Tayfun Atay
Geçtiğimiz hafta Cadılar Bayramı’nı kutladık. Artık Perşembe günlerimizin vazgeçilmezi haline gelmiş programımız Gerçek Gridir’de enine boyuna, acısıyla-tatlısıyla konuştuk bu konuyu… Evet, acısıyla-tatlısıyla, çünkü bugün tatlı tatlı kutlanan Cadılar Bayramı’nın ardında acılar, asırlar boyu sürmüş cadı-avları var.
15’inci yüzyılın ortalarından itibaren başlayan ve 18’inci yüzyıl sonlarına kadar, giderek Batı Avrupa’nın uzantısı haline gelmiş Kuzey Amerika’yı da içine alacak şekilde devam eden cadı-avcılığında (witch-hunting) yüzde 80’den fazlası kadın olmak üzere yüz binlerce insan katledildi. Temel suçlama, Hristiyanlık-öncesi Avrupa coğrafyasından miras Paganizm (Doğa tapımı) ile büyüsel pratikleri buluşturup bileştiren, çoğu kadın olan inanç sahiplerinin “şeytanla iş birliği yaptıkları” ve kitlesel felaketlerin müsebbibi olduklarıydı.
Bu gerekçe üzerinden “Hristiyan babaları” (papalar, papazlar, rahipler) köylü kitlelerini “gaza getirerek” yüz binlerce insanı işkenceler yaparak, asarak, yakarak öldürdü ve öldürttü. Kayıt altına alınmayanlarla birlikte hayatını kaybedenlerin sayısının milyonu bulduğunu iddia edenler de var.
Neredeyse 300 yıla yayılan bu korkunç pratiğin altyapısında, karşımıza "yeni bir dünya" çıkaracak büyük ölçekli bir sosyo-ekonomik değişim dinamiği ve bu dinamik doğrultusunda iktidarları sarsılmaya başlayanların kaygıları vardı.
Cadı-avcılığı, çoklukla sanıldığının aksine Orta Çağ’ın değil, erken-modern dönemlerin bir uygulamasıdır ve baş rolde Katolik Kilisesi (Papalık) vardır. Orta Çağ’da Roma-sonrası feodal Avrupa’da iktidarını pekiştirme (konsolide etme) yolunda Haçlı Seferleri’ni tezgâhlamış bu Kilise, 15’inci yüzyıldan itibaren artık şafağı iyice sökmüş Modern Çağ’da iliklerine kadar hissettiği iktidar düşüşünü durdurma yolunda da cadı-avlarını tezgâhladı.
Bu bağlamda hemfikir olunan bir nokta, 16’ıncı yüzyıl başından itibaren kendisini gösteren Protestanlığın, cadı-avlarını yoğun ve sistematik hale getirecek Katolik motivasyonu azdırdığıdır.
Cadı avcılığı Protestan Reformizmi’nin doğuşuna koşut şekilde 16’ıncı yüzyılın ortasından 18’inci yüzyılın ortasına kadar en “parlak” dönemini yaşadı.
Bilindiği üzere Protestanlık, Katolikliğe bir protestodur ve itici gücü de burjuvazidir.
Martin Luther, kapitalizmin Katolisizmi protestosunun dilidir.
Yani kapitalist Hristiyanlığa, Protestanlık denir.
***
Konumuz bambaşka olduğu ve burada modern burjuva-kapitalist uygarlığın tarihsel serüvenine din bağlamında bakmak gibi bir hedefimiz olmadığı için bu satır başlarıyla yetinerek hızla yol alalım:
Arkasında “Yeni Hayat”ın asli aktörü burjuvazi bulunan Protestanlığın, kitleler nezdinde sahip olduğu “maneviyat tekeli”ni kırarak kendisine büyük bir tehdit oluşturduğunu hissetti Katolik iktidar ve kitlelerin dikkatini dağıtma yolunda çareyi, onların muazzam sosyo-ekonomik çalkantılarla altüst olmuş hayatlarının müsebbibi olarak “Şeytanla iş birliği içindeki Cadılar”ı işaret etmekte buldu.
Böylece cadı-avlarının önü açıldı.
Peki, yozlaşmış, kitlelerin kanını emen, onlardan “cennete-giriş vergisi” dahi alan Papalığın karşısına 95 maddelik “protesto” belgesiyle çıkan Luther ve onun önünü açtığı Protestanlık ne yaptı dersiniz bu Katolik cadı-avcılığı karşısında?..
Ne yapacak, “avcıdan daha avcı” olarak “Cadılık” lânetlemesinde daha cevval, tutkulu, ateşli tutum alıp, yangını söndürmek ne kelime, ateşi daha da körükledi.
