Ümit KIVANÇ
Doktor Li Wenliang dünyaya gözlerini kapadı.
Arkasında şüphesiz birçoklarımız için o kadar yeni olmayan, ancak her alışımızda insanî tepkimizi, öfkemizi ikiye katlayan hayat dersleri bırakarak. İktidar tutkunu pespaye insanların, hayatın özünü kendi iktidarlarında, tahakküm kapasitelerinde bulan zorbaların, sağlayacakları tatmin ve haz uğruna hükmedebildiklerine her istediklerini yapabileceklerini vehmeden ve bu şeytanî hazla kavrularak kendileriyle birlikte dünyayı yakan zalimlerin elinde ne hallere düşebileceğimize dair hazin ve sinir bozucu bir hikâyeye sarılı dersler…
34 yaşındaki Çinli doktor Li Wenliang’ı birkaç hafta öncesine kadar kimse tanımıyordu. Adı dolar milyarderlerince yönetilen rejiminin utanmazlığını gözümüze sokmak istercesine hâlâ “Halk Cumhuriyeti” olan Çin’in Hubei eyaletinde, eyalet başkenti Wuhan’ın 11 milyon sâkininden biriydi. Eşiyle ikinci çocuğunun doğumuna hazırlanan bir göz doktoruydu. Vatandaşlarının soluk alıp verişini bile izleme peşindeki devlet görevlilerinin, istihbaratçıların, polisin henüz dikkatini çekmemişti.
Doktor Li, 2019’un bitmesine iki gün kala, internette tıbbiyeden sınıf arkadaşlarıyla söyleştikleri bir sanal sohbet odasında, başa bela olma tehlikesi barındıran yeni bir virüsten sözetti. Onun 2002-2003’te, Hong Kong’tan etrafa yayılan, Çin’de 349, dünyada 800’ü aşkın insanı öldüren SARS (Ağır Akut Solunum Yetmezliği Sendromu) virüsüne benzediğini söyledi. “Kontroldan çıkabilir,” diye uyardı. O sırada acil serviste karantina altına alınmışlardı. Yedi hastanın birden benzer şikâyetle hastaneye başvurmasına yolaçan hastalık henüz esrarengizdi. “Yoksa SARS geri mi geliyor?” diye konuşmuşlardı aralarında. Bazıları, grup dışında da bundan sözettiler.
Devlet hemen harekete geçti. Virüs konusunda değil elbette. Doktor Li’nin ensesinde bitiverdiler. Polis, salgın söylentisi yaymaktan sekiz kişi hakkında soruşturma açıldığını ilan etti.
Aradan yaklaşık bir ay, bir hafta geçti. Korona virüsü artık bütün dünyanın sorunu. Doktor Li öldü. Wuhan Şehri Merkez Hastanesi, Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da başsağlığı mesajı yayımladı, “derin üzüntüsünü” bildirdi. “Ne yazık ki onu kurtarmak için gösterdiğimiz çaba sonuç vermedi,” dedi. Doktor Li, “korona virüsünün yolaçtığı salgınla mücadele edilirken hastalığa yakalanma talihsizliğine uğramış”tı.
Hastanenin açıklamasının altına yazılan yorumlar, Li’nin ömrünün sonuna sıkıştırdığı kısacık öyküyü yüz ağartıcı şekilde tamamlıyordu. “Rivayet dedikleri hastalıktan bizi haberdar eden doktoru unutmayacağız,” dedi bir yurttaş. “Başka ne yapabiliriz ki? Tek yapabileceğimiz unutmamak.”
Evet. Onlar öldürür, biz unutmayız. Onlar hapseder, biz unutturmamaya çabalarız. Bu mu hayat? Herkesinki değil. Bizimki öyle.
HERHALDE HAYAT DEVLETTEN ÖNEMLİ DEĞİL
Doktor Li, virüsün bulaştığı, hastalığın ölümcül raddeye vardığı hasta profiline uymuyor. Her şeyden önce, profil ortalamasına göre fazla genç. Sözkonusu hastalar daha çok ellili yaşlarında. Ancak göz tansiyonundan muzdarip hastasından kaptığı virüs bu sağlıklı genç adamı devirmeyi başardı.
