Aydın Selcen
Önce: Ne desek zamansız ve yersiz. Dokuz yaşındaki kızçocuğu babasının yanı sıra, gencecik bir çift elele can vermiş.Kendi kentim kaçıncı kere yüreğinden vurulmuş. Soğukkanlı ve sağduyulu olalım, aklımızı kullanalım diyoruz. Bunu ölenlerin, daha doğrusu alçakça öldürülenlerin yakınlarına anlat. Olanak yok ama işimiz bu. Ahkâm kesmek, akıl yürütmek, anlamlandırmaya çalışmak. Dövünmek, yerinmek, öfke püskürtmek değil.
Söylenene göre PKK’nin Suriye uzantısı PYD’ye çalışan bir kadın Haseke’den yola çıkmış. Kobane’den (öne çıkarılan hedefin Kobane olduğu belli ama iletişim cingözlüğü nedense işlemeyip, asla Kürtçesi değil mutlaka Arapçasıyla Ayn el Arap denecek) talimatını ve saldırıda kullanacağı patlayıcıları alıp, (son olarak denetiminin büyük ölçüde TSK’den HTŞ’ye devredildiği belirtilen) Afrin’den Türkiye’ye geçmiş. Tıpkı Mezitli saldırısının failleri gibi.
Öyleyse sınırdaki duvar, türlü fiziksel engeller ve elektronik gözetleme düzenekleri çalışmamış. Kobane’den İstanbul’a dek herhangi bir denetime de denk gelinmemiş. Saldırgan kadın başını örtmüş ama kamuflaj pantolon da giymiş. Oturmuş 45 dakika boyunca İstanbul’un en işlek ve en turistik caddelerinden İstiklâl’de bir bankta beklemiş. Neyi? Neden? Bilmiyoruz. Kadın intihar saldırganı değil. Patlayıcıyı bir çöp kutusuna bırakmış ve hemen ardından patlama gerçekleşmiş.
Paylaşılan fotoğraflara bakılırsa kadının Kürde benzer bir yanı da yok ama bu ırkçı ve basmakalıp bir yaklaşım olur. Ancak şurası belli ki, ya kaçmayı düşünmemiş, kaçış planı yokmuş. İçişleri Bakanı Soylu’ya bakılırsa Yunanistan’a geçirilecekmiş. Üstelik eylemin ardında ABD varmış. O denli ki ABD’nin taziyesini de kabul etmeyecekmişiz.
Terör saldırısı gerçekleştiği sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan da Bali’de (Endonezya) G-20 zirvesine gitmek için yola çıkmak üzereymiş. Putin’in katılmayacağı, Biden’in katılacağı, sonuç bildirgesi yayımlanması bile güç, herhalde verili durumda pek de öncelik arz ettiği düşünülemeyecek bu diplomasi şovunda onca yolu gidip boy göstermemeyi düşünmemiş Erdoğan.
Saldırının ardından kanlı görüntülerin paylaşılması üzerine devlet yetkilileri önce Twitter’ı boğmayı, sonra interneti yavaşlatmayı düşünmüş. Alternatif mecralara erişimi engellemek, saldırgan ve yanındaki patlayıcı düzeneğin İstiklâl Caddesi’ne dek erişmesini engellemekten daha öncelikli ödev olarak değerlendirilmiş demek ki. Güle oynaya geçirilen Sansür Yasası’nın bugün değilse ne zaman hangi işe yarayacağı da düşünülmemiş. Hatta Twitter’in gırtlağına çöken BTK’nın başkanı bile saldırıya tepkisini tivit atarak paylaşmış.
Kılıçdaroğlu “Kasım’ı bekleyin” demiş. İmamoğlu’nu siyaseten yasaklamak ve HDP’yi kapatmak amaçlı davalar sürüyormuş. 14 Kasım günü Ankara’da Rusya ve ABD istihbarat şeflerini (SVR-Narişkin ile CIA-Burns), bir araya getiriyormuş Türkiye. Yandaş mecralarda “CHP=HDP=PKK=PYD” cümbüşü tüm coşkusuyla başlamış bile.
Taziyesi kabul edilmeyen, terör saldırısından sorumlu tutulan (ve olur a, bakarsınız Bali’de ikili görüşme olanağı yaratılması aranacak) ABD’nin başkanı Biden hakkında da Erdoğan Semerkant dönüşü uçakta “Ve bu adamı (Fethullah Gülen’i) Amerika saklıyor. Kim saklıyor? Biden saklıyor. Kendilerine Pensilvanya’da devasa bir kâşâne verdiler, orada bu adam yaşıyor. Bana terörün merkezi neresi diye sorarsanız; işte ben size şu anda bunu söylerim.” demiş.