Ne Protestanlık ne de yükselen burjuvazi ve kapitalizm, cadı-avcılığında Katoliklikten geri kaldılar. Luther, cadılığın gerçek olduğuna dair hiçbir kuşku duymayarak “avcılık” kervanına katıldı ve cadıların acımaksızın, kanuni incelikler göz önüne alınmaksızın öldürülmelerini önerdi.
Hemen her konuda birbirleriyle kıran kırana olmuş Katolik ve Protestanların “Cadılar”a zulümde kol kola olması da; kapitalizmin yaygınlaşması ve gelişmesinde cadı-avcılığının nasıl bir “moment” oluşturduğu da konuyla ilgili güvenilir kaynaklarda karşımıza çıkan tespitlerdir.
***
Demek ki bir “Yeni Hayat” ortaya çıkarken kitleler nezdinde itibarını yitiren feodal iktidar, yani lordlar ve kilise (Katoliklik) de; “Yeni Hayat”ı temsil eden burjuvazi ile onun “yeni-kilise”si de (Protestanlık) cadıları asmak-kesmek-yakmakta birleşmişler.
Birinciler, kaybetme yoluna girdiklerini hissettikleri kitleleri tekrar yanlarına çekmek adına… İkinciler, kazanma yolunda olduklarını hissettikleri aynı kitlelerin bir “şeytan-taşlama” oyunu ile kendilerinden koparılıp tekrar karşı tarafa meyletmesini engellemek adına…
İktidar kaybında olanlarla iktidar kazanma derdinde olanların suç ve günah ortaklığından çıkmıştır Avrupa ve Amerika’nın cadı-avları…
***
Böyle uzun uzun anlattım. Çünkü 23 Haziran 2019 yerel seçimlerinden bu yana uzun uzun üzülüyorum!..
Kürt siyasi hareketinin parlamentoda da kendisine yer açmış temsilcisi HDP’nin Türkiye’de dinbaz-otoriteryanizmin önünü kesme yolunda ürettiği siyaset sonrasında şimdi karşı karşıya kaldığı baskıları izlerken hep insanlık tarihinin kara sayfalarından birini oluşturan cadı-avlarını hatırlıyorum.
“Şeytanla iş birliği yapan cadılar” retoriği yüzyıllarca iktidar ve kitleler bağlamında ne işlev görüp neye hizmet ettiyse, “terörle iş birliği yapan HDP’liler” retoriği de bu topraklarda hanidir o işlevi görüyor diye düşünüyorum.
Biliyorsunuz, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde iktidarının sarsıldığını hisseden dinbazlık, aynı cadılaştırma ameliyesinin ilk örneğini o zaman da verdi. Önce 1 Kasım’da tekrar-seçimin önünü açtı; ardından Haziran’dan Kasım’a gidiş yolunda savaş tamtamları çalıp, sesine dağlardan gelen bir karşılık da bularak tekrar-seçimde iktidar düşüşünü durdurdu.
Aynı cadılaştırma ameliyesine 23 Haziran 2019 seçiminde istediği sonucu, artık ne kadar tekrar-seçim yaparsa yapsın alamayacağını fark ettiği noktada bu defa dışarıda, Suriye’de kitleler nezdinde meşrulaştırmayı başardığı bir operasyon eşliğinde gitti. “Terörle iş birliği” söylemi üzerinden PKK-YPG-PYD dolayımıyla HDP’yi hedef tahtasına oturtarak…
Bu ameliyenin sonuçlarını hep birlikte gayet açık izliyoruz: Ben bu yazıyı kaleme alırken bir taraftan elimin altındaki mobil ekranda son kayyım atanan Mardin Kızıltepe Belediyesi’nin halkın oylarıyla seçilmiş HDP’li Başkanı Nilüfer Elik Yılmaz’ın belediye binasına alınmaması nedeniyle kapı önünde polislerle tartışmasının yazılı-görüntülü haberini okuyorum. Kayyım atanan HDP’li belediye sayısının 15’e çıktığı da not edilmiş orada.
Öbür taraftan gözüm, aynı T24 sayfasında kardeşim Murat Sabuncu’nun yazı başlığınatakılıyor: “Kürtlerdeki duygusal kopuş…” ve “Demirtaş’ın uyarıları”…
Sonra Murat’ın yazısını okuyorum, okuyorum, okuyorum… İçim sıkılıyor, daralıyor ve girdiğim bunalımdan işte yukarıdaki başlıkla şekillenen bu yazıyı kaleme alarak çıkıyorum:
AKP Katolikliği…
CHP Protestanlığı…
Ve HDP “Cadılığı”.
