Mehmet TEZKAN
Darbe tartışması gibi eskimeyen ısıtılıp, ısıtılıp yeniden sofraya konulan bir konu daha var: Millet ittifakı.
Bazen, CHP ile HDP’nin yakınlaştığı gündem oluyor, bazen CHP’nin HDP ile ittifak yaptığını gizlediği, hatta utandığı... Bazen HDP’nin ittifakın gizli ortağı rolünden sıkıldığı, açık net biçimde kamuoyuna deklare edilmesini istediği konuşuluyor, bazen İyi Parti – HDP kavgası gündemin ilk sırasına oturuyor.
Son olarak, Meral Akşener’in "HDP’nin yeri PKK’nın yanıdır" sözleri ve "Türkiye Masası" kuralım önerisine HDP’yi dahil etmemesi Millet İttifakı’nı yine tartışma konusu yaptı.
Kimine göre; (daha çok iktidara yakın duranlar ) ayrı telden çalan partilerin "Millet İttifakı" adıyla bir araya gelmesi siyasetin normal akışına uygun değil.
Eski Başbakan Çiller’e göre Millet İttifakı zaten eşyanın tabiatına aykırı!
Millet İttifakı için hepsi ayrı türkü söyleyen dört benzemez de diyorlar. Akort bozuk ittifak diyen de var.
Peki, ittifak dediğin nasıl olmalı?
Bu soru sorulduğunda iktidardan tek ses yükseliyor; Cumhur İttifakı gibi.
Nasıl?
Aynı görüşte olan, birbiriyle uyumlu iki partinin birlikteliği, ortak hareket etmeleri...
O zaman şu soruya yanıt aramamız gerekiyor: Cumhur İttifakı mı gerçek anlamda ittifak, Millet İttifakı mı?
Önce Cumhur İttifakı’na bakalım. Son dönem ortaya koydukları siyaset "yok aslında birbirlerinden farkı" dedirttiriyor. MHP Genel Başkanı, çoğu zaman iktidar sözcüsü gibi davranıyor. Zaman zaman muhalefete Cumhurbaşkanı’ndan daha sert yükleniyor. Maliye ve Hazine Bakanı eleştiriliyor, ilk savunan Bahçeli oluyor! İktidarın bakanlarına laf söyletmiyor. Toz kondurmuyor.
Hâl böyle olunca iki partiyi birbirinden ayırmak güçleşiyor. Yarın seçim olsa seçmen AKP’yi mi tercih edecek MHP’yi mi?
Seçmen açısında ayırmak bu ortamda zor. Görünen o ki tavandaki birlik zaman içinde tabandaki birliğe dönüşmek üzere. Yavaş yavaş ittifak ötesi bir durum ortaya çıkıyor, tek çatıya evriliyor; AKPMHP partisine dönüşüyor.
Millet İttifakı’nda ise durum aynı değil...
Dört partinin de ajandası farklı. Hatta, İyi Parti - HDP atışmasında olduğu gibi zaman zaman sert siyasi polemiklere giriyorlar. Birbirlerini sevmiyorlar!
Hâl böyleyse neden ittifak yapıyorlar?
İttifak kelimesi tam da bu durumu içeriyor. Birbirlerinden farklı oldukları için ittifak yapıyorlar yoksa tek çatı altında toplanırlardı.
İttifak; ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etmek, bir konuda bir hedef doğrultusunda anlaşmak, fikir birliği yapmak, uyuşmak değil mi?
Evet. Millet İttifak’ı şemsiyesine giren partilerin yaptığı da tam bu.
Onları bir arada tutan asgari müşterek var; parlamenter sisteme dönüş. Ortak hedef bu. Yeni rejimin/sistemin yürümediğini, Türkiye’nin tek adam rejimiyle yönetilemediğini düşünüyorlar. Bu sebeple birbirlerine ters bakan partiler aynı ittifakta yer alıyor. Çünkü tabanları da parlamenter rejimi istiyor.
Belki bu ittifaka Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ile Babacan’ın DEVA partisi de katılacak. Çünkü onlar da parlamenter sistemden yana. Çünkü onlar da bugünkü sistemin değişmesini istiyor.
