Yıldıray OĞUR
Şehir Üniversitesi’ne el koyma hamlesinin en başlarında üniversitenin kurucu rektörü de olan eski YÖK Başkanı ve tarihçi Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya bir yazı kaleme almış ve yazısını meselesinin esasına temas eden bir temenniyle bitirmişti:
“Şehir, Kırşehir olmasın!”
Yeterince üzerinde durulmadı ama usta bir tarihçiden nokta atışı bir benzetmeydi bu.
Kastettiği herkesin bildiği gibi 1954 yılında Demokrat Parti iktidarının, seçimleri kaybettiği Kırşehir’i ilden ilçeye çevirmesiydi.
Aslında Bayar ve Menderes’i bu kadar kızdıran seçimlerde bir şehri kaybetmek değildi.
1954 seçimleri DP için tam anlamıyla bir zaferdi. Beş şehir dışında bütün ülkede seçimleri kazanmış, yüzde 58 oyla, bir ilde birinci olan partinin bütün vekilleri aldığı seçim sistemi sayesinde Meclis’in yüzde 80’ini kontrol etmişlerdi.
Endişelenecek, telaşa kapılacak bir durum yoktu.
Aynı seçimdeki tercihi yüzünden Kastamonu’nun Abana kazası da köye çevrilmişti ama CHP’nin kazandığı diğer iller ya da ilçeler benzer bir akıbeti yaşamamıştı.
Küçük bir Anadolu şehrinde seçimi kaybetmeyi çok da kafalarına takmamaları beklenirdi.
Ama öyle olmadı.
Peki, neden yüzde 58 oy almış güçlü bir iktidar, yüzde 5 oy almış ve tek bir şehirde seçimi kazanmış bir partiye karşı bu kadar bilenmişti?
Çünkü Bayar ve Menderes’i kızdıran Kırşehir’de seçimi kaybetmek ya da Kırşehir’de seçimi Cumhuriyetçi Millet Partisi’ne kaybetmek değildi, esas mesele Kırşehir’de seçimi Osman Bölükbaşı’na kaybetmekti.
Bu öfkeyi anlamak için Bölükbaşı’nın hikayesini hatırlamak gerek.
Kırşehir’in bir köyünde ama varlıklı bir ailede doğan Osman Bölükbaşı, İstanbul Erkek Lisesi’nde okumuş, ardından ailesi onu üniversite eğitimi için Fransa’ya göndermiş, 30’lı yıllarda Nancy Üniversitesi’nde matematik okumuş, Türkiye’ye döndüğünde ise Kandilli Rasathanesi’nin kurucusu Prof. Fatih Gökmen’in asistanı olarak Kandilli Rasathanesi’nde astronom olarak çalışmaya başlamıştı.
1946 yılında onu teleskobun başından alıp, dörtlü takrirle DP’yi kuran dört isimden biri olan Prof. Fuat Köprülü’ye öneren de Prof. Gökmen olmuştu.
30’lu yaşlarının başında güçlü hitabeti, Orta Anadolu’ya hakimiyeti ile DP kurucu kadrosunda hızla yükselip partinin müfettişi oldu. Celal Bayar’ın ona “sen Bölükbaşı değil, alay başısın” diye iltifat ettiği zamanlardı.
1946 seçimlerinde DP’nin Yozgat adayı oldu. Tek parti iktidarına karşı meydanları; “Sesimiz gür olacak/ Vicdanımız hür olacak/ Efendi bir olacak/ O da millet olacak” diyerek coşturmaktaydı.
Ama Yozgat’ta sandıktan CHP birinci çıktı. Açık oy gizli sayımla yapılan seçimlerde hile iddiasıyla Bölükbaşı itiraz için soluğu ilçe seçim kurulunda aldı. İtirazlar sırasında arbede çıktı ve ilk kez tutuklandı.
1946 seçimlerinde olan biteni asla affetmedi. DP’nin bunun hesabını sorması için daha sert politika yapması gerektiğini savunan şahin kanadın önde gelen isimlerinden biri oldu.
DP’nin kuruluş yıldönümünde yaptığı kongrede de sert bir konuşma yapmış CHP iktidarı için “tahtsız ve taçsız sultan devri”, Milli şef İnönü için ise “kızıl sultan” demişti.
Fakat kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı İnönü’nün yayınladığı ve çok partili yarışı kabul anlamına gelen 12 Temmuz Beyannamesi ile bu gerilim yumuşadı, Demokrat Parti de beyannameden duyduğu memnuiyeti bildirdi.
Bu durum DP içindeki tartışmaları alevlendirdi. Mareşal Fevzi Çakmak’ın, DP’nin meşhur İstanbul İl Başkanı Kenan Öner’in de aralarında olduğu bir grup, DP’den partinin CHP’den farkının kalmadığını söyleyerek istifa ettiler.