Virüsten sözettiği, yaklaşan salgın tehlikesine karşı insanları uyardığı için devirmeye kalkan devletse, insanların vicdanında bir yara daha açarken, çirkin yüzünü gösterdi: ruhlara ışık sızmasını engellemek için doktorun üstüne çullanmışlardı. Hem sağlık bakanlığından ilgili-yetkili -ve gözümüz kapalı bahse girebiliriz ki, kifayetsiz, haysiyetsiz, kof- birtakım adamlar geceyarısı yakasına yapışıp hesap sordular hem de polis, doktoru çağırıp lafını yalanlamasını, davranışının yasadışılığını kabul etmesini istedi. Virüs, salgın falan yoktu, bunlar bozguncu kimselerin kötü niyetle yaydığı söylentilerden ibaretti. Öyle olmalıydı. Virüsler, afetler, devletin engel olamadıkları… bunların devletin engel olamama halini teşhir eder. Gücünün yalnız bize yeteceğini… Bu yüzden çığdan değil inşaattan sözedilmeli. Afet istemiyonuz, zalim buyruğuyla hayat karartan mahkeme heyetleri istiyoruz. Onlara çığ, deprem, virüs bir şey yapamaz.
Çinli yetkililerin ilk andaki “doğal” refleksi, felaket ihtimalini kabul etmeme ve mazallah, devlet otoritesine halel getirmeme kaygısını başka her şeyin, yani aslında düpedüz hayatın önüne koyma tercihi yüzünden, şu ana kadar, Doktor Li dahil altı yüzü aşkın insan öldü, virüs on binlerce kişiye bulaştı, dünyaya yayılıyor. Çinlilere karşı ırkçılık da onunla birlikte. Virüstü mikroptu, bunlar yalnız gezmezler, bir melanetin açtığı yoldan öbürü de ilerler. Hukuksuzlukla yolsuzluk, vicdansızlıkla ahlâksızlık, riya ile zalimlik, hep şahane ikililerdir. Sonuncular özellikle afet zamanlarında karşımıza çırılçıplak çıkarlar.
VEHİMLER, GÜVENSİZLİKLER…
Üstelik Çin, gerçekte yurttaşlarına hayatı zindan etmek üzere kurduğu merkezî denetim ve toplu seferberlik rejimini belki de mümkün tek hayırlı şekilde kullanma imkânına sahip bir devlet. “Esrarengiz hastalık”tan ilk şüphelenildiği anda öyle bir seferberlik ve karantina düzeneği kurabilirlerdi ki, geniş önlem alınır, virüs yayılamazdı. Ancak “kamu düzeni sarsılır da derhal hakim olamazsak” refleksi totaliter devlet için hayatîdir. Disiplin kavramıyla arası iyi olmayan totaliter özentileri için de, olabildiği kadarıyla öyle. Virüs hızla yayılırken halka, “Hayır, yeni vaka yok!” yalanı söyleyen Çinli yetkili niyeyse çekik gözlü, siyah saçlı değil, ince bıyıklı, parlak takım elbiseli, cilalı kayık ayakkabılı, Türkçe konuşan biri olarak canlanıyor hayalimde; önleyemiyorum. Geceyarısı, Doktor Li’ye, “Ya sen niye tahrik ediyorsun milleti, birader, devlet var burada!” diye bağırıp kahramanlık dizisi izlemek üzere televizyona dönen vazifelileri, elimden gelse portrelerini çizebilecek kadar tanıdığımı vehmediyorum.
Kendilerini uyaran, bu yüzden baskı ve tehditle karşılaşan, korkup dürüstlükten caymayan ve fakat kendi de yaklaştığını bildirdiği illetin pençesine düşen doktoru Wuhan halkı sahiplendi. Belli ki herkes birbirini haberdar etmiş, Li’nin hastalığının seyri merak edilir, izlenir olmuştu. Öldüğüne dair söylenti çıkıp da hastane, “Hayır, yaşıyor, mücadele ediyor,” diye açıklama yaptığında sosyal medya mesajları birbirini izlemişti, New York Times’ta, bu yazıdaki verilerin çoğunu aldığım yazısında Chris Buckley’nin aktardığına göre. İnsanlar, “Uyumak yok! Dayan!” diye sesleniyorlardı: “Bu gece uyumayalım, Li Wenliang ayağa kalksın.”
