Perihan MAĞDEN
Ne tuhaf bir ülke değil mi Değerli Okur; Hrant Dink “kararının” akabinde, en manalı lafı Azmettirici ediyor.
Yasin Hayal cezaevine götürülürken “Bu karar Türkiye’nin çirkinliğini gösteriyor!” diyor.
Aynen katılıyorum.
Bu Anayasa’yla hukuk olmaz, bu hâkimler savcılarla (en son gelen savcıyı tenzih ederim) adalet olmaz, bu mantaliteyle hakiki demokrasi olmaz. Bunlar yalnızca uzak birer ihtimal olur.
Eşeğin önüne bir sırığın ucunda bağlanan havuçlar gibi; adalet ihtimalimiz olur, hukukun işlemesi ihtimalimiz olur, hakkın yerini bulması ihtimalimiz olur, hakiki demokrasiye kavuşma ihtimalimiz olur –o kadar.
Bu çok düşük ihtimallerin gerçekleşebilmesi umuduyla, havuç bağlanmış sopanın ardından koşar dururuz. (O da: koşanlarımız.)
Yolda taşlara ayağımız takılır, düşer dururuz.
Başımızı vurur, kanar dururuz.
Hrant Dink örgütlü suikastının arkasında yüz yıllık Teşkilat-ı Mahsusa geleneği var; yabana atmayalım! Takdirle, şapkamı çıkartıyorum. Sütten çıkmış ak kaşıklandılar. Bir kez daha. Gözlerimizin içine baka baka. Okumaktan, düşünmekten, tekrarından bunalmışsınızdır –haklısınız.
Ama bu kalemden, bu davayla ilgili son kez, şu verilere bakalım: Hrant Dink’i ölüme götüren mesele, yani ona dair (baş belası Ermeni’ye dair) bardağı taşıran damla, başında olduğu AGOS aracılığıyla Sabiha Gökçen’in–
Yani medarı iftiharımız, göklerdeki kızımız, Atatürkümüzün manevi kızı Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğunun ilanıdır!
O Sabiha Gökçen’dir ki Baş Kumandan Babasının kızı olduğunu Dersim Katliamı esnasında Alevilerin, Kürtlerin üstüne bomba yağdırarak kanıtlamış, harikulade bir evlatlıktır.
Ne acayip topraklar değil mi? Soykırımla soyu sopu kırılmış Ermenilerden öksüz ve yetim kalmış bir kızı evlat edinip onu başka azınlıkların üstüne bomba yağdırtmak üzere “yetiştiriyorsun”.
Gelelim Gerçeküstücü Kanatta cereyan edenlere:
Atamızın kızı töhmet altındadır!
Genelkurmay “durumdan” (hiç bitmeyen) vazifelerinden birini çıkartır, zehir zemberek bir bildiri kaleme alarak, aba altından ve üstünden sopayı gösterir: Ermeni’yi işaret eder!
Operasyonel gazete Hürriyet, bildiriden önce devrededir: AGOS’ta çıkan haberin yurt sathında duyulmasını sağlamış, böylece Şanlı Genelkurmayımızın ağırlığından yenmeyen bildirisi çıktığında “Nerden çıktı bu bildiri?” denilmesine mahal bırakmamıştır.
Hürriyet-Genelkurmay ikilisinin şeytan üçgenine dönüşebilmesi MİT’in devreye girmesiyle gerçekleşir. İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör’ün makamına çağrılan Hrant Dink; Özel Yılmaz ve Handan Selçuk adlı iki MİT görevlisi tarafından tehdit edilir. “Ayağını denk almalıdır!”
Hrant Dink köşe yazılarından naklen bütün başına gelenleri anlatmakta, suikastına giden kısa ve ince yolda olanları bizlerle teker teker paylaşmaktadır.
Yüce Devlet, Hrant Dink’in hedefe oturtulması, isminin dev bir çarpıyla işaretlenmesi için yeni bir planı devreye sokar: Yıllar önce yazdığı bir yazı YORUM HASTALIĞl ile, meşhuur 301. Madde “kapsamında” soruşturulmaya başlanır. Herrr şey, yoruma sonuna kadar açıktır!
Aa, tabii ki Hrant Dink Türklüğe hakaret etmiştir! Gazete manşetleriyle olay köpürtülür. Hrant Dink’in mahkemesi (sonradan hiç de sivil olmadıkları ortaya çıkan) “sahte sivil” örgütler tarafından basılır. Kerinçsiz, Yıldırım, Erenerol benzerleri yırtınarak Dink’i hedef tahtasının orta yerine gererler.
Ama iki MİT ajanının tehdidi kadar mühim tehdit, bizzat Veli Küçük “kumandanımızın” teşrif ederek Dink’in “Türklüğe hakaret” davasını “şereflendirmesi”, yani Dink’i işaret etmesidir.
Genelkurmay- MİT- Hürriyet Gazetesi, Veli Küçük ve de “sivil” örgütler kisvesi altında derin örgütler: Şeytan Üçgeni beşgenleşmiştir.
İş, birkaç “milliyetçi” çocuğa Dink’i “hallettirmeye” kalmıştır.
