Mehmet TIRAŞ
Ülke gündemi 17 Aralık 2013 tarihinde başlayan “yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan” sonra başka bir şey konuşmaz olduk ve ilk defa da bu kadar duraklayan uzun ömürlü,değişmeyen ve krize dönüşen bir gündemimiz oldu.
Bu operasyon aynı zamanda bir yargı kriziyle dönüşüp hızla siyasi bir krize doğru sürükleniyoruz toplum olarak.
Başbakan bu operasyonunun bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonu değil,hükümetime ve bana karşı yapılmış bir “yargı darbesidir” diyor..
Devletin içine sızmış bir yargıçlardan ve polis teşkilatından oluşan bir çete var, çete olarak cemaati kastederek devlete karşı “paralel bir devlet” oluşturmaya çalışıyorlar,yargı darbesinin arkasında olan dış güçlerden destek gören küresel ayağı var içeride de işbirlikçileri var,diyor Erdoğan.
Başbakan kendisine biat eden tetikçi medya grubuyla bunu her gün demek ne kadar doğru her saat başı demek daha yerinde olsa gerek televizyonlarda ve gazetelerinde partisinin kontenjan kadrosundan gazetelerde yer alan, bir de yazar geçine saz ekibiyle tam bir kara propaganda yapıyor.
Başta şunu belirtelim başbakanın söylediklerinin hiçbir inandırıcılığı olmadığı gibi, mazeret üretme lüksü de yok.
12 yıldır iktidardasın ve tek başına hem de koalisyon hükümeti de değilsin, devleti yönetiyorsun eğer bir çete varsa bu çeteleşmeye sen yol vermişindir.Kendiniz diyorsunuz ne istediler de vermedik,istediklerini verseydiniz size karşı yargı darbesi olmayacak mıydı?
Hatırlanırsa başbakan 17 aralıkta yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu yapıldığında ilk açıklamasını Konya’da yaptı ve yargıya intikal etmiştir bir şey söyleyemem dedi..
Ardından 25 Aralık’ta yapılacak olan ikinci operasyonda oğlunun da göz altına alınacağını öğrenince, oğlum üzerinden bana gelmeye çalışıyorlar deyip,yargıya müdahale etti ve adli kolluk kuvvetlerini devre dışı bırakarak savcının talimatlarını polis yerine getirmedi ve yargıya Başbakan darbe yaptı.
Olayı kısaca böyle özetledikten sonra “devlet,kadrolaşma ve liyakat” üzerine düşüncelerimizi ifade edelim..
Devlet:
Bir ülke de devlet nötr(tarafsız) değilse,hukukun evrensel ilkleriyle yönetilmiyorsa o ülkede misyon sahibi örgütler ve cemaatler o devleti kadrolaşarak yönetmeye hatta ele geçirmeye çalışırlar ,bu çokta doğaldır,çünkü devlet kendisi vatandaşına eşit davranmadığı için, o ülke de faaliyet gösteren örgütler de bunu hedefler,devleti kendi inancı ve ideolojisiyle yönetmenin yollarını arar ,devlete sızmalar yaparlar kadrolaşma anlamında,bundan da doğal da bir şey yoktur..
Batılı demokratik ülkelerde devlet ideolojilerden arınmıştır, toplumun tüm katmanlarına ve bireylerine karşı inanç ve düşünce boyutunda eşit mesafede durur ‘temel hak ve özgürlükleri’referans gösterir,bizde ise tam tersi uygulanır..
Demokratik hukuk devletinde, devlet bir sınıfın,inancın,ideolojinin,ırkın,mezhebin,azınlığın değil çoğunluğun demokratik yoldan iktidara gelmesini anayasayla güvence altına alır ama çoğunluğun üzerinden de, çoğulculuk kavramını yok sayarak ,bireyi ve azınlıkları yok edemez klasik deyimle mahalle baskısı yapamaz.
Ama bizde Cumhuriyetin kuruluşundan bu tarafa devlet hiçbir zaman ideolojiden arındırılmadı toplumun bütün kesimlerini “Türk,Müslüman ve Sünni” olarak gördü homojenleştirme politikaları uyguladı,buna AKP’nin 12 yıllık iktidarı da dahildir, Erdoğan’da Kemalizm’in din versiyonunu uygulamaya kalktı.