Doktor Li ayağa kalkamadı. Nihayet gecenin geç saatinde dünyaya gözlerini kapadığı haberi işitildiğinde, sosyal medyada yine yetkililer suçlandı. İnfiali ve içeriğine yüksek dozda hoşnutsuzluk ve muhalefetin karışacağı belli üzüntü ve öfkeyi sınırlayabilmek için Li’nin ölüm haberinin geç saate kadar bekletildiğini düşünüyordu insanlar. Dişlerini göstermiş canavarı, façam bozulmasın diye evrak dolabına saklamaya çalışan birilerine niye güvensinler?
…VE LANETLER
Doktor Li belki sahiden gece geç saatte son nefesini verdi. Diktatörlük buna kimseyi inandıramayacak. Diktatörlere inanmayız. Direnecek gücümüz yoksa boyun eğeriz sadece. Ve lanet ederiz. Lanet yaşadığımız süre içinde karşılığını bulur mu, bilemeyiz. Onca lanet biriktirenin bunun yükü altında ezildiği bir zaman gelir mi, bilemeyiz. Lanetin sonuç vermesini ummak da, yeryüzüne ağaç sûretinde, akarsu kıvamında, bahar esintisi tadında yayılmış umuttan bizim payımıza düşenmiş meğer! Olamaz mı? Kendini diktatörlük altında ezilmeye, haysiyet ve hayatiyetini kaybetmeye razı etmişlere de, kurtulmak isteyip yolunu bulamayanlara da umudun hiç değilse kırıntıları lazım.
Hubei Eyaleti Sağlık Komisyonu -kimbilir ne kıymetli insanlardır- ve Wuhan’daki sağlık bakanlığı yetkilileri -kimbilir ne kıymetli insanlardır (acaba böyle durumlarda artık KNKİ kısaltması mı kullansam?)-, Doktor Li’nin ölümü ardından kısa başsağlığı mesajları yayımlamak zorunda kaldılar. Çin Komünist Partisi’nin -Çin’i yöneten partinin bu adı taşıyor oluşu artık hiç komik değil- organı Halkın Günlüğü -(buraya da AHKD olurmuş)- himayesinde yayımlanan Global Times’ta da Li’nin ardından üzüntüler belirtildi. Ancak, “Li Wenliang’ın hayatını kaybetmekten kurtulamayışı ne çetin ve karmaşık bir mücadele içinde olduğumuzu gösteriyor,” uyarısı eşliğinde gazete, -“aynı gemideyiz” diye ekledi mi, bilmiyorum ama- “şu kritik durumda herkesin bir olmasını” istemeyi ihmal etmedi. Hükmederken yalnızlardır, felaket sonuçlarını bizimle paylaşmayı isterler. Üzerimize yıkmayı yani. Zorbalar için güzel yoldur. İki tarafına siyasî destekçinin firmasından on misli paraya alınmış çiçekler dikili güzel yollar…
Birlik beraberlik. Evet. Virüs lafını işitince ilk tepkisi “eyvah, insanlarımız!” yerine “aman ha, otoritemiz!” olan süflî yetkili tipini tanımayanımız yoktur. Büyük deprem zamanı şahsen de tanıştık bir kısmıyla. Daha önce hiç yakından görmemiş, konuşmamıştım; hayalgücümün böyle bir çapsızlık-umursamazlık bileşimi üretmesi mümkün değilmiş. Bugünkü Çin gibi bir devletin kendine insan sûretinde nasıl ruhsuz, vicdansız aletler üretebildiğini tam kestiremiyor olabiliriz; yine de kestirim hususunda şansı en yüksek toplumlardanız – Doktor Li olayında hayalgücümü kısıtlamama gerek yok yani. Birlik beraberlik. Herkes bir olsun. O ruhsuz, insanı umursamaz, kulağı yalnız hükmedicisinin frekansına açık, gözü insana kapalı yetkiliyle, kaçının virüs kaptığı, hastalığa yakalandığı hâlâ bilinmeyen, “yüzlerce” olduğuna dair söylentiler dolaşan Wuhan sağlık personeli, Li gibi doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar bir olsun. Nasıl olsun? “İşte, onlar da çığ altında kalmış, Allah rahmet eylesin,” deyip geçiveren hükümdarla çığ altında kalan bir olsun. Memleketin iyi insanlarını ömürlerinin sonuna kadar hapse tıkmak isteyenle iyi insanlar bir olsun. Lanet olsun.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024