Murat Sevinç
Bir parti hakkında açılan kapatma davasına ilişkin ilk yazımı 1997’de yayınladım. Mülkiyeliler Birliği Dergisi’ndeki yazının başlığı, ‘Refah Partisi’nin Kapatılma Davası’ idi. Üzerinden ‘yirmi üç’ yıl geçmiş. Sonrasında hem İslamcıların hem de Kürt siyasal hareketinin partileri hakkında açılan kapatma davaları hakkında, tümüne karşı çıkan yazılar kaleme aldım. Karşı çıkışımın tek nedeni, yalnızca iddianamelerin kabul edilemezliği değildi. Siyasal/toplumsal sorunların mahkemede çözülemeyeceği yönündeki düşüncemdi. Hâlâ aynı kanıdayım.
Ve Türkiye’de, hâlâ aynı konu tartışılıyor, üstelik çok daha vahim sözcükler ve akıl fikir almaz ithamlar, tehditlerle. Bazen sanki geçmiş yirmi üç yılı hiç yaşamamış gibi hissediyorum. Herhalde bu satırları okuyan ve benden daha fazla yaş almış büyüklerimiz, acı bir gülümsemeyle “O da bir şey mi, biz geçmiş seksen yılı hiç yaşamamış gibiyiz” diyordur.
Diken’de başladığım ‘hükümet sistemleriyle’ ilgili yazı dizisinin ilerleyen bölümlerinde ‘parti yasakları’ konusuna, ‘siyaset-hukuk ilişkisi’ ve ‘yargı kararları’ bağlamında değineceğim için burada uzatmıyorum. Ayrıca, HDP’ye bir dava açılacağını da sanmıyorum. Bu bir tahmin kuşkusuz, yanılabilirim.
Bir süredir, milyonlarca oy almış ve TBMM’nin üçüncü partisi konumundaki HDP hakkında, daha önce pek tanık olunmamış bir terminoloji ile yorumlar yapılıyor. TBMM’deki ya da TBMM dışındaki her parti kadar yasal konumdaki bir siyasi partinin amblemi, ‘bomba’ fotoğrafıyla değiştirilebiliyor bir TV kanalında. İktidar ittifakının küçük ortağının temsilcileri, HDP’nin ‘itlaf edilmesi gereken bir haşerat sürüsü’ olduğunu dile getirebiliyor.
Okuyacağınız yazı, üzerine ne söylense yetersiz kalacak söz konusu söyleme dair değil. Ola ki bir dava açılırsa o davanın hukuksal değeri ve sonuçlarını merak eden okura, kısa bir bilgi notu mahiyetinde.
1. HDP’nin kapatılması gerektiğini düşünenler, mütemadiyen ‘iktidarı’ göreve çağırıyor. Davayı açacak olan makam Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı. (md.98-100) Başsavcı, davayı üç şekilde açabilir.
a) Re’sen
b) Bakanlar Kurulu kararı üzerine Adalet bakanının istemiyle. 1983 tarih ve 2820 sayılı SPK’deki ‘Bakanlar Kurulu’ ibaresi değiştirilmemiş. Artık bir ‘bakanlar kurulu’ olmadığına göre, ‘devlet başkanı’ karar verirse, adalet bakanı cumhuriyet savcısından kapatma davası açmasını talep edebilir. Yani şu anda aynı zamanda bir partinin genel başkanı olup Anayasa’ya göre ‘tarafsızlık’ yemini etmiş cumhurbaşkanı, diğer bir partinin kapatılmasına karar verip bunu adalet bakanı aracılığıyla talep edebilir. Okuduğunuz cümleye fazlaca anlam vermeye çalışmayın lütfen, ileri demokrasiden kaynaklanıyor.
c) Bir partinin talebi üzerine. TBMM’de grubu bulunan bir partinin genel başkanı da başsavcılığa yazılı olarak başvuru yapabilir. Hal böyleyken MHP’nin, HDP’nin kapatılması için bizzat başvuru yapmak yerine sürekli olarak başkalarını göreve çağırması ilginç bir durum.
Hatırladığım kadarıyla bugüne dek kapatma davaları her zaman başsavcılık tarafından ‘re’sen’ açıldı. Tekrar: Her Allah’ın günü HDP’nin terörist olduğunu dile getiren siyasetçilerin, kapatma talebiyle başsavcılığa başvurması mümkünken bunu yapmamaları, ne tuhaf.
