Ali Türer
Daha önceki yazımda Milli Eğitim bakanlığının 2012 Şubat başında yaptığı atamalardan yola çıkarak, Türkiye’de öğretmen yetiştirme serüvenini paylaşmıştım sizlerle. Aslında öğretmen yetiştirme alanında zengin bir tarihsel birikime sahibiz. Ancak bu zengin birikimden gerektiği gibi yaralanamadığımız da ortada. Davul YÖK’e bağlı Eğitim Fakültelerinin boynunda, tokmak Milli Eğitim Bakanlığının elinde bir garip durum söz konusu. Arada senkronik bir ilişki olmayınca da kabak öğretmen adaylarının başında patlıyor.
Belki öncelikle soruna müdahale de buradan başlamalı. Yani belki hiç değilse ilköğretim alanında istihdam edilecek öğretmenleri yetiştirecek okullar; Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK’ arasında bir protokolle meslek okulları şeklinde yeniden düzenlemeli. Bu iki başlılık ortadan kalkmalı.
Ama önce öğretmen yetiştirme boyutunda Türkiye’nin vizyonu ne? Buna bakmak lazım. Örneğin önce şu soruya yanıt aramalı: Demokratik, çağdaş bir Türkiye için; mesleki kişilik sahibi üreten, sorgulayan, taşın altına elini koyan, kendi gelişim sorumluluğunu üstlenmiş, düşünen yapıcı yaratıcı yeni tip insanı yetiştirecek öğretmen nasıl olmalı, Böyle bir öğretmen nasıl yetiştirilmeli?
Bilgiyi depolayıp aktaran öğretmen tipi çok gerilerde kaldı. Bugünün öğretmeni esas olarak öğrencisine bilgiye nasıl ulaşacağını, bilgiyi nasıl kullanacağını öğretmeli. Yani öğretmen asıl işinin bilgi aktarmak değil yöntem öğretmek, düşünmeyi öğretmek, araçları kullanmayı öğretmek olduğunu bilmeli.
Peki klasik devlet memuru olacak biçiminde yetiştirilen bir öğretmenden böyle bir inisiyatif kullanması beklenebilir mi? İşte Türkiye’de öğretmen yetiştirme boyutunda temel sorun burada yatıyor.
Devlet memuru gücünü atanmış olmaktan alır. Bir kere atandı mı; bütün işi ona bağışlanan konumu korumak, kendisini atayana şirin görünmek, ona yaranmaktır. Kendisine söyleneni yapar, kendi altındakinden de ona söylediği gibi yapmasını ister. Ortamda alışılmışın dışında bir yenilik önerisini, konumunu sarsacak tehdit olarak görür. Devlet memuru tutucudur. Risk almaz. Kendini geliştirmekle değil tekrar etmekle ilgilenir. Tabi burada bir zihniyetten bahsediyoruz. Yoksa sonuçta herkes devlet memuru.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul müdürlerine bir bakın. Yüz de doksan dokuzunun temel karakteristik özelliği budur. Bu geleneksel çizgiye aykırı düşenler zaten sistem içinde barınamaz. Sistem onu bir şekilde halleder.
Üniversiteden başlayarak, temel eğitim ile hizmet içi eğitim ile Türkiye’de üretilen öğretmen tipi de budur. Çünkü bu sistemi üreten eğitim felsefesi önce Türk Etnik Kültürü etrafında, daha sonra “Atatürk Milliyetçiliği” ve “Atatürk ilke ve inkılâpları” temelinde, şimdilerde de “dini, muhafazakâr” temelde kolektif bilinç içinde bireysel kimliğini eritecek tek tip insanı yetiştirmek üzere yola çıkmıştır. Tek tip insanı yetiştirecek öğretmen de yukarıdan belirlenmiş kurallar ve ilkeler doğrultusunda hareket etmesi beklenen devlet memurudur.
Meslek eğitiminde devlete egemen olan genel yaklaşım şudur: İster öğretmen ol, ister hemşire; bir kere sisteme girdin mi mesleğin inceliklerini; nasıl idare edileceğini zaman içinde nasıl olsa öğreneceksin. Asıl olan, sistem içinde “iyi bir devlet memuru” nasıl olunacağını; çarkın sıradan dişlilerinden biri haline nasıl gelineceğini öğrenebilmektir. İyi bir devlet memuru olabildiğin sürece emekliliğe kadar işin garanti.
Yönetme yetkisini cumhurbaşkanından alan rektörler, eğitim fakültelerinde yönetme yetkisini rektörden alan dekanlar ve ders verme yetkisini dekandan, bölüm başkanından alan hocalarla yetişen öğretmen adayının içinde yetiştiği kültür de gelenek de budur. Öğretmen adayı hiçbir siyasi parti çalışmasına, toplantıya, hak arama mücadelesine katılmadığı sürece er ya da geç programı bir biçimde tamamlar, eğitim fakültesinden mezun olur. Geriye KPSS engelini atlamak kalır. Lise yıllarından itibaren metalaşmayı çoktan içselleştirmiştir. Bölümündeki metalaşmış yardımcı doçent, doçent hocalarından dershanelerde aldığı kurslarda, çeldiricilerin kafa bulandırıcı etkisinden uzaklaşıp doğru yanıta nasıl kilitleneceğini arkadaşlarına göre daha iyi öğrenebildiği sürece KPSS engelini aşma şansı olacaktır.
