Hasan ÖZTÜRK
Merdivenleri ikişer üçer çıkmıştım. Odaya girdim ve kapıyı kapatmadan cebimdeki zarfı çıkarıp içindeki paraları saydım. Bu iş tamam diye geçirdim içimden. On gündür her gece uykularımı kaçıran, gündüzleri ise işe yoğunlaşmamı engelleyen o kokulardan alacaktım öcümü...
Cezaevinden çıktığımda işsiz ve evsizdim. Eski bir arkadaşım vermişti şimdi yatıp kalktığım odayı. Depo olarak kullandığı bölümü temizletip, yatmam için kullanılmış bir kanepe bulup koydurmuş, bir de battaniye almıştı benim için. Mart ayı soğuk geçiyordu. Gündüz yanan kaloriferlerin ısıttığı bina pek soğuk olmuyordu geceleri. Bir de penceremin dibindeki taksi durağı olmasaydı? Duraktaki şoförlerin yüksek sesle konuşmaları ve çaldıkları arabesk şarkılar yüzünden uyuyamıyor; ziyaretime gelen küçük farelerle oyalanıyordum. Cezaevinde üzerime saldıran kedi büyüklüğündü lağım farelerinin yanında bunlar gerçekten pek sevimliydiler. Bozo, Miniş, Şirin gibi adlar takmıştım onlara...
İçeriden çıktığımda arkadaşımın yardım olarak verdiği parayla on gün geçirmiştim. Bu arada Askeri tutukevinin beğenmediğim yemeklerini de aramıyor değildim. Yine de yıllarca özlemini çektiğim sahanda yumurtaya kavuştuğum için mutluydum ve üstüne de cam bardakla çay içmenin keyfini çıkarıyordum. Son on günü peynir, makarna ve yumurtayla geçirmiştim.
Buraya ilk geldiğim günden beri bir tür işkence çekiyordum. Binanın alt katındaki kebapçıdan gelen kokular perişan ediyordu beni. Kebabın kokusunun bu denli güzel olduğunu hiç bilmezdim. Belki de biliyordum da unutmuştum; ya da kavuşamamanın kara sevdasıydı bu. Yıllarca kebap yiyememiştim; cezaevinde düşünü kurduğum kebap sofralarına kavuşmayı beklerken, şimdilerde içinde bulunduğum bu durum gerçekten içler acısıydı. Her gece kebap görüyordum düşümde. İşte bugün beklediğim gün gelmişti, iki porsiyon kebap söyleyecektim ve rüyalarım gerçekleşecekti. Günlerdir kokuları dolarken bugün kendileri dolacaktı içime...
Elimden tutup bana yatacak yer ve şimdi çalıştığım işi bulan arkadaşımın gülen yüzü geldi gözlerimin önüne; bir göz kırpıp,”sağ ol ,”dedim yüksek sesle. Geleliden beri beni izleyen fare Miniş sesimden ürküp kaçtı. Yanlarında çalıştığım kişiler yaptığım işi beğendiklerini söylemişler arkadaşıma, onun için mutluydu. “Bu işi en iyi yapacağını zaten biliyordum,”dedi. Yüzünü kara çıkarmamıştım dostumun. Televizyona program yapan bir arkadaşıyla tanıştırmıştı beni. Kendisinin tek başına yapa bileceği işin bir kısmını bana verdi tanıştırdığı arkadaşı. Bir hafta çalıştıktan sonra da elime bir zarf tutuşturup teşekkür etti ve işimi beğendiğimi, bundan sonra da birlikte çalışabileceğimizi söyledi televizyon programı yapan arkadaş. Tavırlarıyla da bana yardımda bulunmak için gösterdiği özveriyi gizlemek istiyordu.
Zemin katımızdaki kebapçıya merdivenleri koşarak inerken çok mutluydum. Bu para geçinebilmem için yeterliydi. Hatta bu kadar parayla haftada iki kez, bir porsiyon olma koşuluyla, kebap da yiyebilirdim. Bugün ayrıcalıklı bir gün olduğu için iki porsiyon karışık ızgara yiyecektim...
Kebapçıya girdiğimde çocuklar gibi heyecanlıydım. Dipteki bir masaya oturup kebabımı ve duble ayranımı söyledim. Garson proteinsiz büyümüş kara kuru bir köy çocuğuydu. Siparişimi verirken heyecanımı anlamasın diye garsonun gözlerinin içine bakmamaya çalıştım. Her gün kebap yiyebilen kişiler gibi doğal davranmaya gayret ediyordum. Çocuk yanımdan ayrılıncaya dek sabrettim, o arkasını dönüp giderken de yutkundum ve kebapçı kedileri gibi yalandım. Elimde olmadan yaptığım bu hareketimi kebapçının ilk müşterisi ben olduğum için kimse görmemişti...