2. Kapatma davasına AYM bakar.
AYM, kararı üye tamsayısının ‘üçte ikisi’ ile verir (md.149/3). Kapatma dışında uygulayabileceği diğer yaptırım, 2001 Anayasa değişikliği ile öngörülen (md.69/7) ‘devlet yardımından kısmen ya da tamamen mahrum bırakmak’ olabilir. Söz konusu yaptırım ilk kez AKP’ye uygulanmıştı.
3. Kapatma kararı Anayasa’da (md.69) ‘sayılarak tüketilen’ üç gerekçeyle (tabii o gerekçelerin yasadaki karşılıklarıyla) alınabilir.
Bunları tek tek anmak yazının kapsamı dışında. Buna mukabil HDP’yi asıl ilgilendiren düzenleme, ‘odak olma’ hali. (md.69/6). Anayasa’nın 68/4 maddesine aykırı eylemlerin odağı haline gelmiş olmak. Adı geçen fıkra, ‘devletin bazı temel niteliklerini’ sayar. ‘Odak olma’ halinin tespiti ise öyle çok basit bir iş değil. SPK’nin 101, 102, 103 maddeleri konuyu ayrıntılarıyla düzenler, ilgilenenler için buraya bırakıyorum.
“AYM, bir partinin bu ilkelere aykırı eylemlerin odağı durumunda olup olmadığına; lehe ve aleyhe delilleri, Anayasa’nın ilgili hükümlerini, AİHM kararlarını, doktrini vs. göz önünde bulundurup incelikli bir yargılama/hukuki muhakeme faaliyeti sonunda karar verir…” cümlesini kurmayı çok isterdim; ancak muhterem okur, bu yaşta gülünç duruma düşmenin de, sizinle dalga geçmenin de alemi yok!
4. Parti kapatma davasının sonucu?
a) Partinin kapatılması talebi reddedilebilir.
b) Partiye eylemlerinin ağırlığına göre kapatma yerine, devlet yardımından mahrumiyet yaptırımı uygulanabilir. AKP’ye olduğu gibi. AYM’nin çoğunluktaki üyeleri o davada mealen demişti ki, “Sen laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmuşsun ama hadi yine iyisin, çok da olmamışsın!”
c) Parti kapatılabilir.
5. Parti kapatılırsa ne olur?
MHP genel başkanı, aşırı heyecandan olsa gerek, “Öyle bir kapatılmalı ki bir daha açılmamalı, kapısına kilit vurulmalı” vs. nevi şeyler söylüyor. Anayasa ve SPK’ye göre yalnızca ‘kapatmak’ mümkün. Çok kapatmak, aşırı kapatmak, feci şekilde kapatmak gibi seçenekler yok. 69. maddede ‘temelli kapatılır’ yazsa da, ‘kapatma’ ile ‘temelli kapatma’ kavramları arasında hukuksal herhangi bir fark yok. Bir insanın ölmesi ile temelli ölmesi, gibi.
Peki sonuç?
a) Kapatılan parti başka bir ad altında kurulamaz. Bu hüküm alengirli. Özetle, kapatılan partinin üyeleri buharlaşmadığı için, örneğin aynı insanların başka bir parti kurmaları (ya da başka bir partide bulunmaları) elbette mümkün. AYM, Fazilet Partisi’nin Refah Partisi’nin devamı olduğu gerekçesiyle kapatılma talebini dikkate almamış, başka gerekçeyle kapatmıştı. Dolayısıyla eğer HDP kapatılırsa aynı insanlar farklı bir partide yer alabilir. (Aşağıda anlatacağım bir istisna dışında!) Bu durum, yeni bir kapatma gerekçesi olamaz. (bkz. SPK md.104/ek fıkra)
b) Partinin mal varlığı Hazine’ye devredilir.
c) Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, AYM’nin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazete’de gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak ‘beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi’ olamaz.