KPSS engeli aşılıp eğitim sisteminde yerini aldıktan sonra artık, sıra sistemi oluşturan çarkın güvenilir bir dişlisi olmaya gelmiştir. Çalıştığı okul idaresinden ve rehber öğretmenden beklediği ilgiyi desteği de göremese de bu o kadar önemli değildir. Sonuçta altı ay sonra temel eğitim kursuna alınacak; sistem içinde nasıl davranılması gerektiğini kursu veren müfettişlerden hakkıyla öğrenecektir. Disiplin yönetmeliği, izin yönetmeliği, kıyafet yönetmeliği gibi kendisine bu konuda yardımcı olacak değerli mevzuatlarla tanışacaktır. Düne kadar aynı zamanda sicil amirleri olan müfettişler ve diğer sicil amiri olan müdürleri aracılığı ile kime nasıl itaat edeceklerini, temel sorumluluklarının ne olduğunu “usulünce” öğreneceklerdir. Sisteme uyum sağlama yeteneklerini geliştirebildikleri ölçüde emeklilik yıllarına kadar risksiz bir memuriyet hayatı onları beklemektedir.
Biraz karikatüre etmiş olsak da sistemde kullanılan öğretmen yetiştirme modeli kısaca budur.
2005-2006 öğretim yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı ders programlarını APK tarafından geliştirilen “Öğrenci Merkezli Eğitim Modeli” çerçevesinde “yapılandırmacı” yaklaşım temelinde yeniden düzenledi. YÖK de 2005 yılından itibaren öğretmen yetiştirme programlarını yeniden düzenledi. M.E.B yeni ders programlarında öğrenci etkinliğini merkeze alan uygulamaları öne çıkarırken; YÖK yeniden düzenlediği öğretmen yetiştirme programında, uyulamaya dönük ders sayısını azalttı. İkinci dönemde verilen, öğretmen adaylarından okulda ve derslerde gözlem yapmasını isteyen “Okul Deneyimi” dersi kaldırıldı. Öğretmen etkinliğinin göz ardı edildiği, öğretmenin memurlaştırıldığı bir sistemde öğrenci etkinliğini merkeze alan programların başarı ile uygulanabilmesi mümkün mü, diye sormak gerekir.
Oysa çağdaş eğitim de esas olan liderliktir. Ancak lider öğretmen, öğrencisine düşünmeyi öğretebilir, bilgiyi kullanma yollarını gösterebilir, öğrenciye kendini gerçekleştirmek üzere rehberlik edebilir. Daha üretken, daha demokratik düşünen ve davranan, mesleki kişilik sahibi bireyler yetiştirebilir.
Liderlik bütün zamanlar için bağışlanmış bir statü değildir. Lider, lider olmayı bizzat yaşamın içinde sürekli mücadele ile hak etmek durumundadır. Sistemin gelişi için anlamlı olan her fırsatı zamanında ve gerektiği gibi değerlendirmek, gerekirse risk almak durumundadır. Lider gücünü devlet memuru gibi kendisini atayandan değil bizzat liderlik yaptığı insanlardan alır. Lider misyonunu sürdürebilmek için kendini geliştirmek zorunda olduğunu bilir. Gücü paylaşmayı, iletişim kurmayı, eş güdümlemeyi bilir. Eğitimde esas olan devlet memuru değil, “liderlik” olmalıdır. Okulun başı müdür değil, lider olmalıdır. Öğretmen sınıfında lider özellikleri gösterebildiğinde gerçekten eğitimci olur.
O nedenle Eğitim Fakültelerinde öğretmen adayları sınıfının giderek okulunun lideri olacak şekilde yetiştirilmelidir. Ancak lider özellikleri gösterecek şekilde yetiştirilebildiği ölçüde öğretmen sorumluluklarını yerine getirebilir; bir rehber, bir yol gösterici olabilir. Oysa Eğitim Fakülteleri öğretmeni lider olarak yetiştirecek yapıya da programlara da sahip değiller.
İşte tam da bu noktada Köy Enstitüsü deneyiminin hatırlanmasında yarar var. Üstlendikleri rol gereği bu kurumlarda köydeki sosyal, ekonomik yaşantıyı geliştirmek üzere insanları harekete geçirebilecek özellikte, gerektiğinde risk alabilecek liderler yetiştirilirdi. Çevrenizde Köy Enstitülerinden mezun olmuş tanıdıklarınız varsa dikkat edin! Ellerinden her iş gelir. Hemen hepsi mutlaka bir müzik aleti çalar. Hepsinin sosyal ilişkileri çok güçlüdür. Çevrelerinde sevilen sayılan, örnek alınan insanlardır. Ne yazık Köy Enstitüleriyle birlikte bu deneyimi heba olup gitmiştir. Bence bu, eğitim sistemini yönetenlerin yüzünün karasıdır.
Eğitim sistemde esas olan devlet memurluğu olduğu için Toplam Kalite Yönetimi, Okul Geliştirme Ekipleri vb.. olumlu tasarımlar yalnızca laboratuar çalışmaları olarak kalmıştır. Tek tük uygulamalar da kırtasiyeciliğin ötesinde sistemi iyileştirecek kalıcı bir sonuç vermemiştir. “Çoklu Zeka”, “Yapılandırmacılık” gibi kuramların ruhunu anlamak; yeni program geliştirme çalışmalarından beklenen başarıyı yakalamak için oluşturulması gereken temel alt yapının nasıl olması gerektiği konusunda sistem yöneticilerinde henüz somut bir fikir oluşmuş değildir.
Tek tip insan yetiştirmeye dayalı eğitim anlayışı değişmedikçe, alt sistemlerde kontrol mekanizmalarının oluşmasına izin verecek biçimde, insanların taşın altına ellerini koymaları sağlayacak şekilde daha âdemi merkeziyetçi örgütlenme modelleri geliştirmek göze alınmadıkça; öğretmen yetiştirme alanında yapılacak tartışmalar geçmişte olduğu gibi havanda su dövmenin ötesinde bir sonuç vermeyecektir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları





















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024