Celal BAŞLANGIÇ
Diyarbakır'da bir yuvarlak masanın etrafında Kolombiya devletiyle FARC gerillalarının imzalamak üzere olduğu barış anlaşmasını tartışıyoruz. Dışarıdan savaş uçaklarının sesleri, bölgeden operasyon, çatışma, gözaltı, tutuklama haberleri geliyor.
Sürekli çatışmalardan, askeri operasyonlardan, baskılardan dolayı yurtlarından göç etmek zorunda kalmıştı Dersim’in Mirik mezrası köylüleri; sadece Işık ve Serin aileleri kalmıştı.
23-24 Eylül 1994 tarihinde yeniden başladı operasyonlar. Mirik’e girişler çıkışlar yasaklandı.
Bolu Dağ Komando Tugayı’na bağlı askerler baskın düzenledi Mirik’e. Evler, bağ ve bahçeler yakıldı, bombalandı. Son kalan iki aileden Hıdır Işık (63), Hatun Işık (31), Yeter Işık (22), Elif Işık (29), Düzali Serin (37), Gülizar Serin (34) ve Dilek Serin (3) gözaltına alındı.
Bir daha haber alınamadı askerler tarafından götürülen yedi kişiden.
Işık ailesinin büyük oğlu Ali o sırada askerdeydi. Birkaç gün sonra döndü Dersim’e. Bütün uyarılara karşın Mirik’e, yakınlarını aramaya gitti. Ondan da bir daha haber alınamadı.
İHD Diyarbakır Şubesi’nde kayıp yakınları 398. kez bir araya geldi.
İHD Diyarbakır Şubesi’nin salonunda gerçekleştiriliyordu 398. haftasını dolduran Kayıp Yakınları Oturma Eylemi. Bu hafta, kaybolmalarının üzerinden tam 22 yıl geçen Işık ve Serin ailelerinden sekiz kişinin akibeti soruluyordu.
Daha önce Diyarbakır’da açık havada gerçekleştirilen “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” eylemi 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen Olağanüstü Hal nedeniyle artık kapalı bir alanda yapılıyordu. Çünkü OHAL ilanının ardından Diyarbakır’da açık alanda yapılan tüm gösteriler yasaklanmıştı.
İHD Diyarbakır Şubesinde bu etkinlik gerçekleştirilirken savaş uçaklarının sesi gökyüzünü deliyordu yine. Gerek kent merkezinden, gerekse bölgeden çatışma, gözaltı, tutuklama haberleri geliyordu.
Gözaltındaki İdil Belediye Eşbaşkanı Mehmet Muhdi Aslan tutuklanmıştı. Zaten kayyum atanmıştı belediyeye ve geçen ay da diğer eşbaşkan tutuklanmıştı. Lice’nin kırsalında yasaklar, operasyonlar sürüyordu. Gözaltına alınanlar arasında 73 yaşında bir kadının da olduğu bilgisi ulaşıyordu kent merkezine.
Çoğu bölgede görev yapan 11 binden fazla öğretmen meslekten uzaklaştırılmıştı. Bunun sırf dört bini Diyarbakır kentindeydi. Hafta içinde bu kez öğretmenlere dönük gözaltı operasyonu başlamıştı. 24 eğitim emekçisi gözaltındaydı. Mahkemeye çıkarılmaya başlanmışlardı hafta sonu. Sonradan yedisinin tutuklandığını öğrenecektik. Gözaltı ve tutuklanma nedenleri sendikaları Eğitim-Sen’in çağrısıyla eylemlere, etkinliklere katılmaktı. Suç delilleri arasında Gazeteci Fehim Taştekin’in son kitabı Rojava/Kürtlerin Zamanı da vardı.
Aynı saatlerde Cumartesi Anneleri/İnsanları İstanbul’da 600. kez bir araya geliyordu Galatasaray’da. Diyarbakır’la İstanbul arasında canlı bağlantılar kuruluyordu.