Uzadıkça uzuyordu kebabın gelmesi. Benim kebabım için yeni bir kuzu kesiyorlardı sanki. Direncimin son sınırlarında dolaşıyordum ki, garson elinde büyükçe bir tabakla yanıma geldi. Önüme koyduğu tabaktaki nefis etlere bakıp son kez yutkundum. Hangisinden başlasam diye bakarken gözümün takılıp da bir türlü kurtulamadığı kuzu pirzolanın kemiğinden tutup var gücümle ısırdım. Off bee!.. Ne güzel şeymiş sana kavuşmak...
Karnımı doyurup kebapçıdan çıktığımda mutluluğumu perçinlemek istedim. Cezaevinde bıraktığım sigaraya başlamak istemiyordum ama, bu yemeğin üstüne sigara içmezsem, sanki bir şeyler eksik kalacakmış gibi geliyordu bana. ‘Çok para adamı azdırır!’ diye boşuna dememişler? Bu kadarcığı bana bunları yaptırdığına göre?
Büfeden bir paket Maltepe sigarası alıp rıhtıma doğru yürüdüm. Midem, yıllardır görmediği böyle bir ziyafetin şaşkınlığıyla öne arkaya, sağa sola tuhaf devinimlerde bulunuyordu. Sanki kebapları eritmeyip onlarla oyun oynuyor, işin keyfini çıkarıyordu...
Lodos’un etkisiyle sıcaktı bu akşam hava. Sersemleten bu etkisini sevmiştim Lodos’un. Hafif içkili gibiydim. Rıhtımda biraz yürüyüp midemi rahatlatmak istedim. Yürürken aklım iki yıldır içmediğim sigaradaydı. Sigaradan bir kaç derin nefes çekip iyice sarhoş olmak istiyordum. Tam bu sırada hıçkırık tuttu. İki adımda bir kavgacı horozlar gibi zıplıyordum hıçkırığın etkisiyle; bu yüzden de sigaradan duman çekemiyordum. Her çekişimde daha fazla hıçkırıyordum. Ay ışığının vurduğu suların akıntısına bakıp bir süre yürüdüm. Kaldığım bina Arnavutköy’de olduğu halde bu rıhtımda ilk kez yürüyor gibiydim. Gemilerin kıyıya bu denli yakın geçtiklerin ilk kez fark ediyordum; üstüme üstüme geliyorlardı sanki. Şilepler gecenin karanlığında ne kadar da görkemliydiler?
Bebek’e kadar yürüyüp Arnavutköy’e döndüğümde hıçkırığım dinmişti. Banklardan birine oturup bir an önce ikinci sigaramı tellendirmek istiyordum, birinciyi hıçkırık yüzünden içememiştim. Yaşamın keyfine varıp özgürlüğün tadını iyice çıkaracaktım bu akşam. Çamların yeşili, denizin dalgaları daha bir başka geliyordu bu akşam. Tel örgülerle çevrili bahçelerde ya da daracık avlularda volta atmaktan bıkmıştım. Yoruluncaya kadar yürüyebileceğin uzun yolları, hele böyle bir rıhtımı öyle özlemiştim ki...
Biraz önce minibüste ızgara yapanların yanından geçerken et kokuları hiç çekici gelmemişti. Bir akşam önce olsaydı o kokular kılcal damarlarıma kadar işler, ağzımın sularını akıtırdı. Onun için hiç çekinmeden minibüse yakın bir banka oturabilirdim bu akşam. Yaktığım sigaradan aldığım ilk nefes başımı döndürdü. Lodos ve sigara, alkol almadan sarhoş etmişti beni. Hatta, üçüncü nefesten sonra Karadeniz yönünden gelen bir tankerin üzerime geldiğini sanıp oturduğum bankta geriye doğru kaykıldım. Yaptığımı gören var mı diye çekinerek çevreme bakındım. Çevrede kimseler yoktu. Gevrek gevrek güldüm kendi halime...
Bebek yönünden gelip Kuruçeşme’ye doğru gitmekte olan iki gence takıldı gözüm. Birbirlerine öylesine sarılmışlardı ki tek vücut olmuşlardı sanki. Önümden geçerlerken,”İyi akşamlar,”dedim gençlere. Sesimi duyunca ürktüler; daha sonra da kendilerini toparlayıp,”iyi akşamlar,”deyip yollarına devam ettiler. Hiç gereği yokken gençlere iyi akşamlar demenin saçmalığını düşündüm; onları tedirgin ettiğim için kendime kızdım. Niye böyle bir şey yapmıştım, gencin yerinde ben mi olmak istemiştim acaba?
