Ekrem DUMANLI
Seçim sonuçları beklenmeden kaleme alındı bu yazı. Birkaç saat beklenip sonuca muvafık bir yazı yazılabilirdi şüphesiz.
Nitekim, pek çok yazar bu yolu tercih ediyor; çünkü onun da bir mantığı var. Ancak, demokrasi ve hukukun tam oturmadığı bir ülkede seçim sonuçlarına göre hak ve adalet çıkarımı yapmak, çoğu kez yanlış bir yörüngeye doğru savuruyor bizi. Önümüzde sıra dağlar gibi dizilmiş problemler varsa, seçim sonucuna bakmaksızın söylemekle mükellef olduğumuz mevzular da var demektir.
Seçimi kazananın kim olduğu tabii ki çok mühim; ancak ondan daha önemlisi, kazanan kişinin ne yapacağı, ne yapması gerektiğidir. Zira Türkiye’miz, özellikle birkaç seneden beri yürütülen yanlış politikalardan dolayı içte huzursuz, dışta itibarsız bırakıldı maalesef. İçte huzursuz; çünkü bu ülkeyi yöneten iktidar kendisinden olmayan herkese karşı ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı bir nefret söylemi geliştirdi, o korkunç üslupsuzluk nedeniyle ülkeyi genel bir gerginliğe mahkûm etti. Liberaller, demokratlar, solcular, sağcılar, dindarlar, Aleviler, Kürtler, cemaatler, cemiyetler... İktidarın herhangi bir politikasını onaylamayan herkese devlet imkanlarıyla hakaret edildi, herkese düşmanca yaklaşıldı ve münaferet (karşılıklı nefret) havası oluşturuldu.
Eski cumhurbaşkanlarını da halkın bir bölümü sevmez, onaylamazdı; ancak toplum bugünkü kadar keskin bir şekilde hiç bölünmemişti. Yazık hem de çok yazık! Sevenleri kefen giyip meczubane bir yaklaşımla Eroğan’a sahip çıkıyor ve hiçbir hatasını görmeyerek (hatta o hatayı kutsayarak) sevdiği insana zarar veriyor, kötülük ediyor. Bir lideri mahveden, etrafında hakşinaslar yerine dalkavukların olmasıdır... Sevmeyenleri ise Erdoğan’ın taşıdığı başbakanlık sıfatını bile görmezden gelerek ondan nefret ediyor; iyi icraatlarını bile önemsemiyor. Böyle bir başbakan aynı mantıkla cumhurbaşkanı olsa Türkiye ne kazanır? Koca bir hiç! Erdoğan Köşk’e çıkar, aynı korkunç ve ayrıştırıcı dile devam ederse bu ülke bölünür; ruhen de parçalanır fiziken de. Goygoycular farkında değil ya da umursamıyor; ancak toplumun bütün katmanlarında baskılar sonucu sıkıştırılmış bir gerginlik var maalesef. Bu kutuplaşma ile sandığı kurtarabilirsiniz belki ama Türkiye’yi batırırsınız...
Köşk’e kim çıkarsa çıksın; daha gün ışımadan yapılacak ilk iş bellidir: Bu ülkede yaşayan her ferdin (dini, ırkı, mezhebi, etnik kimliği, siyasî tercihi ve kanaat seçimine bakılmaksızın) eşit olduğunu bildirip herkesi kucaklamak. Çankaya, parçalama merkezi değil, bütünleştirme kaynağıdır. O tepede siyasî çalımlar atılmaz, halkın bir bölümüne tuzak kurulmaz, insanlar birbirine düşman edilmez, anayasa ve yasalar ayaklar altına alınmaz. Kim orada oturursa otursun, halkın tamamını kucaklamazsa orada uzun süre duramaz...