Cumartesi Anneleri/İnsanları eyleme başladığında dedeler, nineler, anneler, babalar kayıp çocuklarını, torunlarını; çocuklar babalarını, annelerini arıyordu. Şimdi ise artık üçüncü kuşak devreye girmişti, anneler babalar çocuklarını ararken üçüncü kuşak yetişmişti. Şimdi torunlar da dedelerini, ninelerini aramaya başlamıştı.
Ancak İstanbul’da açık havada yapılan bu eylemin aynısı Diyarbakır’da bir salonda yapılıyordu. Oysa bütün Türkiye’de OHAL vardı. Ama belli ki Türkiye’nin batısında hakları, özgürlükleri ortadan kaldıracak kadar ağır biçimde uygulanan OHAL Diyarbakır’da daha da ağır uygulanıyordu.
VİETNAM, KOLOMBİYA, TÜRKİYE…
İHD Diyarbakır Şubesi’nde 398. haftasını dolduran eylem biterken, Sümerpark’ta yetişmemiz gereken bir toplantı vardı. Heinrich Böll Stiftung Derneği ile Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Derneği “Sekteye Uğrayan Barış Süreçlerini Canlandırmak” konulu bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirecekti.
Yani böylesine çatışmalı, gergin, gözaltılı, tutuklamalı bir Diyarbakır’da Kolombiya barışını konuşacaktık.
Kolombiya devleti ile FARC arasında yapılan barış anlaşmasına sivil toplum kurumları sekretaryasında temsilci olarak görev yapan Vicente Vallies sürecin arka planını aktaracaktı.
Diyarbakır’daki yuvarlık masa toplantısında Kolombiya’daki barış süreci tartışıldı.
Sümerpark’taki Resepsiyon Salonu’ndaki bir masanın çevresinde 40’a yakın davetli vardı.
Kolombiya’daki barış sürecini anlatacak olan Vallies 20 yıldır Kolombiya üzerine çalışıyordu ve 11 yıl boyunca insan haklarının korunması ve barışın inşası için bu ülkede yaşamıştı.
Sorunun kaynağı farklı olsa da Kolombiya ile Türkiye arasında hem çatışmalı süreç, hem de barışın inşası konusunda şaşırtıcı benzerlikler vardı
Her ne kadar 52 yıllık dense de Kolombiya’da çatışmalı sürecin 70 yıla kadar uzandığını anlatıyordu Vallies. Sorunun kaynağında siyasal ve sosyal katılım konusundaki güvence eksiklikleri, siyasi katılım açısından reform talepleri vardı. Başkanlar, liderler, insan hakları savunucaları öldürülmüştü. Sendikalar baskı altındaydı, sınıflar arasında uçurum vardı, adalet iflas etmişti, çatışmalı süreç boyunca 220 bin insan yaşamını yitirmişti. Bunlardan yüzde 80’i sivildi.. Aslında çoklu bir çatışma alanı olmuştu Kolombiya. Bir yandan silahlı çatışma yaşanıyordu ama diğer yandan siyasi, ekonomik ve sosyal çatışma da bütün şiddetiyle sürüyordu.
Çatışma başta ordu ve FARC arasındaydı.. Ancak farklı gerilla grupları, paramiliter güçler de yaşanan savaşın önemli aktörleri arasındaydı. Geçmişleri neredeyse 70 yıl öncesine uzanan paramiliter güçler liberaller tarafından gerillalara karşı kurulmuştu. Ancak bu oluşumda uyuşturucu baronlarının büyük organizasyonu ve parasal desteği vardı. Orduyla da ilişki içindeydi paramiliter güçler. Ülkede işlenen cinayetlerin yüzde 60’ı bu güçler tarafından gerçekleştirilmişti.