Bölükbaşı da istifa edenler arasındaydı. 1948 yılında Fevzi Çakmak’ın manevi genel başkanı, eski milli Eğitim Bakanı, Atatürk’ün genel sekreteri, tarihçi Hikmet Bayur’un genel başkanı olduğu Millet Partisi’ni kuruldu. 1949 yılında DP’den kopan milletvekilleriyle parti Meclis’te 18 milletvekiline ulaşmıştı. Partinin en öne çıkan isimlerinden biri ise Osman Bölükbaşı’ydı.
Türkiye’de sesi çok çıkanların başına gelen müstakbel akıbetin onun başına gelmesi ise uzun sürmedi.
1949 yılının sonlarında Millet Partisi milletvekili Reşat Aydınlı’nın bir ziyaret sırasında dönemin MİT’i Milli Amale Hizmetleri başkanına söylediği bir dedikodu büyük bir siyasi kumpasa döndü.
Dedikoduya göre Bayar’a yönelik bir suikast düzenlenecek, suç İnönü’ye atılacak, bu sırada Fevzi Çakmak bir bildiri yayınlayarak halkı isyana çağıracaktı.
Dedikodu önce gazetelere düştü, kısa sürede bir soruşturmaya döndü, ardından suikast planının arkasında olduğu iddia edilen DP milletvekili emekli general Sadık Aldoğan ve Millet Partili Fuat Arna ve Osman Bölükbaşı’nın evleri arandı. Mebus olmayan Arna ve Bölükbaşı tutuklandı. Kumpasın başında olduğu iddia edilen Mareşal Çakmak ise o günlerde ağır hasta yatmaktaydı.
Nihayet kısa bir süre sonra ihbarcı vekil, iddialarından vazgeçti ve Bölükbaşı tahliye edildi.
Ertesi gün tesadüfen Ankara’da yolda Bayar’la karşılaşmış, “yazıklar olsun” diye bağırarak üzerine yürümüştü.
Aslında Millet Partisi, DP’den daha liberal demokrat bir programı savunuyordu. Hatta parti programına tarikat ve cemaatlerin örgütlenmesine izin verilmesi bile konmuştu. Bölükbaşı NATO üyeliğinin de güçlü bir savunucusuydu. 1949’da Dışişleri Bakanlığı heyetiyle gittiği ABD’de Başkan Truman tarafından da kabul edilmişti.
14 Mayıs 1950 seçimlerinde ise Millet Partisi beklenenin altında bir oy aldı. Millet Partisi’nden Meclis’e girmeyi başaran tek kişi Kırşehir’den Osman Bölükbaşı olmuştu.
Ama tek başına ana muhalefet partisine bedeldi. Meclis’te kürsüye çıktığı her oturumda tartışmalar çıkıyor, kendine hakim olamayan Menderes onunla laf atışmalarına giriyordu.
Bu arada Millet Partisi içinde de çalkantılılar başlamıştı. Partinin İstanbul İl Başkanlığı kongresinin Fatiha okunarak açılmasıyla başlayan parti içindeki laik-muhafazakar kanat arasındaki tartışmalar, 1952 yılında yapılan kongrede Anıtkabir ziyareti, Atatürk devrimleri tartışmasıyla bölünmeye neden olmuş, partiden istifa eden eski genel başkan Hikmet Bayur, Millet Partisi içinde irticai grupların olduğunu iddia etmiş, önce basına konuşmuş ardından çağrıldığı savcılığa ifade vermişti.
Nihayet iktidarın eline Millet Partisi’ni susturma fırsatı ise bir suikastla geçti.
1953’de Vatan Gazetesi’nin sahibi Ahmet Emin Yalman, Menderes’in bir gezisini takip ettiği Malatya’da Hüseyin Üzmez’in kurşunlarının hedefi oldu, saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu.
“Dönme, mandacı, ahlaksız ve Nazım Hikmet’in hapisten çıkmasına neden olan yayınları yüzünden komünistlik”le suçladığı Yalman’a saldıran Üzmez’in Türk Milliyetçiler Derneği’nin üyesi olduğu tespit edilmiş, önce dernek kapatılmış, ardından bu derneğin Millet Partisi içinde gizlice örgütlendiği iddiaları önce basında dolaşıma girmiş, ardından Başbakan Menderes’in benzer suçlamalarıyla soruşturma başlamış ve polis genel merkezini basarak, Millet Partisi’nin faaliyetlerini durdurmuştu.
Seçimlere kısa bir süre kala partisiz kalan Bölükbaşı ve arkadaşları bu kez Cumhuriyetçi Millet Partisi’ni kurarak seçimlere katıldılar.