Sonrasını biliyorsunuz.
Hepimiz öncesini, sonrasını: tamamını biliyoruz.
Bilip de bir türlü anlayamadığımız Vali Yardımcısı Ergun Güngör hakkında olsun, iki MİT görevlisi hakkında olsun hiçbir işlem yapılmamış olması. (Ha, zaman aşımı!)
Trabzon Emniyet’inden Yasin Hayal’in ağbisi Osman Hayal’i açık ve seçik işaret eden bir ihbar geldiği halde, İstanbul Emniyet’in bu konuda hiçbir şey yapmamış olması.
O denli ki: sonradan “A, biz gidip aradık, baktık; yoktu” dedikleri raporların yalan çıkmış olması! (Raporda yazılan saatte raporda ismi geçen görevliler başka işler yapmaktaymış.)
Dink’in öldürüleceğine dair Trabzon Emniyet’inden gelen resmi yazının işleme konulmamasının bir numaralı sorumlusu olan dönemin (istihbarattan sorumlu) İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şammaz Demirtaş’ın adının hemen hemen hiçbir yerde geçmemesi.
Ailenin başvurusunun değerlendirilmeyip (dönemin) İstanbul Emniyet Müdürü’nden Vali’sine HİÇ BİR YETKİLİDEN HESAP SORULMAMASI. Hepsinin terfi ettirilmiş olması!
Mesela: Şammaz Demirtaş hâlihazırda Uşak Emniyet Müdürü!
TİB kayıtlarının mahkemeye ulaşmasının yıllar ve yıllar almış olması! Osman Hayal’in cinayetteki katkı maddesinin ve olay mahallinde bulunan- görülen diğer şüphelilerin bir türlü araştırılmamış- soruşturulmamış, aksine görmezden gelinmiş olması!
Bütün bunlar cümlemizin adalet kavramını çökerten gerçekler.
Cinayet işlendiğinde jandarmanın muhbiri olduğu, kesin olan, hem jandarma hem polise muhbirlik yaptığı ortaya çıkartıldığı için polisin ıskartaya çıkarttığı Erhan Tuncel’in, ısrarla jandarmanın işin ne kadar da içinde olmadığını savunması, hemen tüm haberlerde (olay esnasında jandarmanın adamı olduğu halde) POLİS MUHBİRİ olarak (ısrarla) anılması –Herneyse Erhan Tuncel beraat etti; jandarmayla yakın alâkasını bunca ısrarla örtmesinin güzel bir karşılığı olmalı.
Sürekli Ertuğrul Özkök’le kıç kıça/ baş başa dolanan/ kankalığa doyamayan; bir zamanlar takma isimle sitesine yazılar yazdığı (a! “siyasi” içerikli değilmiş yazdıkları) Soner Yalçın’la Salomanje toplantılarının baş Pişekâr’ı olarak geyiğin dibine vuran Ahmet Hakan’ın–
Şimdi kalkıp (Yıldız Tilbe’nin “Kürdüm işte; zoruna mı gitti?” cevabından ilhamla) “Ermeni’yim işte; zoruna mı gitti?” lafını (üstelik twitter bahislerine filan girerek!) CNN Türk ekranındaki programında haykırması olsun–
Son yürüyüşe katılıp “Ermeni’yim! Beni vurun!” diye “kahramanlığın” broşürünü “dağıtması” olsun–
“Birkaç gencin heyecanlanmasıdır; anlayalım, empati yapalım”, zırvalarıyla “operasyonel” gasteciliğin İncil’ini kaleme almış bulunan Ertuğrul Özkök’ün unutulmaz eserlemeleri olsun–
“Bu çocuklar Yalnız Kurtlar! Örgüt bağlantısı söz konusu olamaz. Bunları anlayabilmek için Amerikalı Filan Feşmekân’ın Yalnız Kurtlar Teorilemesini benim gibi okumuş olmanız lâzım,” tadında yazılar kaleme almış bulunan hırçın “muhalif” Ruşen Çakır olsun–
Önce: Hrant Dink’i cinayete götüren ideolojik yapılanmanın, köşe yazılarının, manşetlerin, sonra da suikastın HAKİKİ AZMETTİRİCİLERİNİN ortaya çıkmaması/ çıkarılmaması için (cansiperane siper olan) Askerî Vesayet Rejimi Bağımlılarının yıllardır çalıştırdığı sis makinelerinin görülmesi- teşhis edilmesi ve doğru etiketlenmesi lâzım.
Hrant Dink’i İstanbul Vali Yardımcısı’nın odasında tehdit eden MİT görevlisi Özel Yılmaz’ın (ismi de süper –diil mi?) Ergenekon sanığı Bedrettin Dalan’ı “uyararak” yurtdışına kaçmasını temin etmiş olan “görevli” olduğu minik bilgi notuyla, bitiriyorum.
“Ergenekon ihtimali” demiyorum; “Made in Ergenekon- Made by Ergenekon Kafalar!” Hiçbirimizin kuşkusu yok; onların da utanması –diyorum.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
5.02.2016
28.06.2016
21.06.2016
14.06.2016
6.02.2016
31.05.2016
24.05.2016
17.05.2016
26.04.2016