Sayıları 20 milyon olan ne Alevileri gördü nede ibadet yerleri olan Cem evlerini tanıdı 17 milyon bir kitle olan Kürtleri de görmedi sadece Kürtlerin varlığını tanıdı ama anadilde eğitim talebini kabul etmedi.. Hele azınlıkları ve gayri Müslimleri ve bireyin özgürlüğünü ise vatandaş bile saymadı, bugün yaşadıklarımız da bunun sonucu değimli?Hala 12 Eylül askeri faşist darbesinin anayasasıyla ülkeyi yönetmiyor mu Erdoğan?
Devlet’e dönersek toplumlar ve bireyler devlete benzerler,devleti örnek alırlar, devlette toplumun örgütlenme biçimidir..
Devlet aklının evrensel iple bağlanmadığı ülkelerde, devlet her zaman kendi ideolojisine biat eden ırka,mezhebe ve dine imtiyazlı davranır ve o toplumlarda devlet kutsanır..
İdeolojiden arınmayan devletler sürekli iç ve dış düşman yaratırlar varlıklarını da düşmanlarına borçludurlar..
Demokratik olmayan devletlerin yöneticileri devlete gelen eleştirileri devlete ihanet olarak görür, birey ve azınlıkları veya grupları çoğunluğun önüne atarak linç ettirir,bizim tarihimizde bunun çok olumsuz örnekleri vardır.
Hukukun evrensel ilkeleriyle yönetilmeyen devleti yönetenler seçimle gelseler bile,yöneticileri de buna ayak uydurur, temel hak ve özgürlükleri,devletin ali menfaatleri doğrultusunda, devlet geleneğimize değer yargılarımıza aykırı diye, aykırılıkları ortaya çıkartan düşünce ve sanatçıları ve sanat eserlerini yasaklarlar..Erdoğan’ın heykel yıktırmasını hatırlayın,kitabın bombadan daha tehlikeli olduğunu söylemesi ya!..
Bizde devlet her zaman bir ordu ideolojisiyle yönetilmiş bu ideolojinin adı da kemalizm’dir.Kemalist ideolojinin bir ilkesi de din ve mezheptir.
Kemalist düşüncenin getirdi devlet algısı toplumda ve yeryüzünde Türkiye de devletin bir ordusu yok,ordunun bir devleti olduğu vakası vardır.Bu Erdoğan döneminde de çok değişmemiştir, sadece askeri vesayet geriletilmiş ama ana omurgası olduğu gibi duruyor.
Kadrolaşma:
Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar devlette kadrolaşma tartışmaları hiçbir zaman kesilmemiş, hatta asker darbe yapanlar bile bunu çok sık kullanmışlardır, Kenan Evren eğer biz 12 Eylül da askeri bir hareketi hayata geçirmeseydik, şuanda bu meydanlarda ve televizyonda komünistler konuşacaktı,demişti.
Askeri darbeler sonucunda askeri okullarda devletin sivil ve silahlı bürokrasisinde soğuk savaş döneminde revaçta olan komünizm baş düşmandı ve nerede bir devletin ideolojinse yönelik bir söz söylendi veya yazı yazıldıysa, hemen göz altına alınır içeri tıkarlar yıllarca kamusal haklardan mahrum ederlerdi hatta bu cezalarını çocukları bile çekmiştir.
Bunun başka bir versiyonu ise 28 şubat sürecinde dindar kesime uygulamıştır.
Kadrolaşma her zaman olur yukarıda da belirttiğimiz gibi çünkü devlet kendisi ideolojik davranıyor,toplumda kendini ifade etmek isteyenlerde bu yolu seçiyor..Devlet çok sesliliğe kısacası çok kültürlülüğe kapalı bir yönetim anlayışı hiç değişmiyor.
Peki nerede kadrolaşma olur?
Kadrolaşma devlet kurumunun en önemli sayılan üç yeri seçilir ”Yargı,milli eğitim bakanlığı ve güvenlik örgütleri yani polis ve ordu da..”
Kadrolaşmak doğrumudur?
Doğru değildir..Ama devlet kendisi liyakati ölçü almayıp, kadrolaşmada ideolojinse göre bir yapılanmaya gidiyorsa böyledir, bu doğal olarak devletin ideolojinse karşı olan güçlerde bunun karşıtı bir örgütlenmeye ve kadrolaşmaya gideceklerdir.Çünkü devletin ideolojisine biat etmeyen ve aykırı olanların devlet kurumlarında çalışması ve yetkili yerlere gelme şansı yok gibi bir şey.