Sandıkta bu baskı ve yıldırmalar ters tepti, 2 Mayıs 1954 seçimlerinde Osman Bölükbaşı’nın liste başı olduğu Cumhuriyetçi Millet Partisi, Kırşehir’de yüzde 50’ye yakın oy alarak beş milletvekilliğini de kazandı.
İşte Bayar ve Menderes’i öfkelendiren de bu olmuştu.
Bütün baskılara, tutuklamalara, kapatma davalarına rağmen DP’yi birlikte kurdukları ama kendilerine ‘ihanet’ eden bir isme memleketinin verdiği bu inatçı desteği sindirememişlerdi.
Nevşehir kazasını il yaparak Kırşehir’i Nevşehir’e bağlayan bir kanunu Meclis’e getirdiler.
Kanun, Kırşehir’i ayağa kaldırmış, şehirde gösteriler düzenlenmiş, Ankara’ya heyetler gönderilmiş ama sonuç değişmemişti.
DP’li Samet Ağaoğlu’nun hatıratında söylediği gibi “Menderes 1954’e kadar başka idi, 1954 seçimleri bittiği gün yeni bir devir başlamıştı.”
Güç zehirlenmesiyle gazeteciler tutuklanıyor, yargıya müdahale ediliyor, muhalefetin radyoda konuşma hakkı kısıtlanıyordu.
Kırşehir de artık önünde hiçbir engel görmeyen iktidarın mağdurlarından biri olmak üzereydi.
“Kırşehir Vilâyetinin kaldırılmasına ve Nevşehir Kazasında (Nevşehir) adiyle yeniden bir vilâyet kurulmasına
dair kanun” 30 Haziran 1954 günü Meclis’te görüşülmeye başlandı.
DP sözcülerine göre karar siyasi değil, tamamen demografik ve ekonomik gerekçelere dayanıyordu.
Kanunu savunmak üzere kürsüye çıkarak bu demografik ve ekonomik gerekçeleri anlatan Başbakan Menderes ise bir ara kendisini tutamayıp esas niyeti ağzından kaçırmıştı:
“Siyasi maksat mevcut olduğunu bir an için farz edelim.
Bu vilâyetin bir içtimai ve siyasi bünye itibariyle anormallik göstermekte olduğunu inkâr etmek kabil değildir. Evet, evet, evet biz açık konuşuruz. Türkiye'nin hiçbir tarafında, hiçbir vilâyetinde iki seçimde de % 3 ten fazla rey almayan bir partiye mensup bir milletvekili arkadaşın Kırşehir'de takip ettiği türlü ivicaçlı (eğri-büğrü) siyaset malûmdur.”
Beş maddelik yasanın Meclis’teki görüşmeleri 7 saat sürdü
Menderes ve Bölükbaşı arasında ağır atışmalar yaşandı:
“Bölükbaşı: Köylüler feryat ediyor. Menderes kulağını aç, zalimliğini de erkekçe yap... (Gürültüler)
Menderes: Erkekliği o derece inhisarına aldı ki, hiç
kimsede kalmadı. (Gülmeler).
Bölükbaşı: Sana nispetle çoktur.”
Tansiyon Bölükbaşı’nın kürsüye çıkmasıyla iyice yükseldi.
Yasayı madde madde eleştiren Bölükbaşı, konuşmasını Ziya Paşa’nın Yusuf Suresi’ne atıfla söylediği beyitlerle bitirirken salon karışmıştı:
“Her vilâyet, her kaza, her nahiye “eğer iktidarın hoşuna gidecek şekilde hareket etmezsek aynı âkibet başımıza gelecektir” diyecektir. Bu yolu tutan bir iktidar bu memlekette demokrat vasfını taşımaya lâyık değildir arkadaşlar. Biliyorum, biliyorum, bu tasarı çıkacaktır. Bu tasarının çıkacağını tezahürleriniz gösteriyor. Çıkabilir, şereften başka her kaybın telâfi edileceği bir gün gelir arkadaşlar. Her gecenin bir sabanı vardır. Bilirsiniz şairin sözünü : Zalimlere bir gün dedirir kudreti Mevlâ, Tallahü lekad âserekellahü aleyna.”
Osman Kavrakoğlu: Sözünü geri alsın, burada zalim yok.
Osman Bölükbaşı: Zulmün de daniskasıdır arkadaşlar. (Soldan, gürültüler) Zulmün de daniskasıdır. (Soldan, hâşa
sesleri)”
CHP grubu adına konuşan Kars Milletvekili Sırrı Atalay yasa için “Demokrasimize şeref vermeyecek, gelecek nesillerimizin dahi ibretle ıstırapla üzerinde duracakları bir intikamın hikayesi” demiş, DP’nin dikta rejimine gittiğini söyleyen, CMP’nin diğer Kırşehir Milletvekili Osman Alişiroğlu’nun, “Burada benimle beraber yemin eden Demokrat Partili arkadaşlarımı ve nankör Kırşehir çocuğu Adliye Vekilini Kırşehir'i müdafaaya davet ediyorum” sözleri ise genel kurulu karıştırmıştı. Nankör dediği Kırşehirli Adalet Bakanı Osman Şevki Çiçekdağ’dı. Alişiroğlu nankör sözünü geri almayınca, oturumundan çıkarılma cezası aldı.
