaçınılmaz “ikinci parti”, muhaliflerin “mecburiyet partisi” kimliği altında bir nevi ayrıcalıklı yaşam sürmekten rahatsızlık duymayacak ruhen bürokratların gözünde, Sur’da dolaşıp raporlar hazırlayan milletvekili, durduk yerde çarka çomak sokan bir işgüzardır haliyle. Hak ihlallerini kovalayan, iktidarla mütemadiyen papaz olan, -yine durduk yerde!- gürültü çıkaran, üstelik, seçmeni rahatsız edecek Kürdî mevzulara filan dalan da işgüzardır.
İşgüzarlar hep durduk yerde hadise çıkarırlar. Başa bela açarlar. Rahat bozarlar.
“Durduk yerde” terimini neden durmadan kullanıyorum? Çünkü bu, anahtar kavram, değerli okurlar. Çünkü söz konusu ruhen bürokratlar için esas olan “durmak”tır. Onlar dururlar. Öyle yapışırlar koltuklara masalara, dururlar. Deniz Baykal denen zat, açıkça dayanakları oluşturulmuş, sonuçları açıklanmış, anlaşılabilir somutlukta herhangi bir siyasî tavır ortaya koymaksızın on yıllarca orada öylece durabildi. CHP’nin tepelerine doğru bakın, orada öyle duran ne çok insan göreceksiniz. Türkiye’deki siyasî-toplumsal sorunlar onları yerinden kıpırdatamaz. Doğrulmalarına, eğilmelerine, kalkmalarına, fısıldaşmalarına veya bağrışmalarına yol açabilecek şey, parti içi iktidar mücadelesidir. Türkiye’deki iktidar mücadelesiyle mecburen ilgilenmek durumunda kaldılar, Erdoğan+AKP bildik yerleşik genel nizamı altüst ettiği ve bizzat CHP parti bürokratlarının bildik yerleşik nizamını tehdit ettiği için.
Bu yargı aşırıya kaçmış görünüyorsa şöyle sorayım: CHP İlhan Cihaner’i neden dışlar? Sosyal demokrasi kavramının civarında dolaşılan bir siyaset ortamına ufuk genişliği ve hareket getirebileceği belli olan Cihaner’in kenara itilmesine acaba hangi yetersizliği yol açtı? Hepimiz biliyoruz ki, sebep yetersizlik değil. Bir fazlalık. Hayır, Cihaner’in bir kısım CHP’liye fazla sol görünen siyasî görüş ve tavırlarının esas sorun olduğunu sanmıyorum. Parti içi muhalif hareket örgütlemesi de şimdi bahsedeceğim “tehlike” kadar önemsenmemiştir. Onun dışlanmasına yol açan, şöyle bir fazlalık: Cihaner, CHP’yi faaliyeti merkez bürokratlarının tahammül edebileceği sınırların ötesine taşan bir siyasî parti haline getirmek isteyenlerden. Bu yüzden dışlandı.
Tıpkı davaydı, gözaltıydı, polis şiddetiydi, hak ihlaliydi, oradan oraya koşturan, Meclis’ten, olay yerlerinden canlı yayın yapan ve bizzat koşturmalarıyla, varoluş tarzları durup oturmaktan ibaret olanları ister istemez -durduk yerde!- teşhir edenler gibi.
CHP “sol kanadı” kırpmak istemiş olabilir. Partiyi “merkeze çekmek” amaçlanmış olabilir. Şuna buna “iktidar alternatifiyiz” havası verilmek istenmiş olabilir. Hepsi olabilir. Fakat, izin verirseniz, memleketin siyasî gelenek ve teamüllerine ve yerleşik müesseselerinin köklü tarihine bağlı kalarak, “müdürün rahatını bozma” etkenini birinci sıraya yerleştireceğim.
Durduk yerde işgüzarlık yapanlardır yani, liste dışı bırakılanlar.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları











































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024