Liyakat:
Peki bu devletteki kadrolaşmanın önü nasıl kesilir,AB’liği ülkelerinde neden kadrolaşma olmuyor?
Demokratik ülkeler devleti ideolojilerden arındırmış,demokrasinin kuvvetler ayrılığını yerleştirmiş,toplumun büyük bir çoğunluğu çağdaş, katılımcı, çoğulcu bir demokrasiyi yaşam biçimi seçmiş,medyanın özgürlüğü, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışma konusu olmaktan çıkınca, doğal olarak ta ortaya saydam bir toplum ortaya çıkıyor,Devlet kadrosunda ve bürokrasisinde ise “liyakat” kavramı değişmez kriter oluyor,dini,mezhebi,ırk akla bile gelmiyor..
Liyakat kavramı bizde hiçbir zaman kriter olmamış,hep devletin ideolojisine bağlı olan devlete biat edenlerden ve siyasetçinin izinde yürüyenlerden seçilmiştir.
Diyanet işler başkanlığı(DİB) anayasamızda devletin laik olduğu yazılır ama bizim devlet DİB’lığı aracılığıyla tek dine ve mezhebe hizmet eder sağ ve İslamcı partiler bu kurum üzerinde hem kadro devşirirler devlete, soysala hayatı de din ve mezhep üzerinden zabturab altına almışlardır, Tayip Erdoğan’da bunu yapmıyor mu?
Hatta bizde din,mezhep ve ırktan sonra devlet ve yerel belediyelere alınacak kadrolaşma da liyakat aramak şöyle dursun, birde hemşericilik ve bölgecilik kadrolaşmasına gidildiği aşikardır.
ANAP’ta siyaset yapmış bir politikacıyla yerel basında çalışırken bir röportaj yapmıştım bana ANAP’ın neden kaybettiğini şöyle anlatmıştı,Özal ayrıldıktan sonra partinin başına gelen Mesut Yılmaz 81 ilde hiçbir liyakat aramadan, 63 iline Karadeniz kökenli il başkanları getirdi demişti..
Görüldüğü gibi bizde liyakat, meslek erbabı kişiler devletin bürokrasisinde ve siyasette yer almadığı sürece ,devleti de ideolojiden arındırmadıkça bu tartışmalar bitecek gibi gözükmüyor..
Boşuna başbakan yargıdan şikayetçi oluyor,cemaati kastederek bana bu örgüt yargı ve emniyet içinde çeteleşerek yargı darbesi yaptılar diyor..
Ben bir vatandaş olarak cemaati suçlamam, sen devleti yönetiyorsan buna müsaade ettirmeyeceksin,eğer ettirdiysen suçun en büyüğünü sen işlemişin demektir.
Devletin içinde böyle bir örgüt ve üyeleri varsa ki öyle diyorsunuz, bunu ortaya çıkartmak ta sizin boynunuzun borcu? Yoksa,gezi deki camide içki içtiler,başörtülü bacıma saldırdılar masalına döner,yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun üstünü kapatamazsınız?
Beklentimiz toplum olarak başbakandan devleti içindeki örgütü ve örgüt üyelerini yargının önüne çıkartması,yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna yol vermesi ve yargıya olan güveni de tesisi etmesidir…
Oğlunu da, biran önce yargıya ifade vermeye göndermesidir, eğer inandırıcı olacaksa Başbakan!.
Üyesi olmak istediğimiz ülkelerde başbakanların oğulları ve kocaları tutuklanıyor ama bu bir yargı darbesi demiyor o ülkenin siyasetçileri..
Hiç tartışmaya gerek yok sayın Başbakan,siz yargıyı yürütmeye bağlatmak istiyorsunuz bunu hiç gizlemeyin..
Son üç yıldır da demiyor musunuz,demokrasinin kuvvetler ayrılığı önümüzde engel diye..
Liyakati bir yerde değil, toplumun her kesiminde başta da siyasete yön verenlerde aramalıyız.
Japonların meşhur Kaizen kavramını uygulamak zorundayız yani toplam kaliteye geçmedikçe,AB standartlarında demokratik bir anayasa yapmadığımız sürece, bu ülke de ne yargı bağımsız ve tarafsız olur, ne komplo teorileri biter ne de kadrolaşma söylentileri kesilir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025