Erdoğan orada durmamış, "Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçiler açık ara işi önde kapattılar ama şimdi tabii Senato var. Senatoda 2-3 yer çok büyük önem arz ediyor. Yani bu 2-3 yerde eğer Cumhuriyetçiler başarılı çıkarsa belki iş bizim için çok daha kolay olacaktır." ifadesiyle herhalde danışmanlarınca yanıltıldığını ortaya koymuş. Üzerine “Başta Amerika olmak üzere Batı, Rusya’ya adeta sınırsız saldırıyor. Bütün bunların karşısında da tabii şu anda Rusya bir direnç ortaya koyuyor." diyerek bu yıl 29 Haziran’da kendi katıldığı NATO Madrid Zirvesi’nde imzaladığı Onyıllık Strateji Kavramı Belgesi’yle de, dünyadan takdir alarak izleyegeldiği “denge” siyasetiyle de çelişmiş.
Erdoğan Bali’ye uçmadan havaalanında saldırıya ilişkin açıklama yaparken “valim” demiş ama İçişleri Bakanı Soylu’ya değinmemiş. Soylu ertesi gün vakayı süratle çözmüş emniyet teşkilatının başı ve ABD’nin adeta yeminli hasmı sıfatlarıyla sahne almış. Saldırının üzerinden altı saat henüz geçmişken, “olay yeri inceleme” layıkıyla tamamlanmış, temizlik başlamış ve ilk iş o uğursuz banklar kaldırılmış.
Saldırı siyasi tutsak Demirtaş’ın rehin tutulduğu Edirne’den Diyarbakır’a sağlık durumları bozuk anne ve babasını görmek üzere özel uçakla ve ailesiyle, avukatlarından da saklanarak gizlice götürülüp, getirilmesinin hemen ardından gerçekleşmiş. Demirtaş, boğulmuş Twitter’a ketılından girerek yaptığı kınama paylaşımında “Kim hangi amaçla ya da gerekçeyle yapmış olursa olsun, sivilleri hedef alan her saldırı hukuken, siyaseten, ahlâken ve vicdanen terördür. Asla kabul etmiyoruz.” demiş.
Saldırının hemen ardından süratle temizlenen İstiklâl Caddesi’nde yurttaşın gayet düzenli biçimde kırmızı karanfiller bırakacağı, son derece protokoler bir taziye standı kurulmuş. Çok daha yerli ve milli olacağı hatıra gelecek mevlit okunması, sala verilmesi, tekbir getirilmesi gibi yöntemler herhalde İletişim Başkanlığı’nca tercih edilmemiş.
Resmi ve bağlamı böylece kalın fırça darbeleriyle, -mış’la -muş’la kabaca betimledikten sonra akla gelen ihtimallere bakalım. Saldırının aynı zamanda 15 Kasım 2003 Neve Şalom ve Beth Israel sinagogları ve 20 Kasım 2003 HSBC bankası genel merkezi ve Britanya Başkonsolosluğu’na yönelik IŞİD eylemlerinin yıldönümlerinden hemen önceye denk geldiğini de ekleyelim.
PKK’nın Ceylanpınar (22 Temmuz 2015-Şanlıurfa) ve Mezitli (26 Eylül 2022-Mersin) sicili ortada. Hele ikinci saldırının ardından Kandil’deki yönetici kadronun Edirne’deki Demirtaş’a nasıl düzeysiz içerik ve üslupla saldırdığı da öyle. Salt bu pencereden bakılırsa: Niyet herhangi bir müzakerenin başlamasını engellemek mi, yoksa olası müzakerenin muhatabını belirlemek mi? Yoksa bu karanlık işler tümüyle danışıklı dövüş bambaşka bir kördüğümü mü anlatıyor?
Türkçe'yi en yetkin biçimde kullanabilen bir siyasetçi Demirtaş. Kınamasında terörizmi sivillere yönelik eylemler olarak tanımlıyor. Terörle mücadele ile isyan bastırmanın farklı kavramlar olduğunu pek çok kez yazdım. Ülkemizi yönetenlerin tarihsel olarak Kürt Sorunu’nu siyasal hak mücadelesi değil münhasıran güvenlik meselesi çerçevesinde tutmak istediğini de biliyoruz. Denklemin karşı tarafındaki Kandil’in de aynı dolayımla “zinhar Türkiye demokratikleşir de, biz tümüyle devre dışı kalırsak” yaklaşımını benimsediğini de varsayabiliriz hatta varsaymalıyız.