Ama görüşmelerin esas sürprizi bu intikam yasasının DP grubu içinde ortaya çıkardığı tepkiydi.
DP’li iki milletvekili tasarının geri çekilmesi için önerge vermişti.
Önerge sahiplerinden DP Tekirdağ Milletvekili İsmail Hakkı Akyüz, kürsüye çıkıp Başbakan Menderes’i dostça uyardı:
“Muhterem Başbakanımız muhtelif vesilelerle hatalarımızı bize gösterenlere biz müteşekkir kalırız derler. Bir az evvel seçim kanunu müzakere edilirken de ayni cümleyi kendileri tekrar ettiler. Bu cümle bana bir şeyi hatırlattı, bir yerde işitmiştim, Konfüçyüse atfederler. Diyor ki: “Ben ne bahtiyar ve
mesut insanım ki ne zaman bir hata işlesem o hatamı bana hatırlatacak etrafımda dostlarım bulunur.” Ben de o dostlardan birisi' olarak bu tasarının hazırlanışına karşı çıkıyorum”
DP içindeki tepki oylama sırasında da ortaya çıktı.
Daha sonraki yıllarda siyasete CHP’de devam edecek ve Kıbrıs harekatı sırasında Dışişleri Bakanlığı yapacak Turan Güneş, 1960’dan sonra Yeni Türkiye Partisi’nin genel başkanı olacak Ekrem Alican’ın aralarında olduğu altı DP milletvekili önerge aleyhine oy verdi.
Faruk Nafiz Çamlıbel, Rıfkı Salim Burçak, Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu, Sırrı Yırcalı, Sadık Perinçek (Doğu Perinçek’in babası), Yassıada’da kalp krizi geçirerek hayatını kaybedecek Lütfi Kırdar, Kore Savaşı’na giden ilk Türk birliğinin komutanı olan Tahsin Yazıcı, Samet Ağaoğlu, Nuri Demirağ gibi önde gelen DP milletvekilleri ise oylamaya katılmadılar.
Kırşehir’i ilçe yapan kanun Meclis’te 259 kabul, 39 ret ile geçti.
DP ve Menderes yaptıkları hatanın farkına üç yıl sonra vardı.
Kırşehir, 1957 seçimleri öncesi tekrar il yapıldı ve bunun için törenler düzenlendi.
Ama o törenler sırasında çıkan olaylarda Bölükbaşı tekrar tutuklandı ve hapse atıldı.
Kırşehirliler ise 1957 seçimlerinde hapisteki Bölükbaşı’nı bir kere daha seçtiler, Bölükbaşı, milletvekilliği yeminini de hapishanede yaptı.
1957 seçimlerinde Demokrat Parti, Türkiye genelinde büyük o kaybetti.
Kırşehir hadisesi Türk siyasi tarihinin en trajik ve ibretlik olaylarından biri oldu.
Ama bu tekrarlanmasını engellemedi, Prof. Çetinsaya’nın temennisi gerçekleşmedi ve Şehir Üniversitesi hadisesi, siyasi tarihimize ikinci bir Kırşehir hadisesi olarak geçti.
66 yıl önce siyasi intikam için koca bir şehir cezalandırılmıştı, şimdi de ülkenin en iyi üniversitelerinden Şehir Üniversitesi cezalandırılıyor.
Meclis zabıtları yine yerli yerinde duruyor. Kimin bu kararı nasıl savunduğu, kimlerin karşı çıktığı nesiller boyu okunacak.
Şehir’in hikayesi de Kırşehir’inki gibi siyasi tarihimizin ibretlik bir olayı olarak anlatılmaya devam edilecek.
Kırşehir’e yapılan yanlıştan üç yıl sonra dönülmüştü, muhakkak Şehir’e yapılan yanlış da bir gün bir yerden dönecek.
Nüktedanlığıyla bilinen Osman Bölükbaşı, 1957 yılında parti genel başkanı iken tutuklandığında, hapisteyken kızı dünyaya gelir. Kızına “Hürriyet” adını verir.
Koğuştaki arkadaşlarına bu mutlu haberi verirken şöyle der: "Hürriyet dünyaya geldi. İnşallah Türkiye'ye de gelir!"
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları








































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026