Dışta itibarsız bir Türkiye var dedik. Aksini iddia etmek mümkün mü Allah aşkına! Amerika Başkanı Obama, Başbakan Erdoğan’ın telefonlarına çıkmıyor. Sebepleri malum. Daha düne kadar demokratikleşme konusunda atılan bütün adımları ayakta alkışlayan AB, Türkiye’nin hukuksuzluğa ve antidemokratik bir yörüngeye sürüklendiğine dair mesajlar veriyor. Suriye politikamız iflas etti. Bir haftada gider diye hesap yapılan Esed, 5. yılına giriyor ve ‘sandık’tan zaferle çıktı. Üstelik Rusya ve İran başta olmak üzere bulduğu müttefiklerle hem dünyaya meydan okuyor hem de Türkiye’nin içini karıştırabiliyor. Mısır’da takip edilen Türk dış politikası tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Hükümet, cesaret pompaladığı Mursi’ye zerre miktar yardım edemediği gibi, Mısır ile bütün bağlarını kopardı ve devre dışı kaldı. Üstelik askerî darbe ile yönetime gelen Sisi, ‘sandık’ta büyük bir zafer kazandı. Filistin ve Gazze konusunda nutuk çekmekten yorgun düştü politikacılarımız; oysa söylev değil görev bekleniyordu böyle zor günlerde. Musul konsolosluğumuz işgal edildi, 49 görevliden 62 gündür haber alınamıyor. Bu tastamam diplomatik bir skandaldır; hesabı verilmemiş bir skandal... Türkiye’de taşlar yerinden oynadı ve ülke hem içeride hem dışarıda rezil-rüsva edildi. Cumhurbaşkanlığı seçimi arınmaya, derlenip toparlanmaya, kendimize gelmeye vesile olabilir, yeter ki durumun vahameti idrak edilebilsin. Hukukun askıya alındığı, keyfîliğin demokrasi sanıldığı ve halkın inatla kamplaştırıldığı karanlık günlerde üzülerek şöyle demek zorunda kalırsınız: Kaybedeceksin! Kazansan da kaybedeceksin. Bu hazin akıbetten kurtulmanın tek yolu var: Zulmü terk etmek, hak ve adalete dönmek, bu ülkede her ferdin eşit olduğu gerçeğini kabul ederek kibir ve tahakkümden vazgeçmek...
Hâkimler, savcılar, militanlar
Ne demiş bir savcı Fatih Altaylı’ya? Tıpkı 12 Eylül darbesinde olduğu gibi 500 bin insanı tutuklayabilirlermiş. Devlet isterse böyle de yaparmış. Bu sözü sarf eden kişi, hâlâ savcılık yapıyor mu; yapıyorsa o binada hâlâ ‘Adalet Sarayı’ levhası duruyor mu? Mesleğine saygı duyan hiçbir hakim ve savcı, 12 Eylül’deki o korkunç yargıyı kendine örnek alamaz. HSYK uyuyor galiba. Siyasî yorumlar bile yapmış sayın savcı. Ortada hiçbir somut delil olmadığı halde ‘örgüt’ten bahsetmiş, ‘yurt dışı bağlantıları’ndan dem vurmuş... Bunları söyleyen kişi, bir kanun adamı mı siyasî yorumcu mu? Analize (!) bakın lütfen; ona göre kitle masummuş, iyi niyetliymiş ama tepede birileri varmış. O zaman yarım milyon insanı niye tutuklayacakmışsın beyefendi? Bu yaklaşımlar hukukî değil, siyasî; o yüzden bu tür konuşma yapanlar bir an önce cübbelerini çıkarıp soluğu parti merkezinde almalı ki ‘militan’ suçlaması ile karşı karşıya kalmasın. Bir savcı ya da hakimin ‘militan’ görüntüsü vermesi sadece kendilerini değil; adalete duyulan güveni sarsar.
Altaylı ile fikir cimnastiği yapan(!) savcı portresi beni şaşırtmadı; çünkü bugünlerde benzer hukuk dışı yaklaşımlara çok rastlıyoruz. Mesela savcının birine siyasiler tarafından ‘Cemaat’i bitirme görevi’ veriliyor ve “Kılıcın keskin olacak!” deniyor. Adam da bunu yutkunarak kabul edip eski dostlarına zulmetmeye söz veriyor. Bir başkası, müşteki olduğumuz bir davayı tersine çevirmeye ve dilekçe veren 5 yazara örgüt davası açmaya teşebbüs edebiliyor. Dilekçe vermek suçsa ve onu kabul eden savcı ve emniyet görevlileri suç işlemişse, bir başkasının dilekçesini kabul edip dava açan savcı da aynı duruma düşmüş olmuyor mu? Bir başka savcı, ifadesini aldığı bir kişiye Türkçe Olimpiyatları’ndaki kız çocuklarının durumunu eleştirerek anlatıyor ve dinî duyarlılık sergiliyor. “E birader o kadar duyarlıysan damat tarafından çıkarılan gazete ve TV’lerdeki pornografik yayınları da eleştir!” denemiyor; çünkü hukuka saygılı insanlar savcılık odasında böyle şeyler konuşulmaz sanıyor. Ama savcılar bunları konuşuyor. Bir diğer savcının dinî argümanlarla cemaate saydırdığını gören biri, o adamın Ramazan günü sigara tüttürdüğüne rastlarsa ne diyebilir? En tabii hakkını kullanan avukatımıza hem kaba davranıp olay çıkaran hem de adliye koridorunda ‘yürü anca gidersin’ diye hakaret sıralayan kişilerin savcılık görevi yaptığına nasıl ikna olabilirsiniz? Ey HSYK, bırakın insanların mağduriyetlerini, meslek onurunuz yerle bir oluyor; farkında değil misiniz?