Yedi milyona yakın insan yerinden edilmişti. Vallies’i dinlerken “her coğrafyada aynı” demekten kendini alamıyor insan. Çünkü Türkiye’de olduğu gibi ABD’nin Vietnam savaşında uyguladığı “Gerilla akvaryumda yüzen balıktır, yakalanması için akvaryumun suyunun boşaltılması gerekir” teorisi bölgede olduğu gibi Kolombiya’da da uygulanmıştı:
“ABD’nin Vietnam’da uyguladığı taktiği uyguluyorlardı. Köylüler gerillalara yardım ediyor. Köylüleri ortadan kaldırırsak gerilla da ortadan kalkar. Yani balıkların yüzdüğü suyu kuruturuz. Sadece paramiliter gruplar değil, ordu da benzer cinayetler işliyordu. Yoksul kentlerde gençlere gerilla kıyafeti giydirip öldürüyorlardı. 3 bin 500 genç böyle öldürülmüştü. Ülkede her 30 dakikada bir kadın cinsel saldırıya uğruyordu. Halk ikiye bölünmüştü. Ya benimlesin ya karşımdasın anlayışı hakimdi.”
KOLOMBİYA BAŞARDI, TÜRKİYE NEDEN BAŞARAMASIN!
Ancak uygulanan ulusal baskı, sivil toplum örgütlerinin çabaları hem hükümeti masaya oturmaya zorlamış, hem de gerillayı ikna etmişti. Hatta böylesi süreçlerde çok güç olan bir eşik aşılmış, iki tarafın mağdurları bile yan yana gelmişti.
Bu son anlaşmadan önce de barış girişimleri olmuştu. Ama her seferinde iki taraf da sinirlenip çeşitli gerekçelerle masadan kalkmıştı. Ordunun şahin kanadı da zaten barış istemiyordu. Ama masanın her terk edilişinde basın tarafından suçlanan FARC oluyordu. Gerillaların saldırıları durdurmak ve güç kazanmak için barış sürecini kullandığı iddia ediliyordu. Vallies’in anlattığı Kolombiya ile Türkiye’nin benzerlikleri çoktu:
FARC’la müzakereye oturan bir başkan ise ‘silahları bırakın Fransa’ya gidin’ demişti. Bunun üzerine yeniden devrildi masa. Çünkü bu müzakere değil, teslim olma çağrısıydı. 2010’da seçilen Santos ise aslında daha önceki başkan Alvaro Uribe’nin savunma bakanıydı. FARC ile mücadelede sert yöntemler kullanmıştı. Ordunun şahin kanadının yanındaydı. Buna rağmen 2010 yılında FARC’a bir mektup gönderdi ve müzakerelere başlamak istediğini söyledi. Hem de ‘Kamuoyu önünde konuşmalarımıza bakmayın. Halka ve basına söylediğimiz başka bir şey. Buna rağmen müzakere etmek istiyoruz. Brezilya ya da İsveç’e gidip konuşabiliriz’ diyordu. Birkaç hafta sonra da FARC lideri bir bombardımanda öldürüldü. Buna rağmen FARC müzakereye başlamak istedi. Ama Santos’a güvenmediği için Venezüela veya Küba’ya gitmek istedi.
2011 yılında Venezüela sınırında başlamış görüşmeler yeniden. Santos, aynı zamanda siyasi bir kişilik de olan kardeşini gönderince müzakereye FARC’ın güvenini kazanmış. Bu sırada da çatışmalar sürüyormuş.
Özellikle sağcı politikacıların, ordunun bir kesiminin karşı çıkmasına karşın 300 sayfalık barış anlaşması oluşturulmuş. Bugünlerde imzalanacak ve Kolombiya halkının oyuna sunacak.
Anlaşmaya göre FARC, 20 yıl boyunca seçimlerde daha az milletvekiili çıkarsa bile parlamentoda en az 10 koltuğa sahip olacak. Bir hakikat komisyonu kurulacak. Bu komisyonda sadece ordu ve gerilla değil, silahsız aktörler de hesap verecek. Hükümet, paramiliter gruplarla mücadele edecek.