Daha doğrusu, HDP’nin cadılaştırılması.
***
31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli çok net biçimde Türkiye büyük şehirlerinde “Millet İttifakı” temsilcisi adaylara iktidar ittifakı karşısında destek vereceklerini açıkladı. İktidar, linçlere davet çıkarıcı tüm manipülasyonlarına rağmen seçimde istediği sonucu alamadı. 23 Haziran tekrar-seçiminde de üstelik manipülasyonlar bu defa İmralı’dan gelen iktidar-yanlısı sese ve TRT ekranlarında "Öcalan temsilleri"ne varır noktaya geldiği halde bu destek devam etti.
Sonuçta muktedir ağızlarca da “Türkiye” sayılan İstanbul’da 800 bin küsur oyla CHP seçimi alıp bu iktidara çok büyük bir sarsıntı yaşattıysa bunu HDP’ye ve seçmenlerine borçlu.
Bu söylediklerim bilinmeyen hususlar değil.
Seçimden sonra HDP’li belediyelere yönelik kayyım atamaları karşısında ve HDP’yi toplum nezdinde terörle eşitleme yolunda göndermelerin zirve yaptığı Suriye operasyonu sırasında CHP’nin sessizliği; tezkereye “içleri yana yana” nasıl destek verdiği de bilinmez değil.
Bütün bu bilinenler doğrultusunda işte benim de tarihten güncelliğe, böylesi analojik bir yorum yazısı çıkarmaktan öte bir şey gelmiyor elimden!..
AKP, tıpkı yükselen burjuvazi ve Protestanlık karşısında kitleler nezdinde itibarını kaybeden Katolikliğin “cadılar” üzerinden yaptığı gibi, düşüşün önünü kesme yolunda, bu düşüşte etkisi büyük olan HDP’yi terörle iltisaklı göstererek hanidir kendi üzerinde toplanmış dikkatleri başka yöne sevk ediyor.
Peki ya CHP?
Maalesef o da Katolik iktidarın gücüne büyük darbe vuran Protestanlığın yaptığı gibi, “cadılaştırma” ameliyesinde hiç mi hiç geri kalmadığını düşündürecek bir tutum sergiliyor. Çünkü iktidar kazanma yolunda olduğu sanısıyla “Kürt-fobisi”nde demirleyen kitleleri karşı tarafa kaybetmeme kaygısı taşıyor.
İktidara büyükşehir belediye seçimlerinde ciddi bir hezimet yaşatmışken, “terörle iş birliği yapan HDP” söylemi karşısında kilitleniyor.
Böylece, kendisine oy veren HDP’li seçmenlerin oylarının hakkını demokratik zeminde gözetme hususunda da hiç ama hiç iyi sınav veremiyor.
Sonuçta, “cadılara lânet” noktasında, her konuda karşıt Katoliklik ve Protestanlık nasıl kol kola girdiyse, “teröre lânet” retoriği eşliğinde HDP’nin kitleler önünde kriminalleştirilmesinde, şeytanlaştırılmasında, cadılaştırılmasında da o, ne yazık ki iktidarla kol kola bir izlenim yaratıyor.
***
Peki cadı-avlarının o korkunç, kömür kömür yüzyıllarından geriye bugün ne kaldı?
Cadılar Bayramı!..
Cadı avcılığı insanlık tarihinin yüz karası bir leke olarak hatırlanırken, bugün Cadılar Bayramı dünyanın her yerinde güle-oynaya, neşeyle-coşkuyla kutlanıyor ve “Cadılar” tatlı tatlı yâd ediliyor.
Bu yüzden elbette son söz CHP’ye:
Neyin “Protestan”ısınız?!
Tarih karşısında şapkanızı koyun önünüze, iyice düşünün bunun üzerine!..
(Meraklısı için: Cadılık, cadılar ve cadı-avları üzerine, kültürel-antropolojik nefis bir okuma olarak, Marvin Harris, “İnekler, Domuzlar, Savaşlar ve Cadılar”, İmge, 1995; Protestanlık ve cadılık üzerine, Preserved Smith, “Rönesans ve Reform Çağı”, İş Bankası Yayınları, 2001; cadı-avcılığının kapitalizmin gelişme sürecine katkılarına ilişkin, Silvia Federici, “Caliban ve Cadı: Kadınlar, Beden ve İlksel Birikim”, Otonom, 2012).
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
27.01.2020
23.01.2020
9.01.2020
7.01.2020
5.01.2020
31.12.2019
26.12.2019
22.12.2019
12.12.2019