“Ortak taban” denilenin taleplerinin siyasal sözcüsü olmakla, o taleplerin ancak “silâhlı mücadele” denilenle karşılanabileceğini dayatan örgütün yöneticisi olmak işte bu düzlemde yan yana değil karşı karşıya geliyor. Cumhuriyet tarihinde bir dönüm noktası olacak seçime aylar kala İstanbul’un göbeğinde gerçekleşen terör eylemi de kaçınılmaz olarak 7 Haziran-1 Kasım 2015 filminin devamının fragmanı olup olmadığını düşündürtüyor. Öyle olmamasında en büyük rol de Altılı Masa’ya düşecek.
O kanlı filmin devamı esasında vardı. IŞİD 2016 yılında 19 Mart’ta yine İstiklâl Caddesi’nde, 28 Haziran’da Atatürk Havalimanı’nda, nihayet yılbaşı gecesinde Reina gece kulübünde katliamlar yapmıştı. Reina saldırısının ardından gerçekten “bıçakla kesilircesine” IŞİD eylemlerinin sonu gelmişti. Ama unutmayalım, aynı 2016’nın 15 Temmuz’unda da FETÖ’nün darbe girişimi yaşanmıştı. Fırat Kalkanı harekâtı da hemen peşine 24 Ağustos’ta başlamıştı.
Bu satırlar yazıldığında henüz üstlenmemiş olsa da Soylu’ya göre saldırıyı yapan PKK. TSK varlığı ve denetimi olan Afrin’de ve Idlip’te HTŞ’nin diğer cihatçı ve haraççı örgütlere herhalde Ankara göz yummadan mümkün olamayacak biçimde üstünlük kurduğunu da biliyoruz. Öyleyse, buralarda HTŞ’den dayak yiyen cihatçıların, Reina’nın ardından gömdükleri savaş baltalarını yeniden topraktan çıkarttıklarını da varsayabiliriz. Nitekim Soylu ondan bekleneni yapadursun, “Reuters’a konuşan Türk yetkili” IŞİD bağlantısı olasılığının gözardı edilmediğini açıklamış.
Meşhur “büyük resme” de bakacak olursak özetle şunu söylerim: Böyle bir eyleme küresel güçlerin ihtiyacı, bölgesel güçlerinse mecali yok. İran iç ayaklanmadan kafasını kaldıracak durumda, Suriye de herhalde “aman sakın benimle temas etme” diyecek durumda değil. Kim, kendince ne gerekçeyle, hangi maşaları kullanarak bu kanlı saldırıyı düzenlemiş olursa olsun, AKP-MHP koalisyonunun üzerinde tepine tepine, köpürte köpürte bu eylemi kendi seçim kampanyası için kullanacağını öngörmek için de kâhin olmaya gerek yok.
Akla gelen başka soru: Erdoğan seçime giderken Kobane’ye harekât mı istiyor, yoksa Ankara’da birileri Erdoğan-Bahçeli koalisyonu seçimde gidecek kaygısıyla mı Kobane’ye harekât için bastırıyor? Hazır Ankara’da Rusya ve ABD ile üçlü istihbarat zirvesi toplanmış ve hazır Erdoğan G-20 zirvesinde ABD’li mevkidaşı Biden’la aynı çatı altında bulunacakken Suriye’ye yeni ve nihai bir harekât için ışık kırmızıdan hiç yoktan sarıya döndürülemez mi? İsveç’te anayasa değişikliğiyle birlikte, Sincar’da sezon finali yapmak üzere, “cepheden cepheye, zaferden zafere?”
Kuşkusuz çok daha düzayak çıkarım seçim arefesinde iktidarın “yaparsak ancak biz yaparız, bunlar iki kazı güdemez” diyerek can güvenliğinin hayat pahalılığından daha önemli olduğunu öne çıkarmak isteyeceği. ABD anayasasında yazdığı gibi bu sırayla: Önce can, sonra özgürlük, en sonra dilediğince mutluluğun peşinde gitmek. Sorsak mı canlarımızı emanet ettiklerimize: Sorumlu Kandil ise, hedef neden Kobane? Yahut sınırboylarımızdan terör yapılanmasını söküp attıysak, neden aynı sınırboyları böyle yolgeçen hanına dönmüş görünümde?
Bana sorarsanız en kötüsü nedir biliyor musunuz? En kötüsü işte bu veya benzeri yazıları yazmak zorunda kalmak. Bizi yönetenlere güvenebiliyor muyuz? Herkes, hepimiz istisnasız güvenebiliyor mu? Belki en acısı güvensizliğin sıradanlaşması, kanıksanması. Tüm okurlara başsağlığı dilerim.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları







































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024