6. Sık işittiğiniz ‘siyaset yasağı’ ne demek?
Böyle bir yasak yok! Hemen yukarıdaki paragraftan anlaşılabileceği gibi yalnızca ‘beş’ yıl boyunca bir partiyle ‘hukuksal bağ kurma’ engeli söz konusu. Kimler için? AYM kararında, partinin kapatılmasına neden olduğu belirtilen isimler için. Diyelim ki üç kişi. Yalnızca o üç kişi beş yıl süresince ‘partili olamaz.’ Milletvekillikleri düşmez, çünkü Anayasa’nın 84/5 maddesi 2010’da değiştirildi ve bu gerekçeyle milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin fıkra kaldırıldı. Ya HDP’nin tüm milletvekillerinin adı kapatma kararında zikredilirse? Bu durumda hiç biri beş yıl süresince partili olamaz. Peki aynı isimler bir sonraki seçimde ‘bağımsız milletvekili’ olabilir mi? Olabilir, bunun önünde bir engel yok.
7. Bir parti, hakkında kapatma davası açıldıktan sonra ‘kapanma’ kararı alırsa ne olur?
Matrak bir ihtimal bu. 2010 yılına dek, bir siyasi parti dava sırasında ‘kapanma’ kararı aldığında, o dava sürüyor ve AYM kapanmış bir parti hakkında karar verebiliyordu. SPK’nin 108. maddesi gereğince. Fakat AYM, 2010 yılında verdiği bir kararla (E.2010/17, K. 2010/112, 08.12.2010 tarihli kararı buraya bırakıyorum. ‘Kapanma kararının kapatmaya ilişkin hükmün sonuçlarına etkili olamayacağı’ başlıklı 108. maddeyi iptal etti. İptal edilenin yerine yeni bir hüküm konmadı. Artık bir parti kapanma kararı aldığında (yani hukuki varlığına kendisi son verdiğinde), hakkındaki dava konusuz kalacağından o davanın düşmesi gerekiyor. Ayrıca kapanma kararı alan partinin malları, örneğin bir başka partiyle birleşirse, o partiye geçer. (SPK md.110)
Ezcümle,
Diyelim ki HDP hakkında dava açıldı. Eğer ‘kapanma’ kararı alırsa dava devam edemez. Kapanma kararı almayıp davanın sonucunu bekler ve kapatılırsa hiç birinin milletvekilliği düşmez. Bir sonraki seçimde milletvekilleri olmalarının önünde de engel yok. Yalnızca ‘adları kararda (kapatmaya gerekçe olarak) anılan’ milletvekilleri beş yıl boyunca bir siyasi partiyle ‘hukuki bağ’ kuramaz. Bu da demektir ki, TBMM’ye girseler de parti grubu oluşturamazlar.
Anlayacağınız, bunca şamata ve boş lakırdıya neden olan ‘parti kapatma’, Anayasa ve SPK’de yıllar içinde yapılan çok sayıda değişikliğin ardından bugün artık neredeyse hiçbir ciddi hukuki etkisi kalmamış bir ‘yaptırım’ konumunda. ‘Kilit vurulmalı’ vs. diyenlerin, hemen ardından ‘gerekirse Anayasa ve SPK’de değişiklik yapılmalı’ ısrarının nedeni bu.
Hemen hiç bir siyasal yararı, sonucu ve sarsıcı hukuksal etkisi olmayan kapatma davası açılır mı açılmaz mı, bilinmez kuşkusuz. Ancak içtenlikli dileğim, hâlihazırda yirmili yaşlarda olup parti yasakları üzerine çalışan genç bir anayasacının, 2045 yılında işi gücü bırakıp bu zırva konular üzerinde yazmak zorunda kalmaması, hayatı ve çalıştığı alan için daha anlamlı işler yapması olabilir…
Ömer Faruk Gergerlioğlu’na teşekkür notu: Bir AKP’li kadın milletvekili, HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yönelik ‘Meclis’i terörize ediyor, Türkiye’de çıplak arama yok’ nevi ifadeler sarf etmiş. Her söz ve davranışıyla yeni rejimin kusursuz bir sembolü olan söz konusu vekilin açıklaması üzerine sözcük israf etmenin gereği yok. Tutarlı ve dirençli bir insan hakları savunucusu olan Gergerlioğlu’nun, parlamentonun şu haline rağmen gösterdiği çaba her türlü takdirin üzerinde. Benim vergimden kendisine giden her kuruş helâli hoş olsun.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
10.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
7.12.2025
23.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
30.10.2025
26.10.2025