Konuşmasının bu bölümünde “Ulusal basınç çok önemli” diyor Vallies “Mağdurlar ve sivil toplumun baskısı, uluslararası destek çok önemli. Yorgunlukla sabır arasında bir denge oyunu bu. Umudu yitirmemek lazım. Müzakere son aşamasına gelene kadar engellemeye çalışanlar çıkacaktır. 2015’te insan hakları ve hukuk devleti için mücadele eden 683 insan hakları savunucusu saldırıya uğradı. Bunlardan 68’i hayatını kaybetti. Barış isteyen sivil toplum örgütleri her zaman tehdit edildi. FARC’ın kolu olmakla suçlandı.”
Yuvarlak masa toplantısı bittiğinde belki de akıllarda en çok kalan Vallies’in “Barış için umudu yitirmemek lazım” sözüydü. Yaşanan bütün olumsuzluklara karşın çok kişide aynı kanı uyanmıştı; “Kolombiya başardı, Türkiye neden başarmasın!”
APE MUSA’NIN KATİLLERİ 26 YILDIR BULUNAMADI
Musa Anter ödül törenine çok sayıda siyasetçi, sanatçı, gazeteci ve yazar katıldı.
Aynı günün akşamı Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nin töreni vardı Cigerxwun Kültür Merkezi’nde.
Salona girenleri bugüne kadar yaşamını yitirmiş Özgür Basın Şehitleri’nin yana yana konulduğu onlarca fotoğraf karşılıyordu.
Cezaevinde gazetecilerin sayısı 100’ü aşmış, 120’lere doğru gidiyordu.
Ape Musa adına konulan ödüllerin 24. töreniydi bu. Musa Anter cinayetinin üzerinden tam 26 yıl geçmişti. Katilleri hala bulunamamıştı. Cinayetle ilgili zaman aşımı dolmak üzereyken açılmıştı dava. Dün de Ankara’da Musa Anter Cinayeti davasına devam ediliyordu hala.
Amedspor-İstanbulspor maçını İstanbul’dan gelen çok sayıda gazeteci ve televizyoncu izledi.
Ertesi gün Amedspor ile İstanbulspor’un maçı vardı. Hem Musa Anter Ödül Töreni, hem de Heinrich Böll Siftun Derneği’nin Kolombiya ile ilgili yuvarlak masa toplantısı için İstanbul’dan çok sayıda gazeteci ve televizyoncu gelmişti. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın daveti üzerine hep birlikte maça gidiyoruz.
Amedspor’un başına gelenler malûm. Her gittiği deplasmanda “teröristler” diye saldırıya uğruyorlar. Federasyondan akla sığmayan cezalar alıyorlar.
Tribünler tıklım tıklım dolu. Amigolar taraftarı coşturuyor. Maç başlamak üzere. İstanbulspor “Önce Vatan” yazılı bir pankartla çıkıyor sahaya. Birden bire tribünlerde gerilim yükseliyor, protestolar artıyor. Hemen arkasından başlayan İstiklal Marşı da nasibini alıyor ilk başta bu protestolardan. Ancak büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu taraftarı kentin akil insanları, hatta tribün amigoları bu kez susturmak için büyük bir çaba harcıyorlar ve başarıyorlar.
İstanbulspor, Amedspor maçına “Önce Vatan” pankartıyla çıkınca tribünlerde gerilim yükseldi.
Elbette bu protestoları anlamak için en kanlı, en çatışmalı, köylerin en çok boşaltıldığı süreçte bölgenin dağlarına, taşlarına, kentlerinin girişlerine “Ne Mutlu Türküm Diyene”, “Türk, Öğün, Çalış, Güven”, “Komando” sloganlarıyla birlikte “Önce Vatan” yazıldığını; İstiklal Marşı’nın Diyarbakır zindanlarında nasıl bir işkence aracı olarak kullanıldığını bilmek gerekiyor.
Diyarbakır’daki bir hafta sonu katıldığımız etkinlikler, eylemler, yuvarlak masa toplantısı, hatta izlediğimiz bir futbol maçı bile gösteriyor ki; Kürtlere barış; Kolombiya kadar yakın, Türkiye kadar uzak!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları






































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021