Bir de aleniyet kesbetmiş hadiseler var: Hakimin odasında “Kaç İsmail kaç!” denebiliyor. Bir polis memurunun ifadesi alınırken kimliği belirsiz bir adam da savcının odasında bulunuyor ve polise iftira etmesi için baskı yapılabiliyor. Olumlu cevap alamayınca öfke patlaması geçiren kişi hâlâ bilinemiyor. Bunu bir savcı içine sindirebiliyor...
Her meslek bir miktar militanlığı kaldırabilir; ama hukuk asla! Adalet mekanizmasındaki yanlışları gören kişiler arasında (ne güzel bir tevafuk ki) çok sayıda Yozgatlı bulunuyor. Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç. Hepsi hukukçu. Bu değerli insanlara Yassıada Hakimi Salim Başol’un da Yozgatlı olduğunu hatırlatmama gerek var mı? Bari değerli bir fikir adamı ve iyi bir hukukçu olan Taha Akyol’un uyarılarını dinleyin. Hemşehriniz Akyol, yeni Salim Başol’ların zuhuruna işaret ediyor. O Başol ki sadece ‘yiğidin harman olduğu şehir’in değil; Türkiye’nin utancıdır; çünkü hukuk adamı olmayı değil; militan olmayı tercih etmiş “Sizi buraya tıkan güç böyle istiyor!” diyerek hukuk tarihine kara bir leke sürmüştür. Sayın Bozdağ, bakanlığınızdaki hukuk skandallarına lütfen bir bakın; tarihte Başol’un yanında yer almanızı asla istemem. Kim ister ki!
Yeni medya düzeni
Başbakan Erdoğan âdet edindi; kafası bozuldukça bir yazara, yayın grubuna ‘Eyy!' diye başlayan tehditler savuruyor. Ve çoğunda netice de alıyor maalesef. Doğan'a, Demirören'e, Ciner'e bağırdı çağırdı hep. İşten atılan gazete yöneticileri, telefon ahizesine dönüşen görevlileri bu dönemde gördü Türkiye. Boyun eğmeyenlere vergicileri gönderdi, emre amade havuzcuları korudu kolladı. Tabii ki yapılanlar suç. Basın özgürlüğüne aykırı olduğu gibi demokratik hukuk rejimine de yakışmıyor.
Geçen hafta “Eyy Aydın Doğan!” diye bağırdı Başbakan ve Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu istifa etti. Yerine gelecek kişinin kâbusu işte bu “Eyy!” nidası olacak. Teslim olan gruplar mutlu mu? Tabii ki hayır. Teslim olanın üzerinde tepinen o kadar çok adam var ki bu ülkede. Hafta içinde Amberin Zaman'a çok ağır laflar söyledi Başbakan. The Economist muhabirine söylenen sözler Türkiye'yi dünyaya rezil ediyor; ama güç sarhoşlarının umurunda değil bu kötü imaj. Mehmet Baransu gözaltına alındı. Utanç verici bir başka manzara. Freedom House, Türkiye'yi basın özgürlüğü sıralamasında bir alt kümeye düşürmüş ve özgürlüğün olmadığını dünyaya duyurmuştu. Haksız mı? Havuzlar kurup borazan medya inşa etmeniz yetmezmiş gibi her farklı sesi boğmaya kalkarsanız bu ülke dünyaya rezil olmaz mı?
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları






















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.11.2015
6.01.2015
3.01.2015
30.10.2015
27.10.2015
23.10.2015
20.10.2015
16.10.2015
13.10.2015