O halde iki de bir; İyi Parti HDP ile kavga etti, CHP’den birileri HDP’ye çattı veya HDP’ye yakın durdu, destek verdi ittifak çatladı, patladı demenin, geceler boyu tartışmanın anlamı yok.
Çünkü geniş bir seçmen kitlesi parlamenter sisteme dönüş için ittifakın sürmesini istiyor. HDP tabanı da istiyor, CHP tabanı da İyi parti tabanı da Saadet tabanı da.
Cumhurbaşkanı "CHP’nin başını çektiği medyanın azımsanmayacak alıcısı var" diyerek geniş kitlenin kendi gibi düşünmediğini bir anlamda onayladı.
Yakın gelecekte ittifak siyasetini bekleyen final şu:
İlk seçimi Erdoğan kazanır, yeniden Cumhurbaşkanı seçilir, Cumhur İttifakı da Meclis çoğunluğuna sahip olursa Millet İttifakı dağılır.
Erdoğan kaybederse Millet İttifakı’nın adayı kazanırsa Cumhur İttifakı dağılır. Sadece ittifak dağılmakla kalmaz AKP de dağılır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYABarış, Demokratik Toplum ve Demokratik Sosyalizmin İnşası.. 31.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasLiderleri neden ‘insan üstü’ gibi görüyoruz 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSurvivor entelektüel! 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEÇözüm Süreci’nin künhüne vakıf kaç kişi var? 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan çok beğenmiştir… 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalKızışan Ortadoğu ve Amerikan sağında ihtilaflar 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRAktaş serbest, Özer niye tutuklu? İşte skandalın kanıtı 3 rapor 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Umur TALUBir uğraktır sevgili… Bir durak olsa bile! 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİPlazma Toplumu: Bir sinyal okyanusunda yüzen balıklar gibiyiz 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBüyük hesaplaşmaya doğru 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞSıfır oranlı gelir vergisi neden uygulanmıyor? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyaset kulislerinde konuşulan baskın seçim senaryosu… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTasarruf edilecek makam aracı bulunamamış mı yani? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERDemokratların çilesi 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunBarışın kaçınılmazlığı… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuAnkara neden huzursuz? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYATürk futbolunun acı gerçeği: Kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKomisyon yol temizliği için harekete geçmeli 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRCezaevinden yükselen çığlık: Yaşamak istiyorum! 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANBasın Tarihi: Baba Evi’nde Yarenlik… 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gökçer TahincioğluGerçekten “adrese teslim” kadro ilanı, memurken başka yerde okuma rahatlığı ve yandaş medyanın “ezbe 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİR"KILIÇ KININDAN ÇIKARSA!" 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilTürkiye neden çürüyor ve çürüme neden durdurulamıyor? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktanİslam ülkelerinin liderleri de acaba bir gün utanır mı? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciTefeci faizi gerçek ama nedeni ne? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNHepimize Yetecek Evrensel Bir Utanç 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKKM kasıtlı bir uygulamaydı, kastı da zengine servet transfer etmekti 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞ“Ortaklaşmacı demokrasi” örnekleri: İtalya-Güney Tirol Özerk Bölgesi 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİsrail hedefine ulaşırken… 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİslam düşüncesi nereye? 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNİsrail masasında HTŞ’ye Rus ruleti 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP+MHP ‘koalisyonu’ da bozuluyor mu? 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEMete Tunçay 25.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞFAİLİ MEÇHULLER BİR “DEVLET POLİTİKASI” MIYDI? 25.08.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünyanın temel düzeni sarsılıyor: Yeni bir ütopya, krizlerden çıkışın anahtarı olabilir 25.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akdoğan Özkanİran yeniden menzilde 25.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cansu ÇamlıbelTek adama alışmış bir ülkede CHP'de ‘çift lider’ stratejisi ne kadar çalışır? 25.08.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTKelbaşa Şimşir Tarak… 25.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKIlımlılar, İslamcılar, Fundamentalistler: “Batı Türkiye’ye Nasıl Bakıyor?” meselesi 24.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRojava Tümseği 24.08.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezKalıcı toplumsal barış: Engeller, imkanlar 23.08.2025 Tüm Yazıları
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.08.2025
3.08.2025
7.07.2025
13.01.2025
6.01.2025
27.02.2023
14.06.2022
23.05.2022
7.03.2022
7.02.2022