Durmadan akıyordu Boğaz’ın suları. Kuğu gibi bir yat süzülürcesine geçiyordu biraz uzağımdan. Babamın balıkçı sandalını düşündüm yata baktıkça. İçine küçük bir motor koyduramadığı için yıllarca kürek çekmek zorunda kalmıştı babacım...
Ben, babamı ve bir gece patlayan bir lodosla parçalanan sandalını düşünürken yanımdaki banka esmer, bıyıklı boyu uzunla orta arası bir adam oturdu. Adama doğru döndüğümde onun da bana baktığını, ben bakınca da gözlerini kaçırıp başını aksi yöne doğru çevirdiğini gördüm. Sıkıntılı bir hali vardı sanki. Cebinden çıkardığı yassı bir şişeden büyükçe bir yudum aldı. Soğuk Mart akşamını ısıtan lodosu içime çekip Boğazın akıp giden sularını izlerken birden ürperdim. Lodos hava aniden soğuyup Karayel’e dönmüştü sanki? Tüm benliğim sarsılmış, yüreğim hızlı hızlı davul tokmağı gibi vurmaya başlamıştı. Bankta oturan adama yan gözle baktım. O olabilir miydi? Evet, o olması gerekirdi. Aradan uzun yıllar geçmesine karşın o kokuyu anımsamıştım. Yanılmadığıma emindim; bu o kokuydu. Lodosun her esişinde aynı koku geliyordu burnuma. Koku burnumda kalmayıp beynime, belleğime doluyor ve elektrik akımı verilmiş gibi sarsıyordu bedenimi...
Ölüm ve acı dolu bir kokuydu bu. Bitmez tükenmez, çıldırtan sorulara karışan o kokuydu bu. Ölmüş anma orospu diye bağırıp onun kemiklerini sızlatan adamın kokusuydu bu. Kobra yılanları gibi bedenime dolanan elektrik tellerine verdiği, “bastır,” komutuyla akım yükleten adamın kokusuydu şu anda duyduğum. Yanılmam olanaksızdı, en az sesi kadar kokusu da kazınmıştı beynime...
Bir an saçmaladığımı düşündüm. Düşüncelerimden kurtulmak istedim. Her sakallıyı dedem sanmamalıydım. Koku aynı koku olabilirdi. Adamın aynı adam olduğunu nasıl düşünebilirdim ki? Herke için özel koku üretmiyorlardı ki. Bu ülkede binlerce kişi olmalıydı aynı kokuyu kullanan...
Ya aynı adamsa? Günlerimi gecelerimi bana zindan eden adamsa? İçimdeki kuşku dayanılmaz hal almaya başlamıştı. Başka şeyler düşünmek için uğraşıyordum, ama başaramıyordum. Bir an kalkıp oradan uzaklaşmayı düşündüm. Boşuna... Görünmeyen bir el kalkmamam için bastırıyordu omuzlarımdan. Lodos her esişinde kulağıma şöyle fısıldıyordu sanki: ”Anlamıyor musun aynı adam olduğunu?” Duymazdan geliyordum; beni rahatsız eden düşünceleri kovuyordum kafamdan. Aynı anda görünmez bir el kovduğum düşünceleri toplayıp kafama yeniden sokuyordu sanki...
Uzaklara bakıp gördüğüm bir martının kanadına oturdum ve oradan uzaklaşmak istedim. Martı bir süre kandilli taraflarında dolaştırdıktan sonra her seferinde getirip aynı banka bırakıyordu beni. Her şeyi unutmak için Boğaz’ın akıntısına bırakıyordum kendimi. Bir süre sürüklüyordu sular Marmara’ya doğru. Tam uzaklaştım derken çığlık çığlığa geçirdiğim o gecelerin içine bırakıyordu yeniden sular beni. Yanımda oturan adamın sesini ve aynı kokuyu duyuyordum o gecelerde. Ah gözlerim bağlı olmasa? Biri gelip çözüverse şu göz bağlarımı? Görüversem adamın yüzünü? Anlayıversem yanımda oturan adamın aynı kişi olduğunu? Göremiyorum. İşin kötüsü uzaklaşamıyorum da oradan. Göğsümde tonlarca ağırlığında bir adam oturup kollarımı arkaya doğru açıyor, biri ağzıma bir paçavra tıkıyor, iki ayağım bir sandalye arasına sıkışmış, o sandalyenin tepesinde de bu adam oturuyor. Elektrik akımı verdikleri tellerden birinin ucu sağ elimin başparmağında, diğerinin ucu penisimde bağlı. Benimki bağırmak değil böğürmek, kendi sesimi tanıyomıyorum.
-Hepsini biliyorum, ama senin ağzından duymak istiyorum her şeyi, anladın mı orospu çocuğu?
-Anlamıyor musun, aynı adam? Diye fısıldıyor bir yandan da Lodos.
-Ya konuşacaksın, ya da yattığın yerde öleceksin?
-O adam işte, anla artık.
-Listeyi vereceksin bize?
-Kesin o adam, bu yana dönemiyor halini görmüyor musun?
-Senin gibi orospu çocuklarını çok gördük biz.
-Git yanına otur. Tepkisinden anlarsın aynı adam olduğunu.
-Nasıl olsa konuşacaksın direnme boşuna. Senin gibi vatan hainlerini bülbül gibi çok öttürdük biz.
-Konuştura bilirsen eğer, sesini duyar duymaz anlayacaksın o olduğunu. Haydi, durma git yanına. Duymuyor musun şu kokuyu?
Lodosun bu fısıltısıyla kafamda şimşek çakmıştı sanki. Gerçekten anımsayabilirdim sesini. Haftalarca duymuştum o Orta Anadolu şivesini. Yılan ıslığı gibi ötüyordu sesi. Ne yapmalıydım? Nasıl konuşturabilirdim bu adamı?
Konuşsa ne olacak? Diyelim ki o, ne yapacaksın? Gidip gırtlağına mı sarılacaksın adamın? O ise eğer belinde silahı da vardır üstelik? Sende bir tırnak çakısı bile yok? Boş ver bu işleri. Yeni bir yaşama başladın, özgürsün, üstelik kebap da yiyebiliyorsun?
Yine aynı lodos, yine aynı fısıltı. Adama dönüyorum, gözlerimi dikiyorum üstüne, ilgilenmiyor benimle. Sigaramı yakmak için ateş istesem? Ateşi verirken niye konuşsun ki? Dostluk kurmaya kalksam? Oysa eğer tanımıştır beni, yanaşmaz dostluk kurmaya...
Bir süre önce önümden sarmaş dolaş geçen gençler bu kez de aksi yöne doğru gidiyorlardı. Bir süre önce yaptığım yanlış davranışı yinelememek için başımı çevirip görmezden geldim onları. Gençleri düşünerek, daha doğrusu elimi omzuna atacağım bir sevgili düşleyerek içinde bulunduğum durumdan kurtulmak istedim. Hatta bir gün önce vapurda yanıma oturan güzel kız geldi aklıma. Çok beğendiğim bu kızın omzuna elimi atıp Bebek’e doğru yürüme başlayıp oradan uzaklaşmaya başlamıştım ki, lodos yine fısıldadı:”Nereye? O halen burada, görmüyor musun?” Aynı anda görünmeyen bir el beni durdurup omuzlarımdan da tutarak adama doğru çevirdi. Gençler yanlarından geçerlerken onlarla hiç ilgilenmeyen adam, dudaklarında alaycı bir gülümsemeyle bakıyordu arkalarından. Adamı konuşturabilmek amacıyla gençleri gösterip,”Dünya umurlarında değil,”dedim. Yanıt vermedi. “Birbirlerine çok yakışmışlar,” diye sürdürdüm konuşmamı. Yine yanıt yok. Sağır dilsiz olabilir mi adam diye düşünürken o, elindeki yassı şişenin kapağını kapatıp cebine koydu. Ayağa kalkıp arkasını bana döndü ve cebinden çıkardığı telsizle bir şeyler konuşmaya başladı. Lodos da tam zamanında kesilmişti. Adamın sesini duymaya çalıştım ama olmadı. Alçak sesle konuşuyordu. Telsizi cebine yerleştirip önümden geçerken, başını aksi yöne çevirerek beni tanımıyormuş gibi davranmaya çalışıyordu.
Adam, beynime burgu gibi sapladığı o kokuyu bırakıp da, biraz önce önümüzden geçen gençleri izlemek için yürümeye başladığında, bir kez daha duyudum o kokuyu. Midem aniden bulandı. Kendimi rıhtımın kenarına zor atabildim. Midemde ne varsa, hepsi boğazın akıntılı sularına karışıp giderken, karanlık sularda yolunu şaşırmış bir lodos balığı tüm sersemliğiyle gideceği yönü bulmaya çalışıyordu…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları






















































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2015
20.12.2014
7.12.2014
16.11.2014
26.10.2014
11.10.2014
27.09.2014
14.09.2014
3.09.2014
16.08.2014